Amerika Birleşik Devletleri'ndeki birçok sakinler İspanyolca konuşurlar.Many inhabitants of the United States speak Spanish.
Pedro ile konuşabilir miyim?May I speak to Pedro?
Anne babam İngilizce konuşmuyor.My parents don't speak English.
Afedersiniz, İngilizce konuşur musunuz?Pardon me, do you speak English?
Lütfen daha yavaş konuşun.Please speak more slowly.
Biliyorsun, geçen gün sokakta onunla karşılaştık, biz konuşmak için durduk.You know, I came across him in the street the other day, we stopped to chat.
Almanca konuşuyor musun?Do you speak German?
Bütün dünya İngilizce konuşuyor.The whole world speaks English.
Senin annen altı dil konuşuyor - Bu çılgınlık.Your mom speaks six languages — that's nuts.
Nasıl oluyor da o dili konuşabiliyorsun?How on earth can you speak that language?
Meksika'da hangi dil konuşuluyor?What language is spoken in Mexico?
Onlar Meksika'da hangi dili konuşuyorlar?What language do they speak in Mexico?
Onlar Amerika'da ne konuşuyorlar?What do they speak in America?
O tek kelime Fransızca söyleyemez ama üstelik bir yerli gibi İngilizce konuşur.He can't say one word of French, but then again he speaks English like a native.
Avustralya'da, onlar İngilizce konuşurlar.In Australia, they speak English.
Tam yabancı dillerden söz ederken, Fransızca konuşur musun?Speaking of foreign languages, do you speak French?
Konuşmadan önce düşün.Think before you speak.
Bu kitap Japonca'yı anadil olarak konuşmayan öğrenciler için tasarlandı.This book is intended for students who do not speak Japanese as a native language.
Çoğu İsviçre vatandaşı iki ya da üç dil konuşur.Most Swiss citizens speak two or three languages.
Jorge dört tane dil konuşabilir.Jorge can speak four languages.
Onlar sizin ülkenizde hangi dili konuşuyorlar?What language do they speak in your country?
Jessie bu şeyleri açıkça konuşmaz.Jessie does not speak of these things openly.
Jessie Fransızcayı kötü; Almancayı daha da kötü konuşuyordu.Jessie spoke bad French and worse German.
Onun İngilizce konuşabilip konuşamadığını biliyor musun?Do you know if she can speak English?
O Çince konuşuyor.She speaks Chinese.
O Çince konuşur.She speaks Chinese.
O çok kızgındı ve okul müdürüyle konuşmaya gitti.She was very mad and went to talk with the school manager.
Burada İspanyolca konuşulur.Spanish is spoken here.
Yirmi ülkede İspanyolca konuşulur.Spanish is spoken in twenty countries.
İspanyolca yirmi ülkede konuşulur.Spanish is spoken in twenty countries.
Konukseverliğiniz için teşekkürler.Thanks for your hospitality.
Mısırlı insanlar Arapça konuşur.The person from Egypt speaks Arabic.
Kadın İspanyolca konuşuyor.The woman speaks Spanish.
Paola hakkında konuşalım.Let's talk about Paola.
Resmî bir konuşma hazırlamana gerek yok.You don't need to prepare a formal speech.
Resmî bir konuşma hazırlamana gerek yoktur.There's no need for you to prepare a formal speech.
Abuk subuk konuşma.Don't ramble.
Biri konuşurken saygılı olmalı ve müstehcen şeyler söylememelidir.One must be respectful when speaking, and not say obscene things.
Esperanto'yu ana dilim gibi konuşabiliyorum.I can speak Esperanto as if it's my mother tongue.
O İngilizce mi, Fransızca mı yoksa Almanca mı konuşuyor?Does she speak English, French or German?
Betty çok iyi Esperanto konuşuyor.Betty speaks Esperanto very well.
Ben kimle konuşuyorum?With whom am I speaking?
Matematik iyi bir konudur.Mathematics is a good subject.
Açılış konuşmasını yapman için sana güveniyorum.I am counting on you to give the opening address.
İsveçce konuşmam.I don't speak Swedish.
Almanca konuşmuyorum.I don't speak German.
İngilizceyi iyi konuşabilirsin, değil mi?You can speak English well, can't you?
Yabancı bir dili iyi konuşmak zaman alır.It takes time to speak a foreign language well.
İngilizce konuşamıyor musun?Can't you speak English?
Mary odaya girdiğinde Jack aniden konuşmayı kesti.When Mary entered the room, Jack suddenly stopped talking.
Biraz daha yumuşak konuşur musunuz?Would you mind speaking a little softer please?
Bay Wright Japoncayı bir Japon gibi konuşur.Mr. Wright speaks Japanese like a native speaker.
Bebeğimiz henüz konuşmuyor.Our baby isn't speaking yet.
O İngilizce konuşan birini işe alacak.He will hire someone who speaks English.
Ben, İngilizce konuşabilen birini işe almayı düşünüyorum.I plan to hire someone who can speak English.
Ukrayna'dayken, ben hep Ukraynaca konuşurum.When in Ukraine, I always speak Ukrainian.
Kimse benimle konuşmadı.Nobody spoke with me.
O az konuşan biri.He is a man of few words.
Onunla bu konuda konuşma.Don't talk to him about it.
Sınıfta konuşma.Don't talk in the classroom.