İbrahim'in, ağırlanan konuklarına ait haber, geldi mi sana?Has the story of Abraham's honoured guests come to you?
Lût dedi: "Bunlar benim konuklarımdır, aman beni utandırmayın!"Said Lot: "These are my guests; do not put me to shame,
Geldi mi sana İbrahim'in ikram edilen konuklarının haberi?Has the story of Abraham's honoured guests come to you?
ALLAH'ı sayın, konuklarım önünde beni rezil etmeyin.Have fear of God, and do not shame me before my guests.
"Bunlar konuklarımdır, sakın beni utandırmayın."Said Lot: "These are my guests; do not put me to shame,
İbrahim'in ağırlanan konuklarının haberini aldın mı?Has the story of Abraham's honoured guests come to you?
Onun (güzel delikanlılar şeklinde görünen melek) konuklarından murad almağa kalkıştılar.And they indeed sought to shame his guest (by asking to commit sodomy with them).
Andolsun onlar, onun konuklarından da murad almak için baskı yaptılar.And they indeed sought to shame his guest (by asking to commit sodomy with them).
Onun konuklarından murad almaya kalkıştılar. Biz de gözlerini siliverdik.And they indeed sought to shame his guest (by asking to commit sodomy with them).
Onun konuklarına göz diktiler, biz de onları kör ettik.And they indeed sought to shame his guest (by asking to commit sodomy with them).
Onun konuklarından murad almaya kalkıştılar.They even asked of him his guests for an ill purpose.
Onun konuklarına göz diktiler, biz de onları kör ettik. Azabımı ve uyarılarımı tadın bakalım.They demanded that he turn over his guests to them.
KONUKLAR İÇİN KÜREKÇİConstellation name (optional)OAR FOR VISITOR
Konuklara bizzat hizmet etme geleneği artık yok.The tendency to serve the guests personally has changed.
Diğer konuklar da aynı derecede memnun göründüler.Other guests seemed equally delighted.
Sonrasında damat ve konukları gelinin evine gidiyorlar.Afterwards, the groom and his guests leave for the bride's home.
Özel konuklar arasında tanınmış yönetmenler Wim Wenders ve Jiri Menzel da yer aldı.Special guests included renowned directors Wim Wenders and Jiri Menzel.
Etkinlikte ayrıca soprano Anna Maria Dell'Oste ve diğer özel konuklar da sahne aldı.The event also featured soprano Anna Maria Dell'Oste and other special guests.
Turizm Bakanı Damir Bajs, "Hangi ülkeden gelirse gelsin, tüm konuklar Hırvatistan'da hoş karşılanır."All guests are welcome to Croatia, regardless of their country of origin.
Çoğu insan konukları cüzdanlarının kalınlığına göre karşılamaz.Most people do not welcome guests according to the thickness of their wallets.
İki İtalyan yazar, Alberto Bevilaqua ve Rafaele Nigro fuarın özel konukları arasında yer aldılar.Two Italian writers, Alberto Bevilaqua and Rafaele Nigro, were among the fair's special guests.
"2011 yılında ilk kez Japonya'dan konuklarımız oldu."[In 2011] for the first time, we had guests from Japan.
Seçkin konuklar arasında, AB'nin Türkiye Büyükelçisi Hansjorg Kretschmer de yer aldı.Also among the distinguished guests was EU Ambassador to Turkey Hansjorg Kretschmer.
Cumhurbaşkanı İvo Josipoviç genç Iraklı konukları memnuniyetle karşıladı.President Ivo Josipovic welcomed the young Iraqi guests.
Çocuklar, Sibenik'te düzenlenen Uluslararası Çocuk Festivali'nin özel konuklarıydı.The children were special guests at the International Children's Festival in Sibenik.
Törenden sonra konuklar Gümrük Operasyon Merkezini gezdiler.After the ceremony, the guests visited the Customs Operational Centre.
İki aile ferdi buzmiyi kavrar ve babayı çağırarak konukların istenip istenmediklerini sorar.Two family members clutch the buzmi and call the father, asking if guests are welcome.
Fakat onun bu aşırı dürüstlüğü, bazı konukların stüdyoyu terketmesine bile yol açmış.His excessive honesty, however, has even resulted in a few guests refusing to stay at the shoot.
SETimes: Konuklarınıza sorduğunuz sıradışı ve sivri sorularla tanınıyorsunuz.SETimes: You are known for asking unusual and provocative questions to your guests.
Bu tip sorular karşısında üzülen konuklar oluyor mu?Do they ever get upset?
SETimes'a konuşan Likoviç "Konuklarımızın kendini Karadağ'da güvende hissetmeleri çok önemli."It is very important that our visitors feel safe in Montenegro.
Konukların %66'sı yabancılardan oluşuyor.Foreigners accounted for 66% of the country's guests.
Telefon bağlantısıyla bağlanan konuklarla günün konu başlığı üzerinden sohbetler gerçekleştirmiştir.He had conversations with the guests connected by telephone connection on the topic of the day.
Bağlanan konuklara çeşitli hediyeler dağıtmıştır.He gifted to the guests.
Programa katılan bazı konuklar;Some guests participating in the program;
Geniş depolama alanlarına sadece özel konuklar erişebilir.The vast storage rooms are only accessible to special guests.
Yardımcı oyuncular ve konuklarRecurring and guest
Kütüphane, uluslar arası konukları ve büyükelçileri kütüphaneyi ziyaret etmeye davet etmektedir.The library invites international guests and ambassadors to visit the library.
Özel konuklarSpecial cast
Che tempo che fa, her hafta sonu gecesi konuklarla bire bir konuşma formatınddadır.Che tempo che fa is a one-to-one talk show with guests every weekend night.
1950'lere gelindiğinde otel, konuklar için ün kazanmıştı. [6]By the 1950s, the hotel had gained a reputation as a residence for transients.[9]
Bitişikteki 500 arabalık garajda konuklar için indirimli park yeri mevcuttur.[1]Discounted parking is available for guests in the attached 500-car garage.[3]
Gece, tüm konukların katıldığı basit bir dansla sona erer.The night culminates in a simple and free dance in which all the guests participate.
Konuklar arasında Werner Herzog, Marilynne Robinson ve Paul R. Ehrlich yer aldı.Guests have included Werner Herzog, Marilynne Robinson, and Paul R. Ehrlich, among others.
2001 - Yabancı konuklar Edebiyat Festivali'ne katılmaya başladı.2001 – Foreign guests start to participate in the Literary Festival.
Gelin bir kürsüye oturtulur ve konuklar tarafından yüzüne ve vücuduna zerdeçal ezmesi sürülür.The bride is seated on a dais and the turmeric paste is applied by the guests to her face and body.
Yerli ve yabancı konukların katılımıyla kutlama ve ziyafetlere sahne oldu.It was the site for celebrations and feasts in the attendance of domestic and foreign guests.
Bazı konuklar arabayla geldi, diğerleri yürüyerek.Einige Gäste kamen mit dem Auto, andere zu Fuß.
Konuklar bu odada uyuyor.Die Gäste schlafen in diesem Zimmer.
Konuklar bira ve şarap içiyorlar.Die Gäste trinken Bier und Wein.
I seslendirerek gecenin konukları olmuştur.Des Nachts werden sie von klagenden Lauten gepeinigt.
Masanın başında oturan bir adam, tepsiden aldığı tabakları konuklara uzatmaktadır.Ein an der Stirnseite der Tafel sitzender Mann reicht die Teller an die Gäste weiter.
Ardından konukları çağırır.Dann spricht er nacheinander mit den Gästen.
Konuklardan alınan değersiz hediyeler de yardımcı olmaz.Des schlechten Manns Geschenke bringen Segen nicht.
Konuklar kendilerini Anakin'in annesi Shmi Skywalker'a tanıtırlar.Der Planet ist die Heimatwelt von Anakin und seiner Mutter Shmi Skywalker.
Ardından birbirinden ünlü konuklarla sohbet eder.Außerdem werden Gespräche mit prominenten Gästen geführt.
Batı Avrupa'da nadir ama düzenli görülen rastlantısal konuklardır.Sie wird selten, aber regelmäßig, in Westeuropa beobachtet.
Masada konuklar olduğunda daha fazla çeşit servis edilmesi adettendir.Im Ort stehen den Gästen nur mehr ein Gasthaus zur Verfügung.
Ev sahibi ve konuklar bu törenin ayrıntılı kurallarına büyük bir ciddiyetle uyarlar.Der Hof und die italienischen Gäste fordern eine harte Strafe für den Narren.
Aşkım konuklara kahve sunuyor.Chérie, offre du café aux invités.