Asıl olarak sınır konuları üzerine pazarlıklarda bulundu.وكان لا بد من مفاوضات جدية حول الحدود.
Magic Mouse'un Mac Pro iş istasyonlarına istikrarlı bir bağlantı kurma becerisine diğer konular odaklanır.ماوس السحرية كما قد مشاكل معروفة مع الحفاظ على اتصال مستقرة لمحطات العمل "ماك برو".
Komitenin asıl rolü askerî politika ve stratejilere yön vermek ve bu konularda önerilerde bulunmaktır.ويتمثل دورها الرئيسي في توفير التوجيه والمشورة بشان السياسات والإستراتيجيات العسكرية.
Yazımlar da değişik konular yer alır.عند هذه النقطة تختلف الروايات.
Genellikle yüksek hayal gücü içeren konulara sahiptirler.وغالبا ما يكون عندهم أحلام يقظة مفرطة.
Her yazı, seçilmiş bir ders ile kişisel ve popüler ilgisi üzerine çeşitli konulardan oluştu.وتكونت كل مقالة من الدرس المختار بالإضافة إلى بعض الموضوعات الشخصية والمجتمعية المختلفة.
Vakıf, HIV/AIDS ile ilgili konularda farkındalığın artması için çalıştı.أثارت مبوي قلقاً كبيراً حول فيروس نقص المناعة البشرية / الإيدز.
Çeşitli kuralları kullanarak zaman uyumluluğu, kelime sıralaması ve benzeri konularda hataları algılayabilir.باستخدام مختلف القواعد، البرنامج بعدها يمكنه الكشف عن الأخطاء المختلفة، الأعداد، ترتيب الكلمات، وهكذا.
En azından askerî konularda kralın otoritesinin mutlak olduğu muhtemeldir.وعلى الأقل في القضايا العسكرية، تصبح سلطة الملك إمبريوم من المرجح مطلقة.
Eleştirilerin büyük çoğunluğu cyber hukuk tarafından henüz ele alınmamışt konularla ilgilidir.وإحدى الصعوبات تتعلق بالقيم الأخلاقية والتي لم يتناوله كتاب العبقراطية.
Yeni teklifte ise tasarım ve pazarlama konularında özerklik korunmaktaydı.وهذا ليس مفهومًا جديدًا ولكنه طريقة تفكير جديدة في مجال الإعلان والتسويق.
Parlamentonun görevi ilçeyi ilgilendiren konularda karar vermek ve ilçe yetkililerini seçmektir.إن مهمة مجلس النواب هي أن يعطي القرار في الموضوعات المتعلقة بالمدينة ويختار مسؤولي المدينة .
Bunlar çeşitli konular hakkındadır.وهي تتناول موضوعات مختلفة.
Toplumdaki dini ve ahlaki konuları işlemiştir.كان من دعاة الأخلاق و القيم في مجتمعه.
Bu konularda daha ileri araştırmaların yapılması gerekmektedir.ولا شك أن الأمر بحاجة إلى المزيد من الدراسات في هذا المجال.
Aleksandr, veliahtken babasıyla çeşitli konularda anlaşmazlığa düştü.يتحدث أندروود عن والده بفخر بين العامة.
Bu derleme bir öğüt kitabı ve bazı dini konuları açıklayıcı niteliktedir.هو كتاب جمع تفسير القرآن كاملاً واسمه (الجامع لأحكام القرآن، والمبين لما تضمن من السنة وأحكام الفرقان).
Yazar, uluslararası ilişkiler konuları üzerinde çalışmıştır.وكان حينها يدرس مجال العلاقات الدولية.
İlk tabloları çoğunlukla tarihi konular üzerineydi.وتدور معظم رواياتها حول موضوعات تاريخية.
Nükleer konularda halkı bilgilendirmek.إستخدام التكنولوجيا النووية في حفظ الأغذية.
Üzerine ceviz içi konularak sunulur.وفيها يفنى فيها المريد بمشيئة الله.
Mahkeme, vergi ve gümrüklerle ilgili konularla ilgilenir.القضايا المتعلقة بالضرائب والجمارك .
40'tan fazla roman yazan Nadir'in konuları, genellikle kırık aşklar üzerine oldu.و كتبت كريمة نادر أكثر من أربعين رواية و كانت موضوعاتها تدور حول " العشق المحطم ".
Burada diplomasi tarihi ve Balkan halkları tarihi konularında ders verdi.عرفت ماريا بأعمالها المتعلقة بتاريخ البلقان.
Pulların tasarımları o gün için popüler olan konulardan seçilmektedir.تصميم العلم يذكر الناس بذلك اليوم العظيم.
Halen küme teorisi, matematiksel mantık, topoloji konularına yoğunlaşmıştır.يراد به في علم المنطق المحمول، ويراد بالجيم الموضوع.
Tartışmalı konularموضوعات مثيرة للجدل
Böylece, grup, belirli konularda bölünebilir.Deste modo, o Grupo, pode ficar dividido em certas questões.
Ornstein bu konularda sonraki yıllarda birçok kitap yayımlamıştır.Ornstein publicou outros livros neste campo ao longo dos anos.
Her kulüp, kural değişiklikleri ve sözleşmeler gibi konularda bir oy hakkına sahip bir hissedardır.Cada clube é um acionista com direito a voto em questões como mudanças de regras e contratos.
Roddenberry bu konuları irdelemek için birçok yıl gelecekte geçen bir yıldız gemisi alegorisi kullanmıştır.Roddenberry utilizou a alegoria de uma nave estelar do futuro para explorar essas questões.
Bu konularda çeşitli bloglar mevcuttur.Existem diversos tipos de blogs atualmente.
Khan "ücretsiz okulunu" İngilizce gibi konuları kaosıcak şekilde genişletmeyi planlıyor.Khan também planeja estender sua "escola livre" para abranger temas como o Inglês.
Kölelik ve insan kaçakçılığı konularına yönelik ilk çok taraflı anlaşmalardan biriydi.Foi um dos primeiros tratados multilaterais a abordar questões de escravidão e tráfico humano.
Yanlı yorumlama yalnızca duygusal açıdan önemli konularla sınırlı değildir.A interpretação tendenciosa não está restrita a assuntos de significância emocional.
Kilisenin yapısı ve teolojik konular nesiller boyu süren ateşli bir tartışma konusunu oluşturdu.A estrutura e a teologia da Igreja tornaram-se alvo de uma disputa feroz durante gerações.
Özellikle, dil, eğitim ve din konularındaki mücadeleleri içermiştir.Em particular, envolvia uma luta luta no seio linguístico, educativo e religioso.
Atmosferik kırılma ilgili konular tüm astronomik gözlemlere uygulanır.Questões relacionadas de refração atmosférica se aplicavam a todas as observações astronômicas.
Notlar özel mülkiyet, komünizm ve para konuları da dahil olmak üzere geniş bir konu yelpazesini içermektedir.Os cadernos cobrem uma ampla gama de tópicos, incluindo propriedade privada, comunismo e dinheiro.
İmparatorların ve hükümetin refahı ile çeşitli konularda danışmanlık yapmak için dua etti.Orava para o bem-estar dos imperadores e do governo, oferecendo aconselhamento sobre diversas questões.
Hevesle kendi seçtiği konuları okudu.Ele leu avidamente sobre assuntos de sua própria escolha.
Destek süreçleri; güvenlik konuları ve eğitimi içerir.Esses processos de suporte também incluem questões de segurança e treinamento.
Eserlerinde mitolojik konuları işler.Ele volta a temas mitológicos.
İnceleme konuları disiplinler arası yaklaşımla ele alınmaktadır.Os temas investigados são abordados numa perspectiva interdisciplinar.
Savaş sonrası dönemde nükleer indüksiyon ve manyetik nükleer rezonans konularına yoğunlaşmıştır.Depois da guerra concentrou-se na pesquisa sobre a indução nuclear e a ressonância magnética nuclear.
Konularında ayıp sayılan ifadeleri, cinselliği ve iğrençliği çok kullanmaktadır.Todos estão cansados de ver tanto sexo, violência.
Genellikle din dışı konuları işlemiştir.Você nunca deixa de fazer coisas loucas.
Büyükleriyle (otorite ifade edenlerle) cinsel konuları konuşmaktan utanabilirler.Os seus pais não se incomodam com a sua orientação sexual.
Anna, yalnızca entelektüel seviyede değil ama günlük konularda da yetkin olduğunu kanıtlamıştır.Ana se mostrou muito capaz não apenas no nível intelectual, mas também em assuntos práticos.
Hikâye yakın gelecekte geçmekte olup sanal gerçeklik ve MMORPG konularına odaklanmaktadır.O enredo da série ocorre em um futuro próximo e se concentra em vários mundos de realidade virtual de MMORPG.
Bilimsel yönden çocuk konulara göre değişir.Inevitavelmente o filho adolescente sente a diferença.
Tümevarımlı mantık programlama özellikle biyoenformatik ve doğal dil işleme konularında kullanışlıdır.Programação em lógica indutiva é particularmente útil em bioinformática e processamento de linguagem natural.
Tarihî konularda yaklaşık otuz roman kaleme almıştır.Escreveu cerca de 30 romances sentimentais.
Film AIDS, eşcinsellik, travestilik, inanç ve varoluşçuluk gibi karmaşık konular ile ilgilenir.O filme lida com temas complexos como AIDS, travestilidade, identidade sexual, religião, fé e existencialismo.
Sadece Spor konularda ilgili işler için madalya verildi .Medalhas foram concedidas para obras que dizem respeito exclusivamente ao Desporto .
Bunlar yarı otonom birimlerdir ve futbol taraftarlarıyla ilgili konularda destek sağlarlar.Eventualmente faz matérias externas e acompanha equipes femininas de futebol.
Bu konuların gayet gerçekçi ve hatasız işlendiği gayet açıktır.Essas relações são valoráveis em verdadeiro e falso.
Komitenin asıl rolü askerî politika ve stratejilere yön vermek ve bu konularda önerilerde bulunmaktır.Sua função principal é fornecer orientação e aconselhamento sobre política e estratégia militar.
Bütçenin kabulü dışındaki konular hakkındaki kararlar, üye ülkeleri bağlamaz.Além da aprovação da matéria orçamental, as resoluções não são vinculativas para os membros.
Sonraları daha gerçekçi konulara yöneldi.E, em seguida, dissertam algo sobre realismo.