Konumsal oyunun ustalarından birisidir.Într-un fel, este succesorul Cominternului.
Güney Afrika çok kültürlü bir ülke konumundadır.Africa de Sud este stat multietnic.
Ancak Partinin konumu değişti.Dar clubul și-a schimbat rolul.
Mayotte kendi içerisinde 17 belediyeye ayrılmış konumdadır.Mayotte numără 17 comune.
León'un orijinal konumu burasıydı.Acestea reprezintă Centura lui Orion.
Ancak konumu işaretlenmiştir.Stopul este bine marcat.
Günümüzde sinema sunumu geleneksel bir konuma gelmiş durumdadır.Putem spune că actualitățile cinematografice românești au o veche tradiție.
Ülkede Fransızca resmi dil konumundadır.În Franța are statut oficial de limbă regională.
Helikopter tanktan kolayca görülemeyecek bir yere kendini konumlandırıp her yandan saldırı yapabilir.Elicopterul trebuie să se așeze într-o poziție în care să nu-i fie ușor tancului să-l atace.
Zaandam Sanayi Devrimi’nden önce, üretimde lider konumunda bir bölgeydi.Zaandam a fost un oraș de frunte în timpul primei Revoluții Industriale.
Dahası, bu işteki birkaç büyük uluslararası şirket Finlandiya'da konumlanmaktadır.În plus, câteva mari firme internaționale investesc în Rusia.
Daha genç yaşta Galatasaray'a gelseydim sabrederdim ancak benim sabredecek bir konumum yoktu.La început îmi era teamă să merg cu bentița dacă nu eram însoțit.
Köyün dağın eteğine kurulmuş olması ve konumu itibarıyla köye ulaşmak kolaydır.O lasă pe vârful unui munte pentru a se realiza cele predestinate.
21. yüzyılda ise mumlar daha çok süs eşyası konumundadırlar.Până în secolul XIX, lumânările s-au produs folosind grăsime.
Ermenistan eski Sovyet cumhuriyetleri içinde nüfus yoğunluğu en yüksek ikinci ülke konumundadır.Armenia este al doilea stat ca densitate a populației din fostele republici sovietice.
İstanbul, 4. yüzyıldan bu yana Doğu Ortodoks Kilisesi'nin merkezi konumundadır.Biserica Ortodoxă a avut sediul la Istanbul încă din secolul al IV-lea d.Hr.
Bir doğru üzerindeki herhangi bir noktanın konumunu tek bir sayıyla ifade etmek mümkündür.Poziția lui se poate defini suficient de exact prin poziția numai a unuia dintre punctele sale geometrice.
Farnsworth ünsüz konumundaydı.Însuși Gershwin a fost în public.
Nüfusun %85'i bu boyun üyesi konumundadır.85% din enoriași din cauza acestui fenomen.
Tamilce, ayrıca Sri Lanka ve Singapur’da da resmî dil konumundadır.Singaleza este una din limbile oficiale și naționale din Sri Lanka, împreună cu limba tamilă.
O, firmada önemli bir konuma sahiptir.Ea are o poziție importantă în cadrul companiei.
Fiyatlar konuma göre değişir.Prețurile variază în funcție de locație.
O çok kıskanılacak bir konuma sahiptir.Ea ocupă o poziție de invidiat.
İsveç'te mezun konumundaki mühendis ve mimarların, yaklaşık olarak %40'ı Chalmers'de eğitim görmüştür.A svédországi mérnökök és építészek körülbelül 40%-a a Chalmersen végez.
Intel mucidi ve IA-32 işlemcilerinin en büyük tedarikçisi konumundadır, ama sadece intel değil.Az IA-32 processzorok kifejlesztője és legnagyobb szállítója is egyben Intel Corporation.
1994'te üniversite tekrar bir vakıf yönetimi ile özel enstitü konumuna gelmiştir.1994-ben visszaalakult magánintézménnyé, amelynek élén egy alapítvány áll.
Kent konumuna 1342 yılında alınan Växjö, buna rağmen 11. yüzyıldan beri önemli bir ticaret merkeziydi.Växjö 1342-ben kapta meg a városi rangot, de már korábban is fontos kereskedelmi központ volt.
İlahiyatla da ilgilenen Huxley, kendi düşünsel konumunu da ifade eden agnostik terimini ortaya attı.Cleckley volt az szintén, aki bemutatta a jelentéstani elmebajt mint fogalmat.
Coğrafi konumu dolayısıyla avantajları bulunan Göteborg şehri, İskandinavya'nın en büyük limanına sahiptir.Előnyös földrajzi elhelyezkedésének köszönhetően Göteborgnak van a legfontosabb kikötője egész Skandináviában.
Yönetimi sırasında Ermenistan kısa bir süre Doğu Roma dünyasının en güçlü devleti konumuna gelmiştir.Egy rövid ideig Armenia Magna volt a legerősebb állam Rómától keletre.
Bu iki baz birbirine çok benzer, timinin 5' konumundaki metil grubu urasilde eksiktir.E két bázis azonos, kivéve az uracil hiányzó 5' metil csoportját.
