konuştu ile cümle
konuştu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Konuştuğun Sensin - 4.38 dk.Kill the King – 4.38 (säv.
Baskça (Euskara), Baskların konuştuğu İzole dil.Baski (omakielinen nimi euskara) on baskien puhuma kieli.
Dün gece telefonda onunla konuştum.Puhuin hänen kanssaan eilen illalla puhelimessa.
Tom Fransızcayı neredeyse İspanyolcayı iyi konuştuğu kadar iyi konuşabilir.Tom puhuu ranskaa melkein yhtä hyvin kuin espanjaa.
O, benimle fısıldayarak konuştu.Hän puhui minulle kuiskaten.
Hava atmak için benimle İngilizce konuştu.Hän puhui minulle englantia kehuskellakseen.
Jolie, Jenny Shimizu hakkında şöyle konuştu: "Eğer kocamla evlenmeseydim muhtemelen Jenny ile evlenirdim.Αργότερα, η Τζολί είπε: "Θα είχα πιθανόν παντρευτεί την Τζένη αν δεν είχα παντρευτεί τον σύζυγο μου.
Ağustos 2007'de Timbaland, albümün gelişimi hakkında MTV News'e konuştu.Τον Αύγουστο του 2007, ο Timbaland μίλησε για το άλμπουμ στο MTV News.
Halkın konuştuğu dile dayanır.Το κοινό στο οποίο απευθύνεται.
Konuştuğu tek şey müzikti" diyordu.Αλλά εκείνο που ρουφούσε το είναι του, ήταν η μουσική.»
10 ay boyunca yürüdüm ve konuştum.Ήμουνα για τρεις μήνες και δούλεψα πολύ.
Ben hem konuştum, hem iş yaptım.Ερχόταν και μαζί μου και κάναμε τη δουλειά.
Konuştukları dilin bir Hint-Avrupa dili olmadığı bilinmektedir.Προτιμούν να μιλούν για μη ινδοευρωπαϊκές γλώσσες.
Ayrıca akıcı bir şekilde Fransızca konuştu.Εκτός από ρωσικά μιλούσε άψογα και τη γαλλική γλώσσα.
İrlandaca ve İngilizce'ye akıcı bir şekilde konuştuğu için seçildi, ayrıca biraz Fransızca dili öğrenmiştir.Επιλέχθηκε επειδή μιλούσε απταίστως ιρλανδικά και αγγλικά και με ευκολία τα γαλλικά.
Geri kalanları size emanet ediyorum. diye konuştu.«Ὁλίγαι λέξεις εἰς ἀπάντησιν τῆς ὑπ' ἀρ.
Baserilerin konuştukları dil Farsçadır.Είναι η γλώσσα που μιλούν οι Μπόερς.
İşin ilginç yanı kendisi de konuştuğu kişinin kim olduğunu bilmemektedir.Αντί να δείξει έκπληξη, ήξερε ποιος ήταν ο άνθρωπος.
Bir de üzerine dava açıyor” diye konuştu.Επίσης ζητώ να μου απαγγελθούν κατηγορίες".
Ne hakkında konuştuklarınızı şimdi anlıyorum.Γνωρίζετε ποιος σάς ομιλεί.
John o kadar sesli konuştu ki ikinci kattan bile duyabildim.Ο Γιάννης μίλησε τόσο δυνατά που μπόρεσα να τον ακούσω ακόμη και στο δεύτερο πάτωμα.
Benim konuştuğumdan beri Tom'la konuşmaktasın, değil mi?Έχεις μιλήσει με τον Θωμά από τότε που έχω μιλήσει, έτσι δεν είναι;
Fransızca konuştuklarını tahmin ediyorum.Υποθέτω πως μιλάνε Γαλλικά.
İki araçtaki kozmonotlar telsiz vasıtasıyla birbirleriyle konuştular.De to kosmonauter talte også sammen over radio.
Bir röportajda gitarı hakkında "En iyi Noel hediyesi." diye konuştu.I et interview refererede han til sin guitar som "den bedste julegave jeg nogensinde har fået."
Sun ona kocası Jin'in İngilizce konuştuğunu bilmediğini söyler.Sun fortæller ham, at Jin ikke er klar over hendes sprogkundskaber.
Ledger sadece Ennis'in nasıl hareket ettiğini, konuştuğunu ve dinlediğini bilmiyor.Ledger ved ikke bare, hvordan Ennis bevæger sig, taler eller lytter; han ved hvordan han ånder.
Tanık uzaylıların yoğun şiveli bir Çince konuştuğunu fark eder.I filmen tales sproget af en art rumvæsener kaldet klingonere.
Çocuklarım için konuştum.For vore børns skyld.
Surinam Avrupa dışında nüfusun yoğunlukla Felemenkçe konuştuğu bir yöredir.Surinam er det eneste land uden for Europa, hvor størstedelen af befolkningen taler nederlandsk.
2005 yılında Negroponte, Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nda konuştu.OLPC blev annonceret af Nicholas Negroponte i januar 2005 ved World Economic Forum i Davos, Schweiz.
Ne hakkında konuştuklarınızı şimdi anlıyorum.I dag har man andre ideer om hvad der skete.
Gelince de konuştular...De talte bl.a.
Konuştuğu yaşlı kadın eksik dişlerini gösterir.Som ved de andre ældre kvinder manglede flere tænder.
Daha çok ben konuştum o dinledi.Men jeg blev ved med at huske, hvad jeg havde hørt på den.
Tom'la en son ne zaman konuştun?Hvornår talte du sidst med Tom?
Sabinus ve Cotta nasıl bir cevap verecekleri hakkında tüm gece boyunca konuştular.Sabinus og Cotta diskuterte hele natten om hva de skulle gjøre.
Bir röportajda gitarı hakkında "En iyi Noel hediyesi." diye konuştu.I et intervju refererte han til gitaren sin som «den beste julegave jeg noensinne har fått.»
Karşılıklı olarak konuştular.De beudnret hverandre gjensidig.
Ama o River biraz önce konuştuğu River değildir.Selve elven har ikke lenger noe egentlig elvedelta å snakke om.
Ne hakkında konuştuklarınızı şimdi anlıyorum.De diskuterer hva som har skjedd.
Bunlar Ridley'nin kara film tadından bir iş çıkarma şeklindeki asıl niyetine çok uygundu" diye konuştu.Temmelig nøyaktig akkurat det man forventer fra en Schwarzenegger film».
Orada bir kadınla konuştu ve kadın ona Balder'in gelişine hazırlık yaptıklarını söyledi.Hun fortalte hennes første samarbeidspartner at hun hadde bestemt seg for å jobbe med Ballard.
Konuştuğu sürece, ki bunu durmaksızın yapar, düşünmesine gerek kalmaz.Og hvis du under slike omstendigheter følger hans råd, trenger du ikke å gjøre noe mer.
Konuştuğu tek şey müzikti" diyordu.Den siste sangen som ble spilt inn var «She Said She Said».
Konuştukları dil Elik dili olarak adlandırılır.Noen anser det som språket man identifiserer seg med.
Ve ilçemizde dinlenmeleri için yardımcı oluyorum" diye konuştu.Vi ber bare om at du støtter oss i vår store svakhet.»
Ancak, 2009 yılında annesinin çoktan öldüğünü kamu ilk kez konuştu.Namun, pada akhir 2009 ia berkata untuk pertama kalinya di depan umum bahwa Ibunya sudah meninggal.
Jolie, Jenny Shimizu hakkında şöyle konuştu: "Eğer kocamla evlenmeseydim muhtemelen Jenny ile evlenirdim.Jolie kemudian berkata, "Aku mungkin menikahi Jenny jika aku tidak menikahi suamiku.
Siz konuşturmuyorsunuz.Tidak menyela pembicaraan.
Konuştuktan sonra teğmen ona yemek, genellikle et, verir.Ketika anak buahnya sakit ia sering membawakan obat dan makanan pada mereka.
Onunla konuştuğunu düşünür.Tapi dia masih pembicaran dengan dia.
Ve 2 gün birlikte oldu, tanıştık ve uzun uzun konuştuk.Keduanya bercakap-cakap dan berbincang-bincang beberapa lama.
Dili altı milyon kadar insanın konuştuğu düşünülmektedir.Diperkirakan ada 6000 bahasa yang diucapkan manusia saat ini.
İnşallah, bana güvenenleri mahcup etmem" diye konuştu.Tetapi Allah telah menunjukkan kepadaku, bahwa aku tidak boleh menyebut orang najis atau tidak tahir."
25 dakika konuştu, 12 dakika konuşturuyorsunuz."Saya minta pidato 15 menit, bukan 45 menit!"
Bu terim, her zaman bir kişinin annesinin de konuştuğu dil anlamına gelmez.Hal ini memberi kesan bahwa dia tidak berbicara dengan bahasa ibu-nya sendiri.
Avakatekçe = idioma aguacateco/awakateko/awacateco, Guatemala'da Avakatek Mayalarının konuştuğu dil.Njo/Njoo/Nyo/Nyoo/Injo/Inyo, (Bahasa Hokkien dan Tiochiu), digunakan terutama di Indonesia.
Lehçe (język polski), Polonyalıların konuştuğu dil.Bahasa Polski atau bahasa Polandia adalah bahasa resmi yang dipertuturkan di Polandia.
Çeçenlerin konuştuğu dil Çeçence'dir.Bahasa utama dari suku Chechen adalah bahasa Chechen.