Ayrıca ictihad caiz olmayan konularda yapılamaz.Επίσης δεν αναφέρει τα διαστήματα εμπιστοσύνης.
La Salon Courbé (2007) benzer tartışmalı konularla uğraştı.Το βιβλίο του Connes (1994) ασχολείται με πιο επιτηδευμένα θέματα.
Eserde insan, Allah, varlık konuları işlenmiştir.Mennesket er i forhold til Allah afmægtigt, underkastet.
Speer bunu kabul etti ve önümüzdeki birkaç gün içinde çok çeşitli konularda bilgi verdi.Speer indvilligede, og i løbet af de næste dage leverede han informationer om en lang række emner.
Albümün ikinci kısmı da farklı farklı savaş temalı konuları işlet.Den anden halvdel af albummet handler om forskellige krigsrelaterede forhold.
Vakıf, HIV/AIDS ile ilgili konularda farkındalığın artması için çalıştı.Kollektionen er designet til at gøre opmærksom på problemerne med hiv/aids.
Büyükleriyle (otorite ifade edenlerle) cinsel konuları konuşmaktan utanabilirler.Kvinder er i overtal, når der tales om piskesmæld.
Atmosferik kırılma ilgili konular tüm astronomik gözlemlere uygulanır.De relaterede problemer med atmosfærisk refraktion vedrørte alle astronomiske observationer.
Okuma konuları Tennyson, Wordworth, Milton, Coleridge, Trollope, Thackeray ve George Eliottu.Tennyson, Wordsworth, Milton, Coleridge, Trollope, Thackeray og George Eliot.
2011 yılında, orta öğretim, gençlik ve amatör spor konuları için eleştirmen olarak atandı.I 2011 blev han valgt som Shadow Minister for uddannelse, ungdom og amatørsport.
Ayrıca bilinçli tüketicilik konuları üzerinde durulur.Det samme for bevidst ødelagte genstande.
1993 yılında Turçinov Başbakan Kuçma'nın ekonomik konularda danışmanı olarak atandı.I 1993 blev Turtjinov formelt udnævnt en rådgiver i økonomiske spørgsmål for premierminister Kutjma.
Film, televizyon, müzik, Broadway tiyatrosu, kitap ve popüler kültür konularını içermektedir.Det dækker film, tv, musik, Broadway-produktioner, bøger og populærkultur.
Cumhurbaşkanı askeri konulardaki en üst otorite ve bir nükleer saldırı emri verebilecek tek kişidir.Præsidenten er den eneste, der kan iværksætte et atomangreb.
Bu konudan sonra konuların nasıl bölünmesi gerektiğiyle ilgili fikirler açık değildir.Meningerne om hvad de så må gøre er delte.
Birçoğu M190'la aynıdır ve hatta kaplama ve montaj konularında bile tıpa tıp aynıdırlar.Mange af dem har identiske specifikationer med M190, og selv med dennes kasse og monteringsdetaljer.
Burada Bilimsel konular da ihtisas yapmıştı.Det gjaldt også videnskabelige artikler.
Özellikle dini konularda ağır baskı altında kaldılar.Frem for alt var man meget tolerante i religiøse spørgsmål.
Ayrıca askerî konular üzerine yazardı.Han publicerede desuden en del skrifter om militære emner.
Diğer konularda ise salt çoğunluk yeterlidir.I de fleste af vandhullerne yngler der stor vandsalamander.
Ancak federal konulardaki anlaşmazlıklara müdahele edemezler.Vi er overhovedet ikke villige i at gå på kompromis om føderal opdeling.
Ekonomik konularda klasik liberalizm ve sosyal liberalizm arasında bir konum alırlar.Ordoliberalismen befandt sig mellem den klassiske liberalisme og socialliberalismen.
Bu deyimler tartışmalı konulara taze bakış açısıyla bakılmasına fırsat verebilir.Man taler om at se på tingene i et helhedsperspektiv.
Hacı Cemal Öğüt dinî konular ağırlıklı olmak üzere birçok eser kaleme aldı.Folkeviseindsamlingen skylder Rääf meget.
Forumlarda dini, siyasi, erotik ve huzuru bozan konulara izin verilmemektedir.I logerne må desuden ikke diskuteres forretning, politik eller religion.
Komisyon, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılım sürecine ilişkin konularda görevlidir.Ligevel er det interessant, at Tyrkiet nu er i forhandlinger om optagelse i EU.
Moda, yaşam tarzı ve güzellik konuları ele alınmaktadır.Magasinet beskæftiger sig med mode, skønhed og livsstil.e.
Kalkülüs, cebir, trigonometri ve analitik geometri konularının üzerine inşa edilmiştir.Det var på denne tid nye områder som topologi, analytisk talteori og analytisk geometri blev udviklet.
Kimya, malzeme bilimi, nanoteknoloji ve mühendislik dallarıyla ortak konulara da sahiptir.Faststoffysik overlapper kemi, materialevidenskab, nanoteknologi og ingeniørarbejde.
Bu belgeler haberleşme ve iletişim konuları için kısmen çevirtilebilir.Featuren kan anvende elementer af interview og reportage.
Ortak dışişleri ve güvenlik politikası da denen ikinci sütun dış ilişkileri ve askerî konularla ilgilenir.Sikkerhedspolitik er derfor nært forbundet med både udenrigspolitik og forsvarspolitik.
