Beyşehir bu açıdan oldukça şanslı bir konuma sahiptir.Samiec w tym okresie ma bardzo jaskrawe ubarwienie.
Ancak konumu işaretlenmiştir.Naskórek zaznaczono.
Kyahta, konumu nedeniyle Rusya, Çin ve Moğolistan arasında önemli bir ticaret merkezidir.Dzięki położeniu geograficznemu szybko stało się ono centrum handlowym łączącym Rosję, Chiny i Mongolię.
Diğer kanalların merkezi konumundadır.Występuje na pozycji środkowej bloku.
Doğu Avrupa'daki birçok bölgenin durumu belirsiz bir konuma geldi.W związku z tym spora część domów w Ekwadorze jest niedokończona.
Aziz gözüyle bakılan Simon'un konumu Papa V. Sikstus tarafından 1588'de tasdiklendi.Szymon został uznany za świętego i kanonizowany przez papieża Sykstusa V w 1588.
Bu askerler kontrol noktalarinda konumlanıp karakterin o yerden geçmesine izin vermemektedir.Jestem odpowiedzialny za konwój i nie pozwolę wam na kontrolę!
Şu anda dünya 8. konumundadır. ^ ProfiliKatedra znajduje się w sektorze 8 (Sector 8).
Kullanıcın bulunduğu konumda bir hatırlatma uyarısı temelleyebilir.Do pamięci ze schowka może odwoływać się użytkownik.
Manzanillo'da öğretmenlik yapar, aynı zamanda küçük bir pirinç tarlasının sahibi konumundadır.Po kremacji nauczyciela Suwŏl udał się do Mandżurii, gdzie prowadził małe gospodarstwo.
Köprüler birbirine dik olarak konumlanmışlardır.Gemule są szczelnie połączone ze sobą.
Ülke idari açıdan üç bölgeye ayrılmış konumdadır.Państwo de facto rozpadło się na trzy strefy wpływów.
53.400 kişi kapasiteli olup Orta Amerika'daki en yüksek kapasiteli stadyum konumundadır.Jest to największy stadion w Ameryce Środkowej o pojemności 53 400 osób.
Fakat aynı iklim özelliği görülmeyebilir (özel konumdan dolayı).Kulturowego ideału osobowości nie należy utożsamiać z osobowością podstawową (inaczej „charakter narodowy”).
Ancak, Anayasa başkent için bir konum belirtmemiştir.Prezydent nie wysłał mi nawet telegramu..
Şah’ın nikahlı eşi olarak sarayda önemli bir konuma yükseldi.Jako druga córka faraona zajmowała wysoką pozycję na dworze.
1983 yılına kadar bu konumunu korumaya çalıştı.Pracował na tym stanowisku do 1983.
Ülke genelinde var olan 5 havaalanından sadece 2 tanesinin pisti asfaltlanmış konumdadır.Same siły lotnicze posiadają 15 baz na terenie całego kraju.
Kasaba Hankendi'yle Ağdam'ı bağlayan yolun üzerinde bulunup bölgenin tek havalimanı için üs konumundaydı.Położone przy drodze łączącej Stepanakert z Ağdam, dysponowało także jedynym lotniskiem w regionie.
Sürücü bir hız konumundan ötekine direksiyondaki düğmelere basarak (debriyaja dokunmadan) geçer.Zarządza, aby przełączyć się płynnie z jednego pliku do drugiego (lub w inne miejsce w tym samym pliku).
Havalimanı, Saravia için merkez(hub) konumundadır.Głównym hubem był Port lotniczy Sarajewo.
Bir DNA dizisinin kromozom içindeki belirli konumuna ise lokus denir.Specyficzne miejsce sekwencji DNA na chromosomie zwane jest locus.
Bu bağlamda Yer konumsal Bilgi olarak da adlandırılır.Współdzielona informacja jest nazywana kontekstem.
Adadaki çoğu otel Kuzeybatı Providence Kanalı'nı gören güney sahili boyunca konumlanmıştır.De flesta hotell på ön ligger längs den södra stranden som vetter mot nordväst Providence Channel.
Buralarda çalışan zorunlu işçiler canlı hedef konumundaydı.De som arbetade här behövde förstås någonstans att bo.
Parti bugün Salvador'un iki büyük partisinden biri konumundadır.FMLN är nu ett av de två stora politiska partierna i El Salvador.
Bunun üzerine Celegorm, kardeşlerine bir konumşma yaptı ve kardeşlerini saldırıya ikna etti.Celegorm hade varit den som fått sina bröder att anfalla landet.
Aynı şekilde Gazze Sancağı'nın da bir kenti konumuna alındı.Detsamma ansåg staden Tokyos myndigheter.
2010 yılı itibarıyla Türkiye'nin en küçük ilçesi konumundadır.I 2010 års kval är Cyperns bästa kval hittills.
Şirket, Boeing 737'nin dünyadaki en büyük işletmecisi konumundadır.Flygbolaget var världens största operatör av Boeing 717.
