Siyasi konularda görüş belirtir.Spėjama – politiniais sumetimais.
1662 yılında kralın danışma meclisine girer ve burada dışişleri ve donanma konularında görev alır.1616 m. tapo karaliaus tarybos nariu, atsakingu už karo reikalus ir užsienio politiką.
Bu konularda daha ileri araştırmaların yapılması gerekmektedir.Šią sritį reikia geriau ištirti.
Aşk teması ise en çok işlenen konulardan olmuştur.Meilė yra viena iš pagrindinių temų mene.
Terörizm ve uluslararası güvenlik konularında çalışmalarda bulunmaktadır.Energijos tiekimo saugumas ir tarptautinis bendradarbiavimas.
Özellikle sosyal konularda oldukça beceriklidir.Daugiausia rašo socialiniais klausimais.
“Hayat bilgisi” muadili olan ders konularını içerir.Skaito paskaitas gėrimų kultūros tema.
Bu sebeple bilgi üretemediği konularda Tanrının bileceğini savunmuştur. O’na göre “ruh yaşamın ilkesidir”.Teigiama, kad Dievas nežino jokio blogio, nes priešingu atveju jis būtų jo pradininkas.
Genç yaşlarda spora, tarihe ve askeri konulara meraklıydı.Savo jaunystę praleido Florencijoje ir domėjosi politika, kariuomene ir sportu.
Toplumdaki dini ve ahlaki konuları işlemiştir.Rašė politinėmis, visuomenės gyvenimo, moralės temomis.
Hollanda ve İsviçre’de bu konuların uzmanları ile çalışmalar yaptı.Danijoje ir Olandijoje susipažino su tų šalių meniniu gyvenimu, dailininkų darbais.
Komisyon toplantısında en önem verilen konulardan biri de okulda izlenecek metottu.Svarbiausias visus juos dominantis klausimas – ar bus priimti į universitetą.
Diğer konularda her biri bağımsızdı.Kitos, tuo tarpu, buvo autonomiškos.
2017- 2018 m. Başbakan Saulius Skvernelis'in uluslararası konulardaki danışmanı idi.2017–2018 m. Ministro pirmininko S. Skvernelio patarėjas tarptautiniais klausimais.
Her kulüp, kural değişiklikleri ve sözleşmeler gibi konularda bir oy hakkına sahip bir hissedardır.Igal klubil on reeglimuudatuste ja lepingute osas hääleõigus.
Speer bunu kabul etti ve önümüzdeki birkaç gün içinde çok çeşitli konularda bilgi verdi.Speer nõustus ning järgmistel päevadel pakkus ameeriklastele informatsiooni ka mitmetes muudes valdkondades.
Genç yaşta dini konulara büyük ilgi duymaya başladı.Juba varajasest noorusest peale huvitus ta sügavalt ka usuasjadest.
Diğer konularda ise salt çoğunluk yeterlidir.Muudel juhtudel piisab tavalisest häälteenamusest.
Bu konularda daha ileri araştırmaların yapılması gerekmektedir.Vajalik oleks teha täpsemad uuringud.
Geminin ağırlık merkezi veya dengesi gibi önemli konular üreticilerin deneyimlerine göre yapılıyordu.Nii hinnati olulisi faktoreid, nagu näiteks laeva raskuskese, laevameistri kogemuste põhjal.
Fıkıh: Şeriat ve ibadet ile ilgili konuları inceler.1. : Valimik jutlusi ja kõnesid.
O en çok ırk ve cinsiyet konularını araştırıyordu.Ta pani ette uurida rassi ja rassismi geograafiat.
Görüngübilim, etik ve felsefi antropoloji konularında yaptığı çalışmalarla tanınır.Ta tegeles fenomenoloogia, eetika ja filosoofilise antropoloogiaga.
Ayrıca Arma Departmanı, soylu ve onursal vatandaşların hakları ile ilgili konuları yönetiyordu.Meeskohtu kompetentsi kuulusid talurahva tsiviil- ja kriminaalasjad ning aadlike väikesed tsiviilasjad.
Konular 147 bölüme ayrıldı.Uksed valmisid 1424.
Tarihi konular yerine günlük konulara yoğunlaşırlar.Ta rõhutas, et üldteoreetiliste debattide asemel tuleb keskenduda konkreetsetele probleemidele.
Müzik analizi ve sistematik müzikoloji konularına odaklanan çalışmalar yürütmektedir.Rakendanud muusikaliste nähtuste analüüsimiseks lingvistilisi ja muusikaakustilisi meetodeid.
Kitapta çeşitli konular hakkında değerlendirmeler mevcuttur.Back of the Book - käsitletakse mitmesuguseid teemasid.
Helsinki Yurttaşlar Derneği çalışmalarını, belli konulara odaklanarak, proje temelli olarak yürütür.Foorumitel analüüsitakse Helsingi protsessi üldist kulgemist ja kavandatakse tegevussuunad.
Rubaide işlenen konular tuyuğda da işlenir.Küüditatute puhul rakendati ka ametikeelde.
17. yüzyıl başlarında "singspiel" oyunlarının dinsel konulardan uzaklaşmaya başladığı görülür.19. sajandi alguses kandusid Singspiel'i traditsioonid üle nn päästmisooperitesse.
Felsefi konular hakkında araştırmalar yaptı.Ta töötas "Filosoofiliste uurimuste" kallal.
Sonraki yıllarda çeşitli politik ve toplumsal konulara evrildi.Jaapan seisis pärast Esimest maailmasõda silmitsi mitmete poliitiliste ja sotsiaalsete probleemidega.
Felsefi konular ve aşk konusu işlenir.Filosoofide ja armastuse suhe pole lihtne.
Ayrıca logaritmik konuların listesine bakınız.Vaata ka peaartiklit Eesti maanteede loend.
18 yaşından küçüklerin de bazı konularda karar verme hakları bulunmaktadır.Myös alle 18-vuotiailla on oikeus tehdä itse päätöksiä joissakin asioissa.
18 yaşından küçüklerin de bazı konularda karar verme hakları bulunmaktadır.Också barn under 18 har rätt att fatta beslut i vissa ärenden.
18 yaşından küçüklerin de bazı konularda karar verme hakları bulunmaktadır.Sin embargo, también los menores de 18 años tienen el derecho de tomar decisiones en determinados asuntos.
18 yaşından küçüklerin de bazı konularda karar verme hakları bulunmaktadır.Подростки до 18 лет также имеют право принимать решения по некоторым вопросам.
18 yaşından küçüklerin de bazı konularda karar verme hakları bulunmaktadır.كذلك لدى الذين تقل أعمارهم عن 18 عاماً الحق في بعض الحالات الاستثنائية بأن يصنعوا قراراتهم بأنفسهم.
18 yaşından küçüklerin de bazı konularda karar verme hakları bulunmaktadır.根据法律规定,年满 18 周岁的是成年人。成年人是社会中具有行为能力的成员,有权决定自己的人生。未满 18 岁的未成年人也可自主决定一些与其有关的生活事务。
2000 yılında, küresel sağlık konularını belgelemeye başladım, ve öncelikle Afrika'daki AIDS'e odaklandım.2000-ben kezdtem a globális egészségügyet dokumentálni, az afrikai AIDS fertőzéssel kezdve.
2000 yılında, küresel sağlık konularını belgelemeye başladım, ve öncelikle Afrika'daki AIDS'e odaklandım.2000년, 저는 아프리카의 에이즈 문제에 집중하면서 세계적인 건강 문제를 취재하기 시작하였습니다.
2000 yılında, küresel sağlık konularını belgelemeye başladım, ve öncelikle Afrika'daki AIDS'e odaklandım.Em 2000, comecei a documentar questões de saúde global, concentrando-me primeiro na SIDA em África.
2000 yılında, küresel sağlık konularını belgelemeye başladım, ve öncelikle Afrika'daki AIDS'e odaklandım.En 2000, comencé a documentar problemas mundiales de salud, concentrándome primero en el SIDA en África.
2000 yılında, küresel sağlık konularını belgelemeye başladım, ve öncelikle Afrika'daki AIDS'e odaklandım.In 2000 begon ik mondiale gezondheidsproblemen te documenteren, eerst gericht op aids in Afrika.
2000 yılında, küresel sağlık konularını belgelemeye başladım, ve öncelikle Afrika'daki AIDS'e odaklandım.Vuonna 2000 aloin dokumentoida globaaleja terveysongelmia keskittyen ensin AIDSiin Afrikassa.
2000 yılında, küresel sağlık konularını belgelemeye başladım, ve öncelikle Afrika'daki AIDS'e odaklandım.W 2000 roku zacząłem się zajmować kwestiami zdrowia na świecie, zwłaszcza AIDS w Afryce.
2000 yılında, küresel sağlık konularını belgelemeye başladım, ve öncelikle Afrika'daki AIDS'e odaklandım.През 2000 започнах да документирам глобалните здравни проблеми, концентиращи се първо на СПИН-а в Африка.
2000 yılında, küresel sağlık konularını belgelemeye başladım, ve öncelikle Afrika'daki AIDS'e odaklandım.ב-2000 התחלתי לתעד סוגיות בריאות גלובליות, ובתחילה התמקדתי באיידס באפריקה.
2000 yılında, küresel sağlık konularını belgelemeye başladım, ve öncelikle Afrika'daki AIDS'e odaklandım.عام 2000، بدأت في توثيق قضايا الصحة العالمية، بالتركيز أولاً على الإيدز في أفريقيا.
2000 yılında, küresel sağlık konularını belgelemeye başladım, ve öncelikle Afrika'daki AIDS'e odaklandım.まずアフリカのエイズに集中して 私は看護側の仕事を通じて物語を語ろうとしました
2 Çapraz kesişme içindeki konular2 Medsektorske teme
2 Çapraz kesişme içindeki konular2 Monialaiset teemat
2 Çapraz kesişme içindeki konular2 Prierezové témy
2 Çapraz kesişme içindeki konular2 Průřezová témata
2 Çapraz kesişme içindeki konular2 Tematy przekrojowe
2 Çapraz kesişme içindeki konular2 Temi trasversali
2 Çapraz kesişme içindeki konular2 Thèmes interdisciplinaires
2 Çapraz kesişme içindeki konular2 Több területet érintő témák