Michael E. Rosen, Kıta felsefesinin karakteristiğindeki ortak konuları tanımlamıştır.Johannes V. Jensen, har fremsat synspunkter af livsfilosofisk karakter.
Kor halinde kömür konularak ısıtılan bu ütüler ise oldukça ağır idi.Dynen, som holder på Jordens varme, blev for tyk.
Mısırbilim ya da Mısıroloji, Antik Mısır ve Mısır'ın tarihi konularını inceleyen bir bilim dalıdır.Egyptologi er læren om og studiet af det gamle Egypten.
Erişim tarihi: 3 April 2010. ^ konularıEr bjørnetjenesten en and?, Sprogminuttet 3. december 2010
Devlet yaşamındaki en önemli sorunlar halkın tartışmasına açılır ve bu konularda halk oylamasına gidilir.Hans primære mål i tilværelsen er tilsyneladende at gå rundt i gaderne og hilse på folk.
Konsüllerin hem sivil hem de askeri konularda en üstün gücü vardı.Konsulene hadde makt av høyeste rang i både sivile og militære saker.
Her iki Yunanca versiyonda da Masoretik metinde bulunmayan apokrif konular mevcuttur.Begge de greske versjonene inneholder apokryfiske kapitlene som ikke finnes i den masoretiske teksten.
Özellikle, dil, eğitim ve din konularındaki mücadeleleri içermiştir.Særlig var striden om språk, utdanning og religion.
Her kulüp, kural değişiklikleri ve sözleşmeler gibi konularda bir oy hakkına sahip bir hissedardır.Hver klubb er en aksjonær med en stemme hver ved saken som regelendringer og kontrakter.
Okuma konuları Tennyson, Wordworth, Milton, Coleridge, Trollope, Thackeray ve George Eliottu.Hennes lesning uansett inkludert Tennyson, Wordsworth, Milton, Coleridge, Trollope, Thackeray og George Eliot.
Zengibar'ın temsilci meclisinin birlik hakkında olmayan konular dışındaki tüm alanlarda yetkisi bulunmaktadır.Zanzibars representantenes hus har bestemmelsesrett over alle saker som ikke har med unionen å gjøre.
Dilbilgisi ve retorik gibi konular üzerine çeşitli didaktik şiirler.Ulike didaktiske dikt på emner som grammatikk og retorikk.
Asıl olarak sınır konuları üzerine pazarlıklarda bulundu.Han forhandlet hovedsakelig om grensesaker.
Bu sebeple bilgi üretemediği konularda Tanrının bileceğini savunmuştur. O’na göre “ruh yaşamın ilkesidir”.Det gjentatte tema er «frykten for Gud (i betydningen underkaste seg Guds vilje) er begynnelsen på visdom».
1970'li yılların sonlarına doğru Apple, bilgisayar tasarımı ve üretim hattı konularında elemana sahipti.På slutten av 70-tallet hadde Apple en stab med datautviklere og en produksjonslinje.
Aşk teması ise en çok işlenen konulardan olmuştur.Hemmelige temae er de mest kompliserte temaene.
Zetkin kadınların oy hakkı ve fırsat eşitliği gibi konularda kadın politikasına da eğildi.Zetkin var interessert i kvinnepolitikk, bl.a. i kampen for like rettigheter og kvinnelig stemmerett.
Nanoteknoloji ve nanobiyoteknoloji konularında yaptığı araştırmalarla tanınmaktadır.Han er kjent for sin forskning på nanoteknologi.
Bu nedenle Justinianus hukuk, ilahiyat ve Roma tarihi konularında çok iyi eğitim almıştı.Justinian fikk en god utdannels i rettsvitenskap, teologi og romersk historie.
Posta konuşmaları artık konulardır.Heldigvis setter høyttalerne i med det samme.
Diğer konular onunla benim aramda."Og våre tanker er hos dem.»
Paris konvansiyonunda olduğu gibi Bern konvansiyonu da idari konular için bir merkez büro oluşturur.I likhet med Pariskonvensjonen, etablerte Bernkonvensjonen et byrå for å håndtere administrative oppgaver.
Bu konularda daha ileri araştırmaların yapılması gerekmektedir.Det er fremdeles behov for mer forskning på disse områdene.
Bazı uzmanlar, Zekeriya kitabının 9-14 konuları ile Malaki kitabı arasındaki benzerlikleri göz önüne serer.Det synes å være et slektskap mellom Sakarjas bok 9-14 og Malakis bok.
Ayrıca askerî konular üzerine yazardı.I tillegg var han en forfatter som skrev om militærrelaterte saker.
Eserlerinde bu konulara olan ilgisi fark edilir.Falsk deler sine erfaringer rundt det tema.
Görüngübilim, etik ve felsefi antropoloji konularında yaptığı çalışmalarla tanınır.Han er kjent for sitt arbeide innen fenomenologi og filosofisk antropologi.
Fakat asıl uzmanlık alanı, esrarengiz konuların araştırılmasıdır.Hennes spesialområde er forskning på mellomkulturelle spørsmål.
Sosyal konularda muhafazakar bir tutum izler.Partiet har en konservativ posisjon i sosiale spørsmål.