"ABD saçma bir konuma düştü"".F. u. a csejthei uradalom."
Her birinin kendi yasal konumları ve yasaya bağlı hakları vardır.Mindegyiknek megvannak a saját törvényei, és a saját félelmei.
Ancak, Anayasa başkent için bir konum belirtmemiştir.Az Alkotmány azonban arról nem rendelkezett, hol legyen az új főváros.
Saat 08:14'te Kolberg, Aurora hafif kruvazörünün ve Harwich Birliği'ne bağlı birçok muhribin konumunu saptadı.A Kolberg 08:14-kor észlelte a brit Aurora könnyűcirkálótt és a harwichiak több rombolóját.
John Connor makinelere karşı insan direnişinin lideri konumundadır.Ekkor veszi át John Connor az ellenállás vezetői szerepét.
Bölge kendi içerisinde 13 ilçeye ayrılmış bir konumdadır.13-ban egy saját újat nyitott.
Soğuk Savaş süresince "Liepas Askeri Hava Üssü" şehirde konumlanmıştır.A hidegháború alatt a városban légibázis működött.
Bazı durumlarda, bu denklik konumundan neredeyse bağımsız gibi varsayılarak sadeleştirilmiş olabilir.Előfordulhatott, hogy egyes függőségi viszonyok betöltetlenül maradtak.
Jüpiter'in yüksek rahipliği olan Flamen Dialis konumundaydı.Jupiter főpapja a flamen dialis volt.
London; Kanada, Güneydoğu Ontario'da, Quebec-Windsor koridoru üzerinde konumlanan kenttir.A kanadai London Ontario tartomány délnyugati részén fekszik, a Quebec–Windsor-folyosó mentén.
Ülkedeki merkezî konumundan dolayı taşıt ve tren trafiği için önemli bir kavşak noktasıdır.Az országon belüli központi helyzetének köszönhetően fontos vasúti és közúti csomópont.
Bir sonraki hafta dördüncü sıraya çıkarak en yüksek konumuna ulaştı.Egy héttel később érte el legmagasabb helyezését, a 4. helyet.
Dağlık konumu ve güzelliği nedeniyle Yunanistan'ın İsviçresi olarak da anılır.Az országot Ázsia Svájcának is nevezik gyönyörű hegyvidékei miatt.
Beyşehir bu açıdan oldukça şanslı bir konuma sahiptir.Frigyes aznap elképesztően szerencsés volt.
1992 yılında Ardahan'ın il olması ile Damal da ilçe konumuna getirilmiştir.1992-ben Ardahan tartomány létrehozásával a város tartományi központ lett.
Konum olarak Marsilya ile Paris'in arasıda yer alır.Munkássága Párizshoz és Marseille-hez kötődik.
Suudi Arabistan hükümeti adına kayıtlı %70'lik hissesiyle kamu şirketi konumundadır.Ugyanez az arány az ellenzéki Szír Emberi Jogi Megfigyelő Szervezet szerint 70% körül volt.
Bu konum içinde üretilen feminizm genel olarak postmodern feminizm adlandırılmaktadır.E mozgalom világnézetét általánosan a "feminizmus" szóval jelölték.
Bu sözleşmeden sonra, takımın ikinci kalecisi konumuna geldi.Ezzel az eredménnyel Milik felkerült a csapat örökranglistájának második helyére.
Kanatların gerisinde, iki yana konumlandırılmış ağır makinalı tüfekler bulunmaktadır.Vas mellei mögött egy pár géppuska van felerősitve.
Atomun modern modelinde ise elektronların konumları olasılıklar olarak tarif edilmiştir.A modern atommodell a valószínűségen alapulva írja le az elektron atomon belüli helyzetét.
Dahası, bu işteki birkaç büyük uluslararası şirket Finlandiya'da konumlanmaktadır.Ezen kívül számos ilyen profilú nemzetközi cégnek Finnországban van a székhelye.
2010 yılı itibarıyla Türkiye'nin en küçük ilçesi konumundadır.2013-ban itt mérték az ország legkisebb éves csapadékösszegét.
Nüfusun %85'i bu boyun üyesi konumundadır.Egy ember hajszálainak úgy 85%-a van ebben a fázisban.
Önemli olan serbest bacağın konumudur.Fontos szempont a lejátszótű tisztasága.
Atlanta Chattahoochee Nehri'nin güneyinde bir sırt üzerinde konumlamıştır.Columbus Chattahoochee folyó partján fekszik Alabama határában.
Kendisinin bu konudaki davranışlarını yargılayacak konumda değilim." demişti.Ilyesmiben én nem akarok bíró lenni.”
Coğrafi konum olarak ise; enlem: 38.467 ve boylam: 38.209 koordinatlarındadır.Egyesült Királyság: 386 darab; Omán: 38 darab.
Öte yandan gerçekleşen patlamalar, su üstü gemilerine denizaltını tam konumunu vermişti.Ezek a fegyverek azonban csak akkor voltak hatásosak, ha elég közel robbantak a tengeralattjáróhoz.