konuşur ile cümle
konuşur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kadın kendi dilinde konuşur]:Over 25 years.
Kadın kendi dilinde konuşur]: Dolunayı kutlamak için.To celebrate the full moon. woman speaking native language:
[2. Kadın kendi dilinde konuşur][woman #2 speaking native language] woman:
[Kadın kendi dilinde konuşur]: Bu ne?What's this one? woman #2:
[2.Kadın kendi dilinde konuşur]:Pelungsur cake to indicate that the ceremony has ended.
[horoz öter] [Kadın kendi dilinde konuşur]:woman speaking native language:
Bu hangi Tanrı için? [2. Kadın kendi dilinde konuşur]:Which God is this for? woman #2 speaking native language:
[Kendi dilinde konuşur]:[speaking native language]
[Ekip kendi dilinde konuşur] [sakin enstrümental müzik][relaxed instrumental music] woman:
[Kadın kendi dilinde konuşur]:Hadi bakalım.All right, then. Oh!
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bu küçük bir maun ağacı dalı. [2.It's a small branch from the Neem tree. man #2 speaking native language:
Adam kendi dilinde konuşur]: Bu ne işine yarıyor? [Adam kendi dilinde konuşur]:What do you use it for? man speaking native language:
[Adam kendi dilinde konuşur]: Cebimde hiçbir şey yok.I have nothing in my pockets.
Sıfır. [Adam kendi dilinde konuşur]:Zero. man speaking native language:
[Adam kendi dilinde konuşur]: Boşlar. [Çocuk kendi dilinde konuşur]:They're empty. boy speaking native language:
Para var, bolca nakit. [Adam kendi dilinde konuşur]:Money, lots of cash. man speaking native language:
Ne kadar bolca? [Adam kendi dilinde konuşur]:How much is a lot? boy speaking native language:
İki buçuk. [Adam kendi dilinde konuşur]:Two-fifty. man speaking native language:
Ne kadar? [Adam kendi dilinde konuşur]:How much? boy speaking native language:
[Adam kendi dilinde konuşur] [Adam kendi dilinde konuşur] [Çocuk kendi dilinde konuşur]:[man speaking native language] man speaking native language:
[Adam kendi dilinde konuşur]: İyi misin?Are you well?
[Adam kendi dilinde konuşur]: Yine Cumartesi günü geldi.It's Saturday again.
[Adam kendi dilinde konuşur] [Adam kendi dilinde konuşur]:[men speaking native language] man:
Hey, burası benim arazim. [Adam kendi dilinde konuşur] [Çocuk kendi dilinde konuşur]:[men speaking native language] boy speaking native language:
[Çocuk kendi dilinde konuşur]: Küçükken, bir seferinde günde 20 sol kazanmıştım.When I was little, I once earned 20 soles in a day.
[Adam kendi dilinde konuşur] [Adam kendi dilinde konuşur]: Güle güle.[men speaking native language] man speaking native language:
Burada yaşayan kimse var mı? [2. Adam kendi dilinde konuşur]:Is there anyone living here? man #2 speaking native language:
Evet, ben size göstereyim. [Adam kendi dilinde konuşur]:Yeah, I will show you. man speaking native language:
Adam kendi dilinde konuşur]:Yeah, yeah. [goat bleats]
[Adam kendi dilinde konuşur] [bastırılmış sesler][muffled chatter] Ayomatty:
[Adam kendi dilinde konuşur]: Benim adım Ayomatty.My name is Ayomatty.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bahçivan olarak çalışıyorum.I work as a gardener, and I am very happy.
Çok mutluyum. [Adam kendi dilinde konuşur]:man speaking native language:
[Adam kendi dilinde konuşur]: Tanrı aşkına, oturun.Pray, be seated. woman:
[Kadın kendi dilinde konuşur]: Tek düşündüğünüz mideniz.All you think about is your belly.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Gördünüz mü, çitler devedikenlerinin üstüne düşmüş?Did you see the fence fell down in those thistles?
[Adam kendi dilinde konuşur]: Kahrolası devedikenleri heryerde.Goddamned thistles everywhere.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bir de bana başbelası diyorsunuz.And you think I'm a prick.
[Adam kendi dilinde konuşur]: İşte, tulum peyniri böyle yapılır.This is how brynza cheese is made.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Tüm sıvı çıktığında, peynir iyi olur.When all liquid is removed, the cheese becomes very good.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Neredeyse Hollanda peyniri kadar iyi.Nearly as good as the Dutch cheese.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Hatta, iki üç gün içinde delikler bile oluşmaya başlar.It even has holes, in just two, three days. woman speaking native language:
[Kadın kendi dilinde konuşur][woman singing in native language] [all singing in native language]
Nasıl olacak? [2. Adam kendi dilinde konuşur]:Well, it goes in and out again, like a needle.
[2. Adam kendi dilinde konuşur]: Mermi patlatmıyor.It doesn't fire bullets.
[2. Adam kendi dilinde konuşur]: Tabancadan bir şey çıkmıyor.Nothing comes out of the gun. man speaking native language:
Neyi çok seversin? [Çocuk kendi dilinde konuşur]:Who do you love a lot? boy speaking native language:
Hepsi büyük bir eğlence. [Adam kendi dilinde konuşur]: Kendimi diyeceğim...It's all such fun. man speaking native language:
[kendi dilinde]: onlara bakmayı. [Adam kendi dilinde konuşur]:And taking care of them. man speaking native language:
Benim için aşk demek, sen demek. [Kadın kendi dilinde konuşur]: Kocanı seviyor musun?For me, love is all about you. woman speaking native language:
[Moses kendi dilinde konuşur][Moses speaking native language] man:
Yani, Ann, John'un yeminlerini, John da Ann'inkiler yazdı. [Adam kendi dilinde konuşur]:That is, Ann has written John's vows, and John has written Ann's. man speaking native language:
Çek, çek. [Kadın kendi dilinde konuşur]:Pull, pull. woman speaking native language:
Becerebilir misin? [Kadın kendi dilinde konuşur]: Hayır.Can you manage it? woman speaking native language:
[Adam kendi dilinde konuşur]: Sırt kaslarını kullanman lazım. [Kadın kendi dilinde konuşur]:You have to pull using your dorsal muscles. woman speaking native language:
[Adam kendi dilinde konuşur] [Kadın kendi dilinde konuşur]: KIMILDAMIYOR![man speaking native language] woman speaking native language:
[alarm çalar] [Adam kendi dilinde konuşur]:man speaking native language:
[Kız kendi dilinde konuşur]:Helmet. Good-bye, grandpa.
[Adam kendi dilinde konuşur] [kornalar çalar][horns blowing]
[ orkestra canlı bir şarkı çalmaktadır] [Adam kendi dilinde konuşur ]: Tırman, Virginia.[band playing lively song] man speaking native language: