Ana içeriğe geç
Sözlük

konularda ile cümle

konularda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
A¤ın misyonunun dördüncü kısmı da ticaretietkileyen konularda Avrupa Komisyonu’na geribildirimsa¤lamaktır.Štvrtou úlohousiete je poskytovať spätnú väzbu Európskej komisii vzáležitostiach súvisiacich s podnikaním.
A¤ın misyonunun dördüncü kısmı da ticaretietkileyen konularda Avrupa Komisyonu’na geribildirimsa¤lamaktır.Ti dogodki in publikacijeso lahko specializirani ali splošni in so običajno vlokalnem jeziku.
A¤ın misyonunun dördüncü kısmı da ticaretietkileyen konularda Avrupa Komisyonu’na geribildirimsa¤lamaktır.Tyto akce apublikace jsou buď na specializované nebo všeobecnéúrovni a jsou k dispozici v jazyce dané země.
Aaron'ýn özellikle ilgilendiđi konulardan biri de, kamusal alana kamusal eriţim getirmekti.Aaron se velice zajímal o zavedení veřejného přístupu na veřejnou doménu.
Aaron'ýn özellikle ilgilendiđi konulardan biri de, kamusal alana kamusal eriţim getirmekti.Aaron souhaitait tout particulièrement ouvrir l'accès public au domaine public.
Aaron'ýn özellikle ilgilendiđi konulardan biri de, kamusal alana kamusal eriţim getirmekti.En af de ting Aaron var specielt interesseret i var at sikre offentlig adgang til offentlig ejendom.
Aaron'ýn özellikle ilgilendiđi konulardan biri de, kamusal alana kamusal eriţim getirmekti.Una de las cosas en las que Aaron estaba interesado era llevar el acceso público al dominio público.
Aaron'ýn özellikle ilgilendiđi konulardan biri de, kamusal alana kamusal eriţim getirmekti.Una delle cose che interessavano particolarmente Aaron era quello di garantire l'accesso al pubblico dominio.
Aaron'ýn özellikle ilgilendiđi konulardan biri de, kamusal alana kamusal eriţim getirmekti.Одна из вещей, Аарон был особенно заинтересован в приносил доступ общественности к общественному достоянию.
Aaron'ýn özellikle ilgilendiđi konulardan biri de, kamusal alana kamusal eriţim getirmekti.От нещата, от които Арън наистина се интересуваше беше да се осигури обществен достъп до публичния домейн.
Aaron'ýn özellikle ilgilendiđi konulardan biri de, kamusal alana kamusal eriţim getirmekti.واحدة من الأشياء التي كان آرون مهتماً بها اهتماماً خاصاً، كانت توفير الوصول الجماهيري إلى الملكية العامة
Aaron'ýn özellikle ilgilendiđi konulardan biri de, kamusal alana kamusal eriţim getirmekti.これが彼を多くのトラブルに巻き込んだ原因のひとつでした。
A fiirketler:AB politikaları, mevzuatı, fonları veya programlarıgibi konularda bilgi almak istiyorlarsa,Bedrijven kunnen bij de EIC’s terecht voor de volgendediensten:
A fiirketler:AB politikaları, mevzuatı, fonları veya programlarıgibi konularda bilgi almak istiyorlarsa,Gli EIC possono rivelarsi un aiuto prezioso per tuttele imprese che:
A fiirketler:AB politikaları, mevzuatı, fonları veya programlarıgibi konularda bilgi almak istiyorlarsa,Informationen zu Fragen über EU-Politik,Gemeinschaftsrecht, EU-Finanzhilfen oder Förderprogrammen sucht,
A fiirketler:AB politikaları, mevzuatı, fonları veya programlarıgibi konularda bilgi almak istiyorlarsa,Søger oplysninger om emner som f.eks. EU’s politik, lovgivning, finansiering eller programmer
Aile Birliği göçmen ailelere çocuk yetiştirme ve ailenin refahını ilgilendiren konularda rehberlik etmektedir.Väestöliitto donne des conseils en matière d’éducation et de bien-être de la famille aux familles d’immigrés.
Aile Birliği göçmen ailelere çocuk yetiştirme ve ailenin refahını ilgilendiren konularda rehberlik etmektedir.Väestöliitto ger råd till invandrarfamiljer i frågor rörande barnfostran och familjens välmående.
Aile Birliği göçmen ailelere çocuk yetiştirme ve ailenin refahını ilgilendiren konularda rehberlik etmektedir.Väestöliitto neuvoo maahanmuuttaja-perheitä lastenkasvatukseen ja perheen hyvinvointiin liittyvissä asioissa.
Aile Birliği göçmen ailelere çocuk yetiştirme ve ailenin refahını ilgilendiren konularda rehberlik etmektedir.Ассоциация семьи проводит консультирование семей мигрантов по вопросам воспитания детей и благополучия семьи.
Aile Birliği göçmen ailelere çocuk yetiştirme ve ailenin refahını ilgilendiren konularda rehberlik etmektedir.رابطة السكان تقدم استشاراتها للعائلات المهاجرة في الأمور التي تتعلق بتربية الأطفال ورفاهية العائلة.
Aile Birliği göçmen ailelere çocuk yetiştirme ve ailenin refahını ilgilendiren konularda rehberlik etmektedir.针对移民家庭,人口协会提供孩子抚养和家庭健康方面的咨询。
Aile Birliği göçmen ailelere çocuk yetiştirme ve aile refahı ile ilgili konularda rehberlik etmektedir.Väestöliitto donne des conseils en matière d’éducation et de bien-être de la famille aux familles d’immigrés.
Aile Birliği göçmen ailelere çocuk yetiştirme ve aile refahı ile ilgili konularda rehberlik etmektedir.Väestöliitto ger råd till invandrarfamiljer i frågor rörande barnfostran och familjens välmående.
Aile Birliği göçmen ailelere çocuk yetiştirme ve aile refahı ile ilgili konularda rehberlik etmektedir.Väestöliitto neuvoo maahanmuuttaja-perheitä lastenkasvatukseen ja perheen hyvinvointiin liittyvissä asioissa.
Aile Birliği göçmen ailelere çocuk yetiştirme ve aile refahı ile ilgili konularda rehberlik etmektedir.رابطة السكان تقدم الاستشارات لعائلات المهاجرين في الأمور المتعلقة بتربية الأطفال والرفاهية.
Aile Birliği göçmen ailelere çocuk yetiştirme ve aile refahı ile ilgili konularda rehberlik etmektedir.芬兰人口联合会向外籍移民家庭提供有关育儿和家庭健康的咨询服务。
Ama diğer konularda kesin değildirler ve sadece farklı sonuçlar için olasılıklara sahipsinizdir.Ale inokedy nie sú a človek má len nádej na odlišné výsledky.
Ama diğer konularda kesin değildirler ve sadece farklı sonuçlar için olasılıklara sahipsinizdir.Ale v ostatních případech nejsou, a vám zbývá ta pravděpodobnost pro rozdílné výstupy.
Ama diğer konularda kesin değildirler ve sadece farklı sonuçlar için olasılıklara sahipsinizdir.Ale w innych nie są i mamy tylko prawdopodobieństwa dla różnych możliwości.
Ama diğer konularda kesin değildirler ve sadece farklı sonuçlar için olasılıklara sahipsinizdir.Ansonsten sind sie es nicht, und man hat nur Wahrscheinlichkeiten für unterschiedliche Ergebnisse.
Ama diğer konularda kesin değildirler ve sadece farklı sonuçlar için olasılıklara sahipsinizdir.Dar în alte ocazii ele nu sunt, şi aveţi doar probabilităţile diverselor rezultate posibile.
Ama diğer konularda kesin değildirler ve sadece farklı sonuçlar için olasılıklara sahipsinizdir.De más esetekben nem azok, és a különböző kimenetelekhez csak valószínűségeket tudunk rendelni.
Ama diğer konularda kesin değildirler ve sadece farklı sonuçlar için olasılıklara sahipsinizdir.그러나 어떤 경우엔 그렇지 않고, 다양한 결과에 대한 각각의 확률 밖에 얻을 수 없습니다.
Ama diğer konularda kesin değildirler ve sadece farklı sonuçlar için olasılıklara sahipsinizdir.Ma altre volte non lo sono, e voi avete solo probabilità per ogni diverso risultato.
Ama diğer konularda kesin değildirler ve sadece farklı sonuçlar için olasılıklara sahipsinizdir.Maar soms zijn ze dat niet, en heb je enkel kansrekeningen voor verschillende uitkomsten.
Ama diğer konularda kesin değildirler ve sadece farklı sonuçlar için olasılıklara sahipsinizdir.Mais d'autres fois, elles ne le sont pas, et vous avez juste des probabilités pour les différents résultats.
Ama diğer konularda kesin değildirler ve sadece farklı sonuçlar için olasılıklara sahipsinizdir.Outras vezes não são, e só temos probabilidades para diferentes resultados.
Ama diğer konularda kesin değildirler ve sadece farklı sonuçlar için olasılıklara sahipsinizdir.Pero otras veces no lo son, y sólo se tienen probabilidades para diferentes resultados.
Ama diğer konularda kesin değildirler ve sadece farklı sonuçlar için olasılıklara sahipsinizdir.Але іншим разом --- ні, і тоді ви маєте лише імовірності різних завершеннь [процесів].
Ama diğer konularda kesin değildirler ve sadece farklı sonuçlar için olasılıklara sahipsinizdir.Но друг път те не са, и вие имате само вероятности за различните резултати.
Ama diğer konularda kesin değildirler ve sadece farklı sonuçlar için olasılıklara sahipsinizdir.Но иногда это неверно, и есть только вероятности различных исходов.
Ama diğer konularda kesin değildirler ve sadece farklı sonuçlar için olasılıklara sahipsinizdir.במקרים אחרים לא, ויש לנו רק הסתברויות לתוצאים שונים.
Ama diğer konularda kesin değildirler ve sadece farklı sonuçlar için olasılıklara sahipsinizdir.لكن في أوقات أخرى لم تكن كذلك، وتحصل على إحتمالات لنتائج مختلفة فقط.
Ama diğer konularda kesin değildirler ve sadece farklı sonuçlar için olasılıklara sahipsinizdir.つまり宇宙の歴史は基本法則だけでは決まらないということです
Ama güne Cumartesi konularda oldukça karmaşıklaştırır olmak.Aber heute es Sonnabend eher verkompliziert die Sache.
Ama güne Cumartesi konularda oldukça karmaşıklaştırır olmak.Ale dziś jest sobota, a komplikuje sprawę.
Ama güne Cumartesi konularda oldukça karmaşıklaştırır olmak.Ale na den je sobota poněkud komplikuje.
Ama güne Cumartesi konularda oldukça karmaşıklaştırır olmak.Ale na deň je sobota trochu komplikuje.
Ama güne Cumartesi konularda oldukça karmaşıklaştırır olmak.Ampak to-dan pa sobota, ne zapleta zadeve.
Ama güne Cumartesi konularda oldukça karmaşıklaştırır olmak.Dar pentru a-zi fiind sâmbătă complică destul de materie.
Ama güne Cumartesi konularda oldukça karmaşıklaştırır olmak.De ma is szombat, hanem megnehezíti.
Ama güne Cumartesi konularda oldukça karmaşıklaştırır olmak.이에 일​​ 토요일 오히려 문제를 복잡하고.
Ama güne Cumartesi konularda oldukça karmaşıklaştırır olmak.Maar tot-dag wordt zaterdag compliceert eerder zaken.
Ama güne Cumartesi konularda oldukça karmaşıklaştırır olmak.Mais aujourd'hui, étant samedi complique plutôt les choses.
Ama güne Cumartesi konularda oldukça karmaşıklaştırır olmak.Ma oggi è Sabato piuttosto complica le cose.
Ama güne Cumartesi konularda oldukça karmaşıklaştırır olmak.Mas a-dia, em vez de ser sábado complica as coisas.
Ama güne Cumartesi konularda oldukça karmaşıklaştırır olmak.Men i dag är lördag komplicerar snarare frågor.
Ama güne Cumartesi konularda oldukça karmaşıklaştırır olmak.Men i dag bliver lørdag temmelig kompliceret spørgsmål.
Ama güne Cumartesi konularda oldukça karmaşıklaştırır olmak.Mutta-päivä oli lauantai pikemminkin monimutkaistaa asioita.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
konularda ile cümle - Sayfa 11 - konularda kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App