konuştu ile cümle

konuştu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Heath'i özleyeceğiz ve onu hiç unutmayacağız" diye konuştu.Это был наш Шарпевиль, и мы никогда его не забудем».
Orada Daniel O'Grady ile konuştuğunu sanır.Aslında o Leprikon'dur.Здесь же его встречает Эйприл О'Нил, которая теперь работает археологом.
Nisan 2011 yılında "Ben kendimi yüzde yüz Ukraynalı hissediyorum" şeklinde konuştu.في أبريل 2011 قال أيضًا: "أشعر أني أوكراني بنسبة مئة بالمئة".
İnşallah, bana güvenenleri mahcup etmem" diye konuştu."إيمان سلامة: لا أُصدّق أنني وقفتُ أمام الزعيم في".
Yahudi Tunus Arapçası Tunus'ta yaşamış veya hâlâ yaşamakta olan Yahudilerin konuştuğu bir Arapça çeşididir.اللهجة اليهودية التونسية هي لهجة عربية ينطق بها يهود تونس الذين يعيشون أو عاشوا في تونس.
Ağustos 2007'de Timbaland, albümün gelişimi hakkında MTV News'e konuştu.تحدث تيمبالاند على إم تي في نيوز في أغسطس 2007 عن تطوير الألبوم.
Siyahi insanları görmek istemediklerini de eklemem gerekiyor." diye konuştu.ودعني أقول لك أنهم كانوا لا يريدون أن يروا الزنوج".
Olay sırasında birçok tanık şüpheliyi duymuştur ancak hangi dili konuştuğunu anlayamamıştır.روى عدة شهود عدة أشياء عن المشتبه، وإن لم يتفق أحد على اللغة التي تحدث بها.
Kruşçev bizzat uçuş sırasında telsizle Tereshkova ile konuştu.تحدث خروتشوف بنفسه إلي تريشكوفا عن طريق الجهاز اللاسلكي أثناء رحلتها.
Raporunda Bowen, protestocularla ve kontrol noktaları için silahlı muhalefet güçleriyle konuştu.وقد تحدث بوين في تقريره إلى المتظاهرين وإلى قوات المعارضة المسلحة التي تدير نقاط التفتيش.
Barcelona örneği, uzun vadeli düşünmek gerektiğini gösteriyor" diye konuştu.وقد اظهر مثال برشلونا حتمية التفكير علي المدي البعيد.
Vahiy 17: 1 Yedi tası alan yedi melekten biri gelip benimle konuştu: “Gel!” dedi.يقال: جهجهت بالسبع، أي زجرته بالصياح، ويقال: جهجه عني.
Daha çok ben konuştum o dinledi.سمع الحديث، وأكثر سماعه.
Ülkenin resmi dili Güney Slav dil grubundan olan ve nüfusun 88%'inin ana dil olarak konuştuğu Sırpça'dır.اللغة الرسمية هي الصربية، عضو في مجموعة من اللغات السلافية الجنوبية، وهي اللغة الام ل88٪ من السكان.
Gazeteler her gün onun hakkında yazdı ve tüm dünya onun hakkında konuştu.وقد حظي هذا الاكتشاف بتغطية إعلامية عالمية وقرأ عنه الناس يوميًا تقريبًا.
Birisi bunu yapmak zorundaydı." şeklinde konuştu."يجب على المرء أن يفعل شيئا" ، كما تقول.
Karduk'luların İrani bir dilin konuştuğu iddia edilmektedir.هم يقولون أن التخاريين كانوا يتحدثون لغة إيرانية.
Onunla konuştuğunu düşünür.ثم أخبر أنه يتكلم به.
Bu konuyu oturup konuştuk ve insanlar bu fikri çok sevdi." dedi.وأنا أحب هذا وقد يثير الجدل ويدفع الناس للحديث عنه».
Köy muhtarı ve Dernek yöneticileri ile toplanıp konuştuk, hesap kitap yaptık."تحميل كتاب عظماء الدنيا وعظماء الآخرة الكاتب د.
Anamla konuştuk.عينت معمليا.
Ne hakkında konuştuklarınızı şimdi anlıyorum.قل لی الآن، ماذا تخطط له.
Gelince de konuştular...وهم بدءوا بالسؤال....
Ön Asya seyahatlerinde kendileriyle görüş alış verişinde bulunduğu Yahudilerle konuştuğunu... " yazar .وحتى وزير الخارجية السوداني الذي سافر معي على الرحلة ذاتها كان على علم بالأمر.»
Bu durum onlardan biri değil." şeklinde konuştu.ولكن هذه لم حقيقة من المحادثة التي أجريته معه".
Yaşlı adam benimle Fransızca konuştu.تحدث إليّ الرجل العجوز بالفرنسية.
Konuştum ama hiç kimse beni dinlemedi.تحدثت، لكن أحدا لم يستمع إلي.
O, ne konuştu nede ağladı, sessizce dışarı çıktı.لم ينطق و لم يبك ، بل خرج ساكنا.
Tom Mary'nin konuştuğu kadar akıcı şekilde Fransızca konuşamıyor.توم لا يتحدث الفرنسية بطلاقة كطلاقة ماري.
