Araya (=) işareti konularak ifade edilir.Fra le due parti si mette il segno =.
Diğerleri ise devam eden araştırma konularıdır.Vi sono, tuttavia, alcuni rimedi attualmente oggetto di ricerca.
Degas'nın değindiği konular değiştikçe tekniği de değişti.Con l'arrivo di Dexter però le cose per lei sono cambiate in meglio.
Goli otok, çok uzun süre Yugoslavya'da konuşulması yasak konulardan birisiydi.I libri di Gilas furono a lungo vietati in Jugoslavia.
Nozick, hayatının son yıllarında felsefenin klasik konularıyla ilgilenmiştir.Negli ultimi anni della sua vita si dedico alla febbre tifoide..
Ayrıca Arma Departmanı, soylu ve onursal vatandaşların hakları ile ilgili konuları yönetiyordu.È detto intendente anche la persona incaricata di amministrare i beni di una famiglia reale o nobile.
Speer bunu kabul etti ve önümüzdeki birkaç gün içinde çok çeşitli konularda bilgi verdi.Lacy prese il negativo e per due giorni lo ha sottoposto ai diversi esperimenti scientifici.
Aile Planlaması, Gençlerin kötü alışkanlıklarından korunması ve ev ekonomisi konuları işlenmektedir.Ma le giovani generazioni minano la felicità della famiglia e del negozio.
Aile 1939'da, sanatında kırsal kesim hayatının konuları yoğunlaştığı, Arlington, Vermont'a taşındı.Nel '39 l'illustratore decise di trasferirsi con la famiglia ad Arlington (Vermont).
Ayrıca logaritmik konuların listesine bakınız.Vedi anche il lista degli argomenti topologia algebrica.
Takiben konular Cramer'den alınmıştır.Però questi all'ultimo momento vengono salvati da Clorinda.
Bu süreçte çalıştığı konular karmaşık analiz, diferansiyel geometri ve değişkenler hesabıydı.La sua ricerca ha riguardato l'analisi funzionale, la geometria differenziale ed il calcolo delle variazioni.
Merovenj konuları uluslararası alanda çok fazla ilgi çekmedi.La comunità internazionale ha fatto poco per risolvere il problema hmong.
Adolf Hitler'in vejetaryenliği, vejetaryenlik konusu altında çok kez tartışılmış konulardan birisidir.Le credenze religiose di Adolf Hitler sono state oggetto di un'accesa discussione tra gli storici.
Bugün, her ikisi de Rusya'nın federal konularıdır.Entrambi sono completamente sotto il controllo russo.
Mahkeme, vergi ve gümrüklerle ilgili konularla ilgilenir.Queste assemble deliberavano soprattutto in materia di tasse e tributi.
Muzaffer Dilek’in, mesleki konularda yayımlanmış 15’ten fazla makalesi bulunmaktadır.Vanta uno score personale di oltre 15.000 punti collezionati in carriera.
Çoğu dini konularda, birçok kısa şiir yazdı.Compose molte poesie su argomenti religiosi.
Ratzinger, kimi konulardaki tutucu görüşleriyle dikkat çekiyor.I Punk li odiano per le loro opinioni conservatrici.
Ticaret alanı ve özellikle iş yerlerinin yönetimiyle ilgili konularda hazırlanmıştır.Controversa ne è stata l'applicazione, specie con riguardo al settore del pubblico impiego.
Bu sırada başka bilim insanları da bu konularda çalışmalar yürütüyordu.Altri scienziati hanno da allora cercato di provare questa ipotesi.
Sonraları daha gerçekçi konulara yöneldi.Successivi esperimenti si basavano su situazioni più realistiche.
Molotov-Ribbentrop Paktı olarak bilinen bu anlaşmanın konularından biri de Polonya'nın geleceğidir.Questa scelta in qualche modo fu resa obbligata dal patto Molotov-Ribbentrop, che lasciava la Polonia sola.
Toplumsal konuları işleyerek insan kardeşliğini dile getirir.Crede nella fratellanza umana.
Siyasi konularda görüş belirtir.Considerazioni politiche.
Onlar tartışmamız gereken konular.Есть вопросы, которые нам необходимо обсудить.
Ornstein bu konularda sonraki yıllarda birçok kitap yayımlamıştır.Орнштейн опубликовал еще немало книг в этой области в последующие годы.
1999-2000 - teknolojik konuların çoğuna çözüm ve tedarikçiler bulundu.1999—2000 — поиск решений большинства технологических вопросов и поиск поставщиков.
Surede kıyamet günü ve ahiret hayatı konularından bahsedilmiştir.После Суда и воспламенения мира настанет восьмая эпоха — невечерний день Воскресения и вечной блаженной жизни.
