konuşuyor ile cümle
konuşuyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tipu Sultan hakkında konuşuyorlardı.British in India.
Hemen sağında başka bir melek var, ağzı açık, konuşuyor.--that is he is distributing incense and it seems as if he is trying to blow it towards Mary
Neden benimle konuşuyorsun?Again, why are you talking to me about it?!
'Garanti' hakkında mı konuşuyorsun?Are you talking about a guarantee?
Panik yapma. Konuşuyorum.I'm trying to tell you...
Bazen benim ana dilimi konuşuyorlardı ki bu LingaladırSometimes, they talk to my own language, that is, Lingala.
Şimdi Afrikayı yeniden teşkilatlandırmayı yeniden kurmayı konuşuyoruzNow we are talking about reconstitution, rebuild Africa.
Aynı zamanda beyzbol hakkında da konuşuyorsunuz.You're also talking about baseball.
Kadınlar filmde, hiç birbirleriyle konuşuyorlar mı?And do these women talk to each other at any point in the movie?
Burada özellikle babalar için konuşuyorum.And I'm talking mainly to the dads here.
Başka bir deyişle James Tooley gibi konuşuyorlardı.In other words, they were all speaking like James Tooley.
Ben sadece İngilizce onlar ise İtalyanca konuşuyorlar, yani iletişim kurmamız mümkün değil.I speak only English, they speak only Italian, so we had no way to communicate.
Ve aslında yön eklemeliyiz, çünkü vektörel büyüklüklerle ilgili konuşuyoruz.And actually we should include a direction, cause we're talking about vector quantities.
Geçenlerde petrol sanayine konuşuyordum, bu modeli çok net anladıklarını söyledim.I was talking to the oil industry recently and I said they clearly understood that model.
Ve biliyorum ki bunu hafife almıyoruz dediğimde hepimizin adına konuşuyorum.And I know that I speak for all of us when I tell you that we don't take it for granted.
İnsanlar akıllı sayaçları çok konuşuyor, ama bunu kendiniz de yapabilirsiniz.People talk a lot about smart meters, but you can do it yourself.
Sadece savaşın bir yüzü hakkında konuşuyoruz.We only talk about one side of it.
'Nitelikleri olmayan var' dediğinde, kim konuşuyor?When you say, 'The one without qualities', who is speaking?
Seninle ne konuşuyorum onu işit,Listen to what I am speaking with you.
Ve devlet hazineleri için verim eğrileri hakkında konuşuyorlar.And they're talking about the curve for treasuries.
Bu konular hakkında çok konuşuyorum.I talk a lot about these issues.
Irk hakkında ve öldürmeyi hakkedip etmediğimiz hakkında konuşuyorum.I talk about race and this question of whether we deserve to kill.
"Emergence" ı konuşuyorken,So when I was talking in "Emergence,"
1860'larda ki kölelik hakkında konuşuyorlar.They're talking about slavery in 1860.
Diğer türler hakkında konuşuyor olsaydık, onların 10 kromozomu ya da 5 kromozomu olabilir.If I talked about other species, they might have 10 chromosomes or they might have 5 chromosomes.
Fazladan ekleme yapmak üzerine konuşuyoruz.It's a conversation about augmentation.
Potansiyeller üzerine konuşuyoruz.It's a conversation about potential.
Başka bir dünyanın sadece mümkün olduğunu değil, zaten var olduğunu konuşuyoruz.We talk about how another world isn't just possible; another world's here.
Neden normal şekilde konuşuyorsun?Why are you talking normal?
İrice bir adamla konuşuyordu ama umursamadım.He was talking to a very large man, but I didn't care.
Sen ne konuda konuşuyorsun?!What the hell are you talking about?!
Mercutio Doğru, rüyalar konuşuyorum, boşta bir beyin çocuk hangiMERCUTlO True, I talk of dreams, Which are the children of an idle brain,
O: O konuşuyor, ama o bir şey söylüyor - O, biliyordu ki o?O, that she knew she were!-- She speaks, yet she says nothing: what of that?
Ona göz söylemlere yanıt verecek .-- ben çok cesur, 'bana değil tis diye konuşuyor:Her eye discourses, I will answer it.-- I am too bold, 'tis not to me she speaks:
LADY Capulet'in Montague bir akrabaya, Sevgi onu yanlış yapar, o doğru değil konuşuyor:LADY CAPULET He is a kinsman to the Montague, Affection makes him false, he speaks not true:
HEMŞİRE ben hiç ihanet konuşuyoruz.NURSE I speak no treason.
Konuşuyorduk ve o sırada aynı şimdi burada nasıl oturuyorsam yine o şekilde oturuyordum.We were talking and while we were talking I was sitting just how I am sitting now and
Şu an'da kim olarak konuşuyorsun?Who are you speaking now? [Q.]
Şimdi İranlılar benimle konuşuyorlar.And now people from Iran are talking to me.
(Çocuklar konuşuyorlar) Nöronlar ... iletişim.(Children speaking) Neurons ... communication.
Gördüğünüz SOLE ( öz-disiplin ortamında öğrenme ortamı) (Çocuk konuşuyorlar)Here's a SOLE in action. (Children talking)
Yani benden B aldığınızda, gerçi benden diyorum ama aslında çoğul konuşuyorum.And when you get a B from me--now, I say me, this is the royal me.
Felsefe konusunda daha iyi düşünebilmenin yolu, felsefe hakkında konuşuyor olmaktır.The way to get better at thinking about philosophy is by talking about philosophy.
Diyelim ki Apple'ın üretim müdürüyle konuşuyorsun ona ne söylerdin?If you had a minute, say, with Apple's head of manufacturing, what would you say?
Geçen sene buradayken, sizlere Kuzey Kutbunda yaptığım yüzüş hakkında konuşuyordum.Last year when I was here, I was speaking to you about a swim which I did across the North Pole.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.We talk things over with our friends, we scour the Internet, we search through books.
Tamam görünüşe göre yine kendinle konuşuyorsunOkay well it looks like you're talking to yourself again
Bu yüzden arkadaşlarımla konuşuyorum,... ...Rusça şarkılar söylenen oyunlara gidiyorum...And so, you know, I talk to my friends and I go to plays where they're singing Russian songs.
Neden bugün benimle böyle bu kadar kibar konuşuyorsun? Böyle yapmamalısın.Why are you so kind-hearted today?
Bazen şöyle de konuşuyoruz 'Bir şeyleri kesin olarak doğru yapmam gerekiyor.'Sometimes we're speaking like also a sense that we must get something accurately.
Bilimsel olmayan bir bağlamda konuşuyorum.Talking about it in the non-scientific term, in terms of love and compassion.
Gel hadi ! durma orda ! Sen ... Ne konuşuyorsun ki ?Come on ! you ... what are you saying ? where are you going ?
Amerikalılar bunla ilgili konuşmuyor ama sizi konuşuyorsunuz.Americans don't talk about this, but you do.
Ve arkadaşlarınızla bunu konuşuyorsunuz.And you talk about it with your friends.
Bunu konuşuyorsunuz.You talk about it.
Konuşuyorsunuz, onun sözlerini taşıyorsunuz.You pass it around. You pass his words around.
Ama neden bugün hep ciddi meseleler konuşuyoruz?But, why do you keep dwelling on such a heavy topic today?
Evrenin başlangıcını iyi konuşuyor muyuz?Are we really talking about the origin of the universe?
Çekimi yapamamış. Bunun üzerine konuşuyorlardı.And so they were talking back and forth about this question.
Ve sonra, Kaliforniya'ya taşındığımda, herkes Zen ve Budizm hakkında konuşuyordu.And then, when I moved to California, everybody was talking about the Zen and Buddhism,