konuşuyor ile cümle
konuşuyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Aynı zamanda beyzbol hakkında da konuşuyorsunuz.Rozprávate sa aj o baseballe.
Aynı zamanda beyzbol hakkında da konuşuyorsunuz.Sie reden auch über Baseball.
Aynı zamanda beyzbol hakkında da konuşuyorsunuz.Tetapi Anda juga berbicara tentang bisbol.
Aynı zamanda beyzbol hakkında da konuşuyorsunuz.Vorbeşti deasemenea despre baseball.
Aynı zamanda beyzbol hakkında da konuşuyorsunuz.Μιλάτε επίσης για το μπέιζμπολ.
Aynı zamanda beyzbol hakkında da konuşuyorsunuz.Ви також говорите про бейсбол.
Aynı zamanda beyzbol hakkında da konuşuyorsunuz.Също така говорите за бейзбол.
Aynı zamanda beyzbol hakkında da konuşuyorsunuz.אלא אתם גם מדברים על בייסבול.
Aynı zamanda beyzbol hakkında da konuşuyorsunuz.ولكن أيضاً عن كرة البيسبول.
Aynı zamanda beyzbol hakkında da konuşuyorsunuz.アメリカで 性行為について話す時 —
Azdan çok var etme hakkında devamlı konuşuyorum.Am vorbit despre a obține mai mult cu mai puțin pentru mai mulți.
Azdan çok var etme hakkında devamlı konuşuyorum.He estado hablando de hacer más con menos para más gente.
Azdan çok var etme hakkında devamlı konuşuyorum.Ho parlato di ottenere di più partendo da meno.
Azdan çok var etme hakkında devamlı konuşuyorum.Ich habe über mehr aus weniger für mehr gesprochen.
Azdan çok var etme hakkında devamlı konuşuyorum.Ik heb het gehad over meer voor minder.
Azdan çok var etme hakkında devamlı konuşuyorum.J'ai parlé de plus avec moins pour plus de gens.
Azdan çok var etme hakkında devamlı konuşuyorum.더 많은 사람을 위해 적은 것에서 많은 것을 만드는 이야기를 하고 있습니다.
Azdan çok var etme hakkında devamlı konuşuyorum.Mluvil jsem o tom, jak získávat více z méně pro více.
Azdan çok var etme hakkında devamlı konuşuyorum.Mówiłem o dostawaniu więcej z mniej dla wielu.
Azdan çok var etme hakkında devamlı konuşuyorum.Saya telah banyak membicarakan tentang mendapatkan lebih banyak dari lebih sedikit untuk lebih banyak orang.
Azdan çok var etme hakkında devamlı konuşuyorum.Tôi đã nói về chuyện lấy nhiều hơn từ cái ít hơn cho nhiều người hơn.
Azdan çok var etme hakkında devamlı konuşuyorum.Говоря ви за получаване на повече от по-малко за повече.
Azdan çok var etme hakkında devamlı konuşuyorum.Если вы не забыли, я говорю о возможности получать большее из малого для большего числа людей.
Azdan çok var etme hakkında devamlı konuşuyorum.אני מדבר אודות לקבל יותר מפחות עבור יותר אנשים.
Azdan çok var etme hakkında devamlı konuşuyorum.لقد تحدثت سابقاً عن الحصول علي الكثير من القليل
Azdan çok var etme hakkında devamlı konuşuyorum.健康についてはどうでしょう
Bakteriler, bu kimyasal sözcüklerle konuşuyor.Chúng nói chuyện bằng ngôn ngữ hóa học
Bakteriler, bu kimyasal sözcüklerle konuşuyor.화학적 단어를 사용해서 대화를 하지요.
Bakteriler, bu kimyasal sözcüklerle konuşuyor.התאים משוחחים בעזרת מילים כימיות.
Bakteriler, bu kimyasal sözcüklerle konuşuyor.تتكلم مع بعضها عن طريق كلمات كيميائية
Bakteriler, bu kimyasal sözcüklerle konuşuyor.ビブリオ・フィシェリが発光する理由は生物学的なもので、
Bana gitme dersen o zaman gitmem. Sen ne konuda konuşuyorsun?!Spune-mi sa nu merg, si atunci nu voi pleca. despre ce naiba vorbesti acolo?
Başka bir deyişle James Tooley gibi konuşuyorlardı.Anders gesagt, sie sprachen alle wie James Tooley.
Başka bir deyişle James Tooley gibi konuşuyorlardı.Cu alte cuvinte, toți vorbeau ca James Tooley.
Başka bir deyişle James Tooley gibi konuşuyorlardı.Dengan kata lain, mereka kini berbicara mirip seperti James Tooley.
Başka bir deyişle James Tooley gibi konuşuyorlardı.En d'autres termes, ils parlaient tous comme James Tooley.
Başka bir deyişle James Tooley gibi konuşuyorlardı.En otras palabras, todos estaban hablando como James Tooley.
Başka bir deyişle James Tooley gibi konuşuyorlardı.In altre parole, parlavano tutti come James Tooley.
Başka bir deyişle James Tooley gibi konuşuyorlardı.Innymi słowy, wszyscy mówili jak James Tooley.
Başka bir deyişle James Tooley gibi konuşuyorlardı.Inými slovami, všetci rozprávali ako James Tooley (kolega z Newcastle Univerzity).
Başka bir deyişle James Tooley gibi konuşuyorlardı.Jinými slovy, všichni mluvili jako James Tooley.
Başka bir deyişle James Tooley gibi konuşuyorlardı. (Kahkahalar)Nios cách khác, chúng đều phát âm giống James Tooley (Tiếng cười)
Başka bir deyişle James Tooley gibi konuşuyorlardı.그러니까 다들 영국인 교육학자 제임스 툴리처럼 말하고 있었습니다.
Başka bir deyişle James Tooley gibi konuşuyorlardı.Más szóval, mind úgy beszéltek, mint James Tooley.
Başka bir deyişle James Tooley gibi konuşuyorlardı.Med andra ord så pratade de som James Tooley.
Başka bir deyişle James Tooley gibi konuşuyorlardı.Med andre ord talte de alle som James Tooley.
Başka bir deyişle James Tooley gibi konuşuyorlardı.Met andere woorden, zij spraken allemaal als James Tooley.
Başka bir deyişle James Tooley gibi konuşuyorlardı.Por outras palavras, estavam todas a falar como o James Tooley.
Başka bir deyişle James Tooley gibi konuşuyorlardı.Toisin sanoen, he kaikki puhuivat kuin James Tooley.
Başka bir deyişle James Tooley gibi konuşuyorlardı.Με άλλα λόγια, μιλούσαν όλα σαν τον Τζέιμς Τούλεϊ.
Başka bir deyişle James Tooley gibi konuşuyorlardı.Другими словами, они заговорили, как Джеймс Тули.
Başka bir deyişle James Tooley gibi konuşuyorlardı.Іншими словами, вони всі говорили як Джеймс Тулі.
Başka bir deyişle James Tooley gibi konuşuyorlardı.С други думи, всички говореха като професор Джеймс Тули.
Başka bir deyişle James Tooley gibi konuşuyorlardı.במילים אחרות, הם כולם דיברו כמו ג'יימס טולי.
Başka bir deyişle James Tooley gibi konuşuyorlardı.وبعبارة أخرى، كانوا جميعا يتكلّمون مثل "جيمس تولاي".
Başka bir deyişle James Tooley gibi konuşuyorlardı.(笑)
Başka bir dünyanın sadece mümkün olduğunu değil, zaten var olduğunu konuşuyoruz.Azt mondjuk, nem csupán lehetséges hogy van, de már valóban létezik egy másik világ.
Başka bir dünyanın sadece mümkün olduğunu değil, zaten var olduğunu konuşuyoruz.Chúng ta nói về việc các nước khác không chỉ khả thi như thế nào, mà ngay tại đây cũng vậy.
Başka bir dünyanın sadece mümkün olduğunu değil, zaten var olduğunu konuşuyoruz.Es geht nicht darum, dass eine andere Welt bloß möglich ist, sondern eine andere Welt ist hier.
Başka bir dünyanın sadece mümkün olduğunu değil, zaten var olduğunu konuşuyoruz.Falamos sobre a impossibilidade de um outro mundo, mas esse novo mundo está aqui!