konuşuyor ile cümle

konuşuyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bilmem, bence toplu kesim hakkında konuşuyor.Nie wiem, myślę, że mówi o wycince.
Bilmem, bence toplu kesim hakkında konuşuyor.Non so, credo voglia dire disboscamento.
Bilmem, bence toplu kesim hakkında konuşuyor.No sé, creo que habla sobre tala indiscriminada.
Bilmem, bence toplu kesim hakkında konuşuyor.Nu știu, cred că vorbește despre defrișare.
Bilmem, bence toplu kesim hakkında konuşuyor.Мисля, че говори за изсичането на дърветата.
Bilmem, bence toplu kesim hakkında konuşuyor."Я не знаю, я думаю, он говорит о сплошной вырубке.
Biraz agresif falan gibi de konuşuyordum, o yüzden kendimi biraz frenledim.Egy kicsit agresszívan beszélek, lehet, úgyhogy lelassultam.
Biraz agresif falan gibi de konuşuyordum, o yüzden kendimi biraz frenledim."Estou a falar de forma um pouco agressiva ou o que quer que seja". Então, comecei a falar mais devagar.
Biraz agresif falan gibi de konuşuyordum, o yüzden kendimi biraz frenledim.Estoy hablando tal vez de una forma demasiado agresiva, así que bueno, fui más despacio.
Biraz agresif falan gibi de konuşuyordum, o yüzden kendimi biraz frenledim.Forse parlo un po' troppo concitatamente, e così rallentai il ritmo.
Biraz agresif falan gibi de konuşuyordum, o yüzden kendimi biraz frenledim.Ich rede ein bisschen zu aggressiv oder so, also hab ich halt langsamer geredet.
Biraz agresif falan gibi de konuşuyordum, o yüzden kendimi biraz frenledim.Ik praat een beetje te agressief, dus vertraagde ik wat.
Biraz agresif falan gibi de konuşuyordum, o yüzden kendimi biraz frenledim.Jag pratar lite för fort, eller nåt, så jag försökte ta det lugnt.
Biraz agresif falan gibi de konuşuyordum, o yüzden kendimi biraz frenledim.너무 들떠서 급하게 말했나 보다 싶어서 말을 좀 늦춰서 천천히 말했습니다.
Biraz agresif falan gibi de konuşuyordum, o yüzden kendimi biraz frenledim.Mluvím moc překotně, ok, tak jsem zpomalil.
Biraz agresif falan gibi de konuşuyordum, o yüzden kendimi biraz frenledim.Myślę: "No tak, podekscytowany nowojorski Żyd, pewnie mówię zbyt agresywnie", więc zwolniłem.
Biraz agresif falan gibi de konuşuyordum, o yüzden kendimi biraz frenledim.Puhun vähän liian aggressiivisesti tai jotain, joten hidastin puhettani.
Biraz agresif falan gibi de konuşuyordum, o yüzden kendimi biraz frenledim.Saya berbicara terlalu agresif, apapunlah, jadi anda tahu, saya melambat.
Biraz agresif falan gibi de konuşuyordum, o yüzden kendimi biraz frenledim.Vorbesc un pic cam agresiv, aşa că am încetinit.
Biraz agresif falan gibi de konuşuyordum, o yüzden kendimi biraz frenledim.Говоря малко по-агресивно, нещо такова, тъй че се поспрях.
Biraz agresif falan gibi de konuşuyordum, o yüzden kendimi biraz frenledim.Я разговариваю немного напористо, ладно, ну я и притормозил немножко.
Biraz agresif falan gibi de konuşuyordum, o yüzden kendimi biraz frenledim.אני מדבר בצורה קצת אגרסיבית מדי, שיהיה, אז האטתי.
Biraz agresif falan gibi de konuşuyordum, o yüzden kendimi biraz frenledim.أنا أتحدث قليلا بعدائية ،علي اي حال علي كل حال انا قللت حديثي
Biraz agresif falan gibi de konuşuyordum, o yüzden kendimi biraz frenledim.自分を落ち着かせました その日の終わり
Biraz daha... yine de olabilir misin? Seung Jo hakkında konuşuyorum.Lite mer tid....
Birazdan cevap verebileceksiniz, ben hala konuşuyorum.You\'92ll erhalten Sie Ihre Chance, in einem Augenblick. I\ 92 m noch sprechen. \
Birbirimizle çok görsel bir şekilde konuşuyoruz, ne yaptığımızı çok da fark etmeden.Chúng ta đều giao tiếp với nhau theo cách đề cao thị giác này. mà không hề nhận ra điều đó.
Birbirimizle çok görsel bir şekilde konuşuyoruz, ne yaptığımızı çok da fark etmeden.Ci parliamo in questo modo estremamente visivo senza rendercene conto.
Birbirimizle çok görsel bir şekilde konuşuyoruz, ne yaptığımızı çok da fark etmeden.Falamos uns com os outros de uma forma fortemente visual sem nos apercebermos do que estamos a fazer.
Birbirimizle çok görsel bir şekilde konuşuyoruz, ne yaptığımızı çok da fark etmeden.우리는 이렇게 고도의 시각적인 박법으로 의사소통할 수 있습니다. 자신이 뭘하는지 의식하지 않은 채로요.
Birbirimizle çok görsel bir şekilde konuşuyoruz, ne yaptığımızı çok da fark etmeden.Komunikujemy się w tak wysoce wizualny sposób, nie zdając sobie sprawy, co dokładnie robimy.
Birbirimizle çok görsel bir şekilde konuşuyoruz, ne yaptığımızı çok da fark etmeden.Mindannyian vizuálisan beszélgetünk, anélkül, hogy észrevennénk, amit csinálunk.
Birbirimizle çok görsel bir şekilde konuşuyoruz, ne yaptığımızı çok da fark etmeden.Mluvíme spolu velmi vizuálně, aniž bychom si to uvědomovali.
Birbirimizle çok görsel bir şekilde konuşuyoruz, ne yaptığımızı çok da fark etmeden.Nous nous parlons tous dans ce langage fortement visuel sans réaliser ce que nous faisons.
Birbirimizle çok görsel bir şekilde konuşuyoruz, ne yaptığımızı çok da fark etmeden.Todos nos comunicamos en esta manera altamente visual sin darnos cuenta de lo que hacemos.
Birbirimizle çok görsel bir şekilde konuşuyoruz, ne yaptığımızı çok da fark etmeden.Toţi vorbim unul cu altul în acest mod foarte vizual fără să realizăm ce facem.
Birbirimizle çok görsel bir şekilde konuşuyoruz, ne yaptığımızı çok da fark etmeden.We praten met anderen op een hoogst visuele manier zonder te beseffen wat we doen.
Birbirimizle çok görsel bir şekilde konuşuyoruz, ne yaptığımızı çok da fark etmeden.Wir kommunizieren auf diese sehr visuelle Art miteinander, ohne zu bemerken, was wir tun.
Birbirimizle çok görsel bir şekilde konuşuyoruz, ne yaptığımızı çok da fark etmeden.Όλοι συνομιλούμε μεταξύ μας μέσω αυτού του ανεπτυγμένου οπτικά τρόπου χωρίς να συνειδητοποιούμε τί κάνουμε.
Birbirimizle çok görsel bir şekilde konuşuyoruz, ne yaptığımızı çok da fark etmeden.Всички си говорим един с друг по този силно визуален начин, без да осъзнаваме какво правим.
Birbirimizle çok görsel bir şekilde konuşuyoruz, ne yaptığımızı çok da fark etmeden.כולנו מדברים אחד אל השני בדרך מאוד ויזואלית בלי לדעת מה אנחנו עושים.
Birbirimizle çok görsel bir şekilde konuşuyoruz, ne yaptığımızı çok da fark etmeden.جميعنا يتحدث مع بعضنا البعض بهذه الطريقة البصرية من غير وعي مما نقوم به.
Birbirimizle çok görsel bir şekilde konuşuyoruz, ne yaptığımızı çok da fark etmeden.非常に視覚的な方法で他者と コミュニケーションをしています 3点目は このような 「知らない」という アイディアに関してです
Birbirleriyle konuşuyorlar gibi.Chyba rozmawiają.
Birbirleriyle konuşuyorlar gibi.De ser ud til at tale med hinanden.
Birbirleriyle konuşuyorlar gibi.De verkar prata med varandra.
Birbirleriyle konuşuyorlar gibi.He juttelevat.
Birbirleriyle konuşuyorlar gibi.Parece que están hablando.
Birbirleriyle konuşuyorlar gibi.Parece que estão a conversar.
Birbirleriyle konuşuyorlar gibi.Sembra che si stiano parlando.
Birbirleriyle konuşuyorlar gibi.Φαίνεται να συζητάνε.
Birbirleriyle konuşuyorlar gibi.Кажется, они разговаривают.
Bir çokgenin kenar sayılarını çok büyük bir sayıya arttırırsak ne olacacağı hakkında konuşuyorduk.Arról beszélgettünk, mi történik, ha egy sokszög oldalainak számát nagyon nagyra növeled.
Bir çokgenin kenar sayılarını çok büyük bir sayıya arttırırsak ne olacacağı hakkında konuşuyorduk.Bavili jsme se, co se stane, když zvýšíte počet stran mnohoúhelníku na velmi vysoké číslo.
Bir çokgenin kenar sayılarını çok büyük bir sayıya arttırırsak ne olacacağı hakkında konuşuyorduk.Chúng tôi đang nói về cái gì sẽ xảy ra khi bạn tăng số cạnh của một đa giác tới một số rất lớn.
Bir çokgenin kenar sayılarını çok büyük bir sayıya arttırırsak ne olacacağı hakkında konuşuyorduk.Estábamos hablando de lo que sucede si uno aumenta la cantidad de lados de un polígono a un número muy grande.
Bir çokgenin kenar sayılarını çok büyük bir sayıya arttırırsak ne olacacağı hakkında konuşuyorduk.Hovoríme o tom, čo sa stane, keď zvýšite počet strán mnohouholníka na veľmi veľký počet.
Bir çokgenin kenar sayılarını çok büyük bir sayıya arttırırsak ne olacacağı hakkında konuşuyorduk.우리는 다각형의 면의 숫자를 아주 큰 숫자로 증가시킬 때 어떤 일이 일어나는지 이야기 했습니다.
Bir çokgenin kenar sayılarını çok büyük bir sayıya arttırırsak ne olacacağı hakkında konuşuyorduk.Rozmawialiśmy kiedyś o tym, co się stanie jeśli zwiększysz liczbę boków figury do bardzo dużej liczby.
Bir çokgenin kenar sayılarını çok büyük bir sayıya arttırırsak ne olacacağı hakkında konuşuyorduk.Vorbeam despre ce se întâmplă când crești numarul de fețe al unui poligon la un număr foarte mare.

İlgili Sayfalar