konuştum ile cümle

konuştum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Felsefe hakkında konuştum ve başka hepsinden, fakat bunun helyum olduğunu nasıl biliyorum?Mówiłem dużo o filozofii i tym podobnych sprawach, ale skąd mam wiedzieć, że to jest hel?
Felsefe hakkında konuştum ve başka hepsinden, fakat bunun helyum olduğunu nasıl biliyorum?Я багато говорив про філософію і таке інше, але як я дізнався, що це гелій?
Felsefe hakkında konuştum ve başka hepsinden, fakat bunun helyum olduğunu nasıl biliyorum?Я говорил много о философии, и о всем таком, но как я узнал, что это гелий?
Felsefe hakkında konuştum ve başka hepsinden, fakat bunun helyum olduğunu nasıl biliyorum?דיברתי על פילוסופיה וכו' אבל עכשיו, איך אני יודע מהו הליום?
Felsefe hakkında konuştum ve başka hepsinden, fakat bunun helyum olduğunu nasıl biliyorum?لقد تحدثت كثيراً عن الفلسفة وما إلى ذلك، ولكن كيف يمكنني أن أعرف ما هو الهيليوم.
Felsefe hakkında konuştum ve başka hepsinden, fakat bunun helyum olduğunu nasıl biliyorum?しかし,具体的にどうしたらこれがヘリウムとわかるでしょうか? これが持っている中性子の数でしょうか?
Geçenler bir grup ergenle konuştum.저는 최근 십대초반 아이들 몇명과 얘기를 나눠봤습니다.
Geçenler bir grup ergenle konuştum.Recent, am vorbit cu un grup de adolescenți.
Geçenler bir grup ergenle konuştum.Recientemente hablé con un grupo de veinteañeros.
Geçenler bir grup ergenle konuştum.שוחחתי לאחרונה עם חבורת מתבגרים.
Geçenler bir grup ergenle konuştum.مع بعض من الأطفال مابين العاشرة والثانية عشرة.
Geçen yedi yıl içinde mevcut sorunlar, muhtemel çözümler ve gelecekteki dünyayı bekleyenler hakkında konuştum.その解決策、そして将来の世界への眺望を話してきました。 そして、本日、私は、その問題について、違った見解から話合って行きたいのです。
Gittiğim her yerde kadınlar ve çocuklarla konuştum.4万4千人の若者を撮影しました
Gittiğim her yerde kadınlar ve çocuklarla konuştum.A kamkoliv jsem jel, všude jsem hovořil s ženami a dětmi.
Gittiğim her yerde kadınlar ve çocuklarla konuştum.E converso sempre com as mulheres e crianças por onde passo.
Gittiğim her yerde kadınlar ve çocuklarla konuştum.E ho sempre parlato con donne e bambini in qualunque posto andassi.
Gittiğim her yerde kadınlar ve çocuklarla konuştum.És mindig beszéltem az asszonyokkal és a gyerekekkel, akárhova mentem.
Gittiğim her yerde kadınlar ve çocuklarla konuştum.Gdziekolwiek byłem, zawsze rozmawiałem z kobietami i dziećmi.
Gittiğim her yerde kadınlar ve çocuklarla konuştum.In vedno sem se pogovarjal z ženskami in otroki.
Gittiğim her yerde kadınlar ve çocuklarla konuştum.J'ai toujours parlé aux femmes et aux enfants où que j'aille.
Gittiğim her yerde kadınlar ve çocuklarla konuştum.그리고 어디를 방문하든 항상 여성과 아이들과 얘기를 나누었습니다.
Gittiğim her yerde kadınlar ve çocuklarla konuştum.Och jag har alltid pratat med kvinnor och barn varän jag gick.
Gittiğim her yerde kadınlar ve çocuklarla konuştum.Saya selalu berbicara dengan wanita dan anak-anak ke mana pun saya pergi.
Gittiğim her yerde kadınlar ve çocuklarla konuştum.Şi mereu am vorbit cu femeile şi cu copii, oriunde am fost.
Gittiğim her yerde kadınlar ve çocuklarla konuştum.Und überall, wo ich war, sprach ich mit Frauen und Kindern.
Gittiğim her yerde kadınlar ve çocuklarla konuştum.Và tôi luôn nói với phụ nữ và trẻ em tại những nơi tôi tới.
Gittiğim her yerde kadınlar ve çocuklarla konuştum.Waar ik ook kwam, sprak ik met vrouwen en kinderen.
Gittiğim her yerde kadınlar ve çocuklarla konuştum.Y siempre he hablado con las mujeres y los niños en cada lado que he ido.
Gittiğim her yerde kadınlar ve çocuklarla konuştum.Πάντα μιλούσα με γυναίκες και παιδιά όπου πήγαινα.
Gittiğim her yerde kadınlar ve çocuklarla konuştum.Где бы я не был, я всегда беседовал с женщинами и детьми.
Gittiğim her yerde kadınlar ve çocuklarla konuştum.И където и да отидех винаги говорех с жените и децата.
