Diğer konuklarınız mı? Yani bu daha önce de mi oldu?Kuolema on muille, ei itsellemme.
Diğer konuklarınız mı? Yani bu daha önce de mi oldu?La morte è per gli altri, non per noi stessi.
Diğer konuklarınız mı? Yani bu daha önce de mi oldu?Śmierć jest dla innych, nie dla siebie.
Diğer konuklarınız mı? Yani bu daha önce de mi oldu?Smrť je pre ostatné, nie pre seba.
Diğer konuklarınız mı? Yani bu daha önce de mi oldu?Ο θάνατος είναι για τους άλλους, όχι για τον εαυτό μας.
Diğer konuklarınız mı? Yani bu daha önce de mi oldu?Смерть для других, не для себя.
Diğer konuklarınız mı? Yani bu daha önce de mi oldu?Смерть для інших, не для себе.
Diğer konuklarınız mı? Yani bu daha önce de mi oldu?الموت للآخرين ، ليس من أجل أنفسنا.
Diğer konuklarınız mı? Yani bu daha önce de mi oldu?それはほとんどの方法です。 私の他のゲストの感じている。
Diğer konuklarınız mı?Вашите останалите гости?
Diğer konuklarla Kraliçe yokluğunda avantaj almıştı ve dinlenme gölge:Další hosté využil nepřítomnosti královny, a byl v klidu odstín:
Diğer konuklarla Kraliçe yokluğunda avantaj almıştı ve dinlenme gölge:Ďalší hostia využil neprítomnosti kráľovnej, a bol v pokoji odtieň:
Diğer konuklarla Kraliçe yokluğunda avantaj almıştı ve dinlenme gölge:De andre gæster havde benyttet sig af dronningens fravær, og hvilede i
Diğer konuklarla Kraliçe yokluğunda avantaj almıştı ve dinlenme gölge:Die anderen Gäste hatten den Vorteil der Königin der Abwesenheit entnommen und in der Ruhe
Diğer konuklarla Kraliçe yokluğunda avantaj almıştı ve dinlenme gölge:다른 손님들은 여왕의 부재의 이점을 촬영했다, 그리고에 휴식했다
Diğer konuklarla Kraliçe yokluğunda avantaj almıştı ve dinlenme gölge:Les autres invités avaient profité de l'absence de la reine, et se reposaient dans la
Diğer konuklarla Kraliçe yokluğunda avantaj almıştı ve dinlenme gölge:Muut vieraat olivat käyttäneet kuningattaren puuttuminen, ja olivat lepää sävy:
Diğer konuklarla Kraliçe yokluğunda avantaj almıştı ve dinlenme gölge:Para tamu yang lain telah mengambil keuntungan dari ketidakhadiran Ratu, dan sedang beristirahat dalam warna:
Diğer konuklarla Kraliçe yokluğunda avantaj almıştı ve dinlenme gölge:Οι άλλοι φιλοξενούμενοι είχαν εκμεταλλευτεί την απουσία της βασίλισσας, και είχαν εναποτεθεί στην σκιά:
Diğer konuklarla Kraliçe yokluğunda avantaj almıştı ve dinlenme gölge:שאר האורחים ניצלו את היעדרותו של המלכה, נחו
Diğer konuklarla Kraliçe yokluğunda avantaj almıştı ve dinlenme gölge:كان الضيوف الآخرين استغلوا غياب الملكة ، وكان يستريح في
Diğer konuklarla Kraliçe yokluğunda avantaj almıştı ve dinlenme gölge:シェードは:しかし、彼らは彼女を見た瞬間に、彼らは、ゲームに戻って女王を急いで
Evimdeki konuklarla hizmetçiler Beni yabancı sayıyor, Garip oldum gözlerinde.Casnicii mei şi slugile mele mă privesc ca pe un străin, în ochii lor sînt un necunoscut.
Evimdeki konuklarla hizmetçiler Beni yabancı sayıyor, Garip oldum gözlerinde.da estraneo mi trattano le mie ancelle, un forestiero sono ai loro occhi
Evimdeki konuklarla hizmetçiler Beni yabancı sayıyor, Garip oldum gözlerinde.Gostači hiše moje in dekle moje me štejejo za tujca, inostranec sem postal v njih očeh.
Evimdeki konuklarla hizmetçiler Beni yabancı sayıyor, Garip oldum gözlerinde.Hamba perempuanku lupa siapa aku, tuan mereka; dianggapnya aku orang yang belum dikenalnya
Evimdeki konuklarla hizmetçiler Beni yabancı sayıyor, Garip oldum gözlerinde.Házam zsellérei és szolgálóim idegennek tartanak engem, jövevény lettem elõttök.
Evimdeki konuklarla hizmetçiler Beni yabancı sayıyor, Garip oldum gözlerinde.Je suis un étranger pour mes serviteurs et mes servantes, Je ne suis plus à leurs yeux qu`un inconnu.
Evimdeki konuklarla hizmetçiler Beni yabancı sayıyor, Garip oldum gözlerinde.내 집에 우거한 자와 내 계집종들은 나를 외인으로 여기니 내가 그들 앞에서 타국 사람이 되었구나
Evimdeki konuklarla hizmetçiler Beni yabancı sayıyor, Garip oldum gözlerinde.Komornicy domu mego, i służebnice moje mają mię za obcego, cudzoziemcem stałem się w oczach ich.
Evimdeki konuklarla hizmetçiler Beni yabancı sayıyor, Garip oldum gözlerinde.Meine Hausgenossen und meine Mägde achten mich für fremd; ich bin unbekannt geworden vor ihren Augen.
Evimdeki konuklarla hizmetçiler Beni yabancı sayıyor, Garip oldum gözlerinde.Mijn gasten, ook mijn dienaren, behandelen mij als een vreemdeling.
Evimdeki konuklarla hizmetçiler Beni yabancı sayıyor, Garip oldum gözlerinde.Mine husfolk og mine tjenestepiker akter mig for en fremmed; jeg er en utlending i deres øine.
Evimdeki konuklarla hizmetçiler Beni yabancı sayıyor, Garip oldum gözlerinde.mine Piger regner mig for en fremmed, vildfremmed er jeg i deres Øjne;
Evimdeki konuklarla hizmetçiler Beni yabancı sayıyor, Garip oldum gözlerinde.Mitt husfolk och mina tjänstekvinnor akta mig såsom främling; en främmande man har jag blivit i deras ögon.
Evimdeki konuklarla hizmetçiler Beni yabancı sayıyor, Garip oldum gözlerinde.Moji spoludomáci a moje dievky ma považujú za cudzieho; stal som sa cudzozemcom v ich očiach.
Evimdeki konuklarla hizmetçiler Beni yabancı sayıyor, Garip oldum gözlerinde.Os meus domésticos e as minhas servas me têm por estranho; vim a ser um estrangeiro aos seus olhos.
Evimdeki konuklarla hizmetçiler Beni yabancı sayıyor, Garip oldum gözlerinde.Podruhové domu mého a děvky mé za cizího mne mají, cizozemec jsem před očima jejich.
Evimdeki konuklarla hizmetçiler Beni yabancı sayıyor, Garip oldum gözlerinde.Ония, които живеят в дома ми, И слугините ми считат ме като чужд; Странен станах в очите им.
Evimdeki konuklarla hizmetçiler Beni yabancı sayıyor, Garip oldum gözlerinde.Пришлые в доме моем и служанки мои чужим считают меня; посторонним стал я в глазах их.
Evimdeki konuklarla hizmetçiler Beni yabancı sayıyor, Garip oldum gözlerinde.גרי ביתי ואמהתי לזר תחשבני נכרי הייתי בעיניהם׃
Evimdeki konuklarla hizmetçiler Beni yabancı sayıyor, Garip oldum gözlerinde.نزلاء بيتي وامائي يحسبونني اجنبيا. صرت في اعينهم غريبا.
Evimdeki konuklarla hizmetçiler Beni yabancı sayıyor, Garip oldum gözlerinde.在 我 家 寄 居 的 、 和 我 的 使 女 、 都 以 我 為 外 人 . 我 在 他 們 眼 中 看 為 外 邦 人
Evimdeki konuklarla hizmetçiler Beni yabancı sayıyor, Garip oldum gözlerinde.在 我 家 寄居 的 、 和 我 的 使女 、 都 以 我 為 外人 . 我 在 他 們 眼中 看為 外邦人
Filist yöresinde konuk olarak uzun süre yaşadı.A Abrahám pohostínil v zemi Filištínov mnoho dní.
Filist yöresinde konuk olarak uzun süre yaşadı.Abraham bleef nog lange tijd in het land van de Filistijnen wonen.
Filist yöresinde konuk olarak uzun süre yaşadı.Abraham séjourna longtemps dans le pays des Philistins.
Filist yöresinde konuk olarak uzun süre yaşadı.A bydlil Abraham v zemi Filistinské za mnoho dní.
Filist yöresinde konuk olarak uzun süre yaşadı.Áp - ra-ham trú_ngụ lâu ngày tại xứ Phi-li-tin .
Filist yöresinde konuk olarak uzun süre yaşadı.Áp-ra-ham trú ngụ lâu ngày tại xứ Phi-li-tin.
Filist yöresinde konuk olarak uzun süre yaşadı.Avraam a locuit multă vreme ca străin în ţara Filistenilor.
Filist yöresinde konuk olarak uzun süre yaşadı.E fu forestiero nel paese dei Filistei per molto tempo
Filist yöresinde konuk olarak uzun süre yaşadı.E peregrinou Abraão na terra dos filisteus muitos dias.
Filist yöresinde konuk olarak uzun süre yaşadı.És sok ideig tartózkodék Ábrahám a Filiszteusok földén.
Filist yöresinde konuk olarak uzun süre yaşadı.I mieszkał Abraham w ziemi Filistyńskiej przez wiele dni.
Filist yöresinde konuk olarak uzun süre yaşadı.In bival je kot tujec v deželi Filistejcev mnogo dni.
Filist yöresinde konuk olarak uzun süre yaşadı.Ja Aabraham asui kauan muukalaisena filistealaisten maassa.
Filist yöresinde konuk olarak uzun süre yaşadı.그가 블레셋 족속의 땅에서 여러날을 지내었더라
Filist yöresinde konuk olarak uzun süre yaşadı.Och Abraham bodde i filistéernas land en lång tid.
Filist yöresinde konuk olarak uzun süre yaşadı.Og Abraham bodde som fremmed i filistrenes land en lang tid.