konuştular ile cümle

konuştular kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ama hangi adayı destekleyeceklerini de konuştular.Ma hanno anche parlato di quale politico avrebbero votato.
Ama hangi adayı destekleyeceklerini de konuştular.Mais ils ont aussi parlé de leur candidat favori aux élections.
Ama hangi adayı destekleyeceklerini de konuştular.Mas também falaram de qual o candidato que iam apoiar.
Ama hangi adayı destekleyeceklerini de konuştular.Nhưng họ cũng bàn về ứng cử viên nào họ sẽ ủng hộ.
Ama hangi adayı destekleyeceklerini de konuştular.Pero, también hablaron sobre a cuál candidato le darían su apoyo.
Ama hangi adayı destekleyeceklerini de konuştular.Αλλά μίλησαν, επίσης, για το ποιον υποψήφιο θα υποστηρίξουν.
Ama hangi adayı destekleyeceklerini de konuştular.Но также они говорили о том, какого кандидата они будут поддерживать.
Ama hangi adayı destekleyeceklerini de konuştular.Но те също обсъдили това за кой кандидат ще подкрепят.
Ama hangi adayı destekleyeceklerini de konuştular.אבל הם גם דיברו על המועמד (לרשות המפלגה הדמוקרטית) בו הם תומכים.
Ama hangi adayı destekleyeceklerini de konuştular.لكنهم أيضاً تحدثوا عن أي مرشح للإنتخبات سيقومون بدعمه.
Ayrıca, ayrı bir kısa menzilli iletişim telsizi taktık ve robotlar birbirleriyle konuştular.Abbiamo collegato anche una discreta ricetrasmittente a corto raggio e i robot parlano fra loro.
Ayrıca, ayrı bir kısa menzilli iletişim telsizi taktık ve robotlar birbirleriyle konuştular.Am ataşat şi un radio de comunicare pe distanță scurtă şi roboţii vorbesc unul cu altul.
Ayrıca, ayrı bir kısa menzilli iletişim telsizi taktık ve robotlar birbirleriyle konuştular.Chúng tôi cũng gắn vào robot những radio tầm ngắn để robot nói chuyện với nhau.
Ayrıca, ayrı bir kısa menzilli iletişim telsizi taktık ve robotlar birbirleriyle konuştular.Die Roboter haben Fahrzeug-Fahrzeug- Kommunikation bekommen und sprechen jetzt miteinander.
Ayrıca, ayrı bir kısa menzilli iletişim telsizi taktık ve robotlar birbirleriyle konuştular.Dodali smo tudi diskreten radio za komunikacijo na kratke razdalje, in roboti se med sabo pogovarjajo.
Ayrıca, ayrı bir kısa menzilli iletişim telsizi taktık ve robotlar birbirleriyle konuştular.Dołączamy także radio komunikacyjne krótkiego zasięgu. Roboty rozmawiają ze sobą.
Ayrıca, ayrı bir kısa menzilli iletişim telsizi taktık ve robotlar birbirleriyle konuştular.Egy egyedi, kis hatótávú rádiókommunikációval is ellátjuk őket, és a robotok egymáshoz beszélnek.
Ayrıca, ayrı bir kısa menzilli iletişim telsizi taktık ve robotlar birbirleriyle konuştular.Juntamos um discreto rádio de curto alcance, e os robôs falam uns com os outros.
Ayrıca, ayrı bir kısa menzilli iletişim telsizi taktık ve robotlar birbirleriyle konuştular.Kami juga memasang radio komunikasi jarak pendek di mana robot-robot itu saling berbicara.
Ayrıca, ayrı bir kısa menzilli iletişim telsizi taktık ve robotlar birbirleriyle konuştular.또한 로봇끼리의 통신(대화)을 위해 불연속 신호를 보낼 수 있는 근거리 무전기도 적용하였습니다.
Ayrıca, ayrı bir kısa menzilli iletişim telsizi taktık ve robotlar birbirleriyle konuştular.On installe aussi une radiocommunication discrète à courte portée, et les robots se parlent entre eux.