Gittiğim her yerde kadınlar ve çocuklarla konuştum.Куди б я не поїхав, я завжди розмовляв із жінками та дітьми.
Gittiğim her yerde kadınlar ve çocuklarla konuştum.ותמיד דיברתי עם נשים וילדים בכל מקום שהייתי בו.
Gittiğim her yerde kadınlar ve çocuklarla konuştum.وكنت حتى أخاطب النساء والأطفال حيثما ذهبت
Gördüğünüz bu tabloda konunun önemini göstermek için sadece iki örnek üzerinde konuştum.Bảng mà tôi vừa đưa ra là để nhấn mạnh rằng tôi mới chỉ nói về 2 ví dụ.
Gördüğünüz bu tabloda konunun önemini göstermek için sadece iki örnek üzerinde konuştum.Deci, am facut acest table doar ca sa subliniez ca am vorbit doar despre doua exemple.
Gördüğünüz bu tabloda konunun önemini göstermek için sadece iki örnek üzerinde konuştum.Deze tabel laat ik zien om te benadrukken dat ik enkel over deze twee voorbeelden heb gesproken.
Gördüğünüz bu tabloda konunun önemini göstermek için sadece iki örnek üzerinde konuştum.En esta tabla quisiera hacer hincapié que solo hemos hablado de dos ejemplos.
Gördüğünüz bu tabloda konunun önemini göstermek için sadece iki örnek üzerinde konuştum.In questa tavola voglio enfatizzare che ho solo parlato di due esempi.
Gördüğünüz bu tabloda konunun önemini göstermek için sadece iki örnek üzerinde konuştum.Je n'ai donc montré ce tableau que pour souligner que je n'ai parlé que de deux exemples.
Gördüğünüz bu tabloda konunun önemini göstermek için sadece iki örnek üzerinde konuştum.이 표는 위에서 드렸던 두가지 예들을 강조하기 위한 것입니다.
Gördüğünüz bu tabloda konunun önemini göstermek için sadece iki örnek üzerinde konuştum.Tą tabelą chciałem podkreślić, że opowiedziałem tylko o dwóch przykładach.
Gördüğünüz bu tabloda konunun önemini göstermek için sadece iki örnek üzerinde konuştum.Вот, я привожу эту таблицу только, чтобы показать что я рассказал только о двух примерах.
Gördüğünüz bu tabloda konunun önemini göstermek için sadece iki örnek üzerinde konuştum.И така тази таблица я направих само, за да подчертая, че съм говорил само за два примера.
Gördüğünüz bu tabloda konunun önemini göstermek için sadece iki örnek üzerinde konuştum.כך, טבלה זו שנתתי באה רק להדגיש שדיברתי רק על שתי דוגמאות.
Gördüğünüz bu tabloda konunun önemini göstermek için sadece iki örnek üzerinde konuştum.لذا أعطيتكم هذا الجدول للتأكيد على أننى تحدثت فقط عن مثالين.
Gördüğünüz bu tabloda konunun önemini göstermek için sadece iki örnek üzerinde konuştum.まだ二例しか紹介していない事が分かりますが 先ほど述べた通り こういった理論は
Hakkında milyonlarca kez konuştum ama inanılmaz.Am vorbit despre ea de un milion de ori, dar este incredibil.
Hakkında milyonlarca kez konuştum ama inanılmaz.He hablado millones de veces, pero es increíble,
Hakkında milyonlarca kez konuştum ama inanılmaz.Ich habe schon Millionen Mal darüber geredet, aber es ist unglaublich.
Hakkında milyonlarca kez konuştum ama inanılmaz.Ik heb er al een ontelbaar keer over gepraat, maar het blijft ongelofelijk.
Hakkında milyonlarca kez konuştum ama inanılmaz.J'en ai parlée un million de fois, mais elle est incroyable.
Hakkında milyonlarca kez konuştum ama inanılmaz.저는 이것에 대해 수백만번 말했지만, 믿기 어렵습니다.
Hakkında milyonlarca kez konuştum ama inanılmaz.Mówiłem o nim z milion razy, ale wciąż nie mogę sam w to uwierzyć.
Hakkında milyonlarca kez konuştum ama inanılmaz.Ne ho parlato un milione di volte, ma mi lascia sempre sbigottito.
Hakkında milyonlarca kez konuştum ama inanılmaz.Olen puhunut siitä miljoona kertaa, mutta se on aivan uskomaton.
Hakkında milyonlarca kez konuştum ama inanılmaz.Saya telah berbicara jutaan kali namun ini tidak dapat dipercaya.
Hakkında milyonlarca kez konuştum ama inanılmaz.Tôi đã nói về điều này hàng triệu lần nhưng vẫn không thể tin được
Hakkında milyonlarca kez konuştum ama inanılmaz.Говорил съм за нея милион пъти, но е невероятна.
Hakkında milyonlarca kez konuştum ama inanılmaz.Я уже говорил об этом много раз, но в это трудно поверить.

İlgili Sayfalar