Diğer konularda ise salt çoğunluk yeterlidir.El agua de la mayoría de los demás pozos es salobre.
Siyasi konularda görüş belirtir.Charla con él de temas políticos.
Merkez bankası, mali konularda çalışan diğer kuruluşların üyeleri gibi katılmaktaydı.La institución podía financiar a otras que colaborasen en campos semejantes.
Fogg, Türkiye siyaseti ile ilgili konularda çeşitli isimlerle görüşmüştü.El presidente Polk a veces discutía asuntos de política con ella.
Çeşitli konularda eserler yazdı.Escribió obras sobre diferentes tópicos.
Millî Güvenlik Kurulu kurularak askerlerin de siyasi konularda görüş belirtmesine olanak verildi.Una de ellas, el Consejo Superior de Defensa Nacional, se limitó a comentar sobre cuestiones militares.
İlerleyen konularda, Claire, deniz kenarında yürürken, saldaki mesaj şişesini bulur.Durante su estancia en la isla, Tony encuentra una botella semienterrada.
Skylab'ın çalışmaları, ismine uygun olarak bilimsel konularda yoğunlaşmıştır.El trabajo más reciente de Rabin se concentra en la seguridad computacional.
Konulardan biri diğerini takip edecek biçimde düzenli bir sıraya sokulmuşlardır.Ambas unen a una generación con la siguiente de forma sistemática.
Ornstein bu konularda sonraki yıllarda birçok kitap yayımlamıştır.Ornstein ha pubblicato nel corso degli anni vari libri su questi argomenti.
Dergi, dijital ve Orta Çağ konulardan 1000-10000 kelime sınırlarında makaleleri Kabul etmektedir.La rivista accetta contributi di natura digitale e medievistica fra le 1000-10000 parole.
Yaratıcısı Johanna Spyri (1827-1901), benzer konularda birçok kitap yazmıştır.La sua creatrice, Johanna Spyri (1827-1901), ha scritto parecchi libri sullo stesso tema.
Zetkin kadınların oy hakkı ve fırsat eşitliği gibi konularda kadın politikasına da eğildi.Zetkin si impegnò molto nelle politiche femminili, per esempio nelle pari opportunità e nel voto femminile.
İslam'da yokluk algısı çeşitli konularda geçmektedir.La lotta per l'indipendenza in Haiti si sviluppa in varie tappe.
4 (Sınırlı kullanıcı): Temel yeterlilik sadece tanıdık konularda geçerlidir.(Utente Limitato) La competenza di base è limitata alle situazioni familiari.
Sürekli basında sosyopolitik ve tarihi-felsefi konularda 100'den fazla makalenin yazarıdır.È autore di oltre 100 articoli in Stampa periodica di argomento pubblico-politico e storico-filosofico.
Bu nanopartiküllerin organizmanın içinde nasıl davranacağınının çözülmesi önemli konulardan biridir.Come queste nanoparticelle agiscono all'interno del corpo è uno dei problemi che bisogna risolvere.
Konulardan biri diğerini takip edecek biçimde düzenli bir sıraya sokulmuşlardır.Entrambe legano una generazione alla seguente in modo sistematico.
Diğer konularda her biri bağımsızdı.Naturalmente ognuna era illegale nell'altro territorio.
Tarihsel konulardaki romanları mevcuttur.Nel romanzo ritroviamo temi attuali.
Ekonomik konularda klasik liberalizm ve sosyal liberalizm arasında bir konum alırlar.Si orienta prevalentemente su posizioni affini al liberalismo sociale e al liberalismo classico.
Ayrıca bu çalışmalar, süperiletkenlik gibi konularda yapılan araştırmaların da önünü açmıştır.Investiga pure sui nuovi meme attraverso delle ricerche.
Goli otok, çok uzun süre Yugoslavya'da konuşulması yasak konulardan birisiydi.I libri di Gilas furono a lungo vietati in Jugoslavia.
Speer bunu kabul etti ve önümüzdeki birkaç gün içinde çok çeşitli konularda bilgi verdi.Lacy prese il negativo e per due giorni lo ha sottoposto ai diversi esperimenti scientifici.
Adolf Hitler'in vejetaryenliği, vejetaryenlik konusu altında çok kez tartışılmış konulardan birisidir.Le credenze religiose di Adolf Hitler sono state oggetto di un'accesa discussione tra gli storici.
Muzaffer Dilek’in, mesleki konularda yayımlanmış 15’ten fazla makalesi bulunmaktadır.Vanta uno score personale di oltre 15.000 punti collezionati in carriera.
Çoğu dini konularda, birçok kısa şiir yazdı.Compose molte poesie su argomenti religiosi.
Ratzinger, kimi konulardaki tutucu görüşleriyle dikkat çekiyor.I Punk li odiano per le loro opinioni conservatrici.
Ticaret alanı ve özellikle iş yerlerinin yönetimiyle ilgili konularda hazırlanmıştır.Controversa ne è stata l'applicazione, specie con riguardo al settore del pubblico impiego.
Bu sırada başka bilim insanları da bu konularda çalışmalar yürütüyordu.Altri scienziati hanno da allora cercato di provare questa ipotesi.
Siyasi konularda görüş belirtir.Considerazioni politiche.
Ornstein bu konularda sonraki yıllarda birçok kitap yayımlamıştır.Орнштейн опубликовал еще немало книг в этой области в последующие годы.
Yunanistan ve uluslararası ekonomik konularda birçok eserler yayınladı.Он опубликовал много работ по греческой и международной экономической тематике.
Stack Exchange, çeşitli konularda soru-cevap sitelerini bir araya getiren site ağı.Stack Exchange — сеть вебсайтов для работы с вопросами и ответами в различных областях.
Siyasi konularda görüş belirtir.«Мне понятны требования политические.
Yaratıcısı Johanna Spyri (1827-1901), benzer konularda birçok kitap yazmıştır.Её создатель, писательница Иоганна Шпири (1827—1901), написала также ряд других книг для детей.
"İnsanları idârî konularda uyararak onlara önder ol ve onlara cezâ hukûkuyla hizâya getir.Отбейте внимание людей от настоящей веры и рассредоточьте их на различные замены».
İmparatorların ve hükümetin refahı ile çeşitli konularda danışmanlık yapmak için dua etti.Консультировал чиновников и императора по различным вопросам.
Diğer konularda ise salt çoğunluk yeterlidir.Вместе с солями жёсткости удаляется и большинство других солей.
Kindî, düşünce alanından başka konularda da alim bir kişiydi.Мы все были отважны и смелы только в области мысли.
Kadınların çalışma perspektifleri, kıyafet reformu ve aile gibi konularda konuşmacı oldu.Гилман стала докладчицей по таким темам, как женские взгляды на работу, реформы платья и семьи.
Papa ise yalnızca ruhanî dünya ile ilgili konularda yetki sahibidir.Малая заботится лишь о благах этого мира.
Çeşitli konularda hazırlanabilirler.Могут сочиняться на самую разную тематику.
Halkla ilgili konularda burada topla- tı yapılır.Наша задача — сделать те или иные вещи публичными.
Özellikle sosyal konularda oldukça beceriklidir.Но особенно интересовалась социальными вопросами.
Bu davalarda bu çeşitli konularda suçlu bulundu.Помимо этого, он неоднократно обвинялся в других подобных преступлениях.
Ekonomik konularda klasik liberalizm ve sosyal liberalizm arasında bir konum alırlar.В экономике эколиберализм находится где-то между классическим либерализмом и социальным либерализмом.
Ancak Creative Commons yazılımı, bu tür konularda Creative Commons lisansı kullanımını önermemektedir.Причём оно вовсе не мешает применять Creative Commons на общих основаниях.
Sınavların geri kalan ikisi ise genel konulardadır.Два других письменных теста на общие темы.
Bu konularda deneme türünde yapıtlar verdi.Подобными вещами мы заставили студию.
Bu konularda Erivan'da bu güne kadar konferanslar yapılmaktadır.К этому дню в NHGRI приурочены специальные образовательные программы.
Hastaya ayrı olaraq anestezi ve yaklaşan operasyon ile ilgili konularda planlı bilgi verilmelidir.Пациенту индивидуально разъясняются запланированный ход наркоза и вопросы, связанные с предстоящей операцией.
Makine gibi konularda ustadır.Досконально разбирался в мототехнике.
“‘İnsan hayvandan bilinciyle, din ya da benzeri konularda farklıdır.Людей можно отличать от животных по сознанию, по религии — вообще по чему угодно.
Toplantıda temel konularda Lenin'in görüşleri kabul edildi.Резко против Собрания был настроен Ленин.
Tarihî konularda yaklaşık otuz roman kaleme almıştır.Его перу принадлежит порядка 30 романов.
İl genel meclisleri, siyasal konularda karar alamazlar.ИБ не может принимать политических решений.
Cumhurbaşkanı askeri konulardaki en üst otorite ve bir nükleer saldırı emri verebilecek tek kişidir.الرئيس هو السلطة العليا للشؤون العسكرية، وهو المسؤول الوحيد الذي يستطيع أن يأمر بتوجيه ضربة نووية.
Bu sırada başka bilim insanları da bu konularda çalışmalar yürütüyordu.لكن في نفس الوقت كان عدّة علماء نظريون آخرون يقومون بأبحاث في هذا الموضوع.
"İnsanları idârî konularda uyararak onlara önder ol ve onlara cezâ hukûkuyla hizâya getir.واشترط عليه الخليفة عثمان بقوله: «لا تنتخب الناس ولا تقرع بينهم، خيرهم فمن اختار الغزو طائعا فاحمله وأعنه».