Konuklardan alınan değersiz hediyeler de yardımcı olmaz.Οι επισκέπτες δεν του πήγαιναν δώρα.
Erişim tarihi: 1 Aralık 2018. ^ "Eser Yenerler Show'un (EYS) bu haftaki konukları kimler?".Ανακτήθηκε στις 1 Ιουλίου 2016. «Το σόι σου: Ποιον ηθοποιό θα δούμε ως guest στο αποψινό επεισόδιο;».
Her bölümde konuklar davet edilmiştir.Til alle møder er gæster velkomne.
Sofrada bıçak kullanılır ancak konukların kendi bıçaklarını kendilerinin getirmesi beklenirdi.Gæster havde egen kniv med; kun højt ærede gæster fik en kniv af værten.
Ardından konukları çağırır.Han bød gæsterne indenfor.
Bazı skeçlerde konuklar da aktif olarak rol alabilmektedir.På nogle billeder er pigerne også seksuelt aktive.
Törene, #metoo ve Time's Up hareketlerini desteklemek için neredeyse tüm konuklar siyah giyerek katıldı.Store deler av publikumet hadde kledd seg i sort for å vise sin støtte til #MeToo- og Time's Up-kampanjene.
Her bölümde konuklar davet edilmiştir.I tillegg ble det i hvert program invitert gjester.
Turistik tesislerin restoran ve kafeteryaları da dışarıdan gelen konuklara açıktır.Parkering for beboere og gjester finnes også utendørs.
Yakın zamanda programda yer alan konuklardan biri de eski ABD başkanı Bill Clinton oldu.Blant universitetets tidligere studenter er tidligere president Bill Clinton.
Modern Batı kültüründe, pasta genellikle sergileniyor ve konuklara resepsiyonda servis ediliyor.Ở văn hóa phương Tây hiện đại, bánh dùng để trình diễn và phục vụ đón tiếp khách mời.
Geleneksel olarak, düğün pastası tüm konuklara ve çifte iyi şanslar getirmek için yapılmıştır.Theo truyền thống, bánh cưới mang may mắn cho toàn bộ khách khứa tham dự và cặp đôi cô dâu chú rể.
Bu formatın haricinde programa ünlü konuklar da alınmaktadır.Trong những chương trình phát sóng này chỉ có sự tham gia của những người nổi tiếng.
I seslendirerek gecenin konukları olmuştur.従って、夜間に参拝する者がいたという。
Yalnızca yerel ziyaretçiler değil, Avrupa'dan da konuklar ağırlanmıştır.近郊からばかりでなくヨーロッパ全土からゲストが訪れる。
Ardından konukları çağırır.後にゲスト参加。
Her bölümde konuklar davet edilmiştir.すべてゲスト出演あり。
Bruce, hiç de kibar olmayan bir tavırla konuklarını malikaneden kovar.インドラたちは彼を丁寧にもてなし滞りなく送り出した。
1975'te Cumhurbaşkanlığı Dış Konuklar Köşkü (Camlı Köşk)'ü yeniledi.1975年に国会議事堂が中区太平路から移転した。
Grönland, çeşitli Atlantik adaları ve Batı Afrika'da geçici konuklara rastlanmıştır.在格陵蘭、多個大西洋島嶼及西非曾發現一些離群的份子。
Bugün Leopold Hawelka hala kahvehanenin girişinde konuklarını selamlamaktadır.利奥波德·哈维卡仍会坐在入口处,迎接客人。
Konuklardan alınan değersiz hediyeler de yardımcı olmaz.밤, 팬으로부터의 선물이 닿지 않는 일이 있다.
2014 Tarihten Gelen Konuklarım Var.2014년 서보중수장을 받았다.
Geçmişte konuklar Skål diye selamlanarak dostluk belirtisi olarak deniz kabuğu (Skål) içinde içecek verilirdi.좋은 때에 배향하고 회갑을 맞이하는 생일에 마침 세월에 간절히 느낀 바를 쓰고 잔을 드리게 하노라.
2014 Tarihten Gelen Konuklarım Var.Podaci o stanovništvu 2014.
İki gün boyunca gelen konuklar ağırlanır.Ženke ih griju dva tjedna.
Konuklardan alınan değersiz hediyeler de yardımcı olmaz.Darovi neprijatelja nisu darovi i ne donose dobro.
Yalnızca yerel ziyaretçiler değil, Avrupa'dan da konuklar ağırlanmıştır.Spoločne sa tu stretávajú nielen miestni obyvatelia, ale aj rodáci a pozvaní hostia.
Konuklarla muhabbet eder, bazı anlarda seyircilerle de konuşur.Ľudia sa tu schádzajú a rozprávajú a dokonca do nich často pozývajú svoje návštevy.
Mantıklı bir sebep olmaksızın Edmundo Nobile ve konukları evde hapis kalırlar.Cass ako svoju výhovorku za neprítomnosť doma využíva Idu alebo Vivalda.
Evine gelen konuklara da kuşkuyla bakar.Poleg tega je goste pripeljal do njihove sobe.
Yakın zamanda programda yer alan konuklardan biri de eski ABD başkanı Bill Clinton oldu.Na Kongresnem trgu je imel govor tedanji predsednik ZDA Bill Clinton.
Her bölümde konuklar davet edilmiştir.Į visas apylinkes buvo siunčiami kviesliai.
Yalnızca yerel ziyaretçiler değil, Avrupa'dan da konuklar ağırlanmıştır.Argentinos Šiaurės Vakarai lankomi ne tik vietinių turistų, bet ir lankytojų iš viso pasaulio, ypač Europos.
