konuşuyor ile cümle

konuşuyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Başka bir dünyanın sadece mümkün olduğunu değil, zaten var olduğunu konuşuyoruz.Hablamos sobre cómo otro mundo no es posible, el otro mundo está aquí.
Başka bir dünyanın sadece mümkün olduğunu değil, zaten var olduğunu konuşuyoruz.Kita berbicara tentang bagaimana dunia yang lain tidaklah mungkin, dunia lain tersebut di sini.
Başka bir dünyanın sadece mümkün olduğunu değil, zaten var olduğunu konuşuyoruz.어떻게, 또 다른 세계가 단순한 가능성이 아니라 현실인지에 대해서 얘기합니다.
Başka bir dünyanın sadece mümkün olduğunu değil, zaten var olduğunu konuşuyoruz.Mówimy, że inny świat jest nie tylko możliwy, ale że jest tu.
Başka bir dünyanın sadece mümkün olduğunu değil, zaten var olduğunu konuşuyoruz.On dit qu' un autre monde n'est pas juste une possibilité, un autre monde est là.
Başka bir dünyanın sadece mümkün olduğunu değil, zaten var olduğunu konuşuyoruz.Parliamo di come un altro mondo non solo sia possibile, ma sia già qui.
Başka bir dünyanın sadece mümkün olduğunu değil, zaten var olduğunu konuşuyoruz.Pořád tvrdíme, jak je jiný svět zkrátka nemožný, ale jiný svět je tady.
Başka bir dünyanın sadece mümkün olduğunu değil, zaten var olduğunu konuşuyoruz.Stále tvrdíme, ako je iný svet nemožný, ale iný svet tu už je.
Başka bir dünyanın sadece mümkün olduğunu değil, zaten var olduğunu konuşuyoruz.Vi pratar om hur en annan värld inte bara är möjlig, en annan värld är här.
Başka bir dünyanın sadece mümkün olduğunu değil, zaten var olduğunu konuşuyoruz.Vorbim despre cum o altă lume nu numai că este posibilă, o altă lume este aici.
Başka bir dünyanın sadece mümkün olduğunu değil, zaten var olduğunu konuşuyoruz.We praten over hoe een andere wereld niet alleen mogelijk is, hij is hier.
Başka bir dünyanın sadece mümkün olduğunu değil, zaten var olduğunu konuşuyoruz.Και μιλάμε για το πώς ένας άλλος κόσμος δεν είναι απλά δυνατός, ένας άλλος κόσμος είναι εδώ.
Başka bir dünyanın sadece mümkün olduğunu değil, zaten var olduğunu konuşuyoruz.Говорим за това, как един друг свят може да бъде приложим тук в този.
Başka bir dünyanın sadece mümkün olduğunu değil, zaten var olduğunu konuşuyoruz.Ми кажемо, що інший світ не лише можливий, інший світ вже тут.
Başka bir dünyanın sadece mümkün olduğunu değil, zaten var olduğunu konuşuyoruz.Мы говорим о том, что другой мир не просто возможен, он уже здесь.
Başka bir dünyanın sadece mümkün olduğunu değil, zaten var olduğunu konuşuyoruz.אנו אומרים שעולם אחר איננו רק אפשרי, אלא שהוא כבר כאן.
Başka bir dünyanın sadece mümkün olduğunu değil, zaten var olduğunu konuşuyoruz.نحن نتحدث عن أن عالم آخر ليس ممكناً، ها هو العالم الآخر.
Başka bir dünyanın sadece mümkün olduğunu değil, zaten var olduğunu konuşuyoruz.あいまいな可能性として
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.Also, Damen und Herren, hier bei TED reden wir häufig über Führung und wie man eine Bewegung schafft.
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.Așadar, doamnelor și domnilor, la TED vorbim mult despre leadership şi cum să construieşti o mişcare.
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.Bene, signore e signori, a TED parliamo molto di leadership e di come creare un movimento.
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.Dámy a páni, na TEDe hovoríme veľa o vedení a vytvorení davu.
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.Gospe in gospodje, na TED veliko govorimo o vodenju in kako narediti gibanje.
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.Jadi, para hadirin semua di TED kita sering berbicara mengenai kepemimpinan dan cara memulai sebuah gerakan
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.Kính thưa quý vị khán giả, tại TED chúng ta nói nhiều về sự lãnh đạo và làm thế nào để tạo nên xu hướng.
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.Mesdames et Messieurs, à TED on parle beaucoup de leadership et de comment créer un mouvement.
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.Na konferencjach TED mówi się dużo o przywództwie oraz o tym, jak zainicjować ruch społeczny.
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.Niin, hyvät naiset ja herrat, TED:ssä me puhumme paljon johtajuudesta ja siitä miten synnyttää liike.
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.Så, mina damer och herrar här på TED talar vi en hel del om ledarskap och hur man skapar rörelse.
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.Señoras y señores, en TED hablamos mucho sobre liderazgo y como hacer un movimiento.
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.Ser I, damer og herrer, hos TED taler vi meget om lederskab og hvordan man starter en bevægelse.
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.Szóval, hölgyeim és uraim, a TED-en sokat beszélünk a vezetésről, és egy mozgalom elindításáról.
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.Zo, dames en heren, bij TED spreken we veel over leiderschap en hoe een beweging te beginnen.
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.И така, дами и господа, на TED ние говорим много за лидерство и как да се направи движение.
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.Итак, дамы и господа, на TED мы много говорим о лидерстве и о том, как создать движение.
Bayanlar baylar, TED'de liderlik ve nasıl bir akımın başlatılacağı hakkında çok konuşuyoruz.Отже, пані та панове, на TEDі ми багато говоримо про лідерство та про те, як почати рух.
Bay Enrique bir insanla konuşuyorsunuz.Don Enrique, está hablando con una persona.
Bazen benim ana dilimi konuşuyorlardı ki bu LingaladırA veces hablaban mi mismo idioma, que es el lingala.
Bazen benim ana dilimi konuşuyorlardı ki bu LingaladırA volte parlano nella mia lingua, il Lingala.
Bazen benim ana dilimi konuşuyorlardı ki bu LingaladırCateodata vorbeau in limba mea, Lingala.
Bazen benim ana dilimi konuşuyorlardı ki bu LingaladırCzasami mówili w moim języku, czyli Lingala.
Bazen benim ana dilimi konuşuyorlardı ki bu Lingaladır가끔씩 그들은 제 언어로 얘기했어요- 링갈라어로요
Bazen benim ana dilimi konuşuyorlardı ki bu LingaladırManchmal sprachen sie in meiner eigenen Sprache, Lingala.
Bazen benim ana dilimi konuşuyorlardı ki bu LingaladırParfois ils parlaient ma langue maternelle, le lingala.
Bazen benim ana dilimi konuşuyorlardı ki bu LingaladırSoms spraken ze in mijn eigen taal, Lingala.
Bazen benim ana dilimi konuşuyorlardı ki bu LingaladırThỉnh thoảng, chúng nói chuyện bằng tiếng mẹ đẻ của tôi, tiếng Lingala.
Bazen benim ana dilimi konuşuyorlardı ki bu LingaladırИногда они разговаривают на моем родном языке - лингала.
Bazen benim ana dilimi konuşuyorlardı ki bu LingaladırПонякога те говореха на моя език - Лингала.
Bazen benim ana dilimi konuşuyorlardı ki bu Lingaladırלעיתים הם דיברו בשפתי, לינגלה.
Bazen benim ana dilimi konuşuyorlardı ki bu Lingaladırفي بعض الآحيان يتحدثون بلغتي ,لينغالا .
Bazen benim ana dilimi konuşuyorlardı ki bu Lingaladırまた、どんな戦略を進めているか、何を計画しているか聞きました
Bazen şöyle de konuşuyoruz 'Bir şeyleri kesin olarak doğru yapmam gerekiyor.'Joskus puhumme myös tunteella, että meidän pitää saada jotain tarkalleen.
Bazen şöyle de konuşuyoruz 'Bir şeyleri kesin olarak doğru yapmam gerekiyor.'Někdy také mluvíme ve smyslu, že musíme něco pochopit přesně.
Bazen şöyle de konuşuyoruz 'Bir şeyleri kesin olarak doğru yapmam gerekiyor.'Иногда мы также себя так ведем, как будто нужно делать что-то аккуратно.
Bazen şöyle de konuşuyoruz 'Bir şeyleri kesin olarak doğru yapmam gerekiyor.'לפעמים אנחנו גם מדברים באופן שבו אנו צריכים להשיג משהו באופן מדויק.
Bazen şöyle de konuşuyoruzE quem é que está fora DISTO para o reconhecer?
Bazen şöyle de konuşuyoruzEste doar recunoașterea ta interioară, ceva foarte "privat", să folosim acest cuvânt deocamdată.
Bazıları da evrenin başlangıcı hakkında sanki bir uzay gemisine binip de oraya gitmiş gibi konuşuyor.E alcuni ce ne parlano come se arrivassero direttamente da una navicella spaziale.
Bazıları da evrenin başlangıcı hakkında sanki bir uzay gemisine binip de oraya gitmiş gibi konuşuyor.Einige sprechen vom Ursprung des Universums, als kämen sie direkt von dort mit einer Raumfähre zurück.
Bazıları da evrenin başlangıcı hakkında sanki bir uzay gemisine binip de oraya gitmiş gibi konuşuyor.Iar unii ne vorbesc despre originea universului ca și cum abia s-au întors de acolo pe o navă spațială.

İlgili Sayfalar