konuşuyor ile cümle

konuşuyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bir çokgenin kenar sayılarını çok büyük bir sayıya arttırırsak ne olacacağı hakkında konuşuyorduk.We praatten over wat er gebeurt als je het aantal zijden van een veelhoek verhoogt tot een heel groot getal.
Bir çokgenin kenar sayılarını çok büyük bir sayıya arttırırsak ne olacacağı hakkında konuşuyorduk.Wir reden davon, was passiert, wenn man die Anzahl der Seiten eines Polygons auf eine sehr große Zahl erhöht.
Bir çokgenin kenar sayılarını çok büyük bir sayıya arttırırsak ne olacacağı hakkında konuşuyorduk.Μιλούσαμε για το τι συμβαίνει όταν αυξάνεις τον αριθμό των πλευρών σε ένα πολύγωνο σε ένα πολύ μεγάλο αριθμό.
Bir çokgenin kenar sayılarını çok büyük bir sayıya arttırırsak ne olacacağı hakkında konuşuyorduk.Коментирахме какво се случва когато увеличим броя на страните на многоъгълник до много голямо число.
Bir çokgenin kenar sayılarını çok büyük bir sayıya arttırırsak ne olacacağı hakkında konuşuyorduk.Мы обсуждали, что происходит, когда мы увеличиваем число сторон в многоугольнике до какого-то огромного числа.
Bir çokgenin kenar sayılarını çok büyük bir sayıya arttırırsak ne olacacağı hakkında konuşuyorduk.דננו על מה שקורה כאשר מגדילים את מספר הצלעות של מצולע למספר גדול מאוד.
Bir çokgenin kenar sayılarını çok büyük bir sayıya arttırırsak ne olacacağı hakkında konuşuyorduk.كنا نتحدث عن ماذا يحدث في حال ... زيادة عدد الاضلاع المكونة للشكل الهندسي الى عدد كبير جداً ..
Bir çokgenin kenar sayılarını çok büyük bir sayıya arttırırsak ne olacacağı hakkında konuşuyorduk.増やした場合 どうなるのか 話していました
Birçok NASA JPL bilim insanıyla konuşuyorum,Deci, vorbeam cu mulţi oameni de ştiinţă de la NASA JPL,
Birçok NASA JPL bilim insanıyla konuşuyorum,Ich habe also mit vielen NASA JPL Wissenschaftlern gesprochen,
Birçok NASA JPL bilim insanıyla konuşuyorum, JPL'de Mars gezginleriyle meşhurlar.Ik heb veel NASA JPL-wetenschappers gesproken, bij JPL zijn ze bekend om hun Mars-rovers.
Birçok NASA JPL bilim insanıyla konuşuyorum, JPL'de Mars gezginleriyle meşhurlar.Számos tudóssal beszéltem, akik a NASA JPL-nél dolgoznak, a JPL-nél, ami híres Mars-járó rovereiről.
Birçok NASA JPL bilim insanıyla konuşuyorum, JPL'de Mars gezginleriyle meşhurlar.Tôi đã nói chuyện với nhiều nhà khoa học JPL của NASA, ở JPL, họ nổi tiếng với các xe tự hành trên sao Hỏa.
Birçok NASA JPL bilim insanıyla konuşuyorum,Mluvil jsem s mnoha vědci z NASA JPL (Laboratoř proudového pohonu)
Birçok NASA JPL bilim insanıyla konuşuyorum,저는 화성 탐사차량으로 유명한 NASA JPL의 과학자들과
Birçok NASA JPL bilim insanıyla konuşuyorum,Naukowcy z Laboratorium Napędu Odrzutowego NASA,
Birçok NASA JPL bilim insanıyla konuşuyorum,Nous avons parlé à plusieurs scientifiques du JPL de la NASA (note:
Birçok NASA JPL bilim insanıyla konuşuyorum,אז שוחחתי עם חוקרים רבים מהמעבדה להנעה סילונית בנאסא,
Birçok NASA JPL bilim insanıyla konuşuyorum,ولقد تحدثت لعلماء مختبر الدفع النفاث في ناسا
Birçok NASA JPL bilim insanıyla konuşuyorum,マーズローバーが有名ですね
Bir daire içinde oturmuş, köy için hedefleri hakkında konuşuyorlardı.Estaban sentados en círculo hablando de los sueños de los aldeanos.
Bir daire içinde oturmuş, köy için hedefleri hakkında konuşuyorlardı.Họ đã ngồi thành vòng tròn, nói về những ước mơ cho ngôi làng
Bir daire içinde oturmuş, köy için hedefleri hakkında konuşuyorlardı.Ils étaient assis en cercle, ils parlaient des rêves pour le village.
Bir daire içinde oturmuş, köy için hedefleri hakkında konuşuyorlardı.그들은 둘러앉아서, 마을을 위한 꿈을 이야기 했습니다.
Bir daire içinde oturmuş, köy için hedefleri hakkında konuşuyorlardı.Sedevano in circolo, a parlare dei loro sogni per il villaggio.
Bir daire içinde oturmuş, köy için hedefleri hakkında konuşuyorlardı.Siedzieli w kręgu rozmawiając o swoich życzeniach dla wioski.
Bir daire içinde oturmuş, köy için hedefleri hakkında konuşuyorlardı.Sie saßen in einem Kreis und redeten über die Träume für das Dorf.
Bir daire içinde oturmuş, köy için hedefleri hakkında konuşuyorlardı.Stăteau în cerc, vorbind despre visurile lor pentru sat.
Bir daire içinde oturmuş, köy için hedefleri hakkında konuşuyorlardı.Ze zaten in een kring te praten over hun dromen voor het dorp.
Bir daire içinde oturmuş, köy için hedefleri hakkında konuşuyorlardı.Они сидели в кругу, разговаривая о мечтах для деревни.
Bir daire içinde oturmuş, köy için hedefleri hakkında konuşuyorlardı.Те седяли в кръг, говорйки за мечтите на селото.
Bir daire içinde oturmuş, köy için hedefleri hakkında konuşuyorlardı.הן ישבו במעגל ושוחחו על החלומות בנוגע לכפר.
Bir daire içinde oturmuş, köy için hedefleri hakkında konuşuyorlardı.حيث كانوا يجلسون في دائرة, يتحدثون عن أحلام القرية.
Bir daire içinde oturmuş, köy için hedefleri hakkında konuşuyorlardı.語っていたところ 村のある女性が声をあげ
Bir erkek gibi konuşuyor.Má hlas jako chlap.
Bir erkek gibi konuşuyor.Μιλάει σαν άντρας.
Bir erkek gibi konuşuyor.Говори като мъж.
Bir gün siyahi bir adamla toplumsal cinsiyet üzerine konuşuyorduk ve dedi kiEstuve una vez hablando con un hombre negro sobre género y me dijo:
Bir gün siyahi bir adamla toplumsal cinsiyet üzerine konuşuyorduk ve dedi kiIch habe einmal mit einem schwarzen Mann über Geschlechterrollen geredet und er sagte mir:
Bir gün siyahi bir adamla toplumsal cinsiyet üzerine konuşuyorduk ve dedi kiJag pratade vid ett tillfälle med en svart man om genus och han sa till mig:
Bir gün siyahi bir adamla toplumsal cinsiyet üzerine konuşuyorduk ve dedi ki저는 어느날 흑인 남성과 성별에 대해 말했습니다. 그리고 그가 말하길
Bir gün siyahi bir adamla toplumsal cinsiyet üzerine konuşuyorduk ve dedi kiVorbeam odată cu un bărbat african despre gen și mi-a zis:
Bir gün siyahi bir adamla toplumsal cinsiyet üzerine konuşuyorduk ve dedi kiОднажды чернокожий в разговоре о гендерных проблемах сказал мне:
Bir gün siyahi bir adamla toplumsal cinsiyet üzerine konuşuyorduk ve dedi kiأحد المرات،تكلمت مع رجل أسود البشرة عن التفرقة بين الجنسين فقال لي
Bir gün siyahi bir adamla toplumsal cinsiyet üzerine konuşuyorduk ve dedi ki彼は言いました 「なぜ『女としての経験から』って言うんだ?
Birileri Geometri hakkında konuşuyorsa, bilin ki dünyayı ölçmekten bahsediyor. Çok da kötü bir isim değil.Cuvântul provine de la măsurarea pământului și nu putem spune că este greșit, căci în termeni generali
Birileri Geometri hakkında konuşuyorsa, bilin ki dünyayı ölçmekten bahsediyor. Çok da kötü bir isim değil.Значи когато някой говори за геометрия, самата дума означава измерване на земята.
Birileri Geometri hakkında konuşuyorsa, bilin ki dünyayı ölçmekten bahsediyor.Czyli słowo "geometria" znaczy "mierzyć ziemię".
Birileri Geometri hakkında konuşuyorsa, bilin ki dünyayı ölçmekten bahsediyor.Geometri handler altså om at måle Jorden.
Birileri Geometri hakkında konuşuyorsa, bilin ki dünyayı ölçmekten bahsediyor.그러니까 누군가가 기하학에 대해 이야기한다면 그 단어는 '지구 측량'에서 부터 온 것이죠
Birileri Geometri hakkında konuşuyorsa, bilin ki dünyayı ölçmekten bahsediyor.Quando qualcuno parla di geometria, la parola stessa viene da misurazione della Terra.
Birileri Geometri hakkında konuşuyorsa, bilin ki dünyayı ölçmekten bahsediyor.Takže keď niekto hovorí o geometrii, samotné slovo znamená "meranie zeme".
Birileri Geometri hakkında konuşuyorsa, bilin ki dünyayı ölçmekten bahsediyor.لذا عندما يتحدث شخص عن الهندسة الكلمة نفسها تعنى قياس الأرض
Bir kaç saat içinde, bizim için çok önemli olan İran'dan arkadaşım Shirin Neshat sizlere konuşuyor olacak.Dans quelques heures, Shirin Neshat, mon amie iranienne, une artiste très importante pour nous vous parlera.
Bir kaç saat içinde, bizim için çok önemli olan İran'dan arkadaşım Shirin Neshat sizlere konuşuyor olacak.En pocas horas mi amiga iraní Shirin Neshat, una artista muy importante para nosotros, hablará aquí.
Bir kaç saat içinde, bizim için çok önemli olan İran'dan arkadaşım Shirin Neshat sizlere konuşuyor olacak.Shirin Neshat, moja znajoma z Iranu, która jest dla nas istotną artystką, będzie tu wykładać za kilka godzin.
Bir kaç saat içinde, bizim için çok önemli olan İran'dan arkadaşım Shirin Neshat sizlere konuşuyor olacak.Tra poche ore la mia amica iraniana Shirin Neshat, che è un'artista molto importante per noi, parlerà con voi.
Bir kadınla konuşuyordum, o konuşma beni başka bir kadına yönlendirdi.여자분들 한 분씩 만나 대화를 나누며
Bir kadınla konuşuyordum, o konuşma beni başka bir kadına yönlendirdi.Это привело к разговору со второй, с третей.
Bir kadınla konuşuyordum, o konuşma beni başka bir kadına yönlendirdi.ודיברתי עם אישה אחת וזה הוביל לעוד אישה

İlgili Sayfalar