1835'de kent tekrar eski konumuna kavuştu.In 1823 keerde ook John’s eerdere ziekte terug.
Coğrafi konum olarak Altay Cumhuriyetinin batı kesimidir.Het gebied is gethematiseerd als het voormalige Amerikaanse westen.
Kulüp, Süper Lig tarihinde en fazla puan toplayan 15. takım konumundadır.Hiermee bekleedt de club de vijftiende plek in de eeuwige ranglijst.
Halk öyküleri toplumların sosyal konumlarına göre değişik yapılanma evrelerine tanık olmuştur.De samenstelling van de bevolking was bij verschillende volkstellingen als volgt:
Şehir "St John Nehri" kenarında konumlanmıştır.De rivier, die hier bedoeld wordt is de St. Johns River.
F1 bırakıldığında bayrak kaybolur ve askerler bayrağın son konumuna giderler.Pas als de vlag in de andere bunker ligt, is het spel voorbij en haalt de winnende groep zijn vlag op.
Bu konum İntihar Tepesi adı ile tanındı.Deze gemeenschap is erkend door het Bisdom van Namen.
Konumdaki ilk cami 1711 yılında yapılmıştır.Een eerste kapel werd gebouwd in 1711.
Microsoft, Visual Basic'i Hızlı Uygulama Geliştirme (Rapid Application Development) için konumlandırdı.Een dialect met Rapid Application Development voor BASIC.
Atakpamé, Alman sömürge düzeninde kurulan Togoland'ın önemli idari merkezlerinden biri konumundaydı.Atakpamé werd tot administratief centrum van de Duitse kolonie Togoland ontwikkeld.
Karakterin mevcut konumu ise yeşil nokta ile gösterilir.Het natuurpad De Zoom wordt met groene paaltjes aangegeven.
Bu uygulama onları yoksul bırakmaz, aksine daha etkili bir konuma yükseltirdi.Het ontbrak haar zeker niet aan (adellijke) aanbidders, maar het leek haar verstandiger niet te huwen.
Böylece ülke, Amerika Birleşik Devletleri'nden sonra en çok bağışta bulunan ülke konumuna gelmiştir.Amerika verkreeg de status van meest begunstigde natie.
Kamerun toplamda on adet bölgeye ayrılmış konumdadır.Kameroen is ingedeeld in tien regio's.
Bu noktada bebeklerin ilk yılda geçtiğini ifade ettiği iki konumdan bahseder.Op de baan won hij de twee onderdelen waar hij het jaar ervoor tweede was geworden.
Letonya: Ülke 2012 yılından bu yana gözlemci üye devlet konumundadır.De zetelverdeling binnen de Staatsraad is sinds 2012:
Şehir en sonunda 1642'de tekrar şehir konumuna alındı.De Republiek kon na 1632 opnieuw gerust zijn.
Böylece HP dünyanın en büyük bilgisayar üreticisi konumuna geldi.Compaq zette hiermee een belangrijke stap om de grootste computerfabrikant ter wereld te worden.
Highlightlar ışık kaynağının konumunun ve yüzeylerin eğriselliğinin anlaşılmasını sağlarlar.De luminantie beschrijft de helderheid van grotere lichtgevende oppervlakken.
León'un orijinal konumu burasıydı.De hoop van Libanon was op hem gevestigd.
Afrika ülkesi Burkina Faso 13 bölgenin yanı sıra 45 ile ayrılmış konumdadır.De dertien regio's van Burkina Faso zijn opgedeeld in 45 provincies.
Okulda ve partilerde diğerlerinin lideri konumundadır bu yüzden lakabı "Queen B"'dir.Aan het hoofd van de groep staan een alfamannetje en een alfavrouwtje.De tweede in rang wordt beta genoemd.
Çin'de yılın en önemli bayramı konumundadır.Het bekendste feest in China is het Chinees nieuwjaar.
2006 yılında, halen şirket merkezi konumunda olan Mountain View, Kaliforniya'ya taşınmıştır.Het bedrijf werd echter verhuisd naar Mountain View in Californië tijdens zijn ontbinding.
Bu konum bugün de güncelliğini korumaktadır.Dziś pozostał po nim jedynie wał (pozostałość po murze obronnym).
Gliese 876 bizim Güneş Sistemi'mize oldukça yakın bir konumdadır.Gliese 876 znajduje się relatywnie blisko Układu Słonecznego.
Bosna-Hersek'in başkenti olarak Saraybosna, Bosna Savaşı boyunca da çatışmanın merkez bölgesi konumundaydı.Sarajewo jako stolica Bośni i Hercegowiny znalazło się podczas wojny w Bośni w centrum strefy konfliktu.
1860'larda devrimci demokratik hareketin önderi konumundaydı.Był liderem rewolucyjnego demokratycznego ruchu lat 1860.
Çift yıldızlar, onların konumlarını ölçme ve yörüngeleri hesaplamak üzerine sistematik çalışmalar yaptı.Systematycznie studiował gwiazdy podwójne, mierząc ich położenie i obliczając ich orbity.
Milan'da 3. kaleci konumuna geldi.Na trzeciej pozycji dojechał Millen.
Bu haliyle savunmaya elverişli bir konumdadır.Wydaje się to zachowaniem obronnym.
M12'nin konumunu gösteren harita.Następca modelu M12.
Özellikle de erkek çocuğu olduğu zaman, ailedeki konumu düzelir.Dopiero po urodzeniu syna jej pozycja w rodzinie ulegała poprawie.
Ayrıca coğrafi olarak çok güzel bir konumdadır.Tym bardziej, że jest w znakomitej formie wokalnej.
Ayrıca ekvatora yakın yerleşim konumu, Filipinler'i tayfun felaketine eğilimli hâle getirmektedir.Położenie w strefie klimatu równikowego powoduje, że Filipiny narażone są na tajfuny.
Uddevalla, 1498 yılında kent konumuna alındı.Uddevalla otrzymała prawa miejskie w 1498.
Madagaskar adası, dünyanın dördüncü büyük adası konumundadır.Madagaskar jest czwartą co do wielkości wyspą świata.
Firar kaportasının konumu M60A3 gövdesinin altındadır.Obecnie stacja znajduje się pod obwodnicą M60.
Yukarı veya aşağı konumlandırılabilir.Można ją trzymać w położeniu górnym i dolnym.
Tycho Brahe gökyüzündeki gezegenlerin konumlarını açıklayan çok büyük miktarda matematiksel veri topladı.Duńczyk Tycho Brahe zebrał imponujący materiał obserwacji pozycji planet na niebie.
Münih kampüsü Bavyera güney Alman bölgesinin başkent şehri merkezine yakın konumdadır.Kampus w Monachium znajduje się w pobliżu centrum stolicy, w południowym regionie Niemiec, w Bawarii.
Küresel Konumlandırma Sistemi((İngilizce: Global Positioning System (GPS))) eklenmesi.Technologia ta wykorzystywana jest np. w GPS (ang. Global Positioning System).
Ancak Partinin konumu değişti.Zmieniła się formuła imprezy.
Dalları ya yatay bir konumdadır ya da yukarı doğru yönelmiştir.Wyrastają z prosto wzniesionego lub podnoszącego się kłącza.
Fırtına Deresi üzerine konumlanmıştır.Bardzo dba o porządek w Sztormowie.
Ülke Batı Afrika genelinde de Nijerya'dan sonra en büyük ikinci ekonomisi konumundadır.W wyniku tego Nigeria ma drugi pod względem wysokości PKB w Afryce Subsaharyjskiej.
Mr. Bennet in yardımcısı konumunda gözükmektedir.Rubén pełni tam funkcję jego asystenta.
1881’de Timpul’daki konumundan ayrıldı.Latem 1881 uciekła z miejsca zesłania.
Aslında bu yöntem diğer Budist öğretisi yaklaşımlarının esası konumundadır.Prowadziło to do faktycznego odrzucenia innych buddyjskich medytacyjnych praktyk.
Kadınların ve erkeklerin toplum içindeki ekonomik ve sosyal konumları birbirinden farklıdır.Relacje pomiędzy kobietami a mężczyznami w naszym społeczeństwie nie są zdrowe.
Atıcı kayayı fırlatırken sapı bu iki konumdan saat on iki konumuna çevirerek elinden çıkaracaktır.Podczas wypuszczania kamienia gracz obraca uchwyt z powyższych pozycji na godzinę dwunastą.
Her ikisi de Weser nehrinde konumlanır.Oba są częścią światowego systemu VLBI.
Kral bu koyun etrafındaki kırlardan ve nehir üzerinde köyün konumdan çok hoşlanmıştır.Malarz bardzo lubił widok rzeki i łodzi przepływających koło jego domu.
Bu aygıt, Güneş'in, Ay'ın ve beş gezegenin gökyüzündeki konumlarını gösteriyordu.Obserwował on ruch Słońca, Księżyca i pięciu planet.
Şubat 2016 tarihine kadar, toplamda 72 adet Küresel Konumlama Sistemi uydusu fırlatılmıştır.Do 20 lutego 2013 r. wykryto 677 pozasłonecznych systemów planetarnych.
İki şehir arasında konumlanmıştır: Kenitra ve Meknes.Składa się z dwóch części – wewnętrznej (część zbita) i zewnętrznej (część siatkowata).
Büyükdere üzerine konumlanmıştır.The Great Indoors skasowane.
Bu vilayetler ve ülke içindeki konumları aşağıda gösterilmiştir:Indywidualne rewersy tego kraju są następujące:.
Satranç oyununda her oyuncu oyuna şahın yanında konumlandırılmış bir vezirle başlar.W każdym secie zawodnik rozpoczyna grę z czystym kontem.
Günümüzde ise Amerikalı Randy Barnes ile birlikte (23,12 m) bu barajı geçen iki atletten biri konumundadır.W Los Angeles Amerykanin Randy Barnes ustanowił rekord świata w pchnięciu kulą (23,12 m).