En çok tartışılan konuların başında Nil nehrinin kaynağı gelir.Наконец, самым серьезным поводом для ссор был вопрос об истоке Нила.
İlgili konular posta pulları, damgalar, ve çeşitli projeler ile bağlantılı zarflardır.Особый интерес представляют фальшивки, наклеенные на конверты и прошедшие почту.
Bu davalarda bu çeşitli konularda suçlu bulundu.Помимо этого, он неоднократно обвинялся в других подобных преступлениях.
Savaştan sonra askeri konular hakkında yazılar yazdı.Написал несколько книг на военную тематику после войны.
Esperantoda bir cümle yükleminin önüne ne konularak olumsuz yapılabilir.Это может быть неблагоприятным для простоты конструирования эсперантских слов.
Bu konuların gayet gerçekçi ve hatasız işlendiği gayet açıktır.Ясно, насколько несостоятельны и неправильны такого рода взгляды.
İçeriğin çoğu haberler ve talk-show; sosyal ve siyasal konulara odaklanmaktadır.Он — автор многочисленных статей и интервью, посвящённых актуальным общественно-политическим проблемам.
Bellek, yaşananları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama gücüdür.Правда мысли и воспоминания то и дело уводят его в прошлое, где он был так счастлив.
Robert Bosch, tarımsal konulara çok yakından ilgilendi ve Münih'in güneyinde bir çiftlik sahibi oldu.Бош любил заниматься сельским хозяйством и имел собственную ферму к югу от Мюнхена.
Asıl olarak sınır konuları üzerine pazarlıklarda bulundu.В пересчёте на неё заключались торговые сделки.
Ekonomik konularda klasik liberalizm ve sosyal liberalizm arasında bir konum alırlar.В экономике эколиберализм находится где-то между классическим либерализмом и социальным либерализмом.
Ancak Creative Commons yazılımı, bu tür konularda Creative Commons lisansı kullanımını önermemektedir.Причём оно вовсе не мешает применять Creative Commons на общих основаниях.
Sınavların geri kalan ikisi ise genel konulardadır.Два других письменных теста на общие темы.
Çeşitli eter teorileri ortam ve madde konularını somutlaştırmaktadır.Различные теории эфира воплощают различные концепции этой среды или вещества.
Keşkek mahallenin gençlerinin gelen misafirlerin enselerine havlu konularak yapılır(?).Некоторые наболевшие вопросы нашего молодежного движения»).
Mossad, genel olarak dış istihbarat konularında görev yapar.«Моссад» — служба внешней разведки.
Şehre ilişkin konular birlikte değerlendirilirdi.Хотя их вместе замечали в городе.
Leela ve Fry'ın ilişkileri, dizinin ana konularından biridir.Отношения с Фраем — одна из основных сюжетных линий.
Bu konularda deneme türünde yapıtlar verdi.Подобными вещами мы заставили студию.
Konuşulan konuların izleyicilerden gelen sorularla belirlendiği izleyici katılımlı bir program olmuştur.Но было в её поведении нечто, что вызывало теперь у зрителей сомнения.
Bu konularda Erivan'da bu güne kadar konferanslar yapılmaktadır.К этому дню в NHGRI приурочены специальные образовательные программы.
Bu kapsamda hammadde, enerji üretimi ve işgücü sağlanması konularında seferberlik ilan edilir.О том, как это происходит, можно узнать в зале — передача энергии и потребление.
Hastaya ayrı olaraq anestezi ve yaklaşan operasyon ile ilgili konularda planlı bilgi verilmelidir.Пациенту индивидуально разъясняются запланированный ход наркоза и вопросы, связанные с предстоящей операцией.
Konular okuyucuda merak uyandırmalı, aynı zamanda da eğitici ve bilgilendirici olmalıdır.Книга должна быть несложной для чтения и одновременно интересной.
Makine gibi konularda ustadır.Досконально разбирался в мототехнике.
Floransalı sanatçı eserlerinde daha çok dinsel konuları işlemiştir.В творчестве художника преобладают лирические темы.
İlk tabloları genellikle edebî konuların illüstrasyonlarıydı.Ранние картины Эгга, как правило, были иллюстрациями литературных сюжетов.
Konular günlük hayattan alınır.Это факты из повседневной жизни.
“‘İnsan hayvandan bilinciyle, din ya da benzeri konularda farklıdır.Людей можно отличать от животных по сознанию, по религии — вообще по чему угодно.
Bu konuların hiçbiri günümüzün bilimsel topluluğuyla bağdaştırılamaz.Ни одна из этих концепций не считается сегодня научным сообществом жизнеспособной.
Bu konular araştırmaya muhtaç konulardır.Эти законы необходимо изучать.
Haham Daum Yahudi çalışmaları ve Yahudi temel dersleri hakkında farklı konularla ilgili yazdı.Там Маймон имеет беседу с еврейским доктором и несколькими студентами-евреями.
Toplantıda temel konularda Lenin'in görüşleri kabul edildi.Резко против Собрания был настроен Ленин.
Eserde insan, Allah, varlık konuları işlenmiştir.По этой причине человек становится ответственным за свои поступки и будет за них отвечать перед Аллахом.
Derginin çoğu sayısında dosya konuları mevcut.Больше вещей из файла оказываются правдой.
Tarihî konularda yaklaşık otuz roman kaleme almıştır.Его перу принадлежит порядка 30 романов.
Maşalada köyün gençleri, oyun çıkararak, güncel konuları işler.Молодёжь села устраивала в период, свободный от полевых работ, ежедневные посиделки с танцами и играми.
İlk tabloları çoğunlukla tarihi konular üzerineydi.«Его статьи были, главным образом, на исторические темы.
Konular açıklanır, bilgi verilir.Ложными могут быть факты, сведения.
İl genel meclisleri, siyasal konularda karar alamazlar.ИБ не может принимать политических решений.
Afrika'da, insan hakları ve Üçüncü Dünya konuları ana konular arasındaydı.في أفريقيا، حقوق الإنسان وقضايا العالم الثالث هي من بين المواضيع المركزية المعالجة.
Eserde insan, Allah, varlık konuları işlenmiştir.إن الإنسان : بطبعه إلا من رحم الله (جواب القسم) .
Cumhurbaşkanı askeri konulardaki en üst otorite ve bir nükleer saldırı emri verebilecek tek kişidir.الرئيس هو السلطة العليا للشؤون العسكرية، وهو المسؤول الوحيد الذي يستطيع أن يأمر بتوجيه ضربة نووية.
Clare romanları boyunca hep ağır konular üzerinde odaklanmış.تركز كلير على المواضيع الثقيلة في جميع رواياتها.
Notlar özel mülkiyet, komünizm ve para konuları da dahil olmak üzere geniş bir konu yelpazesini içermektedir.تغطي المخطوطات مجموعة واسعة من المواضيع بما في ذلك الملكية الخاصة، الشيوعية و المال.
Yanlı yorumlama yalnızca duygusal açıdan önemli konularla sınırlı değildir.لا ينحصر التفسير الانحيازي في الموضوعات الهامَّة عاطفيًا.
Bu sırada başka bilim insanları da bu konularda çalışmalar yürütüyordu.لكن في نفس الوقت كان عدّة علماء نظريون آخرون يقومون بأبحاث في هذا الموضوع.
1970'li yılların sonlarına doğru Apple, bilgisayar tasarımı ve üretim hattı konularında elemana sahipti.بحلول نهاية السبعينيات، كانت شركة أبل تمتلك فريقا من مصممي الحاسوب وخطاً للإنتاج.
"İnsanları idârî konularda uyararak onlara önder ol ve onlara cezâ hukûkuyla hizâya getir.واشترط عليه الخليفة عثمان بقوله: «لا تنتخب الناس ولا تقرع بينهم، خيرهم فمن اختار الغزو طائعا فاحمله وأعنه».
Fuji Dağı, kültürel ve dini önemi sebebiyle Japon sanatının en popüler konularından biridir.ويعتبر جبل فوجي من أهم المواضيع في الفن الياباني لما له من أهمية دينية.
Leopold Infeld'la birlikte yazdığı Fiziğin evrimi kitabı ile kuantum ve mekân gibi konuları içerir.وبكتاب تطور الفيزياء الذي كتبه مع ليوبولد إنفيلد وهذا الكتاب يحتوي على موضوعات الكم والمكان.
Kimi zaman siyasi konularla da ilgili olabilmektedirler.يمكن أن تكوَن العديد من القضايا الاقتصادية أيضًا أسئلة سياسية.
İslam'da yokluk algısı çeşitli konularda geçmektedir.أما الأمر في الإسلام فإنه يختلف في نقاط معينة.
Dinî ve tasavvufî konulara rağbet göstermemiştir.فقال: إنه لم يدع لي محدثاً ولا سميراً.
Bu savaş ile donanma, askeri ve teknik konularda tecrübe kazandı.فقدأْكْسَبَت هذه الحرب الأسطول تجربة عسكرية و فنية .
Mutahhari İslam, İran ve tarihi konularda birçok kitap yazmıştır.كتب مطهري العديد من الكتب عن الإسلام، وإيران، والموضوعات التاريخية.
Bu hikâye pek çok defa anlatılmış ve pek çok defa değişik konulara işaret etmek için kullanılmıştır.وقد استخدمت هذه القصة في وقائع عديدة ولأسباب مختلفة لتوضيح وجهات النظر.
Halk hikâyeleri, konuları bakımından, aşk hikâyeleri ve kahramanlık hikâyeleri olmak üzere ikiye ayrılır.وانقسمت الحكايات الشعبية من حيث الموضوع إلى حكايات بطولية وحكايات عشق.
Ayrıca logaritmik konuların listesine bakınız.انظر أيضا إلى لوغارتم عقدي.
Ayrıca gündeme dair konuları farklı yönleriyle ele alan dosyalar hazırlamıştır.و علاوة على ذلك فإنها تعد ملفات تتناول قضايا جدول الأعمال بطرق مختلفة.