Yedi ila dokuzuncu konular ise Yehova'nın Amos'a verdiği görümleri içerir.Ему противостоят семь или девять сыновей Сырада-нямы, которых зовут Сырада-нянту (Подземного льда парни).
Sesli harflerin üzerine konularak (işaretlenerek) hece uzaması sağlanır.Носовые гласные обозначаются тильдой над буквой (ã, ẽ, ɛ̃, ĩ, õ, ɔ̃, ũ).
Yanlı yorumlama yalnızca duygusal açıdan önemli konularla sınırlı değildir.Предвзятая интерпретация не ограничивается эмоционально важными темами.
Yunanistan ve uluslararası ekonomik konularda birçok eserler yayınladı.Он опубликовал много работ по греческой и международной экономической тематике.
Bu arada Andromeda'nın mürettebatının bir takım olması birinci sezonun ana konularından biriydi.Объединение команды «Андромеды» — главная тема первого сезона.
Stack Exchange, çeşitli konularda soru-cevap sitelerini bir araya getiren site ağı.Stack Exchange — сеть вебсайтов для работы с вопросами и ответами в различных областях.
Siyasi konularda görüş belirtir.«Мне понятны требования политические.
Yaratıcısı Johanna Spyri (1827-1901), benzer konularda birçok kitap yazmıştır.Её создатель, писательница Иоганна Шпири (1827—1901), написала также ряд других книг для детей.
Düzen ve konuları divanlarla aynıdır.Залари и Аларь лишь созвучны.
Temel metafizik sorunları hep metafiziğin konusu olagelmiş konular olarak tanımlamak mümkündür.Разумнее указать на те вопросы, которые всегда выражали содержание метафизики.
AK Parti'nin muhafazakârlığı ahlaki ve sosyal konular ile sınırlıdır" demiştir.Консерватизм ПСР распространяется только на моральные и социальные проблемы».
Eserleri ahlâktan dil bilimine ve İslâmî felsefeye kadar muhtelif konuları işler.Его работа охватывает темы, начиная от этики до языкознания и мусульманской философии.
"İnsanları idârî konularda uyararak onlara önder ol ve onlara cezâ hukûkuyla hizâya getir.Отбейте внимание людей от настоящей веры и рассредоточьте их на различные замены».
İmparatorların ve hükümetin refahı ile çeşitli konularda danışmanlık yapmak için dua etti.Консультировал чиновников и императора по различным вопросам.
Diğer konularda ise salt çoğunluk yeterlidir.Вместе с солями жёсткости удаляется и большинство других солей.
Şarkılarının çoğu sosyal konularla ilgilidir.Большинство остальных песен посвящены социальной тематике.
Allah, insan, felsefe, doğruluk, ibadet gibi konular işlenmiştir.Аллах даровал человеку способность различения добра и зла (Фуркан).
Diğer konular onunla benim aramda."Но это только между нами».
Ayrıca askerî konular üzerine yazardı.Писал он исключительно на военные темы.
Kitaptaki diğer öykülerin de bir kısmı ev ve evlilik konularını işlemektedir.Ряд работ посвятил теме семьи и брака.
Politika, ölüm, bağımlılık, çocuk büyütmek ve terörizm gibi konulara da değindiler.В текстах затронуты темы политики, смерти, наркомании, воспитания детей и терроризма.
Kindî, düşünce alanından başka konularda da alim bir kişiydi.Мы все были отважны и смелы только в области мысли.
Dinî ve tasavvufî konulara rağbet göstermemiştir.Он не вызывает раздражения почек и мочевыводящих путей.
Kadınların çalışma perspektifleri, kıyafet reformu ve aile gibi konularda konuşmacı oldu.Гилман стала докладчицей по таким темам, как женские взгляды на работу, реформы платья и семьи.
Papa ise yalnızca ruhanî dünya ile ilgili konularda yetki sahibidir.Малая заботится лишь о благах этого мира.
Yazılırken alkil grupları arasına eksi (-) işareti konularak birbirlerinden ayrı yazılır.Тогда К толкованию образа Жены, облечённой в солнце, обращались немногочисленные богословы.
Bilimsel ve güncel konular hakkındaki makaleler Azerbaycan'da ve yurt dışında yayımlanmaktadır.Газета освещает общественно-политические события, происходящие в Азербайджане и за его пределами.
Aynı yılın aralık ayında Birlik eğitim ve personel konularına ilişkin eşgüdüm kurulunu oluşturmuştur.В ноябре того же года они уже официально звались женихом и невестой.
Çeşitli konularda hazırlanabilirler.Могут сочиняться на самую разную тематику.
Halkla ilgili konularda burada topla- tı yapılır.Наша задача — сделать те или иные вещи публичными.
Özellikle sosyal konularda oldukça beceriklidir.Но особенно интересовалась социальными вопросами.