Bu konuda hiç tartışmamız olmadı.Я никогда не понимал этих споров.
İsviçre bu konuda da ciddi bir sorun yaşadı.Особая ситуация существует в Швейцарии.
Bu konuda başka yerlerde de birkaç birim kurulmuştur.В иных местах к этому присоединяются какие-нибудь отработки.
Öğretmenin bu konuda da desteğe ihtiyacı vardır.Однако, и учительницу нашлось кому поддержать.
Bizim bu konuda acelemiz yok." demiştir. ^ SayfasıИзлишняя торопливость нам ни к чему».
Bu konuda bir araştırma yapılmamıştır.Но этот вопрос не был исследован.
Movses bu konuda dedi.Об этом доложено Фуску.
Bu konuda tarihçiler farklı düşüncelere sahiptirler.Об их расстановке у историков есть разные точки зрения.
Ancak bu konuda çelişkili bilgilerde mevcuttur.Об этом говорят косвенные данные.
Yönetmen William Wyler, Olivier ile oyunculuğu hakkında birçok konuda anlaşamıyordu.Режиссёр Уильям Бодин не слишком заботился о безопасности актеров.
Her konuda söyleyecek sözü vardır.В тексте обо всём сказано.
Türkiye’de ise bu konuda bir karışıklık vardır.Тем не менее в России сегодня складывается парадоксальная ситуация...
Bu konuda bir standart ya da şart koşulması uygun olmaz.Быть или не быть — вот в чём вопрос Вести.
Havacılık Dairesi Başkanlığı kuruluşundan bu yana geçen zaman içinde birçok konuda önemli mesafe kaydetmiştir.О существовании этого аэродрома республиканское командование знало давно.
Üç hafta kadar önce bu konudaki kararımı verdim ve bunun bırakmak için doğru zaman olabileceğini düşündüm.Мы потратили три недели на сведение и доработку, и я думаю, это из-за того, что это был конец работы.
Bu nedenle bu konuda çok dikkatli olmalısınız.لذلك عليك أن تكون شديد الحذر في هذا الأمر.
Geneva adlandırması, bu konuda birkaç uluslararası toplantının sonucu olarak 1892'de doğmuştu.وقد تم ميلاد هذه التسمية في جينيف عام 1892 بعد عدة لقاءات دولية متعلقة بهذا الموضوع.
Bu konuda önemli istisnalar Google Code Search, Exalead gibi özelleşmiş arama motorlarıdır.استثناءات ملحوظة: Google Code Search، Exalead.
Bu tarih dönemi bir tartışma kaynağıdır ve bu konuda tartışmalar yıllarca sürecek gibi gözükmektedir.وهذا النطاق الزمني مصدر ساخن للمناقشة، وسوف يستمر على هذا النحو لسنوات قادمة.
İsveç'teki araştırma etkinlikleri standardı oldukça yüksek olup, ülke bu konuda birçok alanda dünya lideridir.مستوى البحوث السويدية مرتفع حيث تقود السويد العالم في عدد من المجالات المهمة.
Tasarıyı inceleyen bürokratlar, bu konudaki düşüncelerini rapor halinde padişaha sundular.وعرض البيروقراطيون الذين درسوا المسودة أفكارَهم بشأن هذا الموضوع علي السُلطان في تقرير.
Bu konuda farklı görüşler olmuştur.وهناك اراء مختلفة حول الموضوع.
Bu konudaki hadisler şunlardır 'Ey Kur’an ehli, vitir namazını kılın!تفسير الطبري، سورة البقرة، القول في تأويل قوله تعالى: "وأقيموا الصلاة وءاتوا الزكاة. ."
Yine de bu konuda bir söz birliğine varılmış değildir.وليس هنا حلول ولا اتحاد، قال الله تعالى: {له ما في السماوات وما في الأرض} .
Annesinin sağlık durumunu öğrenmesi bir zarar oldu, Madonna sık sık ağlayarak bu konuda annesini sorguladı.وكان معرفة وضع والدتها مضراً لها، وكانت مادونا تبكي باستمرار بسبب شكوكها في هذا الموضوع.
Bir diğeri de bizi yetiştiren insanlara ve okula her konuda destek olabilmektir.ويكفيني أن يشكر لي أحدهم الدرس الذي أقدمه هنا .
İnternet üzerinde çeşitli bloglarda bu konuda yazılar yazılmaktadır.كما يتابعه العديد عبر مدوناته.
Bu konuda dikkatli olunmalıdır.فيجب الحرص في التعامل معه.
Taylor'ın bu konudaki sözleri şöyle: "Her üç terminal için üç farklı komut bulunuyordu.تايلور تحدّث لاحقاً في لقاء صحفي عن ذلك: "لكل حاسب من هذه الثلاثة، كان هناك ثلاث مجموعات من الأوامر.
