Avrupa Forumu için en önemli ve hassas konulardan bir tanesi de Sırbistan Kosova buluşması idi.A mai Szerbia egyik legkritikusabb, legérzékenyebb pontja minden bizonnyal Koszovó státusza.
Zetkin kadınların oy hakkı ve fırsat eşitliği gibi konularda kadın politikasına da eğildi.Zetkint érdekelték a nők politikai jogai, harcolt az egyenlő lehetőségekért és a nők választójogáért.
Halkla ilgili konularda burada topla- tı yapılır.Feleletek közérdekű kérdésekre.
Özellikle sosyal konularda oldukça beceriklidir.Főleg azonban a társadalomtudományok terén tevékenykedett.
1993 yılında Turçinov Başbakan Kuçma'nın ekonomik konularda danışmanı olarak atandı.1993-ban Leonyid Kucsma miniszterelnök mikroökonómiai kérdésekért felelős tanácsadójává nevezték ki.
Enerji kullanımı veri merkezi içinde ana konulardan biridir.Az energiafelhasználás fontos probléma az adatközpontokban.
Ancak Creative Commons yazılımı, bu tür konularda Creative Commons lisansı kullanımını önermemektedir.A Creative Commons licenc értelmében a kollektív műnek minősülő mű nem tekintendő ilyennek.
Yeni devletin kuruluşuyla birlikte ele alınan ilk konulardan biri toprak reformu oldu.Az új demokratikus köztársaság egyik első teendője a földreform végrehajtása volt.
Farklı konularda yaklaşık bin adet risale yazdı.Különböző témakörökben több, mint 300 tudományos értekezést írt.
Filmi farklı kılan en önemli konulardan birisi de rol alan oyuncuların profesyonel olmamalarıdır.Egyik legismertebb filmszerepe A tizedes meg a többiek felejthetetlen alakítása.
Çeşitli konularda eserler yazdı.Számos művön dolgozott, különféle témákban.
Bu değerlendirmede başarısız olan gemi adamları, başarısız olduğu konularda tekrar eğitime tabi tutulur.Azok a navigátorok, akik megbuktak a vizsgán adott esetben képviselik a Ligát.
Ona göre kadınların toplumsal ve bireysel konulardaki yeteneklerinin desteklenmesi gerekmektedir.Szinte minden egyes írásában azt követelte, hogy a nők is részt vehessenek a politikai és társadalmi vitákban.
Ornstein bu konularda sonraki yıllarda birçok kitap yayımlamıştır.Ornstein on vuosien kuluessa julkaissut lisää kirjoja alalta.
Özellikle sosyal konularda oldukça beceriklidir.Hän keskittyi erityisesti yhteiskunnallisiin asioihin.
Nükleer konularda halkı bilgilendirmek.Eduskunta kiistelee ydinvoimasta Kansan uutiset.
Konsüllerin hem sivil hem de askeri konularda en üstün gücü vardı.Aatelisto piti käsissään todellista valtaa niin sotilaallisissa kuin siviiliasioissakin.
Siyasi konularda görüş belirtir.Hän ottaa mielellään kantaa poliittisiin kysymyksiin.
Kapak olarak belirlenen konularda çok sayıda telif ve tercüme makaleye yer verilmektedir.Käännöksessä on useissa kohdin Sugitan muistiinpanoja jäänteenä käännöstyöstä.
Ayrıca, grup, farklı konularda raporlar yayınlar.Vastaavasti ilmoituksia tehdään eri tahoille.
Sonra muhasebecilik, kütüphanecilik ve buna benzer konularda genişletildi.Kirjakaupat, kirjastot ja muu vastaava toiminta olivat myös luvanvaraisia.
Bu model yazılım dışı konularda da kullanılmaktadır.Sitä on käytetty myös palamattomissa maaleissa.
Balıkesir Kongresi bazı konularda Erzurum Kongresinden de atak görünüyordu.Fish tuli kongressivuosinaan tunnetuksi kommunisminvastaisuudestaan.
Enerji kullanımı veri merkezi içinde ana konulardan biridir.Energiaperiaatteen tärkein sovellusalue on suljettu systeemi.
Sıklıkla özel konularda araştırma yapmak için oluşturulurlar.Toisinaan asemilla suoritetaan erikoistutkimuksia.
Ayrıca bu çalışmalar, süperiletkenlik gibi konularda yapılan araştırmaların da önünü açmıştır.Nämä nousevat myös päällysveteen, kuten tutkimustuloksetkin osoittavat.
Teknik konularda uzmanlaşmış olsa da birçok sanat ve insan bilimleri dersleri de verilmektedir.Se on erikoistunut teknisiin aineisiin, mutta tarjoaa myös monia taiteiden ja humanististen aineiden kursseja.
Ornstein bu konularda sonraki yıllarda birçok kitap yayımlamıştır.Ο Όρνσταϊν δημοσίευσε και άλλα βιβλία στον τομέα αυτό με την πάροδο των χρόνων.
Bu konularda daha ileri araştırmaların yapılması gerekmektedir.Αναμένεται περισσότερη έρευνα σε αυτά τα σημεία.
Her kulüp, kural değişiklikleri ve sözleşmeler gibi konularda bir oy hakkına sahip bir hissedardır.Κάθε σύλλογος είναι μέτοχος, με μία ψήφο ο καθένας σε θέματα όπως αλλαγές κανόνων και συμβάσεις.