"Ben iki hasretlinin arasında dururum. Onları konuştururum." "Telefon."انا اقف بين شوق اثنين واجعلهم يتكلمون فمن اكون ؟ . "الهاتف "
8 Eylül 1965'te Dandridge, arkadaşı Gerry Branton'la telefonda konuştu.Em 8 de setembro de 1965, Dandridge falou ao telefone com o amigo Gerry Branton.
Aarseth'in onun hakkında konuştuğunu hatırlıyorum, bana onun espri anlayışı olmadığını söylemişti.Eu lembro do Aarseth falando dele, dizendo que ele não tinha senso de humor.
Maluma ayrıca Shakira için şöyle konuştu: "Bu inanılmaz bir deneyimdi.Maluma também comentou sobre Shakira, dizendo "Foi uma experiência incríve.
Bu konuyu oturup konuştuk ve insanlar bu fikri çok sevdi." dedi.Sentamos e conversamos sobre isso e as pessoas enlouqueceram com a ideia".
Bunun ardından kundaktaki İsa konuştu ve şu cümleleri söyledi: "Şüphesiz, ben Allah'ın bir kuluyum.Maria Madalena respondeu dizendo: "Esclarecerei a vós o que está oculto."
Ağustos 2007'de Timbaland, albümün gelişimi hakkında MTV News'e konuştu.Em agosto de 2007, Timbaland falou sobre o desenvolvimento do disco em uma entrevista para à MTV News.
Dennis ertesi gün ona gece yaşanan olayı sorduğunda Kristi konuştuğu kişinin Toby olduğunu söyler.Quando Dennis pergunta a ela sobre isso no dia seguinte, Kristi diz que é seu amigo Toby.
Onunla konuştuğunu düşünür.Ele acha que ela está falando dele.
Kılıçdaroğlu ise şöyle konuştu: "Milli iradeye duyduğumuz saygının gereği yerine getirildi."A respeito do assunto, declarava: "Somos criadores e não liqüidantes de museus".
Hayal gibi bir şey." şeklinde konuştu."Parecia um sonho", confessou.
Jolie, Jenny Shimizu hakkında şöyle konuştu: "Eğer kocamla evlenmeseydim muhtemelen Jenny ile evlenirdim."Eu provavelmente teria se casado com Jenny se eu não tivesse se casado com meu marido (Jonny Lee Miller)".
Bundan sonra işimiz daha da zor olacak" diye konuştu.Só será mais difícil daqui para frente”.
235 kişilik nüfustan kaç kişinin akıcı konuştuğu bilinmiyor.E tem 325 pessoas que não acreditam.
Mahkumlar birbirleriyle ve gardiyanlarla kesinlikle görüştürülmez ve konuşturulmazdı.Não era permitido que guardas e prisioneiros conversassem.
Eğer etrafta dolanıp herkese seninle konuştuğumu söylemezsen çok memnun olurum.Realmente preferiria que você não andasse por aí contando às pessoas que eu falo com você.
Marge'ın konuştuğu Shep ve Jerry, olayla ilgileri olmadığını ileri sürer.Terri e Jerry não sabem em quem acreditar.
TLC'den sonraki haftalarda ikisi de Rumble maçları hakkında konuştu.Nas semanas seguintes ao TLC, vários lutadores foram anunciados para os dois combates Royal Rumble.
Ayrıca programın Japonya'da yayınlanan bölümlerinde Japonca konuştuğu da olmuştur.O show também é exibido no Japão em inglês com legendas em japonês.
"Şebnem Bozoklu ile Caner Özyurtlu HT MAGAZİN'e konuştu".Comeu?" leva conversa masculina às telas».
Baba oğul konuştuklarında birbirlerini tanırlar.Então pai e filho dizem que se amam.
Çok üzücü bir haber." diye konuştu.É uma condenação muito desagradável", diz.
Önemli bir durumu yok" diye konuştu."Para mim, não há qualquer problema", disse.
Fakat bu albüm her şeyi bu kadar ciddiye almakla ilgili değil" şeklinde konuştu.Que pena que não se nota isso em todo o álbum."
Daha sonra ise yönetimle konuştu ve tekrar kadroya alındı.Foi posteriormente revisado por completo e voltou ao trabalho.
Biraz konuştuktan sonra dua etmeye başlarlar.Eles conversam brevemente, e depois começam a beijar-se.
1971'de üç konuşmacının bu dili konuştuğu bilinmekteydi; ancak 1981'de tamamıyla yok olduğu belirtilmektedir.Em 2000, esta língua ainda era falada por 24 falantes, mas considerava como em iminência de extinção.
Ama o River biraz önce konuştuğu River değildir.Acaba chegando ao rio, que nunca tinha visto.
1945'te sınırdışı edilene kadar şehrin nüfusunun çoğunluğu Almanca konuştu (bkz.Até à sua expulsão em 1945, a maioria de habitantes desta cidade falava alemão.
Basılmamış bir kitapla ilgili varsayım üzerine gelmişler" diye konuştu.“Por uma edição de livros sem preconceitos”.
2010 yılında yapılan bir araştırmaya göre yaklaşık 39,500 kişinin bu dili konuştuğu belirtilmiştir.De acordo com o recenseamento de 2010, cerca de 2.000 pessoas falam a língua.

İlgili Sayfalar