Savaştan sonra el değiştiren gazete, İspanya'nın en çok satılan gazetesi konumuna geldi.Durante a Guerra Civil Espanhola o periódico Solidariedad Obrera foi o jornal de maior circulação da Espanha.
Jüpiter Zeus ile aynı tanrı konumuna geldi.Júpiter: Equivalente a Zeus.
Ülkenin güney bölgesi ise daha alçak bir konumdadır.A metade sul é menos habitada.
53.400 kişi kapasiteli olup Orta Amerika'daki en yüksek kapasiteli stadyum konumundadır.Pode acomodar 53.400 espectadores, tornando-o o maior estádio da América Central e do Caribe.
Katı cismin konumundaki değişim anlatılandan her zaman daha karmaşıktır.A protecção safedisc está sempre a ficar mais difícil de copiar.
Böyle bir diyagramda, cismin gelecekteki tüm olası konumları koni üzerinde yer almaktadır.No diagrama, cada possível localização futura do objeto encontra-se dentro do cone.
Sadece Güneş'e göre Dünya'nın arkasında kalan gezegenler karşı konumda bulunabilir.Se possível, manter o sol atrás da nossa aeronave.
1835'de kent tekrar eski konumuna kavuştu.Em 1823, a doença anterior de John voltou.
İmparatorun yetkileri güçlendi ve diğer devlet görevlilerinin konumu zayıfladı.Seu reinado, no entanto, viu um enfraquecimento adicional nos poderes do senado.
Bu modda ISA saldırı konumundadır, Helghast ise savunmada kalır.Por este milagre Santa Clara é representada segurando o Ostensório na mão.
Saçak ve cumbalar birbirlerine yakın konumlar taşımışlardır.Os cabelos e pelos são colocados um a um.
Çoğu nükleer silahlı devlet, kendi nükleer konumlarını nükleer bir deneme yoluyla kamuya açıklamaktadırlar.De meeste kernmachten hebben hun nucleaire status aan de wereld geopenbaard door middel van een kernproef.
Madagaskar adası, dünyanın dördüncü büyük adası konumundadır.Madagaskar is het op drie na grootste eiland ter wereld.
Stephen ise daha iyi bir konumdadır.Stratton, ik hoop dat uw arm beter is.
Dalları ya yatay bir konumdadır ya da yukarı doğru yönelmiştir.Iemand de strop gebieden of zenden.
Bu dönemde Thyateira da kendi parasını basan bir merkez konumundaydı.Af en toe is Donatello zelf het middelpunt van een probleem.
Bölgenin idari başkenti, aynı zamanda tüm ülkenin de başkenti konumunda olan Lilongwe'dir.De hoofdstad van het district is Lilongwe, dat ook de hoofdstad van het land is.
Ayrıca ruhun ölümsüzlüğü de bizim ana konumuz." diyerek açıkladı.Het Woord is mens geworden en heeft bij ons gewoond."
Yukarı veya aşağı konumlandırılabilir.Dat kan zowel naar boven als naar beneden afwijken.
Mauritius adası toplamda dokuz bölgeye ayrılmış konumdadır.Mauritius is verdeeld in negen districten.
İkinci kısımda yer alan bölümde ise bayrak konumlandırılmıştır.Hoofdkwartier - Op de 2 gekleurde plekken moet de vlag staan.
Takım 2005 yılına dek Formula Nippon motorlarının resmi üreticisi konumunu sürdürmüştür.Tot 2005 was Mugen de enige leverancier van motoren in de Formule Nippon.
1 Mayıs 305'te Diocletianus ve Maximianus konumlarından feragat ettiler.Op 1 mei 305 traden Diocletianus en Maximianus af.
Ekonomik konularda klasik liberalizm ve sosyal liberalizm arasında bir konum alırlar.Inhoudelijk nemen de thesen een positie in tussen het ordoliberalisme en het sociaalliberalisme.
Şu anda müze tüm Dünya öğrencilerinin ziyaretleri için öncelikli bir konumdadır.Tegenwoordig is muziekanalyse een verplicht vak voor alle studenten aan conservatoria.
Müze, Arno Nehri yakınındaki Castellani Sarayı içinde konumlanmakta olup, Uffizi Galerisi'ne yakındır.Het museum is gevestigd in het Palazzo Castellani, bij de Arno en vlak bij de Uffizi.
Cibuti kentinin konumu, diğer beş bölgenin bulunduğu konumla aynı düzeydedir.De thị xã staat op hetzelfde niveau als de vijf districten.
Eş konumundaki cariyeler de bu şekilde kendi içinde ikiye ayrılırlar.Beide echtgenoten verwerken hun verlies op hun manier.
Kocası şehirde önemli kabul edilen bir konumdaydı.Hij had een belangrijke positie ingenomen binnen de stad.
İsveç'te idari bir konumu olmayan bölgeler bulunmaktadır.De landschappen in Zweden hebben geen bestuurlijke functie.
Coğrafi konumu sayesinde, stratejik bir liman olmuştur.Vanwege de strategische ligging was het ook een garnizoensplaats.
Buenos Aires 1890 yılında Latin Amerika'daki en büyük ve en önemli şehir konumundaydı.In 1889 was Key West de grootste en rijkste stad van Florida.
Bunun haricinde Port Mathurin'de bulunan liman da Rodrigues adasının en önemli limanı konumundadır.De haven van Port Mathurin is de grootste op Rodrigues en bevoorraadt het hele eiland.
Şimdiki yol gibi eski yolu da kontrol eder konumdadır.Tegenwoordig volgen moderne wegen de route van de oude weg.
Antlaşmayla Elba Adası, Napolyon tarafından yönetilen özerk bir prenslik konumuna getirilir.Het eiland Elba bleef apart als een vorstendom onder bestuur van Napoleon.
Şu anda dünya 8. konumundadır. ^ ProfiliZe staan momenteel 8e op de wereldranglijst.
“Kavuşum dönümü” (İng. synodic period) olarak bilinen iki “karşı konum” arasındaki süre Mars için 780 gündür.De gemiddelde synodische periode (de tijd tussen twee opposities of conjuncties van Mars) bedraagt 780 dagen.
Kısacası bir yerin konumunu açıklayan nota adres adı verilmektedir.Adresnaam: Naam die een specifieke plaats aangeeft.
İtalya merkezli kuruluş 2003 yılına dek Deutz AG'nin bir parçası konumunda kalmıştır.Tây Giang was tot 2003 een onderdeel van huyện Hiên.
Mayotte kendi içerisinde 17 belediyeye ayrılmış konumdadır.Vught is onderverdeeld in zeventien officiële wijken.
WGS 84 Küresel Konumlama Sistemi tarafından kullanılan referans koordinat sistemidir.Daardoor is WGS 84 een van de meest gebruikte wereldwijde coördinatenreferentiesystemen.
Kesiciden önce ve sonra olarak konumlandırılırlar.Ze kunnen voor en na de communie gebeden worden.
Svaziland, dünyanın en yoksul ülkelerinden biri konumundadır.Liberia is een van de armste landen op aarde.
Go oyununun kuralları gereği, tahta üzerindeki bir konum tekrar edilemez.De basisregel van Steam houdt in het wachtwoord van een Steamaccount nooit verder te vertellen.
( Etkili ve yaratıcı bir konumdaysa, kişi ketum olmalıdır. )(Bij meer kunstzinnige, creatieve fotografie ligt dit een stuk genuanceerder).
Penis eski konumuna gelir.Karakteristiek is het oude torentje.
Patricilerin Roma vatandaşları olarak özel bir konumları vardı.De peulvruchten genoten bij de Romeinen een bijzondere status.
Ayrıca masaüstü sürümü, kullanıcıların iOS'la diğer cihazlara konum ve yön göndermelerine olanak sağladı.Ook konden locaties en routes worden verzonden naar andere apparaten met iOS.
Köprüler birbirine dik olarak konumlanmışlardır.De beide bruggen lijken dan ook sterk op elkaar.
Ancak, tüm bunlara rağmen, başarılı olan videosu sayesinde şarkı belli konumlara gelebilmiştir.Al is het alleen maar omdat we er, dankzij dat liedje, nog steeds goed van eten.
Küresel Konumlandırma Sistemi((İngilizce: Global Positioning System (GPS))) eklenmesi.Hij staat bekend als de vader van global positioning system (gps).
Jeffrey dedektifle konuşur ama evdeki konumu hakkında telsizdeki Williams'a yalan söyler.Gulwell wordt even weggeroepen en laat het beheer van het kantoor aan Williams over.
Şu anki konumu ise yenidir.De huidige stad is relatief nieuw.
Devletin görevi ülkeyi bu beş aşamadan en üstün konuma taşımaktır.Ze houdt ervan de huishoudelijke taken op zich te nemen als de vijf op stap zijn.
İsveççe İsveç'te en çok konuşulan dil olmasına karşın ülkede resmi dil konumunda değildir.Het is de enige in Zwitserland gesproken taal die buiten dat land nergens officieel is.
CEO konumunda Tom Dickson bulunmaktadır.Zijn plaats wordt ingenomen door Tom Dillmann.
Kuveyt, Dünya Bankası tarafından yapılan sınıflandırmaya göre yüksek gelirli ülkelerden birisi konumundadır.Syrië is geclassificeerd door de Wereldbank als een land met een lagermiddeninkomen.
Geometrik medyan Merkezsel konum ölçüleriKwalitatief kenmerk Kwantitatief Meetniveau
Buralarda çalışan zorunlu işçiler canlı hedef konumundaydı.De bosarbeiders die hiervoor nodig waren, kwamen in de buurt wonen.
Azerice veya Azerbaycan Türkçesi, Türk dillerinden biri olup, Azerbaycan'ın resmî dili konumundadır.Zowel Turkije als Azerbeidzjan bestaat namelijk uit Turken en heeft als officiële taal Turks.