Ölülerin yanına standart hale gelmiş gömü hediyeleri konulmaktadır.Era común dejar regalos junto al cadáver.
İş bölümleri üyelerin yetenekelri ile doğru orantılı olup kendi talepleri ile ortaya konulmaktadır.Los líderes verdaderos se muestran accesibles y se ponen a su disposición.
Bu ismin konulmasının nedeni, eski zamanlarda El Paso'nun Amerika-Meksika geçişinin en yoğun bölge olmasıydı.Quienes iban hacia la Ciudad de México lo habían ya pasado cuando llegaban, extenuados, a El Paso.
Yönetime el konulmasının ardından ABD'ye gitmiş ve ABD vatandaşı olmuştur.Finalmente, logró pedir asilo político, y se hizo ciudadano de Estados Unidos.
Bu dördüncü sandığın konulup konulmaması kongrede 2/3 oy ile kabul edilmesine bağlı idi.En caso de que ninguno lo reuniere, era elegido por los 2/3 del congreso.
Hangi kutuların arabaya konulması gerektiğini Tom'a söyledin mi?Hai detto a Tom quali scatole devono essere messe in macchina?
In Utero'nun planlanan üçüncü single'ı olan "Pannyroyal Tea" kutu setine konulmamıştır.Non è incluso Pennyroyal Tea, il terzo singolo estratto da In Utero.
Ölülerin yanına standart hale gelmiş gömü hediyeleri konulmaktadır.Era comune lasciare doni per i deceduti.
Ayrıca mataralara konulmak üzere de içki verildi.Lo davano da bere anche ai cavalli prima della battaglia.
Birleşik Devletler, Kralcılar'a ait topraklara el konulmasını önleyici adımlar atacaktır.Tuttavia, gli Stati Uniti fecero pressioni per accaparrare ordini per i propri cantieri.
Google’a ise uyarı gönderildi ve içeriklerin kaldırılmasından dolayı erişim engeli konulmadı.Da Roma arriva un invito alla tranquillità, evitando gli allarmismi.
Aptal yerine konulmaktan hoşlanmıyorum.Я не люблю, когда из меня делают дурака.
Kelimeler arasına boşluk konulmaz, onun yerine cümlenin sonuna konulur.Словоразделительный знак ставится между словами, конец предложения не отбивается.
Klavyenin tersine, oyun kumandası masanın üzerine konulmaz; elde tutulur.Струбцина: в отличие от настольного штатива, не стоит на столе, а прикручивается к столу.
Antik çağda, ölünün dili altına sikke konulması adetti.На непреодолимую ненависть к существовавшему до них языку.
Yönetime el konulmasının ardından ABD'ye gitmiş ve ABD vatandaşı olmuştur.После переезда семьи в США он стал гражданином США и участвовал в политической деятельности.
Tiyatrolarda ilk sahneye konulmasının 1613-1614 yıllarında olduğu bilinmektedir.Первые упоминания о хамовных дворах относятся к 1613 — 1614годам.
Jackson, albümün hazırlık aşamalarında, albümüne iddialı bir rock şarkı konulmasını istemiştir.Джексон хотел, чтобы на его новом альбоме была песня c тяжёлым рок-звучанием.
Savaş suçlularının mallarına el konulması.الدفاع عن مجرمي الحرب.
İş bölümleri üyelerin yetenekelri ile doğru orantılı olup kendi talepleri ile ortaya konulmaktadır.كلا مؤيدا النقاش قد رأي أنهم علي حق وبرر لأنفسهم بالأدلة القوية.
Ancak şu ana kadar iddiaların geçerliliğinin kesin bir kanıtı ortaya konulmamıştır.على الرغم من ذلك، لم ينشر حتى الآن أي دليل يثبت صحة هذا التصنيف.
Bu kadar kuvvet ile büyük bir orduya karşı konulması da mümkün değildi.Em nenhuma outra obra ele foi capaz de alcançar tamanha autoridade e grandeza.
Bomba taşıma düzeneği ağırlık kaygısı ile konulmamış.E os sensores não dispararam o alarme.
Nikah için yaş sınırı konulmamıştır.Er is geen minimumleeftijd om te huwen.
Ayrıca bu evrede Uruk tarzı bir yapılanma izine rastlanmadığı ortaya konulmaktadır.Volgens de Rijksvoorlichtingsdienst is met een dergelijke constructie niets mis.
Michelin kardeşler ayrıca kilometre taşlarının konulmasında da öncülük etmiştir.Zilver was er ook in het wielrennen, dankzij Michel Vaarten op de tijdrit over 1 kilometer.
Tüm mal varlığına da el konulmasına karar verildi.Hij wilde dat het gehele concept van eigendom zou verdwijnen.
Bu oyunun belgelenen ilk sahneye konulması 1604'tedir.Een klooster op deze plek wordt voor het eerst vermeld in 1604.
Onu karşı konulmaz buldu.Hij vond haar onweerstaanbaar.
Leyla'nın karşı konulmaz bir cazibesi vardı.Layla had irresistible charms.
(Deception adlı film için hazırlandı ama filme konulmadı) 1948 Der Schneemann (Pantomim).Wystąpił w telewizyjnej sztuce Niech Robinson nie umiera (1966).
Bu da maddi yardımlar ve hacizlere karşı konulmasına da dayanmaktaydı.Był również przeciwny korzystaniu z pomocy przemytników oraz korsarzy.
Bu kadar kuvvet ile büyük bir orduya karşı konulması da mümkün değildi.Ale czy dadzą radę przeciwstawić się tak ogromnej potędze zła?
Bunların dışında hiçbir baharat konulmaz.Poza tymi obszarami gleb nie ma.
Moskova'da planlamacıların ileriye dönük kararlarının hacmi karşı konulmaz olmuştur.Jego pobyt w Moskwie okazuje się niezbyt wygodny dla gospodarzy.
Ayrıca mataralara konulmak üzere de içki verildi.Pijano ją także dla smaku podczas podwieczorku.
Ancak bu şarkılar albüme konulmadı.Piosenki te nie znalazły się na powyższym albumie.
Muharebe zamanlarında firkatelere 80 hatta 100 levend konulmaktaydı.Han hade nu under sitt befäl 80-100 kanonslupar.
Sultan'ın bir malî danışmanı kölelere vergi konulmasını savundu ve Sultan önce bu vergiyi uygun gördü.Paret sålde alkohol till sultanens slavar och levde ganska privilegierat vid hovet.
Ayrıca mataralara konulmak üzere de içki verildi.Den även dricker i flykten.
Hisseler önce satılmakta, daha sonra alınarak geri konulmaktadır.Fastigheten avstyckades och såldes senare.
Antik çağda, ölünün dili altına sikke konulması adetti.В елліністичну епоху обол часто клали під язик померлим.
Buzdolabına konulmaz.Холодильників не було.
Çağlar’ın kişisel eşyalarına el konulması kesinleşmiş oldu.Була встановлена його причетність до «справи долгушенців».
Klavyenin tersine, oyun kumandası masanın üzerine konulmaz; elde tutulur.Svorkový stativ: na rozdíl od stolního stojanu nestojí na stole, ale je ke stolu připevněn.
Parça albüme konulmadı.Kousek drátu nebyl izolovaný.
Buzdolabına konulmaz.Nepotřeboval chladič.
Bu nedenle kapı gerilimine JFET' de olduğu gibi bir sınırlandırma konulmamıştır.To tak zaujalo neústupný postoj zůstat v Jugoslávii za každou cenu.
Muharebe zamanlarında firkatelere 80 hatta 100 levend konulmaktaydı.În atelier lucrau între 80-100 de femei deținute.
Ancak bu plan asla uygulamaya konulmadı.Cu toate acestea, planul n-a fost pus niciodată în aplicare.
Savaş suçlularının mallarına el konulması.Judecarea tuturor criminalilor de război.
Bölükler arasına nokta konulmaz.Nincs hézag a szakaszok között.
22 Kasım 2005'te Xbox 360'ın satışa sunulmasıyla dergiye de Xbox 360 ile ilgili içerikler konulmaya başlandı.Xbox 360:n ilmestyttyä 22. marraskuuta 2005 lehti alkoi julkaista siihen liittyviä artikkeleita.
Ancak bu şarkılar albüme konulmadı.Kuitenkaan tätä laulua ei julkaistu albumilla.
Moskova'da planlamacıların ileriye dönük kararlarının hacmi karşı konulmaz olmuştur.Ο όγκος των αποφάσεων που αντιμετώπιζαν οι σχεδιαστές στη Μόσχα ήταν συντριπτικός.
Cihaza özellikle enzimatik deterjanlar konulmalıdır.Τα πεπτίδια συντίθενται από ειδικά ένζυμα.
Prof. Tobin’in asıl vurgusu döviz alım satım işlemleri üzerine vergi konulması yönündedir.Topmodel og Mærsk-chef skal i fængsel for skattefusk.
Ancak, hiçbiri plana konulmamıştır.Ingen af planerne er dog blevet ført ud i livet.
Savaş suçlularının mallarına el konulması.Avstraffelse av alle krigsforbrytere.
Prof. Tobin’in asıl vurgusu döviz alım satım işlemleri üzerine vergi konulması yönündedir.Det er Kaptein Sabeltann som kommer for å hente skatten.