Tarihi, klasik ve dini konularda akademik stilde tablolar yaptı.Ζωγράφισε ιστορικά, κλασικά και θρησκευτικά θέματα, στο ακαδημαϊκό στυλ.
Nükleer konularda halkı bilgilendirmek.Εισαγωγή στην Πυρηνική Φυσική.
Bu gruplar her şeyi kapsadığı için, tüm konularda geçerli idi.Όλα εκείνα παρήλθαν, διότι όλα αυτά τα νίκησες με τη γενναιότητά σου.
Konsüllerin hem sivil hem de askeri konularda en üstün gücü vardı.Οι αρμοδιότητες των βασιλιάδων ήταν τόσο στρατιωτικές όσο και θρησκευτικές.
Toy etme; Oğuzlar mühim konularda karar vermek için toplantı yaparlardı.Τα παιδιά αφομοίωναν τα αντικείμενα έτσι ώστε να ανταποκρίνονται στις δικές τους νοητικές δομές.
Fakat bazı konularda muhafazakar ortodokslardan ayrılır (idam cezasına karşı olması gibi).Η ομοταξία τους χωρίζεται με τη σειρά της σε διάφορες υποκατηγορίες (υφομοταξίες).
Ayrıca ictihad caiz olmayan konularda yapılamaz.Επίσης δεν αναφέρει τα διαστήματα εμπιστοσύνης.
Speer bunu kabul etti ve önümüzdeki birkaç gün içinde çok çeşitli konularda bilgi verdi.Speer indvilligede, og i løbet af de næste dage leverede han informationer om en lang række emner.
Vakıf, HIV/AIDS ile ilgili konularda farkındalığın artması için çalıştı.Kollektionen er designet til at gøre opmærksom på problemerne med hiv/aids.
1993 yılında Turçinov Başbakan Kuçma'nın ekonomik konularda danışmanı olarak atandı.I 1993 blev Turtjinov formelt udnævnt en rådgiver i økonomiske spørgsmål for premierminister Kutjma.
Cumhurbaşkanı askeri konulardaki en üst otorite ve bir nükleer saldırı emri verebilecek tek kişidir.Præsidenten er den eneste, der kan iværksætte et atomangreb.
Özellikle dini konularda ağır baskı altında kaldılar.Frem for alt var man meget tolerante i religiøse spørgsmål.
Diğer konularda ise salt çoğunluk yeterlidir.I de fleste af vandhullerne yngler der stor vandsalamander.
Ancak federal konulardaki anlaşmazlıklara müdahele edemezler.Vi er overhovedet ikke villige i at gå på kompromis om føderal opdeling.
Ekonomik konularda klasik liberalizm ve sosyal liberalizm arasında bir konum alırlar.Ordoliberalismen befandt sig mellem den klassiske liberalisme og socialliberalismen.
Komisyon, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılım sürecine ilişkin konularda görevlidir.Ligevel er det interessant, at Tyrkiet nu er i forhandlinger om optagelse i EU.
Devlet yaşamındaki en önemli sorunlar halkın tartışmasına açılır ve bu konularda halk oylamasına gidilir.Hans primære mål i tilværelsen er tilsyneladende at gå rundt i gaderne og hilse på folk.
Konsüllerin hem sivil hem de askeri konularda en üstün gücü vardı.Konsulene hadde makt av høyeste rang i både sivile og militære saker.
Her kulüp, kural değişiklikleri ve sözleşmeler gibi konularda bir oy hakkına sahip bir hissedardır.Hver klubb er en aksjonær med en stemme hver ved saken som regelendringer og kontrakter.
Bu sebeple bilgi üretemediği konularda Tanrının bileceğini savunmuştur. O’na göre “ruh yaşamın ilkesidir”.Det gjentatte tema er «frykten for Gud (i betydningen underkaste seg Guds vilje) er begynnelsen på visdom».
Aşk teması ise en çok işlenen konulardan olmuştur.Hemmelige temae er de mest kompliserte temaene.
Zetkin kadınların oy hakkı ve fırsat eşitliği gibi konularda kadın politikasına da eğildi.Zetkin var interessert i kvinnepolitikk, bl.a. i kampen for like rettigheter og kvinnelig stemmerett.
Bu konularda daha ileri araştırmaların yapılması gerekmektedir.Det er fremdeles behov for mer forskning på disse områdene.
Sosyal konularda muhafazakar bir tutum izler.Partiet har en konservativ posisjon i sosiale spørsmål.
Siyasi konularda görüş belirtir.Et åpenbart er politiske beslutninger.
Bunların dışında arkeoloji, dopal tarih, jeoloji ve askeri koleksiyonlar gibi konularda sergiler de vardır.Dessuten finnes arkeologi, naturhistorie, geologi og militære samlinger.
Ayrıca onu dini içeren konularda daha hassas davranmaya davet etti.Trolig spurte han henne også om råd i politiske spørsmål.
Bu anayasayla savunma, ticaret ve yasal konularda federal sorumluluk da düzenlenmişti.Konstitusi itu juga menentukan tanggung jawab federal untuk pertahanan, perdagangan, dan masalah hukum.
Bu konularda daha ileri araştırmaların yapılması gerekmektedir.Sehingga masih diperlukan penelitian lanjut tentang hal ini.
Konsüllerin hem sivil hem de askeri konularda en üstün gücü vardı.Para konsul memiliki kewenangan dalam urusan-urusan sipil maupun militer.