Ana içeriğe geç
Sözlük

konular ile cümle

konular kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Konuları daha evrensel, daha az ulusal, daha kahramancaydı.Nos volvimos menos humanos y más... divinos.
Aynı yılın aralık ayında Birlik eğitim ve personel konularına ilişkin eşgüdüm kurulunu oluşturmuştur.En los meses siguientes se realizan trámites del Convenio de Trabajo y Calificación del Personal.
Özellikle, dil, eğitim ve din konularındaki mücadeleleri içermiştir.En concreto, se trataba de una lucha por el lenguaje, la educación y la religión.
Çeşitli konularda eserler yazdı.Escribió obras sobre diferentes tópicos.
Dönem şairleri konu olarak: umut, yaşama sevinci, isyan, devrim ve direnme gibi konuları seçmiştir.Líricamente, All Hope Is Gone se centra en temas como la ira, la rebelión, la obsesión y la industria musical.
Ruh konuları ile ilgili Arapça felsefi eserdir.El pensamiento filosófico árabe.
Millî Güvenlik Kurulu kurularak askerlerin de siyasi konularda görüş belirtmesine olanak verildi.Una de ellas, el Consejo Superior de Defensa Nacional, se limitó a comentar sobre cuestiones militares.
Ayrıca demokratikleşme ve sınır ötesi suçların önlenmesi konularında işbirliği de ilerletilmiştir.También ha promovido la cooperación en la prevención del delito transfronterizo.
Konuların listesini görüntülemek için iki seçenek vardır.Hay dos formas de evaluar el cuestionario.
Konular genelde soyut olmaz.En general carecen de estípulas.
Filmler, konularına göre bir ya da birden fazla tür altında sınıflandırılır.Por ello, según la vocación de cada una, se especializan en una cosa u otra.
İlerleyen konularda, Claire, deniz kenarında yürürken, saldaki mesaj şişesini bulur.Durante su estancia en la isla, Tony encuentra una botella semienterrada.
Sonraki yıllarda Queen'in finansal ve idari konularıyla ilgilendi.Durante estos últimos periodos se encargó de los asuntos económicos y financieros.
Ali Tanoğlu Beşeri Coğrafyanın belli başlı konularında dersler vermiştir.Sermón 67, Ali advierte a la gente de ciertos hechos básicos de la vida.
Skylab'ın çalışmaları, ismine uygun olarak bilimsel konularda yoğunlaşmıştır.El trabajo más reciente de Rabin se concentra en la seguridad computacional.
Daha önce de belirtilen natüralizm edebiyatının konuları bu eserde de yer almaktadır.Controlaba además el vado natural que se produce en ese punto.
Ancak zamanla kurum tarihi, olay tarihi, sözlü tarih çalışma konuları arasına girmiştir.Un auténtico ejemplo de diálogo entre religiones, históricamente enfrentadas.
Eğitim ve öğretim konularında uzmanlaşmış elçilik görevlisi ve danışmanıdır.Es docente en cobertura y comunicación sobre desastres.
Tavaya yağ konularak eritilir.Se enlatan las piezas en aceite.
İkinci bölümde toplumsal konularla ilgili öyküler toplanır.Cada capítulo carga con comentarios sociales.
Bu konular, yine sıradan insanların yaşamları etrafında gezinir.En torno a ellos, la familia vuelve a aparecer como siempre.
Çoğunlukla derleyici/yorumlayıcı yazımı ve teorem ispatlama konularında tercih edilir.Por lo general no les gustan la teoría y las explicaciones escritas.
Kölelik ve insan kaçakçılığı konularına yönelik ilk çok taraflı anlaşmalardan biriydi.A su vez se efectuaban las primeras denuncias contra trabajo esclavo y la trata laboral.
Bunlar çeşitli konular hakkındadır.Temas Diversos.
Bir ve ikinci konular Yehova ile peygamber arasındaki diyaloğu içerir.C. De los tres capítulos del libro, los dos primeros son un diálogo entre Yahweh y el profeta.
Aynı konuları ele alan Leçons sur le des fonctions 1804 yılında yayımlandı.Otro tratado en las mismas líneas fue su Leçons sur le calcul des fonctions, publicado en 1804.
Hukuk doktorası yapmış ve 15 yıl avukatlık yaparak, insan hakları konularında uzmanlaşmıştır.Ejerció la profesión de abogado durante varios años, especializándose en Derecho Civil.
Konulardan biri diğerini takip edecek biçimde düzenli bir sıraya sokulmuşlardır.Ambas unen a una generación con la siguiente de forma sistemática.
Uçları ufak menteşelerle bağlanır, bazen dize konularak, bazen el'de şaklatılarak çalınır.Es objeto de admiración de las hormigas, pero a la vez de burla, las cuales a veces cuentan chistes sobre él.
Bu konuları tema olarak kullanmasında çocukluğunun büyük bir etkisi vardır.El estudio de los efectos de estas medidas se encuentra aún en su infancia.
En çok hangi konuları seviyorsun?Quali materie ti piacciono di più?
Ornstein bu konularda sonraki yıllarda birçok kitap yayımlamıştır.Ornstein ha pubblicato nel corso degli anni vari libri su questi argomenti.
Dergi, dijital ve Orta Çağ konulardan 1000-10000 kelime sınırlarında makaleleri Kabul etmektedir.La rivista accetta contributi di natura digitale e medievistica fra le 1000-10000 parole.
Yaratıcısı Johanna Spyri (1827-1901), benzer konularda birçok kitap yazmıştır.La sua creatrice, Johanna Spyri (1827-1901), ha scritto parecchi libri sullo stesso tema.
Dilbilgisi ve retorik gibi konular üzerine çeşitli didaktik şiirler.Varie poesie didattiche su argomenti come la grammatica e la retorica.
Fuji Dağı, kültürel ve dini önemi sebebiyle Japon sanatının en popüler konularından biridir.Il Monte Fuji è un soggetto molto popolare nell'arte Giapponese per il suo significato culturale e religioso.
Şehre ilişkin konular birlikte değerlendirilirdi.I rapporti con la città rimasero tesi.
Hamurlar geniş bir kaba konularak, üzerine tereyağı eritilir ve hamurun üzerine konulur.Quando catturano una preda, la sbattono violentemente e la divorano a parte.
İlk tabloları çoğunlukla tarihi konular üzerineydi.I suoi primi lavori includevano molte scene storiche.
Zetkin kadınların oy hakkı ve fırsat eşitliği gibi konularda kadın politikasına da eğildi.Zetkin si impegnò molto nelle politiche femminili, per esempio nelle pari opportunità e nel voto femminile.
Holokost ve savaş sonrası Almanya'nın durumu Sebald'in eserlerinin başlıca konularıdır.Olocausto e Germania del dopoguerra gravitano pesantemente nelle opere di Sebald.
Konular günlük hayattan alınır.Gli exempla sono tratti dalla vita di tutti i giorni.
İslam'da yokluk algısı çeşitli konularda geçmektedir.La lotta per l'indipendenza in Haiti si sviluppa in varie tappe.
4 (Sınırlı kullanıcı): Temel yeterlilik sadece tanıdık konularda geçerlidir.(Utente Limitato) La competenza di base è limitata alle situazioni familiari.
Sürekli basında sosyopolitik ve tarihi-felsefi konularda 100'den fazla makalenin yazarıdır.È autore di oltre 100 articoli in Stampa periodica di argomento pubblico-politico e storico-filosofico.
Bu nanopartiküllerin organizmanın içinde nasıl davranacağınının çözülmesi önemli konulardan biridir.Come queste nanoparticelle agiscono all'interno del corpo è uno dei problemi che bisogna risolvere.
Konulardan biri diğerini takip edecek biçimde düzenli bir sıraya sokulmuşlardır.Entrambe legano una generazione alla seguente in modo sistematico.
Büyükleriyle (otorite ifade edenlerle) cinsel konuları konuşmaktan utanabilirler.Egli diventa molto imbarazzato su questioni legate al sesso.
Diğer konularda her biri bağımsızdı.Naturalmente ognuna era illegale nell'altro territorio.
Okuma konuları Tennyson, Wordworth, Milton, Coleridge, Trollope, Thackeray ve George Eliottu.Le sue letture comprendevano Tennyson, Wordsworth, Milton, Coleridge e George Eliot.
Peter Joseph bunun konularının insan davranışları, teknoloji ve akılcılık olacağını ifade etmiştir.Frère Roger, l'Europa ha bisogno di voi, delle vostre idee, della vostra forza.
Bu oturumda, filmin değindiği konular da tartışılır.Solo dopo mi chiedo a chi si rivolge il mio film.
Tarihsel konulardaki romanları mevcuttur.Nel romanzo ritroviamo temi attuali.
Bu deyimler tartışmalı konulara taze bakış açısıyla bakılmasına fırsat verebilir.Ci saranno dei momenti in cui farà delle cose moralmente discutibili.
Eserleri özellikle özgürlük ve sorumluluk sorunları ile ilgilenerek ahlaki ve politik konuları inceler.Le tematiche parlano principalmente dalla vita privata e della critica politico-sociale.
Topolojik uzaylar, matematiğin Topoloji dalının başlıca uğraş konularıdır.In matematica, lo spazio topologico è l'oggetto base della topologia.
Maşalada köyün gençleri, oyun çıkararak, güncel konuları işler.In una ditta di fattorini, i ragazzi che vi lavorano scherzano e passano il tempo.
Kalkülüs, cebir, trigonometri ve analitik geometri konularının üzerine inşa edilmiştir.Il calcolo infinitesimale poggia sull'algebra, la geometria analitica e la trigonometria.
Ekonomik konularda klasik liberalizm ve sosyal liberalizm arasında bir konum alırlar.Si orienta prevalentemente su posizioni affini al liberalismo sociale e al liberalismo classico.
Ayrıca bu çalışmalar, süperiletkenlik gibi konularda yapılan araştırmaların da önünü açmıştır.Investiga pure sui nuovi meme attraverso delle ricerche.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod