konuştu ile cümle

konuştu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Baba oğul konuştuklarında birbirlerini tanırlar.Dimana adik dari mereka saling mengenal satu sama lain.
Yaptığı açıklamada; şeklinde konuştu.Hal ini terlihat dari cara mereka berkata-kata.
Niğdeli olan yazar, eserde kişileri kendi şiveleri ile konuşturmuştur.Dalam ngudarasa seoranag tokoh wayang berbicara dengan dirinya sendiri.
Tesislerimiz hayırlı uğurlu olsun" diye konuştu.Tôi mong mọi điều tốt đẹp nhất sẽ đến với các bạn.”
Swift ayrıca Bilboard'a da konuştu: Tabii ki bunun büyük bir kayıt temsil ettiğini biliyorum.Trò chuyện với Billboard, Swift nói rằng: "Chuyến lưu diễn sẽ là một đại diện lớn cho album này.
Onunla konuştuğunu düşünür.Bà ấy khóc khi nói chuyện với tôi.
Hush çok az konuşur ama konuştuğunda bilgece konuşur.Curtiss là người ít nói nhưng làm mọi việc rất chu đáo.
Başaracağımıza inanıyorum.”diye konuştu."Tôi tin chúng ta chắc chắn sẽ thành công," ông nói.
Lehçe (język polski), Polonyalıların konuştuğu dil.Tiếng Ba Lan (język polski, polszczyzna) là ngôn ngữ chính thức của Ba Lan.
İşin ilginç yanı kendisi de konuştuğu kişinin kim olduğunu bilmemektedir.Bà ấy không hề ngốc, Nếu bạn hiểu tôi đang nói gì.
En kısa sürede görevine başlayacak" diye konuştu.Vì thế tôi muốn bắt đầu công việc sớm hơn bao giờ hết".
Konuşturulmayan, susturulan haller, olaylar kekemeleştiriyor insanları..."Dân mà phản đối thì nói dân ngu, dân hỗn…” .
Konuştuğu tek şey müzikti" diyordu."Những gì mọi người biết về tôi là qua âm nhạc.
Günümüzde 150-200 milyon kişinin bu dil grubuna ait dilleri konuştuğu tahmin edilir.Ước tính 110.000 tới 150.000 người nói tiếng Wales tại Anh.
Konuştuğun Sensin - 4.38 dk.Chi Dicaeum: 38-42 loài.
Jolie, Jenny Shimizu hakkında şöyle konuştu: "Eğer kocamla evlenmeseydim muhtemelen Jenny ile evlenirdim.Sau đó cô cho biết, "Tôi có thể đã kết hôn với Jenny nếu trước đó tôi không kết hôn với chồng của mình.
Ama o River biraz önce konuştuğu River değildir.^ 正確には元々存在した川ではない。
Karşılıklı olarak konuştu­lar.彼等は互いに言い合った。
Ardından da kekeme oldum ve on iki yaşıma kadar zor konuştum.確かにおまえは苦労したが12歳だった。
İnşallah, bana güvenenleri mahcup etmem" diye konuştu.しかし、わたしが真理を語っているので、あなたがたはわたしを信じようとしない。
Bizi fazla konuşturmadan hayır duamızı almanızı istiyoruz, göreyim sizi.上手い言い回しが思いつかないとすぐに口ごもってしまうため非常に口下手。
Şahitler, yapmamaları söylendiği halinde halde olayla ilgili konuştular.生存者は何が起こったかについて語らないよう命じられた。
Neye inandığıma tam olarak emin değilim" şeklinde konuştu.君は間違ったことをしていないんだ』という言葉を僕は完全に信じていた」とも話している。
13 Sonra kutsal bir varlığın konuştuğunu duydum.聖なる夜 アニメ第12話で登場。
Aarseth'in onun hakkında konuştuğunu hatırlıyorum, bana onun espri anlayışı olmadığını söylemişti.オーシェトが彼について話してて、ユーモアのかけらもないやつだって言っていたことを俺は覚えているよ。
Şehirden ayrılmadan önce Serçaparmak, Ned'e Jon Arryn'in ölmeden önce konuştuğu son kişiyi söyler.エダードが王都を離れる前に、リトルフィンガーは故ジョン・アリンが死ぬ前に最後に会った人物に引き合わせる。
Nisan 2011 yılında "Ben kendimi yüzde yüz Ukraynalı hissediyorum" şeklinde konuştu.2011年8月9日は「百年住宅」と言う具合。
Daha çok ben konuştum o dinledi.を聞いていたことを話した。
Çocuklarım için konuştum.そして息子たちに言う。
Öğlen Polanski'yle telefonda konuştu.2時台にはリスナーと電話で討論する。
Ayrıca akıcı bir şekilde Fransızca konuştu.彼女はフランス語を流暢に話した。
Bir daha bu kadar kolay kurtulamazlar" diye konuştu.簡単には倒されないってね」と語った。
Ayrıca oradaki müşteriler ve müdür ile konuştular.他に顧問と主任が置かれている。
Onu ileride tekrar aramızda görmek istiyoruz” şeklinde konuştu.また新しい気持ちで来年に向けてやっていきたい」と来場所を見据えていた。
O zamanki eşimle, oğlumun babasıyla, konuştum.同伴の男性と父娘に見える。
Ayrıca programın Japonya'da yayınlanan bölümlerinde Japonca konuştuğu da olmuştur.日本で公開されているものには日本語題名を付した。
Sadrazamın katili konuşturulamadı ve ertesi gün öldürüldü.アンカーストレムは翌日に逮捕され、殺害を自供した。
Ben de konuştum.私も一言!