2014 Tarihten Gelen Konuklarım Var.2014 m. Kandidatų turnyro dalyvių sąrašas.
Batı Avrupa'da nadir ama düzenli görülen rastlantısal konuklardır.Lääne-Euroopasse satub lannuvart harva, kuid regulaarselt.
Bak, bunlar bugün konuklarımız. Elric kardeşler.Elricin veljekset tulivat vieraaksemme.
Bak, bunlar bugün konuklarımız. Elric kardeşler.Nuestros invitados, los hermanos Elric.
Bak, bunlar bugün konuklarımız. Elric kardeşler.Olha, eles são nossos hóspedes, hoje, os irmãos Elric.
Bak, bunlar bugün konuklarımız. Elric kardeşler.Questi sono i nostri ospiti di oggi, i fratelli Elric.
Bak, bunlar bugün konuklarımız. Elric kardeşler.To nasi goście, bracia Elric.
Bak, bunlar bugün konuklarımız. Elric kardeşler.Våra gäster idag är bröderna Elric.
Bak, bunlar bugün konuklarımız. Elric kardeşler.Vore gæster i dag er brødrene Elric.
Bak, bunlar bugün konuklarımız. Elric kardeşler.Αυτοί είναι οι φιλοξενούμενοί μας, οι αδερφοί Έλρικ.
Bak, bunlar bugün konuklarımız. Elric kardeşler.Смотри, у нас сегодня гости, братья Элрик.
Böylece köleler yollara döküldü, iyi kötü kimi buldularsa, hepsini topladılar. Düğün yeri konuklarla doldu.종들이 길에 나가 악한 자나 선한 자나 만나는 대로 모두 데려오니 혼인자리에 손이 가득한지라
Böylece köleler yollara döküldü, iyi kötü kimi buldularsa, hepsini topladılar. Düğün yeri konuklarla doldu.І вийшовши слуги ті на шляхи, зібрали всїх, кого знайшли, й лихих і добрих; і було весїллє повне гостей.
Böylece köleler yollara döküldü, iyi kötü kimi buldularsa, hepsini topladılar. Düğün yeri konuklarla doldu.ויצאו העבדים ההם אל הדרכים ויאספו את כל אשר מצאו גם רעים גם טובים וימלא בית החתנה מסבים׃
Böylece köleler yollara döküldü, iyi kötü kimi buldularsa, hepsini topladılar. Düğün yeri konuklarla doldu.فخرج أولئك العبيد الى الطرق وجمعوا كل الذين وجدوهم اشرارا وصالحين. فامتلأ العرس من المتكئين.
Böylece köleler yollara döküldü, iyi kötü kimi buldularsa, hepsini topladılar. Düğün yeri konuklarla doldu.那 些 僕 人 就 出 去 到 大 路 上 、 凡 遇 見 的 、 不 論 善 惡 都 召 聚 了 來 . 筵 席 上 就 坐 滿 了 客
Böylece köleler yollara döküldü, iyi kötü kimi buldularsa, hepsini topladılar. Düğün yeri konuklarla doldu.那些 僕人 就 出去 到 大路 上 、 凡 遇見 的 、 不 論善惡 都 召聚 了來 . 筵席 上 就坐 滿 了 客
Bunun üzerine Adoniyanın bütün konukları korkuya kapılıp kalktılar, her biri kendi yoluna gitti.Bấy giờ, hết thảy các người dự tiệc với A-đô-ni-gia đều bắt sợ hãi, đứng dậy, ai đi đường nấy.
Bunun üzerine Adoniyanın bütün konukları korkuya kapılıp kalktılar, her biri kendi yoluna gitti.Bấy_giờ , hết_thảy các người dự tiệc với A-đô-ni-gia đều bắt sợ_hãi , đứng_dậy , ai đi đường nấy .
Bunun üzerine Adoniyanın bütün konukları korkuya kapılıp kalktılar, her biri kendi yoluna gitti.Da blev alle Adonijas Gæster skrækslagne og brød op og gik hver sin Vej;
Bunun üzerine Adoniyanın bütün konukları korkuya kapılıp kalktılar, her biri kendi yoluna gitti.Da blev alle Adonjas gjester forferdet; de stod op og gikk, hver sin vei.
Bunun üzerine Adoniyanın bütün konukları korkuya kapılıp kalktılar, her biri kendi yoluna gitti.Då blevo alla de inbjudna som voro hos Adonia förskräckta och stodo upp och gingo bort, var och en sin väg.
Bunun üzerine Adoniyanın bütün konukları korkuya kapılıp kalktılar, her biri kendi yoluna gitti.In vsi gostje Adonijevi se prestrašijo ter vstanejo in odidejo vsak svojim potom.
Bunun üzerine Adoniyanın bütün konukları korkuya kapılıp kalktılar, her biri kendi yoluna gitti.I předěšeni jsou, a vstavše všickni ti pozvaní, kteříž byli při Adoniášovi, odešli jeden každý cestou svou.
Bunun üzerine Adoniyanın bütün konukları korkuya kapılıp kalktılar, her biri kendi yoluna gitti.아도니야와 함께 한 손들이 다 놀라 일어나 각기 갈 길로 간지라
Bunun üzerine Adoniyanın bütün konukları korkuya kapılıp kalktılar, her biri kendi yoluna gitti.Silloin kaikki Adonian kutsuvieraat joutuivat kauhun valtaan ja nousivat ja menivät kukin tiehensä.