Ana içeriğe geç
Sözlük

konuşu ile cümle

konuşu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
İşi bir günde bitirmem sadece söz konusu değildir.It is just out of the question for me to finish the work in a day.
Para gerçekten bu işte konuşuyor.Money really talks in this business.
Bu yaz bir tatil söz konusu olamaz.A holiday this summer is out of the question.
Bu yağmurda dışarı çıkmak söz konusu değil.Going out in this rain is out of the question.
Ken her şeyi biliyormuş gibi konuşur.Ken talks as if he knew everything.
Kate güçlükle Çince konuşuyor.Kate can hardly speak Chinese.
Kate İngilizceyi çok hızlı konuşur.Kate speaks English very fast.
Bayan Gray çocuğa kendisi konuşurken konuşmamasını söyledi.Miss Gray told the boy to hold his tongue while she was speaking.
Sınıf bu soru konusunda bölündü.The class divided on this question.
Fransızca Kanada'nın bir bölümünde konuşulur.French is spoken in a part of Canada.
Onlar Kanada'da hangi dilleri konuşurlar?What languages do they speak in Canada?
Onlar Kanada'da İngilizce ve Fransızca konuşurlar.They speak English and French in Canada.
Kanada'da Fransızca konuşurlar mı?Do they speak French in Canada?
Kanada'da hem Fransızca hem de İngilizce konuşulur.Both French and English are spoken in Canada.
Söz konusu sorular ekonominin çok ötesine geçiyor.The questions involved go far beyond economics.
Annen sağlığın konusunda endişeli.Your mother is anxious about your health.
O kadar hızlı konuşuyorsun ki söylediğin bir kelimeyi bile anlayamıyorum.You talk so fast I can't understand a word you say.
Ülkenizde hangi dili konuşuyorsunuz?What language do you speak in your country?
Ben fiyat konusunda endişeli değilim.I'm not worried about the price.
Dilini tut! Çok fazla konuşuyorsun!Hold your tongue! You talk too much!
Teyzem hem Çince hem de İngilizce konuşur.My aunt speaks Chinese as well as English.
Avustralya'da konuşulan dil İngilizcedir.The language spoken in Australia is English.
Avustralya'da İngilizce konuşulur.English is spoken in Australia.
Mısır'da hangi dili konuşurlar?What language do they speak in Egypt?
Mısır'da hangi dil konuşulur?What language do they speak in Egypt?
Dans etmek söz konusu olduğunda hiç kimse Michael Jackson gibi hareket edemez.When it comes to dancing, nobody can move like Michael Jackson.
İngilizcenin öyle hızlı konuşulduğunu hiç duymadım.I've never heard English spoken so quickly.
Alice konuşuyorken John sözünü kesti.John broke in as Alice was speaking.
Amerika'da doğduğu için, Taro iyi İngilizce konuşur.Born in America, Taro speaks good English.
Amerikan İngilizcesi konuşurken bu formu kullanmamalısın.You shall not use this form while speaking American English.
Bu yaz Amerika'ya bir yolculuk söz konusu değil.A trip to America this summer is out of the question.
Amerika'ya bir yolculuk söz konusu değil.A trip to America is out of the question.
Onlar Amerika'da İngilizce konuşurlar.They speak English in America.
O adam bazen saçma konuşur.That man sometimes talks nonsense.
Onun karısı İngilizcenin yanı sıra İspanyolca konuşur.His wife speaks Spanish as well as English.
O çocuk İngilizce konuşuyor.That boy is speaking English.
Kaza konusunda gizemli bir şey var.There is something mysterious about the accident.
Dün gece uykunda konuşuyordun.You were talking in your sleep last night.
Kimle konuşuyorsun?Who are you talking with?
Çok iyi Fransızca konuşuyorsun. Keşke ben de senin kadar iyi konuşabilsem.You speak French very well. I wish I could speak it as well as you.
Sen benim dilimi konuşuyorsun.You speak my language.
Kaç tane dil konuşursun?How many languages do you speak?
Sanki yaşlı bir adammış gibi, niçin onun hakkında konuşuyorsun?Why do you talk about him as if he were an old man?
O kadar düşük sesle konuşuyorsun ki ne dediğini tam olarak duyamıyorum.You speak so softly that I cannot quite hear what you say.
Annen gibi konuşuyorsun.You speak like your mother.
İki öğrenci birbirleriyle konuşuyor olacak.The two students will be talking to each other.
Bir milyar kişi İngilizce konuşur.One billion people speak English.
Başkalarıyla konuşurken, kollarınız çaprazlama bağlı şekilde onu yapıyorsunuz.When you talk to others, you're doing it with your arms crossed.
Sonra konuşuruz.Talk to you later.
Bu kelimeler konuşulan dilde kullanılmaz.These words aren't used in spoken language.
Sen akıcı İngilizce konuşuyorsun.You speak fluent English.
Siz böyle aranızda konuşursanız, ders işlemeye devam edemem.I cannot continue my class with you chattering to one another.
Ben müteahhitlerle konuşuncaya kadar nihai maliyeti hesaplayamam.I cannot calculate the final cost until I talk with our contractors.
Yönetim, ücret artışının söz konusu olmadığını söyledi.The management said that a wage increase was out of the question.
Bir polis memuru onunla konuşuyor.A police officer is talking to her.
Ken, sadece İngilizce değil aynı zamanda Fransızca da konuşur.Ken studies not only English but French.
Kenji bir İngilizce bir konuşucusu.Kenji is a good speaker of English.
Yanlış zamanda konuşulan bir söz iyilikten çok daha fazla zarar yapabilir.A word spoken at the wrong time can do very much more harm than good.
Çok fazla konuşuyorsun.You talk too much.
"Çok fazla konuşuyorsun." dedi."You talk too much," he said.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod