Ana içeriğe geç
Sözlük

konu ile cümle

konu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ne yazık ki neredeyse hiç Almanca konuşamıyorum.Unfortunately I hardly speak any German.
İnterlingua konuşuyorum.I speak Interlingua.
Acı gerçekle yüzleşmemek için konuyu fazla deşmeye cesaret edemiyorum!I dare not probe too deeply, lest I uncover the awful truth!
Lütfen daha anlaşılır biçimde konuşun.Please speak more clearly.
Lütfen daha çabuk konuş.Please speak more quickly.
Japonca da konuşabilir misin?Can you speak Japanese, too?
O, hızlı şekilde konuştu.She spoke rapidly.
Hastayım, bu nedenle benimle yemek hakkında konuşma.I'm sick, so don't talk me about food.
Onun soruları, konuyu çok iyi anladığını gösteriyor.Her questions show that she understands the subject very well.
Onun soruları onun konuyu çok iyi anladığını göstermektedir.Her questions indicate that she understands the subject very well.
Senin kadar konuşkan değilim.I'm not as talkative as you.
Biz dün konuşmadık.We didn't talk yesterday.
Türkçe konuşuyor musun?Do you speak Turkish?
Türkçe konuşur musunuz?Do you speak Turkish?
İbranice konuşmuyorum.I don't speak Hebrew.
Telefonda onun hakkında konuştular.They talked about it on the telephone.
Kendime söz verdim, bir daha asla onunla konuşmayacağım.I promised myself, that I never gonna talk to him again.
Lütfen aileniz hakkında konuşun.Please talk about your family.
Klingonca konuşamam.I can't speak Klingon.
Klingonca konuşuyor musunuz?Do you speak Klingon?
Hiç Klingonca konuşamıyorum.I don't speak any Klingon.
Karınla konuştun mu?Did you talk to your wife?
Ben benim Alman konuşmamı pratik etmeme yardım etmesi için özel öğretmen tuttum.I've hired a private tutor to help me practice my German conversation.
Onun hakkında konuşmak için uygun bir zaman değil, değil mi?It's not a convenient time to speak about that, is it?
O konuya daha sonra gelelim.Let's come back to it later.
Sağlık kitapları okuma konusunda dikkatli olun. Bir baskı hatasından ölebilirsiniz.Be careful about reading health books. You may die of a misprint.
Herkes havadan bahsediyor, ama kimse bu konuda bir şey yapmıyor.Everybody talks about the weather, but nobody does anything about it.
Hepimiz aptalız, sadece farklı konularda.We are all stupid, just on different subjects.
İlk randevuda, hassas konulardan uzak durmak en iyisidir.On a first date, it's best to steer clear of touchy subjects.
Ona yardım etmek için, onunla çok konuş.In order to help him, talk to him a lot.
Biz plan üzerine onunla konuştuk.We talked the plan over with him.
Onunla plan hakkında konuştuk.We talked about the plan with him.
Onun not kullanmadan konuşabildiği söyleniyor.He is said to be able to speak without using notes.
Kolombiya'da İspanyolca konuşurlar.They speak Spanish in Colombia.
Kolombiya'da İspanyolca konuşuyorlar.They speak Spanish in Colombia.
Lütfen adamın konuşmasına izin ver.Please let the man talk.
Hava hakkında konuşmak istemiyorum.I don't want to talk about the weather.
Tom kısa bir konuşma yaptı.Tom gave a brief talk.
Mobilya konusunda çok iyi anlaşmalarımız var.We have great deals on furniture.
Vatandaşlar belediye binasında sağlık hizmetleri konusunu tartışıyorlar.Citizens are debating about health care at City Hall.
Şimdi bana ana konulardan bahsedin.Give me the main points now.
Film sırasında konuştular.They talked during the movie.
Tom iki yabancı dil konuşur.Tom speaks two foreign languages.
Büyük bir kalabalık başkanın konuşmasını bekledi.A great crowd waited for the president to speak.
Aynı şeyleri söylüyorsun, bunları daha önce konuşmuştuk.You're covering the same ground. We already talked about this.
Tur rehberi, üç dilde konuşabilir.The tour guide can speak three languages.
Köpek, ev ödevini yeme konusunda kendini suçlu hissetti.The dog felt guilty about eating the homework.
Genç çift Şükran Günü konuklarının arasına anne babalarını dahil etti.The young couple included their parents among their Thanksgiving guests.
Konuşmacının şakasına herkes güldü.Everyone laughed at the speaker's joke.
Hakim konuştuğunda, mahkeme salonundaki herkes dinler.When the judge speaks, everyone in the courtroom listens.
Diğer öğrenciler onunla konuşmadığından dolayı Mary yalnızdı.Mary was lonely because the other students didn't talk to her.
Onlara konukseverlikleri için teşekkür notu gönder.Send them a thank-you note for their hospitality.
Konuşmacı ders notlarını düzenledi.The speaker organized his lecture notes.
Tom konuşamayan hastaları tercih ediyor?Tom prefers patients who can't talk.
Seyirciler alkışlarla konuşmacıya tepki gösterdi.The audience members reacted to the speaker with applause.
Tom parti hakkında konuşarak sürprizi bozdu.Tom ruined the surprise by talking about the party.
Başkan konuyla ilgili kişisel görüşünü belirtti.The president stated his position on the issue.
Senin konferansın konusu nedir?What is the subject of your lecture?
Benim için, tarih çok etkileyici bir konu.For me, history is a fascinating subject.
Tanık duruşmada konuştuğu sırada gergin görünmüyordu.The witness did not seem nervous when he spoke at the trial.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod