Ana içeriğe geç
Sözlük

konularda ile cümle

konularda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Arap şiiri: Kur’ân'ın kaynakları konusunda üzerinde durulan konulardan birisi de İslam öncesi Arap şiiridir.Dalam bahasa arab, kata muhrim (muhrimun) artinya orang yang berihram dalam ibadah haji sebelum bertahallul.
Diğer konularda her biri bağımsızdı.Beberapa di antaranya sudah mandiri.
Tarihi, klasik ve dini konularda akademik stilde tablolar yaptı.Ia menulis subyek-subyek sejarah, klasik dan agama dalam gaya akademik.
Bu konularda bastırılmış bir sessizlik dönemi açıldı.Hal tersebut tercerminkan dalam pustaka Smerti yang mulai disusun pada periode itu.
Makine gibi konularda ustadır.Malam hari, ia melakukan penelitian soal mesin-mesin.
Paris'te mesleki konularda çalışmalarda bulundu.Usahanya di Paris terbukti sia-sia.
9 yaşında Haley Mayıs ve Haziran konularda American Girl dergisinde kapakta ortaya çıkmıştır.She tampil pada bulan Mei dan Juni dalam acara American Girl tahun 2002.
Yaratıcısı Johanna Spyri (1827-1901), benzer konularda birçok kitap yazmıştır.Tác giả của truyện là Johanna Spyri (1827–1901), bà còn viết một số sách khác về đề tài tương tự.
En azından askerî konularda kralın otoritesinin mutlak olduğu muhtemeldir.Ít nhất trong lực lượng quân đội, quyền uy của nhà vua là tuyệt đối.
4 (Sınırlı kullanıcı): Temel yeterlilik sadece tanıdık konularda geçerlidir.4 - Hạn chế: Có sự thành thạo cơ bản bị hạn chế trong những tình huống quen thuộc.
Stalin bu konularda okulu ona yasaklamıştır.Stalin cấm cô dạy môn này.
Her kulüp, kural değişiklikleri ve sözleşmeler gibi konularda bir oy hakkına sahip bir hissedardır.Mỗi câu lạc bộ là 1 cổ đông, với 1 phiếu mỗi khi biểu quyết về các vấn đề như thay đổi quy tắc và hợp đồng.
Bu konularda daha ileri araştırmaların yapılması gerekmektedir.Tuy nhiên cần có những nghiên cứu rõ ràng hơn về điều này.
Herbert Kroemer hiçbir zaman güncel konularda çalışmadı.Bản thân Brown cũng không bao giờ nói nhiều về những gì xảy ra ngày hôm ấy.
Anna, yalnızca entelektüel seviyede değil ama günlük konularda da yetkin olduğunu kanıtlamıştır.Anna đã chứng minh là mình có khả năng không chỉ ở cấp độ trí tuệ mà còn trong những vấn đề thiết thực.
Sınavların geri kalan ikisi ise genel konulardadır.Tổng điểm của cả bốn phần sẽ là điểm của bài thi.
Ergenlik çağına ulaşmadıkları için sokak çocukları yönetimsel konularda herhangi bir fikir belirtemezler.Bởi chưa tới tuổi thành niên, trẻ em đường phố không có đại diện bên trong quá trình quản lý.
Nükleer konularda halkı bilgilendirmek.Nhấn mạnh về các dự đoán rủi ro về hạt nhân.
Papa ise yalnızca ruhanî dünya ile ilgili konularda yetki sahibidir.Chỉ có duy nhất Giáo hoàng mới có quyền bổ nhiệm các Giám mục ở mọi giáo phận trên thế giới.
Albümde yer alan şarkılarda, daha çok siyasi konulardan bahsedilmiştir.Các bài hát trong album nói về nhiều chủ đề khác nhau.
Bu anayasayla savunma, ticaret ve yasal konularda federal sorumluluk da düzenlenmişti.Nó cũng xác định liên bang chịu trách nhiệm về các sự vụ phòng thủ, mậu dịch và lập pháp.
Bu sırada başka bilim insanları da bu konularda çalışmalar yürütüyordu.Các nhà khoa học khác cũng nhanh chóng nghiên cứu hiện tượng này.
Her kulüp, kural değişiklikleri ve sözleşmeler gibi konularda bir oy hakkına sahip bir hissedardır.それぞれのクラブが株主であり、ルール変更や契約等に関する発言権、投票権を持つ。
Ancak Creative Commons yazılımı, bu tür konularda Creative Commons lisansı kullanımını önermemektedir.ただし、クリエイティブ・コモンズはクリエイティブ・コモンズ・ライセンスをソフトウェアに適用させることは推奨していない。
Ev düzeni, el işleri gibi konularda yetenekliydi.ポジションは外野手で能力は平凡。
Tarihi, klasik ve dini konularda akademik stilde tablolar yaptı.アカデミックなスタイルで、歴史、古典、宗教をテーマに絵を描いた。
Böylece, grup, belirli konularda bölünebilir.場合分けにより部分問題に分割する。
Doğaüstü konularda bilgisi vardır, zaman zaman geleceği görebilir.能力は未来予知で、持っている手鏡で未来の出来事を少しだけ見ることができる。
Diğer konularda her biri bağımsızdı.三部は各独立とす。
Akşam yemeğinde Büyük Baba'ya (Diğer) da bu konulardan bahseder.^ 麻生の回想において、親(=拓斗の祖父母)に対してそのように話している。
Yemek yapmak gibi bazı konularda beceriksizdir.料理など実用的なことは苦手。
Stack Exchange, çeşitli konularda soru-cevap sitelerini bir araya getiren site ağı.Stack Exchange(スタック・エクスチェンジ)は、様々な分野のトピックについて質疑応答 (Q&A) 形式で議論できるウェブサイト群である。
Çok çeşitli konularda konferanslar verdi.彼は実際にいくつかの条約に関して交渉を行った。
İslam'da yokluk algısı çeşitli konularda geçmektedir.アイスランドのこの平和的な採択はさまざまな点で注目に値する。
Özellikle sosyal konularda oldukça beceriklidir.特に技に優れる。
Nükleer konularda halkı bilgilendirmek.核エネルギーに関する研究。
İmparatorların ve hükümetin refahı ile çeşitli konularda danışmanlık yapmak için dua etti.王国のさまざまな事象について王女や総理に助言をする。
Diğer konularda ise salt çoğunluk yeterlidir.他にも水中性のもの多数。
Hocalığında en yeni konulardan Lebesgue integrali teorisi üzerine bir ders verdi.そしてこのアナロジーを自分の理論でもっとも美しい部分と考えた。
Vakıf, HIV/AIDS ile ilgili konularda farkındalığın artması için çalıştı.厚生省側はエイズ研究班の目的を、エイズについての実状を把握し対策を立てることにあると考えていた。
1840'lardan itibaren bilim ve mühendislikle ilgili konularda yüzlerce makale yayınladı.从1840年起他发表了几百篇论文,关注科学和工程的主题。
Sürekli basında sosyopolitik ve tarihi-felsefi konularda 100'den fazla makalenin yazarıdır.他是在期刊中公共政治和历史哲学题目的100多篇文章的作者。
Genellikle Dodgson politik, dini ve kişisel konularda tutucu olarak nitelendirilir.道奇森在政治、宗教與哲學方面偏向保守。
Ancak partinin; bu konulardaki samimiyeti ve icraatları zaman zaman tartışma konusu olmuştur.當世荀顗曾就互體這個題目與鍾會辯論。
Diğer konularda ise salt çoğunluk yeterlidir.紫萁目比其他大多數的蕨類要來得大。
Ornstein bu konularda sonraki yıllarda birçok kitap yayımlamıştır.在这几年里,布朗基写了许多文章。
Stack Exchange, çeşitli konularda soru-cevap sitelerini bir araya getiren site ağı.Stack Exchange是一系列问答网站,每一个网站包含不同领域的问题。
Polemik, genellikle dini, felsefi, siyasi ya da bilimsel konulardaki tartışmalar anlamına gelmektedir.反調通常涉及到宗教,哲學,政治,或科學的重要議題。
Sınavların geri kalan ikisi ise genel konulardadır.考试的所有题目都是选择题。
Bu konularda çeşitli bloglar mevcuttur.博客有许多种类。
Komitenin asıl rolü askerî politika ve stratejilere yön vermek ve bu konularda önerilerde bulunmaktır.行动厅的主要作用是,向各特派团提供政治和战略政策和业务指导和支持。
Benim bir seçeneğim yok fakat aile konularda eğitimden vazgeçmek.但是那不是我离开学校,离开家人搬到这里的目的。
Konusu İslâm Peygamberi olmayan konularda rivayet edilen sözlere genelde İslâm'da haber denir.《古蘭經》指示男信眾要在帷幕外與穆罕默德的妻子談話。
Azadamard gazetesinde ilginç konularda, imzasız makaleler dizisi hazırladı.卡普尔經常以他的作品來探究含糊的主题。
"İnsanları idârî konularda uyararak onlara önder ol ve onlara cezâ hukûkuyla hizâya getir.求禰把眾人的靈魂,特別是那些需要禰憐憫的靈魂,領到天國裡去。
4 (Sınırlı kullanıcı): Temel yeterlilik sadece tanıdık konularda geçerlidir.대역 4 (Band 4) 제한적인 사용자 (Limited User): 기본적인 능력이 친숙한 상황에서 제한되어 있다.
Konsüllerin hem sivil hem de askeri konularda en üstün gücü vardı.집정관은 민정과 군사 두 분야에서 모두 최고의 권한을 보유했다.
Her kulüp, kural değişiklikleri ve sözleşmeler gibi konularda bir oy hakkına sahip bir hissedardır.각 클럽은 주주로서 규칙의 변화와 협정 등에서 각각 한 표를 행사할 수 있다.
Ba'l tapınması da bu surede tartışılan konulardandır. ^ Karşılaştırmalı Kuran Mealleri그러나 고광헌 사장은 사장 선임 과정에서부터 "청와대 낙하산" 논란이 있었다.
Başka bir fizikçi Robert Hooke ile çeşitli konularda tartışmaları olmuştur.로버트 훅의 저서는 매우 다양한 분야에 관여되어있다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod