Ana içeriğe geç
Sözlük

konularda ile cümle

konularda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu konularda danışanlarına bilgi vermeye başlamıştır.He will then make recommendations to the Executive Board on these matters.
Ubuntu tasarısı, paketlerle ilgili bazı konularda Debian ile ortak çalışmaktadır.Debian authbind packages Ubuntu authbind packages
Kindî, düşünce alanından başka konularda da alim bir kişiydi.And in the US also, another center of unbelief.
Akşam yemeğinde Büyük Baba'ya (Diğer) da bu konulardan bahseder.Like we'll be telling our grandkids about it one day.
Papa ise yalnızca ruhanî dünya ile ilgili konularda yetki sahibidir.The temporal kingdom has no authority to coerce in matters pertaining to the spiritual kingdom.
Vakıf, HIV/AIDS ile ilgili konularda farkındalığın artması için çalıştı.The club has also featured in raising HIV/AIDS awareness.
Bu davalarda bu çeşitli konularda suçlu bulundu.You Quan feels guilty over this incident.
Sadece Spor konularda ilgili işler için madalya verildi .Medals were awarded for works related solely to sport.
Fogg, Türkiye siyaseti ile ilgili konularda çeşitli isimlerle görüşmüştü.Klaus has sought cooperation with Russia on issues including energy policy.
Öyle olsa bile, Ren derslerindeki başarısı , sportif konulardaki üstünlüğüyle okulda çok popülerdir.Even so, Ren appears to be very popular at his school, excelling in his studies and athletics.
Yeni devletin kuruluşuyla birlikte ele alınan ilk konulardan biri toprak reformu oldu.One issue that was agreed on and acted quickly on was land reform.
Komisyon toplantısında en önem verilen konulardan biri de okulda izlenecek metottu.It is one of the most interesting sites to see when visiting the school.
Film yapımında yaşanan zor konulardan biri çocuk seçimiydi.This time, the show's target viewership were children.
Katolik inancıyla ilgili konularda ve dinî, ahlâki meselelerin çözümünde yetkilidir.He is empowered on matters of Catholic Faith and for the settlement of ecclesiastical matters.
Kişileri bu konularda bilgilendirerek olası sorunları önlemeye veya en aza indirmeye çalışırlar.Prisons are trying to avoid, or at least better deal with these situations by being proactive.
Yukarıdaki konularda mutabakat sağlanmıştı.Providing advice on the above matters.
Ticaret alanı ve özellikle iş yerlerinin yönetimiyle ilgili konularda hazırlanmıştır.George discusses the subject in particular with respect to the interests of labor.
Gazeteciliği, önemli gördüğü konularda yazılar yazarak sürdürdü.He has continued to publish on relevant topics.
Fakat bâzı konularda diğer mezheplerin görüşlerini de benimsemiştir.Allow me, also, to disabuse the minds of your readers in regard to another point.
Sınavların geri kalan ikisi ise genel konulardadır.Despite that, questions in the exams are generally interdisciplinary.
Bazı konularda Galler ve İngiltere ortak kurallara sahipken, bazılarında farklılaşmaktadır.While Rounders England and GAA codes differ, they share much in common.
Mucizeler gerçekliği İslam ilahiyatında tartışmalı konulardandır.Religious pluralism is a controversial subject in Islam.
Çeşitli konularda işbirliğine girebilirler; fikir, bilgi, içerik, tasarım ve ürün yaratımı gibi.They can collaborate with them on the creation of ideas, knowledge, content, designs and product.
"Özellikleri", hangi konularda hızlı bir bakış bu video kapalı ve "Dizin""Features", which is a quick overview of the topics covered in this video and "Index"
Otizm ve Yaygın Gelişim Bozukluğu şu sıralar pediatristler arasında en önemli konulardan biri.What's gong to happen between four months and six months?
Bizi bir arada tutan bu küçük organizasyon başka konularda da yardım bekliyor.This small foundation we put together is looking for other ways to help.
En tutkulu olduđu konulardan biri de telif haklarýydý, özellikle ilk baţlarda.One of the thing he was most passionate about was copyright, especially in those early days.
"Bu konularda 'sorma, söyleme' politikasını uygularız.""On those issues, we practice a 'don't ask, don't tell' policy."
Sonunda açıldı ve konuştu gerçi enerjisi kendini başka konularda da ispatladı.And, in fact, he did wind up opening up -- by the way, his energy is evidenced in other ways.
Her sütün ise konulardan bir tanesi.Every column is one of those concepts.
Ama diğer konularda kesin değildirler ve sadece farklı sonuçlar için olasılıklara sahipsinizdir.But other times they're not, and you have only probabilities for different outcomes.
"O konularda basitleştirmek olacaktır." Indi ve bir kez daha başladı"Then that will simplify matters." We descended and started off once more for
Ama güne Cumartesi konularda oldukça karmaşıklaştırır olmak.But to-day being Saturday rather complicates matters.
Ben, bir saat konularda içinde bir baş edeceğini bekliyoruz.I expect that within an hour matters will come to a head.
Önemli konularda ise seçimler sınırlı.You know freedom of choice very limited. If it's an important thing, limited choice.
Dinleyicilerimizi önemli konulardan bahsettiğimize ikna etmemiz gerekir.We have to convince our audience that what we're talking about matters.
Turneye hazırlanırken çocuklara kültürel konularda hassas olmalarını hatırlatmam gerekti.Now, while preparing for the tour, I had to remind the guys to be culturally sensitive.
Terörle mücadele hakkındaki en büyük konulardan biri, onu nasıl algıladığınızla ilgilidir.One of the big things about countering terrorism is, how do you perceive it?
"Bu konularda ne kadar uzağa gidiyoruz?" Adlı pullu arkadaşı cevap verdi.'"What matters it how far we go?" his scaly friend replied.
En temel konularda çok farklı olan yönlerini koruyacak.It will remain in very fundamental respects very different.
Başka hangi konularda hemfikiriz?So what else do we have in common?
Bu konu dersimizdeki en kapsamlı konulardan biri.This is some of the most involved material in this class.
Daha zorlu konularda varThere are a bit harder issues.
Diğer konularda da deneyler yapmaya başladım. Örneğin telafuz bunlardan biri.I started experimenting with other subjects, among them, for example, pronunciation.
Merak ettiğimiz konulardan birisi de --And one of the things we wondered --
Zayıf olduğum konularda dışarıdan yardım alıyorum.I outsource on things that I'm relatively weak at.
Ve baska tur konularda calismak istedim.And I wanted to deal with other subjects.
Dikkatinizi çekmek istediğim konulardan biri de antibiyotikler.One of my big soapboxes right now is antibiotics.
Yani ses kayıdı yapma imkanı var ama gerçek konularda gerçekten belalı bir iş.So audio is possible to put up, but the rights issues are really pretty thorny.
Diğer tüm konularda normal bir erkektir, öyle değil mi?He's a normal guy in every other way. Isn't he?
Bir girişim için ilginç konulardan biri de, şirketinizin nasıl örgütleneceğidir.One of the interesting thing about a startup is how is your company going to be organized?
İnsanlar, onları ilgilendiren ve yeteneklerini sınayan konularda tutkuyla çalışırlar.People work with passion on the things that interest and challenge them.
İlişkiler... İnsanın bilinç'i ifade edişinde, en liste başı konulardan birisi.Releationships, which is one of our top subjects in the human expression of consciousness.
Peki, bilgisayar modellemeleri bu konularda neler söylüyor?What do the computer models say about this, that and the other thing?
Bu bazı konulardan fedakarlık etmek demek. Ben Colorado'luyum.This meant making trade-offs.
Bugun size hakkinda yazmayi sevdigim konulardan bahsedecegim.I thought I'd tell you a little about what I like to write.
Matematikte öğreneceğiniz en basit konulardan biri, bu. -This is probably one of the more straightforward things you'll learn in mathematics.
Etik konularda farklı türde denetimler kalite kontrol gibi geçti.We have passed different kinds of controls like quality control on ethical issues.
Bu küçücük işe bile gücünüz yetmediğine göre, öbür konularda neden kaygılanıyorsunuz?If then you aren't able to do even the least things, why are you anxious about the rest?
‹‹Kulağımıza yabancı gelen bazı konulardan söz ediyorsun. Bunların anlamını öğrenmek isteriz.››For you bring certain strange things to our ears. We want to know therefore what these things mean."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod