Ana içeriğe geç
Sözlük

konuşu ile cümle

konuşu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Sefere kimin öncülük etmesi gerektiği hakkında konuşuyoruz.We're talking about who should lead the expedition.
Şirketimizi nasıl geliştirebileceğimiz hakkında konuşuyoruz.We're talking about how we can improve our company.
Mary'nin onu aradığı konusunda Tom'u uyar.Warn Tom that Mary is looking for him.
O, ağır Alman aksanıyla konuşur.She talks with a heavy German accent.
Seninle konuşuyorum!I'm talking to you!
Sizinle konuşuyorum!I'm talking to you!
Arkadaşın Esperanto konuşuyor mu?Does your friend speak Esperanto?
Biri Japonca konuşuyor mu?Does anyone speak Japanese?
Artık bunu yapmayacağın konusunda anlaştığımızı düşündüm.I thought we'd agreed that you wouldn't do that anymore.
Bunun hakkında saatlerdir konuşuyoruz. Bırakabilir miyiz?We've been talking about this for hours. Can we just drop it?
Neden şimdi oraya gitmememiz gerektiği konusunda bir tek neden düşünemiyorum.I can't think of a single reason why we shouldn't go there now.
Daha çok çalışacağın konusunda anlaştığımızı düşündüm.I thought we had agreed that you would study harder.
Öğretmenimiz bazen çok hızlı konuşur.Our teacher sometimes speaks too fast.
Tom, dans için müzik seçimi konusunda iyi bir iş çıkardı.Tom did a pretty good job of selecting music for the dance.
Bunu kimin yapacağı konusunda herhangi bir fikrin var mı?Do you have any idea who would do this?
Bu tür bir şeyi kimin yapacağı konusunda herhangi bir fikrin var mı?Do you have any idea who would do this kind of thing?
Sen akıcı bir şekilde İngilizce konuşursun.You speak English fluently.
Balık tutma konusunda ilk şeyi bilmiyorum.I don't know the first thing about fishing.
Tom seninle konuşurken görülmek istemiyor.Tom doesn't want to be seen talking to you.
Tom, John'un nasıl öldüğü konusunu Mary'ye sormak istedi.Tom wanted to ask Mary about how John died.
Tom Mary ile konuşurken görülmek istemiyor.Tom doesn't want to be seen talking to Mary.
Arkadaşın olmak istediğim konusunda seni bu kadar emin yapan ne?What makes you so sure I want to be your friend?
O konuşurken Tom'un sözünü kesmek istemiyorum.I don't want to interrupt Tom while he's speaking.
Tom'un geri gelmeyi isteyeceği konusunda seni bu kadar emin yapan nedir?What makes you so sure Tom will want to come back?
Tom'un arabasını kimin çalmak isteyeceği konusunda herhangi bir fikrin var mı?Do you have any idea who'd want to steal Tom's car?
Seninle konuşurken ayağa kalk!Stand up when I'm talking to you!
Ben sizinle konuşurken ayağa kalkın!Stand up when I'm talking to you!
Tom Mary ile konuşuncaya kadar onu sessiz tutmamı istedi.Tom wanted me to keep it quiet until he talked to Mary.
Neden birinin Tom'u öldürmek istediği konusunda herhangi bir fikrin var mı?Do you have any idea why someone would want to kill Tom?
Birinin Tom'un gitmesini istemediği konusunda farklı izlenim edindim.I get the distinct impression that somebody doesn't want Tom to leave.
Tom Mary'yi yakışıklı bir adamla konuşurken gördüğünde kıskandı.Tom got jealous when he saw Mary talking to a handsome guy.
Tom ile konuşurken dikkatli ol.Be careful how you speak to Tom.
Saçma konuşuyorsun, arkadaşım.You are speaking nonsense, my friend.
Konuşulan söz önemlidir.The spoken word matters.
Annem ve babam, sağlığım konusunda endişeleniyorlar.My parents worry about my health.
Beyefendi Türkçe konuşuyor mu?Does the gentleman speak Turkish?
Bayan Türkçe konuşur mu?Does the lady speak Turkish?
O zaman bir şey hakkında konuşuyorduk, ama ne olduğunu hatırlamıyorum.We were talking about something at that time, but I don't remember what.
Noel geldiği için herkes onun hakkında konuşuyor.Since Christmas is coming, everyone's talking about it.
Bunun için ne kadar ödedikleri konusunda hiçbir fikrim yok.I have no idea how much they are paying for that.
Seni birisiyle konuşurken mi duydum?Did I hear you talking to someone?
Birisini konuşurken duydum.I heard somebody talking.
Mary odaya girdiğinde Tom telefonda konuşuyordu.Tom was talking on the phone when Mary walked into the room.
Birisi konuşuyor.Someone's talking.
Herkes soluyarak konuşuyor.Everyone gasps.
Herkes konuşuyor.Everybody's talking.
Benimle tekrar o şekilde konuşursan, yüzünü parçalayacağım.If you talk to me that way again, I'm going to smash your face in.
Şu oğlan bir yetişkin gibi konuşuyor.That boy speaks like an adult.
Bulgarca konuşuyor musun?Do you speak Bulgarian?
Çok hızlı konuşuyorsun, tek kelime anlamıyorum.You talk so fast, I can't get a word.
Kadınlar durmaksızın konuşur.Women talk nonstop.
Harcama konusundaki tartışma bekliyor.The debate on spending is pending.
Ben bütün insanlar adına konuşuyorum.I speak for all people.
O yıllardır iyi İngilizce konuşuyor.He has spoken English well for many years.
Esperanto'yu nerede konuşuyorsun?Where do you speak Esperanto?
Tom'un, kendisiyle konuşulduğunda başka bir tarafa bakma huyu vardı.Tom had a propensity for looking the other way when spoken to.
Ben ciddi bir tarzda konuşurken benimle alay etme.Don't make fun of me when I'm talking seriously.
Ben ciddi bir tarzda konuşurken benimle alay etmeyin.Don't make fun of me when I'm talking seriously.
Karım temizlik konusunda takıntılı.My wife is obsessed with cleaning.
Nerede olduğumuz konusunda fikrim yok.I have no idea where we are.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod