Ana içeriğe geç
Sözlük

konum ile cümle

konum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Şehir Kabil'in sayfiye yeri konumunda.A heti szakasz a Kabbala tükrében.
Hiçbir askeri mağlubiyet yaşamamışlar ve ezici üstünlükte bir konumda bulunmaktadırlar.Holttestét sem találják meg katonái, ami rossz előjelnek számít.
Yüksek konumda diğer birçok memeli hayvandan daha uzun yaşayabilir.Élettartama hosszabb, mint sok más szarvasmarhájé.
Dağların konumları ve uzun mesafeler seyahatleri güçleştiren faktörlerdir.Hegyek, meredélyek nem nehezítették meg utazásakor.
Şehrin bu konumda olması, onu gelişmiş bir ticaret ve sanayi merkezi yapmaktadır.A város közepesen fejlett szolgáltatási és kereskedelmi szektorral rendelkezik.
Ülke idari açıdan üç bölgeye ayrılmış konumdadır.A földeket jogi szempontból három kategóriába sorolták.
İskandinavya'daki konumu tam olarak bilinmese de Norveç'in kuzeyinde bulunduğu düşünülmektedir.Csak a norvégiai simabálnákról tudják biztosan, hogy nyugatról jöttek.
Gambiya günümüzde demiryoluna sahip olmayan ve aktif olarak demiryolu işletmeyen bir ülke konumundadır.Ciprusnak jelenleg nincs működő vasúthálózata.
(Fakat Antik Mısır’da yıldızların konum ve hareketleri gösterilirken, onlar da kayık içinde resmedilirler.)(Az egyiptomi templomok bejárati pülónjai ugyanezt a formát utánozzák.)
Yurtsuzlar da bazen mülteci konumundadırlar.Időnként hajléktalanok laknak benne.
Diğer terimleri silindiğinde, geri kalanları konumları değişmiş, fakat öncelik sıraları değişmemiştir.A rögzített prioritású szálak prioritása nem változhat, míg a többié igen.
Yetki ve konumunu çok doğru ve stratejik kullanmak zorundadır.A kapu fekvése és kialakítása stratégiailag jól átgondolt.
Östersund, İsveç'te 18. yüzyılda kurulan ve kent konumuna alınan tek kenttir.Östersund az egyetlen olyan svéd város, amelyet a 18. században alapítottak meg.
Konum-değer sistemleri ise daha da gelişkindirler.Természetesen a drágább autók jobban növelik ezeket.
Beyin için keton cisimcikleri glikozdan daha önemli konuma gelir.Az agyszerkezet különbségei fontosabbak, mint a méret.
Bu insanlar içerisinde, dang humması, sıtmanın ardından en çok görülen ikinci hastalık konumundadır.Ebben a csoportban a dengue a második leggyakrabban észlelt fertőzés a malária után.
Böylece HP dünyanın en büyük bilgisayar üreticisi konumuna geldi.Ezzel a vásárlással a Compaq a világ második legnagyobb számítógépgyártó cégévé vált.
Afrika ülkesi Burkina Faso 13 bölgenin yanı sıra 45 ile ayrılmış konumdadır.Burkina Fasót 13 régió és azon belül 45 tartomány alkotja.
Sabahtan akşama kadar güneş alan bir konumdadır.A sötétedéstől az éjszaka kezdetéig tartó napszak.
Günümüzde hâlâ aktif konumundadır.A mai napig aktívak.
İki hafta sonra altıncı sıraya çıkarak en yüksek konumuna ulaştı.Két hét múlva érte el a dal a legjobb helyezését, a 2. pozíciót.
Yukarı veya aşağı konumlandırılabilir.Az erjesztés lehet alsó vagy felső.
Her ikisi de Weser nehrinde konumlanır.Mindkettő a shire városban kap helyet.
Rákóczi út ve József körút'un kesişimine yakın bir konumdadır.Ez az egyik legforgalmasabb tér Budapesten.
Takım 2005 yılına dek Formula Nippon motorlarının resmi üreticisi konumunu sürdürmüştür.Vuoteen 2005 asti se oli Formula Nippon -sarjan yksinomainen moottoritoimittaja.
Böylece HP dünyanın en büyük bilgisayar üreticisi konumuna geldi.Osto teki HP:stä maailman suurimman henkilökohtaisten tietokoneiden valmistajan.
Barranquilla Kolombiya'nın kuzeyindeki Karayip Kıyı Bölgesi'nin en büyük şehri ve limanı konumundadır.Se pääkaupunki Barranquilla on Kolumbian Atlantin rannikon tärkein teollisuus- ja satamakaupunki.
Kent konumuna 1342 yılında alınan Växjö, buna rağmen 11. yüzyıldan beri önemli bir ticaret merkeziydi.Växjö sai kaupunkioikeudet vuonna 1342, vaikka oli jo aikaisemminkin ollut tärkeä kauppapaikka.
1989 - GPS (Küresel Konumlandırma Sistemi)'ni oluşturacak 24 uydudan ilki yörüngesine oturtuldu.1989 – Ensimmäinen GPS-satelliittipaikannusjärjestelmän 24 satelliitista asetettiin radalleen.
Bu fikirler önceleri birer hipotez konumundaydılar, fakat günümüzde gözlemlerle desteklenmektedirler.Alun perin nämä ideat otettiin postulaatteina, mutta nykyisin niitä pyritään myös testaamaan.
Bu üç hanedanlık kralın gücünü dini konumundan aldığı teokratik Tunç Çağı Devletleri idi.Ne olivat teokraattisia pronssikauden valtioita, joissa kuningas sai valtansa uskonnollisesta merkityksestään.
Erkek eşcinselliği cinselliğinde bir konum.Kappaleen teemana on miesten homoseksuaalisuus.
Dublin denize konumundan dolayı ılıman bir iklime sahiptir.Dublinissa on leuto merellinen ilmasto.
Takımyıldızında köpeğin ön ayakları konumunda yer alır.Niijen peälle nostaa koira jalan.
Rusya nüfus bakımından dünyanın en kalabalık sekizinci ülkesi konumundadır.Venäjä olikin G8-maista maailmanlaajuisesti kaikkein epäsuosituin.
Seattle'ın doğal konumu çok etkileyicidir.Siperian luonnonvarat ovat huomattavat.
Peloponez Savaşı'ndan sonra Sparta devleti, Yunanistan'ın lideri konumuna geçti.Peloponnesolaissodan jälkeen Sparta oli taas päässyt johtoasemaan Kreikan kaupunkivaltioiden keskuudessa.
Adeta kişinin kendi kendini uyur konuma getirmesidir.Jotkut väittävät omistavansa oman herättäjän, joka valvoo heidän untaan.
Konuma göre başlatma.Aloittakaa ystävälliseen tapaan.
Katı cismin konumundaki değişim anlatılandan her zaman daha karmaşıktır.Paulin mielisairaus sen sijaan saa alati vakavampia muotoja.
Köy, adını, bulunduğu coğrafi konumundan almaktadır.Kylällä on sama nimi kuin sen läheisellä vaaralla.
Küçük yaşta annesi ölmüş, sarayda iyi bir konumda olan babasıyla beraber yaşamıştır.Hän herää kuolleista, koska oli poikansa kanssa väärässä paikassa, väärään aikaan.
B.C.'nin başkenti, Vancouver Adası'nın (Vancouver Island) güney ucunda konumlanmış olan Victoria'dır.Lounaisella Vancouverinsaarella sijaitsee provinssin pääkaupunki Victoria.
Daryl (Norman Reedus), grubun önemli bir elemanı olma konumunu korumaktadır.Daryl Dixon (Norman Reedus) on yksi ryhmän selviytyjistä.
Bir DNA dizisinin kromozom içindeki belirli konumuna ise lokus denir.DNA-jakson tarkkaa sijaintia kromosomissa kutsutaan lokukseksi.
Her birinin kendi yasal konumları ve yasaya bağlı hakları vardır.Kullakin näistä oli omat velvollisuutensa ja auktoriteettisääntönsä.
Günümüzde ise Amerikalı Randy Barnes ile birlikte (23,12 m) bu barajı geçen iki atletten biri konumundadır.Kuulantyönnön miesten maailmanennätystä (23,12 metriä) pitää hallussaan yhdysvaltalainen Randy Barnes.
Sütunların tipik özelliği Hristiyanlık'ta merkezi bir konumda olan kutsal üçleme inancını temsil etmesidir.Kolmilehtinen apila on kristinuskossa pyhän kolminaisuuden vertauskuva.
Kabahor Deresi üzerine konumlanmıştır.Kuopan merkitystä pohditaan vielä.
Türkiye Basketbol 2. Ligi, Türk basketbolunda Türkiye Basketbol 1. Ligi'nden sonra gelen lig konumundadır.Seuran koripallojaosto pelaa Turkin toiseksi korkeimmalla sarjatasolla Türkiye Basketbol 1. Ligissä.
Halk öyküleri toplumların sosyal konumlarına göre değişik yapılanma evrelerine tanık olmuştur.Näyttelijät ovat muuttuneet selvästi yhteiskunnan yleisten trendien mukaisesti.
1986 - Halley kuyruklu yıldızı gece görünür konumda.1986 – Halleyn komeetta kävi lähellä Maata.
1949'da yasak kaldırıldı ve De Telegraaf, Hollanda'daki en büyük gazete konumuna geldi.Kielto kuitenkin kumottiin 1949, ja De Telegraaf elpyi ja siitä tuli Alankomaiden suurin sanomalehti.
Mezarlar kente hakim konumdadırlar.Hautoja on kaupungin kaikilta asutusvaiheilta.
WGS 84 Küresel Konumlama Sistemi tarafından kullanılan referans koordinat sistemidir.Koordinaatit on esitetty WGS 84 -koordinaattijärjestelmässä.
Bu renklendirme, coğrafi konuma göre kırmızıdan sarıya doğru olmak üzere farklılıklar gösterir.Muut arvelivat, että ero johtuu punaisen paremmasta näkyvyydestä.
Aynı hareket aer’in bir fiziksel konumundan bir başkasına geçişini de açıklar.Aistiärsyke aiheuttaa synesteetikolle toisen aistin alaan kuuluvan aistimuksen.
Ofis ayrıca Norveç Krallığı'nın Bakanlar Kurulu toplantılarının da genel sekreterliği konumundadır.Session lisäksi UNR:n puheenjohtajisto osallistuu Pohjoismaiden Neuvoston kokouksiin.
1983 yılına kadar bu konumunu korumaya çalıştı.Hän toimi tässä tehtävässä vuoteen 1983.
Tersine, momentumdaki belirsizlik küçüldükçe, aynı oranda konumunun belirsizliği büyür.Täten mitä pienemmäksi epävarmuus paikassa vähenee, sitä suuremmaksi epävarmuus liikemäärässä kasvaa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod