Ana içeriğe geç
Sözlük

konularda ile cümle

konularda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Türkiye ile ilgili olmayan konularda da vukuatları bulunmaktadır.터키어의 점이 있는 I와 점이 없는 I와 무관한 사례도 있다.
Nükleer konularda halkı bilgilendirmek.대한민국의 핵무기 개발에 대한 설명이다.
Önemli olduğunu düşündüğüm konuları ön plana çıkararak karmaşık konularda yazabilirim.작품을 다듬은 선이 원만하고 모양이 소박한 점으로 보아 고려 초기의 작품으로 추정된다.
Yemek yapmak gibi bazı konularda beceriksizdir.지지배처럼 요리할 때 만큼은 섬세하다.
Diğer konularda ise salt çoğunluk yeterlidir.특급 《사자나미》 호의 대다수가 시종착한다.
Bu konularda daha ileri araştırmaların yapılması gerekmektedir.이 부분에 대해서는 좀 더 많은 연구가 필요할 것이다.
Diğer kurtulanlarla kendi şöhretini hatırlatacak konularda konuşmaya çalışıyor.그녀는 그의 정체를 알기 위해 다른 사람들에게 큰 소리로 도움을 청한다.
Makine gibi konularda ustadır.기계를 다루는데에 능숙하다.
Diğer konularda her biri bağımsızdı.כל אחד מהן הייתה עצמאית.
Elde kalan denemeler, Taylor'un bu konularda Mill'den daha radikal görüşlere sahip olduğunu ortaya koyuyor.המאמרים שנותרו מראים כי דעותיה של טיילור היו רדיקליות יותר משל מיל.
Buna ek olarak, askeri konularda bir ikinci önemli değişiklik 2003 yılında yapılmıştır.בנוסף, השינוי המשמעותי השני ביחסי הצבא התרחש ב-2003.
Ornstein bu konularda sonraki yıllarda birçok kitap yayımlamıştır.אורנסטין הוציא לאור עוד ספרים בתחום הזה במשך השנים.
Böyle konulardan biri de ilk önce Yuuko tarafından tanıtılan hitsuzen (必然) kavramıdır.רעיון כמו זה הוא הבסיס להיטְסוּזֶן(必然), אשר הוכר לנו לראשונה על ידי יוּקו.
Nakamoto teknik konularda görüşürken kişisel bilgilerini açıklamamıştır.נאקאמוטו לא הסגיר מידע כלשהו על זהותו כשדיבר בפורומים על עניינים טכניים שקשורים לביטקוין.
Her kulüp, kural değişiklikleri ve sözleşmeler gibi konularda bir oy hakkına sahip bir hissedardır.כל מועדון הוא בעל מניות, עם קול אחד לכל אחד בסוגיות כדוגמת שינויי חוקים וחוזים.
Nükleer konularda halkı bilgilendirmek.אנשים אשר נחשפו לנשורת גרעינית.
Siyasi konularda görüş belirtir.מרבה להתבטא בנושאים פוליטיים.
Makine gibi konularda ustadır.הנושא נלמד במכונים.
Aynı zamanda Kırgız Devlet Radyosunda farklı konularda röportajlar sunmuştur.הוא נשא נאומים פשיסטיים ברדיו במדינות אחדות.
Tarih ve siyasetle ilgili tartışmalı konularda Wikipedia'yı güvenilir bir kaynak olarak görmüyorum.אני לא רואה את ויקיפדיה כמקור אמין על נושאים שנויים במחלוקת בהיסטוריה ופוליטיקה.
Konsüllerin hem sivil hem de askeri konularda en üstün gücü vardı.Консулите притежавали най-висшата гражданска и военна власт.
Polemik, genellikle dini, felsefi, siyasi ya da bilimsel konulardaki tartışmalar anlamına gelmektedir.Полемизират се обикновено сериозни въпроси на религиозни, философски, политически или с научно значение теми.
Diğer konularda ise salt çoğunluk yeterlidir.От тях могат да се получат соли на повечето метали.
Avrupa Forumu için en önemli ve hassas konulardan bir tanesi de Sırbistan Kosova buluşması idi.Особено важно за тогавашният Европейски форум е деликатната среща между ръководителите на Сърбия и Косово.
Çeşitli konularda hazırlanabilirler.Те могат да бъдат подредени по различни начини.
Meryem'in İncil'de yer almayan hayat hikâyesi ise apokriflere dayalı konulardan alınmıştır.Marijina smrt nigdje se ne spominje u Bibliji.
Goli otok, çok uzun süre Yugoslavya'da konuşulması yasak konulardan birisiydi.Jakova Starijeg u Krbavi bila je zabranjena tema u Jugoslaviji, punih 70 godina.
Halkla ilgili konularda burada topla- tı yapılır.Tam hľadaj viac o skupine je to verejné.
Nükleer konularda halkı bilgilendirmek.Vyskytujú sa v jadrových pohoriach.
Konsüllerin hem sivil hem de askeri konularda en üstün gücü vardı.Generálny gubernátor mal všetku občiansku a vojenskú moc.
Çeşitli konularda hazırlanabilirler.Dá sa pripraviť najrôznejšími spôsobmi.
Papa ise yalnızca ruhanî dünya ile ilgili konularda yetki sahibidir.Palatín mal právomoci len vo vnútornom Uhorsku.
Luvice'nin dinsel konularda önemi vardı.Valasi sa na salašoch náboženstvu veľmi nevenovali.
Doğaüstü konularda bilgisi vardır, zaman zaman geleceği görebilir.Ima nadnaravne moči, saj natančno ve, kaj se bo zgodilo v prihodnosti.
Öğrenme nesneleriyle ilgili en önemli konulardan birisi arama motorları tarafından nasıl tanımlanacaklarıdır.Ena izmed ključnih lastnosti učnih objektov pri njihovi uporabi je iskalnost z iskalniki.
Özellikle sosyal konularda oldukça beceriklidir.Organizacija je še posebej dejavna na področju socialne politike.
Özellikle dini konularda ağır baskı altında kaldılar.Nasprotovali so ji predvsem iz verskih razlogov.
Komisyon, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılım sürecine ilişkin konularda görevlidir.Su jo veikla siejamas Graikijos įstojimas į Europos Sąjungą.
Siyasi konularda görüş belirtir.Spėjama – politiniais sumetimais.
Bu konularda daha ileri araştırmaların yapılması gerekmektedir.Šią sritį reikia geriau ištirti.
Aşk teması ise en çok işlenen konulardan olmuştur.Meilė yra viena iš pagrindinių temų mene.
Özellikle sosyal konularda oldukça beceriklidir.Daugiausia rašo socialiniais klausimais.
Bu sebeple bilgi üretemediği konularda Tanrının bileceğini savunmuştur. O’na göre “ruh yaşamın ilkesidir”.Teigiama, kad Dievas nežino jokio blogio, nes priešingu atveju jis būtų jo pradininkas.
Komisyon toplantısında en önem verilen konulardan biri de okulda izlenecek metottu.Svarbiausias visus juos dominantis klausimas – ar bus priimti į universitetą.
Diğer konularda her biri bağımsızdı.Kitos, tuo tarpu, buvo autonomiškos.
2017- 2018 m. Başbakan Saulius Skvernelis'in uluslararası konulardaki danışmanı idi.2017–2018 m. Ministro pirmininko S. Skvernelio patarėjas tarptautiniais klausimais.
Her kulüp, kural değişiklikleri ve sözleşmeler gibi konularda bir oy hakkına sahip bir hissedardır.Igal klubil on reeglimuudatuste ja lepingute osas hääleõigus.
Speer bunu kabul etti ve önümüzdeki birkaç gün içinde çok çeşitli konularda bilgi verdi.Speer nõustus ning järgmistel päevadel pakkus ameeriklastele informatsiooni ka mitmetes muudes valdkondades.
Diğer konularda ise salt çoğunluk yeterlidir.Muudel juhtudel piisab tavalisest häälteenamusest.
Bu konularda daha ileri araştırmaların yapılması gerekmektedir.Vajalik oleks teha täpsemad uuringud.
17. yüzyıl başlarında "singspiel" oyunlarının dinsel konulardan uzaklaşmaya başladığı görülür.19. sajandi alguses kandusid Singspiel'i traditsioonid üle nn päästmisooperitesse.
18 yaşından küçüklerin de bazı konularda karar verme hakları bulunmaktadır.Myös alle 18-vuotiailla on oikeus tehdä itse päätöksiä joissakin asioissa.
18 yaşından küçüklerin de bazı konularda karar verme hakları bulunmaktadır.Också barn under 18 har rätt att fatta beslut i vissa ärenden.
18 yaşından küçüklerin de bazı konularda karar verme hakları bulunmaktadır.Sin embargo, también los menores de 18 años tienen el derecho de tomar decisiones en determinados asuntos.
18 yaşından küçüklerin de bazı konularda karar verme hakları bulunmaktadır.Подростки до 18 лет также имеют право принимать решения по некоторым вопросам.
18 yaşından küçüklerin de bazı konularda karar verme hakları bulunmaktadır.كذلك لدى الذين تقل أعمارهم عن 18 عاماً الحق في بعض الحالات الاستثنائية بأن يصنعوا قراراتهم بأنفسهم.
18 yaşından küçüklerin de bazı konularda karar verme hakları bulunmaktadır.根据法律规定,年满 18 周岁的是成年人。成年人是社会中具有行为能力的成员,有权决定自己的人生。未满 18 岁的未成年人也可自主决定一些与其有关的生活事务。
A¤ın misyonunun dördüncü kısmı da ticaretietkileyen konularda Avrupa Komisyonu’na geribildirimsa¤lamaktır.Dessa aktiviteter ochpublikationer kan vara specialiserade eller allmännaoch erbjuds på olika språk.
A¤ın misyonunun dördüncü kısmı da ticaretietkileyen konularda Avrupa Komisyonu’na geribildirimsa¤lamaktır.Het gaat hier om specifieke ofalgemene bijeenkomsten en publicaties die in denationale taal aangeboden worden.
A¤ın misyonunun dördüncü kısmı da ticaretietkileyen konularda Avrupa Komisyonu’na geribildirimsa¤lamaktır.Nämä tapahtumat ja julkaisut voivat olla erikoistuneita tai yleisiä, ja ne tarjotaan paikallisilla kielillä.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod