Sağlık coğrafyası disiplinlerarası çalışma konularından biridir.O treinamento de sobrevivência é uma das disciplinas militares.
Analizci herkes önce bu konuları öğrenir.O leitor atento já deve ter percebido isto.
Sistematik bibliyografyalar: Bu bibliyografyalarda eserler konularına göre tanzim edilmişlerdir.A opinião está dividida sobre quais as partes da Bíblia são confiáveis, à luz destas considerações.
Şarkıda din ve çöküş gibi konular ele alınmaktadır.Na canção é questionada a vida e a morte.
Ana konularından biri, diferansiyel ve integral hesaptır.Plemelj trabalhou principalmente com cálculo diferencial e integral.
Ayrıca, grup, farklı konularda raporlar yayınlar.O grupo também publica relatórios sobre variados tópicos.
Bütün deneyler kuantum fiziğindeki temel çözülmesi gereken konuları ele almışlardır.Todos esses experimentos tentam chegar às mesmas questões fundamentais na física quântica.
Şarkılarının çoğu sosyal konularla ilgilidir.A maioria das canções são sobre amor.
Çeşitli konularda eserler yazdı.Escreveu sobre estes assuntos em várias obras.
Bununla birlikte tarihî konulardaki araştırmalarına aralıksız devam ettirdi.No entanto, ele gradualmente começou a pesquisar temas não convencionais.
Vincent ve Babe farklı konular hakkında sohbet ederler.O Sr. Mifune e eu fomos conversando sobre nossas bebidas.
Bu konulara ilk kez, 1875'te yayımlanan Science and Health (Bilim ve Sağlık) kitabında değindi.A primeira edição do livro Ciência e Saúde foi ao prelo em 1875.
1840'lardan itibaren bilim ve mühendislikle ilgili konularda yüzlerce makale yayınladı.Publicou centenas de artigos e notas sobre ciência e engenharia, a partir de 1842.
Katolik inancıyla ilgili konularda ve dinî, ahlâki meselelerin çözümünde yetkilidir.Tem poderes sobre assuntos de fé católica e para a decisão de assuntos eclesiásticos.
Farklı konularda yaklaşık bin adet risale yazdı.Escreveu mais de mil obras sobre diferentes áreas do pensamento.
Ayrıca logaritmik konuların listesine bakınız.Veja a lista de municípios da Catalunha.
Kimi zaman siyasi konularla da ilgili olabilmektedirler.Todavia também podem se referir a questões de ordem prática.
Ortak dışişleri ve güvenlik politikası da denen ikinci sütun dış ilişkileri ve askerî konularla ilgilenir.Os conceitos de segurança interna e segurança externa e as suas linhas de separação.
Bir noktada kral ona askeri konulardan dış işlerine kadar birçok konuda ciddi karar verme yetkisi vermiştir.Esse acordo dava ao rei um poder muito grande nos assuntos religiosos.
Holokost ve savaş sonrası Almanya'nın durumu Sebald'in eserlerinin başlıca konularıdır.Holocausto e a Alemanha pós-guerra são temas que marcam fortemente a sua obra.
Öğretilen bu konuların çoğu arazi incelenmesi için bilinmesi gerekli olan konulardı.Para obter a resposta de algumas questões foi necessário estudar o sismo.
Şarkıdaki sözler ayrıca kameraların ilgisini çekmek ve ün kazanmak gibi konulara da değinir.As letras também retratam o desejo de capturar a atenção da câmera, bem como alcançar a fama.
Bunlar çeşitli konular hakkındadır.São matérias distintas.
Bu konularda daha ileri araştırmaların yapılması gerekmektedir.Pesquisas adicionais são necessárias nesta área.
Nanoteknoloji ve nanobiyoteknoloji konularında yaptığı araştırmalarla tanınmaktadır.São objeto de estudo da nanociência e da nanotecnologia.
Film, televizyon, müzik, Broadway tiyatrosu, kitap ve popüler kültür konularını içermektedir.Seus assuntos são, no geral, sobre filmes, televisão, música, produções da Broadway, livros e cultura popular.
Her bölümde bazı alt konular vardır.Mas alguns pontos são comuns em qualquer de suas vertentes.
Eserlerinde bu konulara olan ilgisi fark edilir.Essa preocupação é refletida em suas obras.
Bilimsel kuşkuculuk, bilim eğitimi ve ahlak bilimi gibi konuların savunucusu.É um defensor do ceticismo científico, biologia educacional e da ciência da moralidade.
İlk modele patlayıcı tepkimeli zırh konularak Type 88II adı verildi.O primeiro modelo de produção foi denominado 208A.
Bu özel sayılar ve makalelerin bir kısmı ilgili konularda referans olarak kullanılmıştır.Há, no entanto, outros autores e obras a referir, dentro deste género.
Fikir ayrılığına düştükleri konular sadece ayrıntılardan ibarettir.Qualquer outra descrição difere somente em detalhes.
Siyasi konularda görüş belirtir.Veja mais em Questões legais.
Bazı "yuvarlama hatası" konuları ve diğer sorunlar ele alındı.Discorrem sobre Descartes e outros assuntos.
Bu değerlendirmede başarısız olan gemi adamları, başarısız olduğu konularda tekrar eğitime tabi tutulur.Por sua vez, os navios que sobreviveram retornaram em mau estado.
Sonunun nasıl ortaya çıktığı tarihin gizemli konularından biridir.As circunstâncias de suas mortes, todavia, é um mistério.
Descartes gündemdeki konuları iyi takip ederdi.Delacroix se interessou também pelos temas políticos do momento.
Paris'te mesleki konularda çalışmalarda bulundu.Como resultado, a ele foram garantidos os estudos em Paris.
Tetkikat konuları: Türk halklarının dil, tarih, kültür ve edebiyatı.IV Encontro sobre Língua, Literatura e Cultura Japonesa.
Ayrıca, sosyal konuları işledi, fakirlerin zorlu çalışma şartlarına dikkat çekti.E, você sabe, ele estava liberando a pressão sobre as dificuldades do trabalho.
Filmler ve dizilerin konuları kısa bir şekilde özet geçilmektedir.Fotografias e filmagens são estritamente proibidas nessas áreas.
Kalkülüs, cebir, trigonometri ve analitik geometri konularının üzerine inşa edilmiştir.O político era chegado em trigonometria e geometria analítica.
Şiirlerinde teolojik ve dini konuları ele almıştır.Sua poesia tem muitas vezes aspectos teológicos e religiosos.
KHR'lerde en çok ele alınan konular sağlık ve güvenliktir.Os maiores focos de revolta estavam concentrados na Saúde e no Sacramento.
Genç yaşta dini konulara büyük ilgi duymaya başladı.Seu interesse em assuntos de caráter religioso surgiu ainda na juventude.
Sonraki yıllarda Queen'in finansal ve idari konularıyla ilgilendi.Durante estes últimos períodos encarregou-se dos assuntos económicos e financeiros.
Çocuk diğer konularda iyi olmasına rağmen, harf harf okumayı ve yazmayı öğrenmekte zorluk çekiyordu.Diferente da maioria dos subjugados, Cosme sabia ler e escrever.
Sureler genellikle içerdiği konulardan birine verilen isimlerle anılırlar.Ela geralmente fala sobre problemas que outras pessoas também podem ter.
Bilim adamları başta fizik konuları ağırlıklı olarak uğraşırlar.Os cientistas lidam principalmente com temas de física.
Yaratıcısı Johanna Spyri (1827-1901), benzer konularda birçok kitap yazmıştır.De auteur, Johanna Spyri (1827–1901), schreef een aantal andere boeken rond vergelijkbare thema's.
Özellikle sosyal konularda oldukça beceriklidir.Ze is er vooral actief in sociale materie.
Surede kıyamet günü ve ahiret hayatı konularından bahsedilmiştir.Hij was de god van het hiernamaals, het vuur, de dag en hitte.
Nanoteknoloji ve nanobiyoteknoloji konularında yaptığı araştırmalarla tanınmaktadır.Zijn voornaamste bezigheden behelzen onderzoeken in de nanowetenschappen en de nanotechnologie.
1977 ortasında çeşitli konulardaki görüş ayrılıkları nedeniyle tekrar ayrıldı.In 1976 valt Mass Moving, wegens verschillende meningen, uit elkaar.
Hikâye yakın gelecekte geçmekte olup sanal gerçeklik ve MMORPG konularına odaklanmaktadır.De serie speelt zich af in de nabije toekomst en richt zich op verschillende virtuele MMORPG-werelden.
Sonraki yıllarda çeşitli politik ve toplumsal konulara evrildi.De daaropvolgende jaren vindt een sociale en politieke strijd plaats.
Diğer konularda her biri bağımsızdı.De verschillende N.V.'s waren allemaal onafhankelijk.
Eserlerinde, toplumsal ve sosyal konuları işlemeyi şiâr edinmişti.Via hun theatervoorstellingen wilden ze maatschappelijke en sociale toestanden aan de kaak stellen.
Vakıf, HIV/AIDS ile ilgili konularda farkındalığın artması için çalıştı.Ook ondernam ze activiteiten om de bewustwording van hiv/aids te vergroten.
Maskin; iktisat dalında oyun kuramı, ekonomik teşvikler ve sözleşme teorisi gibi çeşitli konularda çalıştı.Maskin heeft gewerkt aan diverse gebieden van de economie, zoals de speltheorie en de contracttheorie.