Bu konuda pek çok bilimsel makale yayınlamıştır.نشرت الكثير من المراجعات العلمية عن هذا الموضوع.
Bilimsel konsensüs, bilimsel bir konuda, bilim insanlarının kolektif görüşü, fikri ve yargısı.الإجماع العلمي أو الاتفاق العلمي هو الموقف والرأي والحكم الجماعي للمجتمع العلمي في مجال علمي ما.
Kadın, bu konudan hiç bahsetmez.هذه المرأة لا تتكلم.
Her konuda söyleyecek sözü vardır.فيه تبيان لكل شيء.
Ermenistan Hükümeti Üniversiteyi her konuda desteklemektedir.وتدعم الحكومة اليمنية التعليم العام على كل المستويات.
Bu konuda iki tane alıntı vardır.فيما يلي برهانان اثنان.
Üzerinde konuşulamayan konuda susmalı.التعدي على ما لا يملكه.
Çevirmenin bu konuda sınırlanamaz hakları vardır.فالآن أصبحت إمكانيات اللغة بلا حدود.
Bu dönemde şaraplardan da bu konuda kullanmaya başlıyorlar.خلال هذه الفترة بدأ الكاثوليك يفعلون الشيء نفسه.
Halkı bu konuda bilinçlendirmek için gazetelere yazılar yazar.كتبت عن المصممين الاخرين اخبار هذا المجال .
Uzman, belirli bir konuda ileri teknik ya da beceriye sahip kişidir.خبير المجال هو شخص ذو معرفة خاصة أو مهارات في مجال معين .
Hemen hemen tüm araştırmacı ve tarihçiler bu konuda görüş birliği içindedir.غير أن معظم المؤرخين والباحثين ينكرون هذه الصلة.
Bu konuda bazı risaleler yayınladı.ثم أورد بعض هذه الأشعار.
Fakat bu konuda kendisine en ağır eleştiri ve ithamlar Nâzım Hikmet'ten gelmiştir.بل كان يمتلك معها ثروة أكبر، من أخلاق العلم وأخلاق العلماء.
Bu konuda daha çok ayrıntı çoklu dizi hizalaması hakkındaki maddede bulunabilir.قد نحتاج لمعلومات أكثر عن الحالة بإجراء خزعة من الغدة.
Salieri farklı işlere bulaşırken Paulie ve Tommy daha önce düşündükleri bir konuda karara varırlar.عندما تعود جيني وبول، تعتقد أن شيئًا ما خطأ.
Programda sunucu sokaktan iki insan bulmakta ve onlara istedikleri konuda 5 soru sormaktadır.يتنقل رانما حول المدينة ويواجه مختلف الشخصيات الذين يسألونه أسئلة حول الأنمي رانما ½.
Bu konuda tek istisna Kuzey İrlanda'dır.ومع ذلك ، فهي وجهة نظر هامشية في أيرلندا الشمالية.
Fakat bu konuda detaylı bir açıklama verilmemiş.لم تتوفر تفاصيل أخرى على الفور.
Fakat bu konuda uzunca bir süre çalışma yapılmadı.أنا لم أفكر في ذلك لفترة طويلة.
Fakat bu konuda da tartışmalar vardır.لا يزال هناك جدل حول هذا الموضوع.
Bu konuda kuvvetli deliller vardır.توفر أسباب قوية لذلك.
ABD kongresinde bu konuda bir inceleme başlatıldı.كما تم إطلاق تحقيقات الكونغرس.
Ayrıca bu konuda birkaç kitap yayınladı.كما كتب العديد من الكتب حول هذا الموضوع.
Öğretmene bu konuda yardım edilmelidir.يمكن لقواعد التعليمات المساعدة في هذا الأمر.
Bu konuda daha fazla bilgi için Erboğa Süperkümesi konusuna bakınız.انظر الإصلاح النقدي لمعرفة المزيد حول هذا الموضوع.
Bu konuda kesin bir şey söylenmemiş, fakat bu kişi Aang olmuştur.لم يتأثر بأحد ولكن تأثر ديمنج به .
Çin tarih kaynakları bu konuda önemli deliller sunar.وتؤكد المصادر الصينية هذا بوضوح.
Bu konuda da baştan anlaşmak gerekir.لكن يجب الاستعداد لذلك مسبقا.
Ben o konuda onunla anlaştım.اتفقت معه على هذه النقطة
1974 yılından sonra hükümet bu konudaki yayın istatistiklerinin yayımlanmasını durdurdu.Depois de 1974, o governo deixou de publicar estatísticas sobre o assunto.