Bu arterler daha sonra "bağlanır" ve prolabe doku yeniden normal konumuna dikilir.Dessa artärer ”knyts av” efteråt och den framfallna vävnaden sutureras tillbaka till sitt normala läge.
Bunlar insan genomunda binden çok konumda bulunur.De förekommer i skapelsemyten hos detta folk.
2007'de Bulgaristan, Ürdün, Kenya ve Katar'da iş merkezi açarak küresel konumunu genişletti.Under 2007 förstärkte Regus sin globala position genom att öppna kontorshotell i Bulgarien, Kenya och Qatar.
Buna ek olarak şirket, küresel kahve sektöründe lider konumunu aldı.Den resulterade i att hon tog över ledningen i den totala världscupen.
Şu an Jamaika tarihinin en golcüsü konumundadır.Det är det snabbaste i Sharks historia.
Mahkemede hakim konumunda bulunan dokuz subay Slovik’i suçlu bulur ve idama mahkûm eder.De nio officerare som utgjorde juryn fann Slovik skyldig och dömde honom till döden.
En ünlüleri Komedi Meydanı' nda konumlandırılmıştır.Mest obestridd synes denna ha varit på den komiska operans område.
627 yılında Hristiyanlığı benimseyen Edwin İngiltere'deki en güçlü kral konumuna yükselir.Edwin konverterade till kristendomen 627 och blev den av kungarna i England som var mäktigast.
Şu anki konumu ise yenidir.Den nuvarande kvarnen är dock nyare.
Buna karşın vahşi hayattaki konumları endişe vericidir.Dock ger säkerheten kring dessa tillgångar anledning till oro.
Bu konumlama sayesinde resimdeki uzaklık ve derinlik hissi artırılmıştır.Detta patent förbättrade djupet och upplösningen på bilden.
Göksel ekvatora yakın olan konumundan dolayı, Dünya'nın tüm yerleşim alanlarından görünür durumdadır.Stjärnans position nära himmelsekvatorn innebär att den är synlig från de flesta platser på jorden.
1766 yılına gelindiğinde İsveç basın özgürlüğü olan tek ülke konumuna gelmişti.Den är en av orsakerna till att Sverige 1766 får världens första tryckfrihetsförordning.
Adından da anlaşıldığı gibi ilçe merkezi bir höyük konumundadır.Som namnet antyder ligger området på en höjd.
Almanya, yüzölçümü bakımından Avrupa'nın yedinci, Dünya'nın altmış üçüncü büyük ülkesi konumundadır.Tyskland, med en något större yta än Finland, är Europas sjunde största land.
Bu özelliği ile dünyanın en yüksek ikinci binası ve en yüksek üçüncü yapısı konumundadır.Med sina 88 våningar är det världens näst eller tredje högsta byggnad, beroende på hur man räknar.
Yerleşim daha sonra 1619'da şehir konumuna alındı.Heden har ingått i stadens donationsjord sedan 1621.
Bir alçak Dünya yörüngesi, yapay uydu konumlandırmak için en basit ve en ucuzudur.En låg omloppsbana är enklast och billigast för placering av satelliter.
Bu konum içinde üretilen feminizm genel olarak postmodern feminizm adlandırılmaktadır.Denna tredje våg betecknas ibland som postmodern feminism.
Geçmiş yıllarda bölgede çok sık bir şekilde bulunan ormanlık alanlar ise tamamen yok olmuş konumdadır.En del villor från senare decennier har successivt lagts till i området.
Ülkenin en küçük eyaleti konumundadır.Det är landets minsta region.
Ardından Senato tarafından konumu onandı.För detta hyllades han av Senaten.
Çağlayan Deresi üzerine konumlanmıştır.Tillägg till Gamla testamentet.
Konumlandırma, bir ürünün konumu potansiyel alıcıların o ürünü nasıl gördüğüdür.Delbarhet - Hur tillgänglig är produkten för marknaden.
Daha sonra konum itibarıyla Yolkonak adını almıştır.Ön fick sitt namn efter amiralen.
Şov, Springfield'ın konumunu kasten açıklamamaktadır.Han inser då att livet i Springfield är intressant.
Bir başka ifade ile, Ekvator'a (en büyük paralel) ve Greenwich'e (başlangıç meridyenine) göre konumudur.I det fallet är nämlifgen den andra kroppen (så när som på isomorfi) en utvidgningskropp till den första.
Bir konumlandırma sistemi uzayda bir nesnenin konumunu belirlemek için bir mekanizmadır.Satellitkonstellation är en uppställningen i rymden för ett satellitsystem.
WGS 84 Küresel Konumlama Sistemi tarafından kullanılan referans koordinat sistemidir.Försvarsmakten använder numera koordinatsystemet MGRS i referenssystemet WGS 84.
Konumu Katedralin hemen yakınındadır.Den ligger strax söder om katedralen.