konuşuyor ile cümle

konuşuyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Fakat her ikisi de aynı dili konuşuyordu.Kedua dua belah pihak memiliki bahasa yang serupa.
Sadece sesi ile konuşuyor.Ia kalah dengan satu suara.
İsa’yla konuşuyorlardı.Ia membawanya kepada Yesus.
BBC News Yazar kitabın temaları hakkında konuşuyorHasil lengkap Liputan BBC mengenai hasil referendum
175) ^ (Kızıl Emma Konuşuyor, s.2105 - Teraformasi Mars dimulai.
1982'de bu dili 577,700 kişi anadil olarak konuşuyordu.Ngôn ngữ này có 577.700 người bản ngữ vào năm 1982.
Sadece sesi ile konuşuyor.Ông ấy nói chuyện với một giọng cao.
Milattan önce 3. yüzyıl itibarıyla, Diyaspora'daki Yahudiler Yunanca konuşuyordu.Vào thế kỷ thứ III trước Công nguyên, một số người Do Thái ở hải ngoại nói tiếng Hy Lạp.
(Kimle konuşuyorsun?)(Anh đã nói chuyện với anh ta chưa ?)
"Burada (Ticari) Tecrübe Konuşuyor".Rất đáng để trải nghiệm."
Perry "By the Grace of God" hakkında konuşuyor.Maybe... trình bày bởi Dana của The Grace.
İkincisi Karabağ hakkında anlayışı olmayan gelme "dığa" bazen ingilizce ya da fransızca konuşuyordu.Danh từ « chính thống » dịch từ chữ 'orthodox' thường dùng trong tiếng Anh hoặc Pháp.
"Biz, insan arasındaki farkları konuşmuyoruz, insan sapkınlığını konuşuyoruz." yazıyor Lorde."Chúng tôi muốn ông Chung về Đồng Tâm đối thoại với dân chứ không lên huyện", người này nói.
175) ^ (Kızıl Emma Konuşuyor, s.Red Star 22 (ấn bản 2).
"Burada (Ticari) Tecrübe Konuşuyor".この経験が勉強になった」という。
175) ^ (Kızıl Emma Konuşuyor, s.『プライベート・ライアン』 M1A1が登場。
1982'de bu dili 577,700 kişi anadil olarak konuşuyordu.話者数は1982年で577,700人であった。
Perry, One of the Boys hakkında konuşuyor.コニーは主人公の4人の女の子たちの1人を演じている。
Telefonla konuşuyor gibi yaparak "Selam Anne" der.この頃、電話コーナー「おばあちゃんと喋ろう」がスタートする。
Kısık sesle konuşuyor, kavga edenlerden hiç hoşlanmıyor.おっとりとしたマイペース派で、争いごとは好きではない。
Kimsenin onu anlayamamasına rağmen akıcı İspanyolca konuşuyor.スペイン語しか話せないので、言葉がわかるのはマウスだけ。
Kendisi numaralarla konuşuyordur.Örneğin yaşını "Bir-beş yaşındayım" diye söyler.一乃同様決め台詞で「そう、私は森塚終乃、十三歳・・・」と言うことが多い。
Hem de ana dilleri gibi İngilizce konuşuyorlar.父同様に方言で喋る。
Mahkeme sırasında kendi kendine konuşuyor veya sebepsiz yere kahkahalar atıyordu.法廷を出る際は、薄笑いを浮かべていた。
İlahlarla aynı dili konuşuyorlar ve birbirleriyle mükemmel biçimde anlaşıyorlardı.レヒト諸語と最も近い関係にあり、互いによく通じる。
Perry "By the Grace of God" hakkında konuşuyor."grace"とは「神の恵み」「恩寵」の意。
Fakat her ikisi de aynı dili konuşuyordu.3つの部族はいずれも同じ言語を話していた。
Ben Osmanlıca konuşuyorum.私はオスマン語を話しています。
Tom bey şu anda ne hakkında konuşuyor?今、トムさんは何について話していますか。
Çünkü halen İtalyan aksağanı ile konuşuyordu.他一直保持着他的波士顿口音。
Perry, One of the Boys hakkında konuşuyor.呂雅是一個關於三國人物的小作品。
Xander: Tam da konuşuyordum ki... hey, kendi işine bak.”隋炀帝说:“听您处置。
İsa’yla konuşuyorlardı.耶穌就和他們同去。
175) ^ (Kızıl Emma Konuşuyor, s.s2: s1 DE s2 K 呼叫s1,這是s2,結束。
Sanki herkes kendi kendine konuşuyor.各以自義為是。
İsa’yla konuşuyorlardı.마르타가 예수님께 말하였다.
Madonna, "Sky Fits Heaven" ve "Shanti/Ashtangi"nin arkasında yatan ilham hakkında konuşuyor."Sky Fits Heaven"과 "Shanti/Ashtangi"가 앨범의 테마를 잘 나타내는 노래이다.
Çünkü halen İtalyan aksağanı ile konuşuyordu.그는 이탈리아어 사용 옹호자이기도 했다.
Xander: Tam da konuşuyordum ki... hey, kendi işine bak.블루스 놈이 작정한 일로 꾸밀려했는데… 본인이 직접 나설 줄이야!!
175) ^ (Kızıl Emma Konuşuyor, s.U.C.0155 반지구 연방 조직 메타트론 기관, 활동을 개시.
Fakat her ikisi de aynı dili konuşuyordu.동일한 언어로 말하는 자들이 모두 정복되었다.
(Kimle konuşuyorsun?)עם מי אני מדבר?"
İsa’yla konuşuyorlardı.בכך הזכיר לרבים את ישו.
(Malcolm X ve Malcolm X Konuşuyor'dan naklen.)מלקולם אקס זה אתם – כולכם – ואתם מלקולם אקס", היא אומרת.
Çok konuşuyor ve her konuda fikrini söylüyor.היא מדברת הרבה וממלאה כל שתיקה במילותיה.
Kimsenin onu anlayamamasına rağmen akıcı İspanyolca konuşuyor.למרות שהוא לא דובר עברית כולם מבינים אותו.
"Burada (Ticari) Tecrübe Konuşuyor".זאת חוויה אמתית."
Perry, One of the Boys hakkında konuşuyor.פרג' היה אחד מהשלושה.
İyi derecede İngilizce konuşuyor ve sevimli tavırlarınız ile nasıl davranması gerektiğinizi biliyorsunuz."יש גם כמה שחקנים שמדברים אנגלית בצורה נפלאה שרציתי לעבוד איתם."
Çok tatlı konuşuyordu.בקול מתוק מאוד.
Kısık sesle konuşuyor, kavga edenlerden hiç hoşlanmıyor.הוא משנה את צידו כל הזמן ושונא אורחים לא צפויים.
Çok konuşuyorum.אני מדברת הרבה.
Çok konuşuyorum.אני מדבר הרבה.
Kürtçe konuşuyorum.אני מדברת כורדית.
Kürtçe konuşuyorum.אני מדבר כורדית.
İyi derecede İngilizce konuşuyor ve sevimli tavırlarınız ile nasıl davranması gerektiğinizi biliyorsunuz."Говори добре английски и умее да бъде очарователна“.
175) ^ (Kızıl Emma Konuşuyor, s.За мерната единица вижте Ар.
Madonna Interview ile yazım süreci hakkında konuşuyor.Дупнишката Мадона дава много интервюта.
Perry, One of the Boys hakkında konuşuyor.Ксантий разговаря с един от робите на Хадес.
Çünkü halen İtalyan aksağanı ile konuşuyordu.Той говори с италиански акцент.

İlgili Sayfalar