konuşuyor ile cümle

konuşuyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Almanca konuşuyor musun?Говориш ли немски език?
Çok hızlı mı konuşuyorum?Много ли бързо говоря?
İsa’yla konuşuyorlardı.Tako su učinili i s Isusom.
Kimsenin onu anlayamamasına rağmen akıcı İspanyolca konuşuyor.Premda je meksičkog podrijetla, ne govori španjolski.
Çünkü halen İtalyan aksağanı ile konuşuyordu.Radio je i kao prevoditelj s talijanskog.
Xander: Tam da konuşuyordum ki... hey, kendi işine bak.Tada je glagol u zapovjednom načinu: MI VOLAS, KE VI LABORU.
175) ^ (Kızıl Emma Konuşuyor, s.Kr. na području Švicarske javlja se tzv.
Onlar çoğunlukla Latince, Koine Yunancası ve Kıpti dillerini konuşuyorlardı.Poznavao je većinu europskih jezike te latinski, grčki i orijentalne jezike.
Perry, One of the Boys hakkında konuşuyor.Farid – Dječak iz Tisuću i jedne noći.
Sadece sesi ile konuşuyor.Dokázala povedať všetko len hlasom!
İsa’yla konuşuyorlardı.S ním odišli aj jezuiti.
Mahkeme sırasında kendi kendine konuşuyor veya sebepsiz yere kahkahalar atıyordu.Keď sa objavila po nejakej dobe na verejnosti, bola veselá a vysmiata.
175) ^ (Kızıl Emma Konuşuyor, s.Rádio SK 50 Oficiálna, .
Yerli Esperanto dilini konuşuyordu.Venuje sa štúdiu jazyka esperanto.
Ortalama İngiliz'den daha iyi İngilizce konuşuyordu.Bolje je govoril francosko kot angleško.
Seninle konuşuyorum.Govorim s tabo.
Seninle konuşuyorum.Govorim s tabo.
175) ^ (Kızıl Emma Konuşuyor, s.Adresas: Žeimių g. 17, Žeimių g. 17A.
Sanki herkes kendi kendine konuşuyor.Kiekvienas darosi pats.
Kendisi numaralarla konuşuyordur.Örneğin yaşını "Bir-beş yaşındayım" diye söyler.Jis taip pat pasmerkė laiške Makriną: „Jis ėmė peikti mano amžių, kai pats paskyrė penkerių metų sūnų “.
Perry, One of the Boys hakkında konuşuyor.Su Kaliope: Linas, vienas iš trijų sūnų vadintų Linais.
Fakat her ikisi de aynı dili konuşuyordu.Smarkiai paveikta evenų kalbos.
İsa’yla konuşuyorlardı.Mokėsi pas jėzuitus.
2010 yılında beri San Jose'de yaşıyor ve iyi derecede İsveççe konuşuyor.Didelę gyvenimo dalį ji praleido Švedijoje, laisvai kalba švedų kalba.
Kiminle konuşuyordun?Su kuo kalbėjai?
O hem Fransızca hem de İngilizce konuşuyor.Jis kalba ir prancūziškai, ir taip pat angliškai.
O hem Fransızca hem de İngilizce konuşuyor.Ji kalba ir prancūziškai, ir taip pat angliškai.
(Kimle konuşuyorsun?)(Kellele ma mängin?).
Perry, One of the Boys hakkında konuşuyor.Spice Girls on üks neist bändidest.
Yerli Esperanto dilini konuşuyordu.Ta oli esperanto keele tundja.
Mahkeme sırasında kendi kendine konuşuyor veya sebepsiz yere kahkahalar atıyordu.Seistes hukkamiskohas valataval verisel maapinnal, rääkis ja naeris ta sundimatult.
Sadece sesi ile konuşuyor.Ta viibis kohal ainult oma häälega.
175) ^ (Kızıl Emma Konuşuyor, s.Aleksander Rader, Pärnu 231.
Fakat her ikisi de aynı dili konuşuyordu.Alguses rääkisid nad kõik ligilähedaselt sama keelt.
Madonna "Miles Away"in ardındaki esinle ilgili konuşuyor.Tema esinejanime perekonnanimi on võetud German Moreno laulust "Miles Away".
Sanki herkes kendi kendine konuşuyor.Tegelikult te võitlete ainult iseenda nimel nagu kõik.
1860'larda ki kölelik hakkında konuşuyorlar.1860년대는 노예 제도에 대해 얘기하고 있습니다.
1860'larda ki kölelik hakkında konuşuyorlar.1860 spricht man über Sklaverei.
1860'larda ki kölelik hakkında konuşuyorlar.1935年 - 救済 恐慌 回復 銀行
1860'larda ki kölelik hakkında konuşuyorlar.Están hablando de esclavitud en 1860.
1860'larda ki kölelik hakkında konuşuyorlar.Ils parlent de l'esclavage en 1860.
1860'larda ki kölelik hakkında konuşuyorlar.Mówią o niewolnictwie w 1860.
1860'larda ki kölelik hakkında konuşuyorlar.Rabszolgaságról beszélnek 1860-ban.
1860'larda ki kölelik hakkında konuşuyorlar.Si parla di schiavitù nel 1860.
1860'larda ki kölelik hakkında konuşuyorlar.Vorbesc despre sclavia din 1860.
1860'larda ki kölelik hakkında konuşuyorlar.Ze praten over slavernij in 1860.
1860'larda ki kölelik hakkında konuşuyorlar.Вони говорили про рабство у 1860-х.
1860'larda ki kölelik hakkında konuşuyorlar.Говорят за робство през 1860-та.
1860'larda ki kölelik hakkında konuşuyorlar.Они говорят о рабстве в 1860-м году.
1860'larda ki kölelik hakkında konuşuyorlar.הם מדברים על עבדות ב 1860
1860'larda ki kölelik hakkında konuşuyorlar.أنها تتحدث عن العبودية في أعوام 1860.
3 yıl önce karavanım ile Wal-Mart otoparkında yaşıyordum. Bugün ise TED'de konuşuyorum.Három évvel ezelőtt egy furgonban éltem egy Wal-Mart parkolóban, ma pedig TED beszédet tartok.
3 yıl önce karavanım ile Wal-Mart otoparkında yaşıyordum. Bugün ise TED'de konuşuyorum.Три года назад я жила в фургоне на стоянке около "Волмарта", а сегодня я выступаю на TED.
5 çarpı 4x eşittir 20x. -5 - negatif dediğimde, hepsi için konuşuyorum. .Minus 5 gange 4x er minus 20x. . .
-5 - negatif dediğimde, hepsi için konuşuyorum. .-5... Když říkám -5, mluvím o celé této věci.
-5 - negatif dediğimde, hepsi için konuşuyorum. .여기에서 -5란 이 전부를 가리킵니다
-5 - negatif dediğimde, hepsi için konuşuyorum. .5 Negativos - quando digo 5 negativos, eu estou falando Essa coisa toda.
-5 - negatif dediğimde, hepsi için konuşuyorum. .-5 --عندما اقول -5، فإنني اتحدث عن هذا كله
-5 - negatif dediğimde, hepsi için konuşuyorum. .Negativo 5--cuando digo 5 negativo, estoy hablando de todo esto.
-5 - negatif dediğimde, hepsi için konuşuyorum. .Когато казвам -5, имам предвид цялото нещо.

İlgili Sayfalar