Görüp konuştuğu insanlar buraya bira içmeye gelen bu insanlardır.せっかく来たのだからと、女性が出したビールを飲む三人。
Başaracağımıza inanıyorum.”diye konuştu.やったらあかんことよ」と発言した。
İşin ilginç yanı kendisi de konuştuğu kişinin kim olduğunu bilmemektedir.「我々は、自分が話している相手がどのような人物であるかさえ、無知なのだ。
Hamburg ise yalnızca 1.2 milyar euro yatırabileceğini açıklamaştı" diye konuştu.ただ、ミリオン($1,000,000)取れるってことを伝えたかったのさ」と言っただけであった。
Ama albümünün ne kadar sıcak ve mükemmel olduğunu anlayacaksınız," diye konuştu.でも管弦楽法が見事で凄いんだ」と述べたという。
Konuştuğu herkesi ağlatmasıyla ünlüdür.聞いた人間はすべて涙を流した。
Kısalar boyunca animatörler konuştuğu zaman Homer'ın ağzını hareket ettirme şekli üzerinde deneme yaptılar.ある時講師が遅れた時にボイラーについてユーモアを交えて話す。
Çok üzücü bir haber." diye konuştu.本当に悲しい話だ」と嘆いた。
Sürekli konuştuğu için ortalığı karıştırıyor.いつもけだるそうな渋い声でしゃべっている。
Bu terim, her zaman bir kişinin annesinin de konuştuğu dil anlamına gelmez.ただし、その言語がその人の唯一の母語であるとは限らない。
John o kadar sesli konuştu ki ikinci kattan bile duyabildim.ジョンはとても大声で話したので、二階にいても聞こえた。
Tom ailesi hakkında konuştu.トムは自分の家族について話した。
Bu problem hakkında herhangi biriyle konuştun mu?この問題について誰かに話をしましたか?
Ve 2 gün birlikte oldu, tanıştık ve uzun uzun konuştuk.但過去兩年來,我經歷了許多,也領悟到了許多。
Raporunda Bowen, protestocularla ve kontrol noktaları için silahlı muhalefet güçleriyle konuştu.在报道中,Bowen采访了抗议示威者以及驻守在检查站的反对派武装分子。
Bir de üzerine dava açıyor” diye konuştu.我也要求被指控”。
İngiliz dış işleri sorumlusu Anthony Eden’e konuştu ve Varşova ve Belzec’te gördüklerini anlattı.他还同英国外交大臣安東尼·艾登进行了交谈,并向安东尼·艾登详细讲述了他在华沙和贝尔賽克的所见所闻。
Hayatı ve fikirleri hakkında konuştukları bu film kamuoyunun ilgisini çekti.这部电影对其政治生活和理念作了探索。
Ardından da kekeme oldum ve on iki yaşıma kadar zor konuştum.其後越來越嚴重,到了12歲逐漸無法與人交流。
Konuştuğu tek şey müzikti" diyordu.台呼為“只想聽音樂”。
Ea, Enlil ile konuştu: "Siz, tanrıların bilgesiydiniz.保羅告訴他們説:“你們是上帝的殿。
Demet hanıma inşallah uğurlu gelirim" diye konuştu.郭络罗氏的母家向她贺喜,她却道“何喜之有。

İlgili Sayfalar