Ayrıca, ayrı bir kısa menzilli iletişim telsizi taktık ve robotlar birbirleriyle konuştular.Přikládáme také diskrétní komunikační rádio krátkého dosahu a roboti spolu hovoří.
Ayrıca, ayrı bir kısa menzilli iletişim telsizi taktık ve robotlar birbirleriyle konuştular.También incluimos una radio de comunicación de corto alcance, y los robots hablan entre sí.
Ayrıca, ayrı bir kısa menzilli iletişim telsizi taktık ve robotlar birbirleriyle konuştular.We hangen er ook een losse radio aan met kort bereik en laten de robots met elkaar praten.
Ayrıca, ayrı bir kısa menzilli iletişim telsizi taktık ve robotlar birbirleriyle konuştular.Επίσης, προσαρμόσαμε έναν διακριτικό ασύρματο μικρής εμβέλειας και τα ρομπότ μιλάνε μεταξύ τους.
Ayrıca, ayrı bir kısa menzilli iletişim telsizi taktık ve robotlar birbirleriyle konuştular.Мы так же установили скрытые приёмники ближней радиосвязи и роботы начали общаться между собой.
Ayrıca, ayrı bir kısa menzilli iletişim telsizi taktık ve robotlar birbirleriyle konuştular.צירפנו גם משדר רדיו לטווח קצר, והרובוטים מדברים זה עם זה.
Ayrıca, ayrı bir kısa menzilli iletişim telsizi taktık ve robotlar birbirleriyle konuştular.و وصلنا أيضا" راديو مميز قصير المدى للتواصل و الروبوتات تتواصل فيما بينها
Ayrıca, ayrı bir kısa menzilli iletişim telsizi taktık ve robotlar birbirleriyle konuştular.ロボット間の情報伝達を 可能にしました ロボット同士が近付くと
Bilgilendirme ve izin bölümü sırasında olabilecek riskler hakkında konuştular.Bei der Einwilligungserklärung kamen auch sehr viele damit verbundene Risiken zur Sprache.
Bilgilendirme ve izin bölümü sırasında olabilecek riskler hakkında konuştular.Có rất nhiều nguy cơ liên quan mà họ nói đến trong phần thông báo sự chấp thuận.
Bilgilendirme ve izin bölümü sırasında olabilecek riskler hakkında konuştular.Dans le formulaire de consentement, on mentionnait plein de risques.
Bilgilendirme ve izin bölümü sırasında olabilecek riskler hakkında konuştular.Der var en adskillige ricici involveret, som de talte om under den informerede samtykke del.
Bilgilendirme ve izin bölümü sırasında olabilecek riskler hakkında konuştular.Eles falaram duma série de riscos envolvidos durante a parte do consentimento informado.
Bilgilendirme ve izin bölümü sırasında olabilecek riskler hakkında konuştular.Había muchos riesgos en juego que se discutieron durante el consentimiento informado.
Bilgilendirme ve izin bölümü sırasında olabilecek riskler hakkında konuştular.연구에 앞서 진행된 피실험인 동의서 작성 시간에는 이 연구에 따르는 수많은 위험에 대해 얘기했습니다.
Bilgilendirme ve izin bölümü sırasında olabilecek riskler hakkında konuştular.M-au informat despre riscurile implicate, în timpul procedurii de consimțământ informat.
Bilgilendirme ve izin bölümü sırasında olabilecek riskler hakkında konuştular.Mereka berkata ada banyak resiko dilibatkan seiring dengan bagian persetujuan yang sudah diketahui.
Bilgilendirme ve izin bölümü sırasında olabilecek riskler hakkında konuştular.Mi hanno parlato dei possibili rischi che avrei corso, al momento del consenso informato.
Bilgilendirme ve izin bölümü sırasında olabilecek riskler hakkında konuştular.Podczas wyrażania świadomej zgody poinformowano mnie o wielu zagrożeniach.
Bilgilendirme ve izin bölümü sırasında olabilecek riskler hakkında konuştular.Ze vertelden me over een hoop risico's voordat ik mijn toestemming gaf.
Bilgilendirme ve izin bölümü sırasında olabilecek riskler hakkında konuştular.Υπάρχουν πολλοί κίνδυνοι και συζητήθηκαν πριν δώσω τη συγκατάθεσή μου.
Bilgilendirme ve izin bölümü sırasında olabilecek riskler hakkında konuştular.Имаше много рискове в това, за което говориха, по време на информационната част.
Bilgilendirme ve izin bölümü sırasında olabilecek riskler hakkında konuştular.Із цим пов'язано багато ризиків, про які мене повідомили під час інформованої згоди.
Bilgilendirme ve izin bölümü sırasında olabilecek riskler hakkında konuştular.С этим связано много рисков, они были перечислены в форме информированного согласия.
Bilgilendirme ve izin bölümü sırasında olabilecek riskler hakkında konuştular.היו הרבה סיכונים כרוכים בזה שהם דיברו עליהם במהלך השלב של ההסכמה מדעת.
Bilgilendirme ve izin bölümü sırasında olabilecek riskler hakkında konuştular.كان هناك الكثير من المخاطر التي تحدثنا عنها أثناء فترة القبول.
Bilgilendirme ve izin bölümü sırasında olabilecek riskler hakkında konuştular.いろいろありましたが 一番おもしろいと思ったのは
Bu gece, president Zardari'yi aradim ve ekibim de Pakistanli es gorevlilerle konustular.20년 넘게, 빈 라덴은 알카에다의 지도자이자 상징이었고,
Bu gece, president Zardari'yi aradim ve ekibim de Pakistanli es gorevlilerle konustular.20年以上の間、ビン・ラディンはアルカイダのリーダーであり、シンボルであった。
Bu gece, president Zardari'yi aradim ve ekibim de Pakistanli es gorevlilerle konustular.Ben Laden et au complexe où il se cachait.
Bu gece, president Zardari'yi aradim ve ekibim de Pakistanli es gorevlilerle konustular.Se tuli meidän maallemme, ja sai alkunsa kansalaistemme järjettömästä teurastuksesta.
Bu gece, president Zardari'yi aradim ve ekibim de Pakistanli es gorevlilerle konustular.Y continuando, es fundamental que Pakistán siga ayudándonos en la lucha contra al Qaeda y sus afiliados.
Bu gece, president Zardari'yi aradim ve ekibim de Pakistanli es gorevlilerle konustular.Απόψε, ζήτησα πρόεδρος Ζαρντάρι, και η ομάδα μου έχει μιλήσει επίσης με τους ομολόγους τους του Πακιστάν.
Dışarı çıktılar, kanvasın sol kısmı hakkında insanlarla konuştular ve:FedExは料金が高すぎるから使えないと知り
Dışarı çıktılar, kanvasın sol kısmı hakkında insanlarla konuştular ve: Haklısınız dediler.W ten sposób zaczęli analizować drugą część planu, stwierdzając, że w zasadzie mieliśmy rację.
Dışarı çıktılar, kanvasın sol kısmı hakkında insanlarla konuştular ve: Haklısınız dediler.Нарешті вони попрацювали з лівою частиною канви і з'ясували, що ми були праві.
Dışarı çıktılar, kanvasın sol kısmı hakkında insanlarla konuştular ve:이 팀은 다시 현장에 나가서 왼쪽 항목들의 관계자를 만나봤고, 그 결과
Dışarı çıktılar, kanvasın sol kısmı hakkında insanlarla konuştular ve:فخرجوا وتحدثوا مع شريحة الجانب الأيسر من المخطط واكتشفوا
Fakat, onlar binadan çıkıp 60 kişiyle... ...Yankee Stadyumuna gidip 60 kişiyle konuştular.하지만 이 팀은 현장에 나가서 60명을 만나 봤어요
İlgili Sayfalar