konuşuyor ile cümle

konuşuyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
-5 - negatif dediğimde, hepsi için konuşuyorum. .この全体です。 ー5 * 1 =ー5 で、
Açıkça görülüyor ki, eğer işsizlik hakkında konuşuyorsak oğlum bu olaya dahil olmamalı, en azından şimdilik.Oczywiście, jeśli mówimy o bezrobociu, on przynajmniej nie powinien być istotny, jeszcze nie teraz.
Açıkça görülüyor ki, eğer işsizlik hakkında konuşuyorsak oğlum bu olaya dahil olmamalı, en azından şimdilik.Samozřejmě pokud hovoříme o nezaměstnanosti, on přinejmenším nemůže být relevantní, teď ještě ne.
Açıkça görülüyor ki, eğer işsizlik hakkında konuşuyorsak oğlum bu olaya dahil olmamalı, en azından şimdilik.Tietenkin, jos puhumme työttömyydestä, hänen olemassalollaan ei pitäisi olla merkitystä, ei ihan vielä.
Açıkça görülüyor ki, eğer işsizlik hakkında konuşuyorsak oğlum bu olaya dahil olmamalı, en azından şimdilik.Отже, очевидно, якщо ми говоримо про безробіття, зрештою, для нього воно не повинно бути зараз актуальним.
Acımızı Facebook'a yazmayı öğrendik ve 140 karakter veya daha azıyla konuşuyoruz.우리는 우리가 받는 고통을 페이스북에 쓰도록 배웠고 간편하게 140자 이내로 말합니다.
Acımızı Facebook'a yazmayı öğrendik ve 140 karakter veya daha azıyla konuşuyoruz.140文字以下でサラっと 言うことに慣れました しかし効率以外の面は どうでしょうか?
Acımızı Facebook'a yazmayı öğrendik ve 140 karakter veya daha azıyla konuşuyoruz.Abbiamo imparato a raccontare il nostro dolore su Facebook, e parliamo velocemente in 140 caratteri o meno.
Acımızı Facebook'a yazmayı öğrendik ve 140 karakter veya daha azıyla konuşuyoruz.Aprendimos a poner nuestro dolor diariamente en Facebook y a hablarnos rápidamente en 140 caracteres o menos.
Acımızı Facebook'a yazmayı öğrendik ve 140 karakter veya daha azıyla konuşuyoruz.Co to tentokrát udělat nejen kvůli efektivitě?
Acımızı Facebook'a yazmayı öğrendik ve 140 karakter veya daha azıyla konuşuyoruz.Facebook e jurnalul durerilor noastre și ne exprimăm rapid, în numai 140 de caractere.
Acımızı Facebook'a yazmayı öğrendik ve 140 karakter veya daha azıyla konuşuyoruz.Maar als het nu eens niet over efficiëntie ging?
Acımızı Facebook'a yazmayı öğrendik ve 140 karakter veya daha azıyla konuşuyoruz.Naučili sme sa vylievať si city na Facebooku a pohotovo sa vyjadrujeme v 140 alebo aj v menej znakoch.
Acımızı Facebook'a yazmayı öğrendik ve 140 karakter veya daha azıyla konuşuyoruz.Naučili smo se svoje bolesti zaupati Facebooku in naglo izražati v 140 znakih ali manj.
Acımızı Facebook'a yazmayı öğrendik ve 140 karakter veya daha azıyla konuşuyoruz.Nauczyliśmy się pisać o bólu na Facebooku i wyrażamy się zwięźle w 140 znakach, albo mniej.
Acımızı Facebook'a yazmayı öğrendik ve 140 karakter veya daha azıyla konuşuyoruz.Vi har lært at dele vores smerter på Facebook, og vi bruger ikke mere end 140 tegn.
Acımızı Facebook'a yazmayı öğrendik ve 140 karakter veya daha azıyla konuşuyoruz.Έχουμε μάθει να καταγράφουμε τον πόνο μας στο Φέισμπουκ, και ομιλούμε λακωνικά σε 140 χαρακτήρες ή λιγότερο.
Acımızı Facebook'a yazmayı öğrendik ve 140 karakter veya daha azıyla konuşuyoruz.Ние научихме да използваме Facebook като дневник за нашата болка и ние говорим бързо в 140 знака или по-малко.
Acımızı Facebook'a yazmayı öğrendik ve 140 karakter veya daha azıyla konuşuyoruz.למדנו לתעד את כאבינו ב"פייסבוק", ואנו מדברים בזריזות, ב-150 תווים או פחות.
Acımızı Facebook'a yazmayı öğrendik ve 140 karakter veya daha azıyla konuşuyoruz.فقد تعلمنا بأن نقوم بتدوين مذكراتنا اليومية وآلامنا على الفيسبوك وأن نتكلم بسرعة باستخدام 140 حرفاً أو أقل
Adamlar, ‹‹Efendim, neden böyle konuşuyorsun?›› dediler, ‹‹Bizden uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız.A oni mu povedali: Prečo hovorí môj pán také slová? Kdeže by učinili tvoji služobníci takú vec?!
Adamlar, ‹‹Efendim, neden böyle konuşuyorsun?›› dediler, ‹‹Bizden uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız.các anh em bèn đáp rằng: Sao chúa nói như vậy? Chẳng bao giờ kẻ tôi tớ chúa có tưởng làm đến việc thế nầy!
Adamlar, ‹‹Efendim, neden böyle konuşuyorsun?›› dediler, ‹‹Bizden uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız.các anh_em bèn đáp rằng : Sao chúa nói như_vậy ? Chẳng bao_giờ kẻ tôi_tớ chúa có tưởng làm đến việc thế nầy !
Adamlar, ‹‹Efendim, neden böyle konuşuyorsun?›› dediler, ‹‹Bizden uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız.Da sa de til ham: Hvorfor taler min herre således? Det være langt fra dine tjenere å gjøre noget slikt!
Adamlar, ‹‹Efendim, neden böyle konuşuyorsun?›› dediler, ‹‹Bizden uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız.Då svarade de honom: »Varför talar min herre så? Bort det, att dina tjänare skulle göra sådant!
Adamlar, ‹‹Efendim, neden böyle konuşuyorsun?›› dediler, ‹‹Bizden uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız.He vastasivat hänelle: "Minkätähden herramme puhuu näin? Pois se, että palvelijasi tekisivät niin!
Adamlar, ‹‹Efendim, neden böyle konuşuyorsun?›› dediler, ‹‹Bizden uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız.Jawab mereka kepadanya, "Apa maksud Tuan? Kami bersumpah bahwa kami tidak berbuat begitu
Adamlar, ‹‹Efendim, neden böyle konuşuyorsun?›› dediler, ‹‹Bizden uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız.그들이 그에게 대답하되 우리 주여 어찌 이렇게 말씀하시나이까 이런 일은 종들이 결단코 아니하나이다
Adamlar, ‹‹Efendim, neden böyle konuşuyorsun?›› dediler, ‹‹Bizden uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız.Men de svarede: "Hvor kan min Herre tale således? Det være langt fra dine Trælle at gøre sligt!
Adamlar, ‹‹Efendim, neden böyle konuşuyorsun?›› dediler, ‹‹Bizden uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız.Oni pa mu reko: Zakaj govori gospod naš take besede? Tega ne, da bi hlapci tvoji bili storili tako stvar!
Adamlar, ‹‹Efendim, neden böyle konuşuyorsun?›› dediler, ‹‹Bizden uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız.Quelli gli dissero: «Perché il mio signore dice queste cose? Lungi dai tuoi servi il fare una tale cosa
Adamlar, ‹‹Efendim, neden böyle konuşuyorsun?›› dediler, ‹‹Bizden uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız.Sie antworteten ihm: Warum redet mein Herr solche Worte? Es sei ferne von deinen Knechten, ein solches zu tun.
Adamlar, ‹‹Efendim, neden böyle konuşuyorsun?›› dediler, ‹‹Bizden uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız.y ellos le respondieron: --¿Por qué dice mi señor tales cosas? ¡Tus siervos jamás harían tal cosa
Adamlar, ‹‹Efendim, neden böyle konuşuyorsun?›› dediler, ‹‹Bizden uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız.А те му рекоха: Защо говори господарят ни такива думи? Не дай, Боже, слугите ти да сторят такова нещо.
Adamlar, ‹‹Efendim, neden böyle konuşuyorsun?›› dediler, ‹‹Bizden uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız.Они сказали ему: для чего господин наш говорит такие слова? Нет, рабы твои не сделают такого дела.
Adamlar, ‹‹Efendim, neden böyle konuşuyorsun?›› dediler, ‹‹Bizden uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız.ויאמרו אליו למה ידבר אדני כדברים האלה חלילה לעבדיך מעשות כדבר הזה׃
Adamlar, ‹‹Efendim, neden böyle konuşuyorsun?›› dediler, ‹‹Bizden uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız.فقالوا له لماذا يتكلم سيدي مثل هذا الكلام. حاشا لعبيدك ان يفعلوا مثل هذا الامر.
Adamlar, ‹‹Efendim, neden böyle konuşuyorsun?›› dediler, ‹‹Bizden uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız.他 們 回 答 說 、 我 主 為 甚 麼 說 這 樣 的 話 呢 、 你 僕 人 斷 不 能 作 這 樣 的 事
Adamlar, ‹‹Efendim, neden böyle konuşuyorsun?›› dediler, ‹‹Bizden uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız.他 們 回答 說 、 我 主為 甚 麼說這樣 的 話呢 、 你 僕人 斷 不 能 作 這樣 的 事
Adlai Dileo efendim Helena ofisindenim Niye seninle konuşuyorum?Adlai DiLeo, signore, dell'ufficio di Helena. <i>Perche' parlo con lei?
Adlai Dileo efendim Helena ofisindenim Niye seninle konuşuyorum?De la biroul din Helena. <i>De ce vorbesc cu tine?</i> <i>Unde-i Taylor?</i>
Adlai Dileo efendim Helena ofisindenim Niye seninle konuşuyorum? Taylor nerde?Адлай Дилео, сэр, Из офиса Елены. <i>А почему вы на линии?
Afganistandan gelenler ile de Gelenekler ve insanların bunları algıları konusunda konuşuyorduk.Quindi parlavamo delle differenze tra le tradizioni e di come molte persone avevano percepito
Airfone müşteri hizmet servisi ile konuşuyorsunuz.Está usted hablando con el Servicio de atención al cliente de Airfone.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Als mit den Klugen rede ich; richtet ihr, was ich sage.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Como a sensatos os hablo; juzgad vosotros lo que digo
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Falo como a entendidos; julgai vós mesmos o que digo.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Jag säger detta till eder såsom till förståndiga människor; själva mån I döma om det som jag säger.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Jako mądrym mówię; rozsądźcie wy, co mówię.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Jako rozumným hovorím. Vy sami posúďte, čo vravím.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Jakožto opatrným mluvím. Vy suďte, co pravím.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Jeg taler som til forstandige; dømmer selv, hvad jeg siger.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Jeg taler til eder som til forstandige; døm selv det jeg sier!
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Je parle comme à des hommes intelligents; jugez vous-mêmes de ce que je dis.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Kakor pametnim govorim; razsodite vi, kar pravim.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.나는 지혜 있는 자들에게 말함과 같이 하노니 너희는 내 이르는 말을 스스로 판단하라
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Minä puhun niinkuin ymmärtäväisille; arvostelkaa itse, mitä minä sanon.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Mint okosokhoz szólok, ítéljétek meg ti, a mit mondok.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Parlo come a persone intelligenti; giudicate voi stessi quello che dico
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Tôi nói với anh em cũng như nói với kẻ thông minh; chính anh em hãy suy xét điều tôi nói.

İlgili Sayfalar