Ana içeriğe geç
Sözlük

konuda ile cümle

konuda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ama bilmiyorum beş yıl içinde bana bu soruyu tekrar sor ve bu konuda konuşabilelim'' dedi.Mas eu não sei, me pergunte novamente em alguns anos e nós poderemos falar sobre isso".
İsveç'teki araştırma etkinlikleri standardı oldukça yüksek olup, ülke bu konuda birçok alanda dünya lideridir.O padrão de pesquisa sueco é alto e o país é líder mundial em diversos campos.
Şah’ın ilk kitapları “azınlık inançları” dediği konudaki araştırmalardı.Os primeiros livros de Shah eram estudos do que chamava de "crenças minoritárias".
The Jimi Hendrix Experience’ın ilk albümü olan Are You Experienced (1967) da bu konuda etkili olmuştur.O álbum de estreia do Jimi Hendrix Experience, Are You Experienced (1967), também foi extremamente influente.
Bu konuda cok sıkı kontroller yapılmaktadır.Há um controle rigoroso dessas limitações.
Bu konuda yapılan araştırmalar da bunu göstermektedir.As pesquisas mostram isso.
Ama bu konuda kesin bir kanıt yoktur.Porém, não há evidências diretas disto.
Bu konudada kendini sürekli över.Você se cansa disso de vez em quando.
Blue Cheer'dan Dick Peterson bu konuda "Tek bildiğimiz daha fazla güç istediğimiz." demiştir.Segundo o próprio vocalista do Blue Cheer, Dickie Peterson, "tudo o que sabíamos é que queríamos mais força."
Yine de bu konuda bir söz birliğine varılmış değildir.Porém, ele nada diz a respeito de Termância.
ABD kongresinde bu konuda bir inceleme başlatıldı.Estas preocupações levaram a uma investigação pelo Congresso dos EUA.
Sizlere bu konuda ayrıca yardımcı da olabilirim.Olha, eu posso te ajudar com tudo isto.
Diğer ülke hükümetleri de benzer tutumlar alarak, aynı konuda açıklamalar yapmıştır.Outros governos fizeram queixas semelhantes.
Bu konuda ablasıyla çok tartışma yaşamıştır.Discute muito com o pai sobre isto.
Öğretmene bu konuda yardım edilmelidir.Um psicólogo escolar pode ajudar nessas questões.
Bu konuda dikkatli olunmalıdır.Porém deve-se tomar um cuidado nesse ponto.
Bu konuda şaşmaz benim içgüdüm.Falta-lhe o nosso verdadeiro instinto.
Seinfeld'in ikinci sezon bölümü "The Revenge"de bahsedilen konuda buradan esinlenildi.Este facto inspirou um episódio da segunda temporada de Seinfeld, chamado "The Revenge" ("A Vingança").
Ona her konuda destek vereceğim.E obrigada por nos apoiar nisso tudo.
Bu nedenle bu konuda çok dikkatli olmalısınız.Por isto, recomenda-lhe que tenha muito cuidado.
Bu konuda kilit bir adım, İngiliz biyolog ve istatistikçi Ronald Fisher'in çalışmasıydı.Um passo decisivo foi o trabalho do biólogo e estatístico britânico R.A. Fisher.
Bu konuda kuvvetli deliller vardır.Existem críticas contundentes quanto a esse aspecto .
Biz bu konuda kimseye yalvaracak değiliz.Eu não vou ficar pedindo perdão pra ninguém.
Ancak bu konuda hakkında farklı görüşler ortaya çıkmıştır.Contudo, há divergência de opiniões em relação a esse exemplo.
Bu konuda iki tane alıntı vardır.Entre elas encontramos duas referências.
İsviçre bu konuda da ciddi bir sorun yaşadı.Teve um determinado sucesso na Suíça.
Bilimsel çevrelerde bu konuda henüz bir fikir birliği oluşmamıştır.Na comunidade científica, entretanto, não há consenso formado sobre o assunto.
Bu konudaki eksiklik Hıristiyanlaşma süreci başladığından beri görülmüştür.Desde o início do Cristianismo parece ter havido fraudes.
Fakat bu konuda da hapishane müdürü onu aldatır.Ali, o enganador é castigado.
Ancak bu konuda bazı hadisler mevcuttur.Porém, há quem questione tal acontecimento.
Yeni albümüm bu konuda.Novo álbum agora.
Bu konuda birçok görüş ileri sürülebilir.Podemos abordar esta questão de várias perspetivas.
Bu konudaki kanun ve anayasa değişiklikleri 2012 tarihlidir.Constitutuição e Normatividade dos Princípios, 2012.
Side ve Perge arasındaki yarış bu konuda önemli bir rol oynamaktadır .O tema e a trilha sonora têm papel importante neste filme.
Ayrıca husun (iyi) ve kubuh (kötü) deyimlerinin de bu konuda bir anlamı yoktur."O que é justo não dizem; contudo, eu também falo deste modo, seguindo o costume. "
Bu konuda araştırmacıların çeşitli görüşleri bulunmaktadır.Neste caso, há opiniões divergentes entre os estudiosos.
Bu konuda bir örnek Byzantion'un durumudur.Como exemplo pode-se citar o caso de Sartena.
Ona güvendim bu konuda.Eu acreditei nele.
12. konuda peygamber İsrail'in affedilmesi için yalvarır.É o dia do perdão, quando Deus perdoa a todo Israel.
Bir noktada kral ona askeri konulardan dış işlerine kadar birçok konuda ciddi karar verme yetkisi vermiştir.Esse acordo dava ao rei um poder muito grande nos assuntos religiosos.
Bu konudaki adayı ise Napolyon'un kardeşi Joseph Bonaparte idi.A defesa da cidade estava a cargo do irmão de Napoleão, José Bonaparte.
Bu konuda henüz ne yerel yönetim ne de mülki idare bir çözüm üretememiştir.Entretanto, ainda não há plano de manejo nem zoneamento.
Türkiye’de ise bu konuda bir karışıklık vardır.Escócia : Houve muita confusão na Escócia.
Onun bu konuda çeşitli teoremleri vardır.Várias teorias existem sobre o assunto.
Ancak yine de bu kitap, bu konudaki tek kaynaktır.A fonte básica continua a ser este livro.
Ebû Dâvud her konuda en kuvvetli olan hadisleri zikretmiştir.Ezequias, pois, prosperou em todas as suas obras."
Bu konudaki çalışmalar 1960'ların ortasında başlamıştı.As pessoas só começaram a discutir isso nos anos 60.
Bu konuda başka yerlerde de birkaç birim kurulmuştur.Tais aparelhos são mencionados em outros lugares também.
Bu konuda yanıldığı, 1951 Mart ayında anlaşıldı.O pagamento foi efetuado em março de 1965.
Taylor'ın bu konudaki sözleri şöyle: "Her üç terminal için üç farklı komut bulunuyordu.Segundo Tony, "nós tínhamos três versões diferentes.
Graça Machel iki farklı ülkenin tek first lady'si olarak dünyada bu konuda bir ilk olarak bilinir.Pelos casamentos, Graça Machel tornou-se a única pessoa no mundo a ser primeira-dama de mais de uma nação.
Ancak Prkacin bu konuda adeta uzmandır.Resumindo, ela é uma expert nisso.
Halkın % 12'si ise bu konuda yorum yapmanın zor olduğunu ifade etmiştir.Outros 16% disseram que piorou muito.
Hiçbir konuda kavga etmediğimiz için aramızda bir problem yoktu.Ele não teve conflitos sobre tudo isso.
Komşuları olan ihtiyar, kendisini bu konuda uyarır.O que faz com que seus eleitores lembrem dele.
Öğretmenlerin bu konuda da bilgilendirilmesi gerekir.Estudiosos são notificados.
Aslında ben bu konuda pek düşünmedim...”Eu não estou realmente preocupado com isso".
Bu konuda araştırmalar henüz kesin bir sonuca ulaşmış değildir.Matérias sobre o jogo não chegam a uma conclusão exata sobre ele.
Bu sıralarda Hanbeli fıkhıyla da ilgilenmiş bu konuda da çalışmaya başlamıştır.Para ficar perto dele, comecei a jogar sinuca também.
Aile Paketi: Tek Kullanımlık lisans için bu konuda özdeş.Contrato de serviço: meio de acesso a esse serviço.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod