konuştu ile cümle
konuştu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Konuştukları dilin bir Hint-Avrupa dili olmadığı bilinmektedir.Non si crede, ad ogni modo, che possano aver parlato una lingua indoeuropea.
Ulmo bir gün Eru ile konuştu.Volle un giorno il leone.
Hakem her iki takımın kaptanları ile konuştuktan sonra oyunu devam ettirdi.Il gioco avrà inizio solo dopo che i capitani delle due squadre avranno effettuato il sorteggio.
Çekerken çok keyif aldık, umarım herkes beğenir” diye konuştu.È stato molto divertente. spero che voi lo apprezziate".
Bu Evanescence ile sınıflandırabileceğim bir şey değil." diye konuştu.Non venire a parlare qui con me con quell'accento del cazzo'», disse il regista.
İnyupikçe, İnyupiklerin konuştuğu Eskimo dili.Non sappiamo quale lingua parlavano i troiani.
Konuştuğun Sensin - 4.38 dk.«Io dico quello che ho visto presso il Padre» (Gv 8,38a).
Gotlar, Gotik yazı tipi ile konuşturulmuşlardır.I testi sono scritti con caratteri gotici.
Böylece hem komik hem de dramatik unsurlar ekleyebilecektik" diye konuştu.Mi ha impedito di giocare i grandi ruoli drammatici o tragici".
Siz konuşturmuyorsunuz.Non son parlati.
Bu verilere göre, Kosova’da yaklaşık 250.000 kişinin Türkçe konuştuğu kaydedilmiştir.Quest'ultima lingua è attestata anche in Kazakistan, dove si stima sia parlata da circa 15 mila persone.
Silah varsa ne olacak, yoksa ne olacak?" diye konuştu.A cosa servissero i fucili, invece, si sarebbe visto il giorno dopo.»
Sadrazamın katili konuşturulamadı ve ertesi gün öldürüldü.Kathia che non ha rispettato gli accordi il giorno dopo viene trovata morta.
Daha çok ben konuştum o dinledi.Nessuno diede lui ascolto.
İki genç bekar kızın konuştukları bir konu evlenme hakkındadır.Due giovani ragazze hanno una scappatella sessuale con un uomo sposato.
Mozaraplar Arapça konuştukları gibi bazen İspanyolca olan isimlerinin dahi Arapçalaşmış halini kullanırlardı.I Normanni permisero comunque che la lingua araba rimanesse in uso.
Oyun boyunca suratı ve konuştuğu hiç gözükmemiştir.Non sono mai state viste in volto, né hanno mai parlato.
Kendiside Şanlıurfa'da ve Şanlıurfaspor'da olmaktan çok mutlu” diye konuştu.E lei è favolosamente divertente in Daydreamin’.
Okutman, kirlilik sorunları hakkında konuştu.Лектор рассказывал о проблемах загрязнения.
Biz işaret dili konuştuk.Мы разговаривали на языке жестов.
Film sırasında konuştular.Во время фильма они разговаривали.
Herkes beni duyabilsin diye yüksek sesle konuştum.Я говорил громко, чтобы все смогли услышать меня.
Senin hakkında konuştuğumu kim söyledi?Кто тебе сказал, что я о тебе говорю?
Biz dün konuştuk.Мы говорили вчера.
Onu Tom'la konuştum, ve biz de gitmeye karar verdik.Я обсудил это с Томом, и мы решили тоже идти.
Onlar sessizce konuştular.Они тихо говорили.
Biz zaten konuştuk.Мы уже поговорили.
Tom çok sessizce konuştu ama duyulmak için yeterince yüksek sesle konuştu.Том говорил очень медленно, но он говорил довольно громко, чтобы они слышали.
Dün akşam onunla telefon da konuştum.Я говорил с ним вчера вечером по телефону.
Tom seninle Fransızca konuştu mu?Том говорил с тобой по-французски?
Tom'la bunun hakkında konuştum.Я говорил с Томом об этом
"Olmak ya da olmamak; işte bütün mesele bu." diye konuştu malak.«Быть или не быть — вот в чём вопрос», - сказал буйволёнок.
Tom onlarla Fince konuştu.Том говорил с ними по-фински.
Ağustos 2007'de Timbaland, albümün gelişimi hakkında MTV News'e konuştu.В августе 2007 года, Timbaland рассказал о работе над альбомом MTV News.
Lenin Paris'teki cenaze töreninde konuştu.На его похороны приезжал Ленин.
Geri kalanları size emanet ediyorum. diye konuştu.Он согласился, и я спросил остальных.
Sadece oyalanıyor ve sevdiğimiz müziği birbirimize gösteriyorduk." şeklinde konuştu.«Мы просто общались и демонстрировали друг другу музыку, которая нам нравилась».
Tom ya da Jerry filmlerde fazla konuşturulmamıştır.Сами Том и Джерри в мультсериале не появляются.
Lehçe (język polski), Polonyalıların konuştuğu dil.Польский язык — язык поляков.
Konuştuğum zaman kimse duymuyor.Ты меня не слушаешь.
Konuştuğun Sensin - 4.38 dk.4 (3): e4838.
Daha çok ben konuştum o dinledi.Но она молчала и слушала.
Yahudi Yemencesi, Yemen'de Yahudi olmayanların konuştuğu Arapça'dan farklıdır.Язык изобличает в нём израильтянина, а не иудея.
Tyrion ile kimyacının konuştuğu bölümler Tyrion V ve Tyrion VIII kısımlarından (27 ve 37) alınmıştır.Сцены Тириона с пиромантами и Серсеей были взяты из глав Тирион V и Тирион VIII (21 и 37).
Onunla konuştuğunu düşünür.Он с ней разговаривал.
2005 yılında Negroponte, Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nda konuştu.В 2005 году он был сопредседателем Всемирного экономического форума в Давосе.
Mahkumlar birbirleriyle ve gardiyanlarla kesinlikle görüştürülmez ve konuşturulmazdı.Заключённым запрещалось разговаривать друг с другом, помогать друг другу и многое другое.
Dennis ertesi gün ona gece yaşanan olayı sorduğunda Kristi konuştuğu kişinin Toby olduğunu söyler.Когда Деннис спрашивает её об этом, Кристи говорит, что это был Тоби.
Abazaların konuştuğu bu dil, Abhazca ile yakın akrabadır.Языки, на которых говорят агау, родственны.
En kısa sürede görevine başlayacak" diye konuştu.Он должен был вскоре покинуть свой пост.»
Çocuklarım için konuştum.Работал для детей.
Anamla konuştuk.Беседа мещан.
13 Sonra kutsal bir varlığın konuştuğunu duydum.Есть сообщение, что перед этим он посетил Святую Землю.
Niğdeli olan yazar, eserde kişileri kendi şiveleri ile konuşturmuştur.Автор позволил бедным людям рассказать о себе.
Hush çok az konuşur ama konuştuğunda bilgece konuşur.Харгрейв говорит мало, но когда говорит, волосы встают дыбом.
O isim... ^ Maçın adamı konuştu! ^ "EBOUE Ocak'lı Oldu..!«Вот это фамилия! — подумал Вася. — Болдырев!
Basılmamış bir kitapla ilgili varsayım üzerine gelmişler" diye konuştu.О предположениях, лежащих в основе этой книги».
Bunun ardından kundaktaki İsa konuştu ve şu cümleleri söyledi: "Şüphesiz, ben Allah'ın bir kuluyum.Затем он передал Барзани знамя республики, сказав: «Молю Аллаха, чтобы он хранил тебя!
İki araçtaki kozmonotlar telsiz vasıtasıyla birbirleriyle konuştular.В кабине управления 2 пилота, переговариваются друг с другом с помощью радионаушников.
Açık kaynak yazılımların piyasaya girmesiyle yeni bir işletme modeli de doğmaya başladı” diye konuştu.От этого у него увеличивалось бы там внутреннее производство и появлялись бы новые рынки сбыта.»