Nükleer konularda halkı bilgilendirmek.Eduskunta kiistelee ydinvoimasta Kansan uutiset.
Kitapta çoğunlukla İslami ve imani konular hakkındaki soruların cevapları bulunmaktadır.Sanoitukset käsittelevät yleensä islamin historiaa ja uskomuksia.
Ayrıca logaritmik konuların listesine bakınız.Katso myös luettelo MGMT:n kappaleista.
Realizm, konuların idealist bir tarzda ele alındığı Romantizm’e bir tepki olarak başladı.Realismi oli vastaus sitä edeltäneelle romantiikalle, jossa kohteita käsiteltiin ihannoivasti.
Kapuska: Lahana içine pirinç konularak yapılan yemek.Grill it! keskittyy grillattaviin ruokiin.
Konsüllerin hem sivil hem de askeri konularda en üstün gücü vardı.Aatelisto piti käsissään todellista valtaa niin sotilaallisissa kuin siviiliasioissakin.
Siyasi konularda görüş belirtir.Hän ottaa mielellään kantaa poliittisiin kysymyksiin.
Kapak olarak belirlenen konularda çok sayıda telif ve tercüme makaleye yer verilmektedir.Käännöksessä on useissa kohdin Sugitan muistiinpanoja jäänteenä käännöstyöstä.
Ayrıca, grup, farklı konularda raporlar yayınlar.Vastaavasti ilmoituksia tehdään eri tahoille.
Sonra muhasebecilik, kütüphanecilik ve buna benzer konularda genişletildi.Kirjakaupat, kirjastot ja muu vastaava toiminta olivat myös luvanvaraisia.
Üniversiteler arası iş birliği ile eğitim konularını sürekli genişletmektedir.Koulutusohjelmaa kehitetetään jatkuvasti yhdessä työelämän kanssa.
Çikatilo, sorulan sorulara karşın başka konulara saptı.Hurmostilassaan Pythia lausui vastaukset hänelle esitettyihin kysymyksiin.
Iron Maiden'ın şarkılarının çoğunluğu mitoloji, kurgu ve şiir konularından ilham almıştır.Muiden muassa monet Iron Maidenin kappaleet hakivat innoituksensa mytologiasta, fiktiosta ja runoudesta.
Bu model yazılım dışı konularda da kullanılmaktadır.Sitä on käytetty myös palamattomissa maaleissa.
Balıkesir Kongresi bazı konularda Erzurum Kongresinden de atak görünüyordu.Fish tuli kongressivuosinaan tunnetuksi kommunisminvastaisuudestaan.
Romanlarında komünist toplum konuları sık sık geçer.Hänen romaaninsa käsittelevät usein perhesuhteita.
Onların nakışları genellikle belirli gizemli veya dini konuları anlatır.Mysteerillä tarkoitetaan yleensä jotain salaperäistä tai arvoituksellista asiaa.
Enerji kullanımı veri merkezi içinde ana konulardan biridir.Energiaperiaatteen tärkein sovellusalue on suljettu systeemi.
Bu konudan sonra konuların nasıl bölünmesi gerektiğiyle ilgili fikirler açık değildir.Tämänkaltaisessa keskustelussa keskustelun lähtökohtien ei tarvitse olla varmoja.
Romanda romantik aşk konularına değinilmez.Rakkauselokuva käsittelee romanttisen rakkauden teemoja.
Bu konular araştırmaya muhtaç konulardır.Kokemuksista olisi tärkeä keskustella.
Sıklıkla özel konularda araştırma yapmak için oluşturulurlar.Toisinaan asemilla suoritetaan erikoistutkimuksia.
Son dönemlerde ise tıbbî antropologlar tıbbın araştırma ile ilişkin konularını incelemeye başlamışlardır.Renessanssin aikana lääketieteen edustajat alkoivat hiljalleen tutkia ihmisruumista ruumiinavauksin.
Deyişlerinde toplumsal konulara da kayıtsız kalmaz.Hänen tuotantonsa ei sisällä yhteiskunnallisia näkemyksiä.
İşlenen konular ilgili materyaller kullanılarak anlatılır.Sillä tarkoitetaan materiaalia, josta asiat on tehty.
9 ila 14. konular, ileride olacak "kehanetleri" içerir.Luvut 4-5 koostuvat toivoa koskevista ennustuksista.
Ayrıca Arma Departmanı, soylu ve onursal vatandaşların hakları ile ilgili konuları yönetiyordu.Kultainen bulla määritteli unkarilaisten aatelisten ja aatelittomien oikeudet.
Ayrıca bu çalışmalar, süperiletkenlik gibi konularda yapılan araştırmaların da önünü açmıştır.Nämä nousevat myös päällysveteen, kuten tutkimustuloksetkin osoittavat.
Beş ceset üstüste konularak açıkta bırakıldı ve bir grup insan üzerlerine basıp tükürdü.Ötzin ruumista ja hänellä olleita esineitä on tutkittu hyvin tarkkaan.
Hakk’ın Sesleri ile aynı konuları işler."Dear Father" on peräisin samoista äänityssessioista.
Teknik konularda uzmanlaşmış olsa da birçok sanat ve insan bilimleri dersleri de verilmektedir.Se on erikoistunut teknisiin aineisiin, mutta tarjoaa myös monia taiteiden ja humanististen aineiden kursseja.
Bu çalışmalarının yanı sıra sihir, astroloji ve Hermetik felsefe konularında da çalışmalar yapmıştır.Harhaoppiset myös puuhailevat kaikenlaisten maagikkojen, astrologien ja filosofien parissa.
Bugün, her ikisi de Rusya'nın federal konularıdır.Σήμερα, και οι δύο είναι ομοσπονδιακά υποκείμενα της Ρωσίας.
Ornstein bu konularda sonraki yıllarda birçok kitap yayımlamıştır.Ο Όρνσταϊν δημοσίευσε και άλλα βιβλία στον τομέα αυτό με την πάροδο των χρόνων.
Atmosferik kırılma ilgili konular tüm astronomik gözlemlere uygulanır.Σχετικά ζητήματα της ατμοσφαιρικής διάθλασης εφαρμόζονται σε όλες τις αστρονομικές παρατηρήσεις.
Bu konularda daha ileri araştırmaların yapılması gerekmektedir.Αναμένεται περισσότερη έρευνα σε αυτά τα σημεία.
Her kulüp, kural değişiklikleri ve sözleşmeler gibi konularda bir oy hakkına sahip bir hissedardır.Κάθε σύλλογος είναι μέτοχος, με μία ψήφο ο καθένας σε θέματα όπως αλλαγές κανόνων και συμβάσεις.
Tarihi, klasik ve dini konularda akademik stilde tablolar yaptı.Ζωγράφισε ιστορικά, κλασικά και θρησκευτικά θέματα, στο ακαδημαϊκό στυλ.
Kilisenin yapısı ve teolojik konular nesiller boyu süren ateşli bir tartışma konusunu oluşturdu.Η δομή και η θεολογία της εκκλησίας ήταν ζήτημα άγριας διαμάχης επί γενεές.
Nükleer konularda halkı bilgilendirmek.Εισαγωγή στην Πυρηνική Φυσική.
Sonraları daha gerçekçi konulara yöneldi.Τώρα σκέφτονται πιο ρεαλιστικά.
2011 yılında, orta öğretim, gençlik ve amatör spor konuları için eleştirmen olarak atandı.Το 2011 ορίστηκε ως σκιώδης υπουργός Μετα-Δευτεροβάθμιας Εκπαίδευσης, Νεολαίας και Ερασιτεχνικού Αθλητισμού.
Personel ayrıca şirket yerleşimine ilişkin vergi ve hukuk konularında da yardımcı olmaktadır.Η συνθήκη επίσης βοηθάει στην περαιτέρω συνεργασία των κρατών μελών σε θέματα δικαστικά και αστυνομικά.
Bilim insanları dang hummasını önleme ve hastalığı tedavi etme konularında araştırma yapmayı sürdürüyorlar.Οι επιστήμονες συνεχίζουν την έρευνα για την ανεύρεση τρόπων πρόληψης και θεραπείας της ασθένειας.
Derslerin %50'lik bölümü temel örgün eğitim konularını içeriyordu.Οι πρώτες σπουδάστριες προέρχονταν κατά 50% από τις σπουδάστριες του Αρχιγένειου Διδασκαλείου.
Felsefi konular hakkında araştırmalar yaptı.Ασχολήθηκε ακόμη με φιλοσοφικά θέματα.
Bu gruplar her şeyi kapsadığı için, tüm konularda geçerli idi.Όλα εκείνα παρήλθαν, διότι όλα αυτά τα νίκησες με τη γενναιότητά σου.
Konsüllerin hem sivil hem de askeri konularda en üstün gücü vardı.Οι αρμοδιότητες των βασιλιάδων ήταν τόσο στρατιωτικές όσο και θρησκευτικές.
Söz konusu esrarengiz konular, geleneksel bilim tarafından aydınlatılamayan konulardır.Ίσως είναι γνήσιος όταν μιλάει για μή επιστημονικά θέματα.
Fakat asıl uzmanlık alanı, esrarengiz konuların araştırılmasıdır.Βασικό έργο του ήταν εκείνο για τα μυστήρια.
Yıllardır bu olayla ilgili bazı konular hâlâ açıklığa kavuşmamıştır."Τίποτε από όσα διακυβεύονταν τόσα χρόνια δεν έχει χαθεί.
Haham Daum Yahudi çalışmaları ve Yahudi temel dersleri hakkında farklı konularla ilgili yazdı.Ο Ντάουμ έγραφε για διάφορα θέματα στον χώρο των Εβραϊκών σπουδών.
Yazar, uluslararası ilişkiler konuları üzerinde çalışmıştır.Διεθνείς διπλωμάται, ατενίσατε το έργον σας.
Toy etme; Oğuzlar mühim konularda karar vermek için toplantı yaparlardı.Τα παιδιά αφομοίωναν τα αντικείμενα έτσι ώστε να ανταποκρίνονται στις δικές τους νοητικές δομές.
Matematik ve fizikle ilgili konular üzerinde çok çalıştı.Στο σχολείο ενδιαφέρθηκε έντονα για τα μαθηματικά και τη φυσική.
13. yüzyıla doğru, konularını efsanelerden alan sagalar giderek yaygınlaşmıştır.Από τον 9ο αι. οι γραπτές μαρτυρίες αυξάνονται.
Ana farklılıklar içeriğinde ve konuların sıralamasındadır.Η διαφορά μεταξύ τους έγκειται στις γωνίες και στην έμφαση στη δομή.
Buna benzer konular yapay zekâ alanında araştırılmaktadır.Αυτό το είδος προβλήματος έχει μελετηθεί εκτεταμένα στο πλαίσιο της τεχνητής νοημοσύνης.
Ressamın konuları çok çeşitlidir.Η θεματολογία του σκηνοθέτη είναι ποικίλη.
Fakat bazı konularda muhafazakar ortodokslardan ayrılır (idam cezasına karşı olması gibi).Η ομοταξία τους χωρίζεται με τη σειρά της σε διάφορες υποκατηγορίες (υφομοταξίες).