konuştu ile cümle
konuştu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ben Tanrı ile konuştum.He hablado con Dios.
Bugün onunla telefonda konuştum. Sana da selamı var.Hoy he hablado con él por teléfono, te manda saludos.
Tom ile konuştuk.Hablamos con Tom.
Basketbolla ilgili konuştuk.Hablamos de baloncesto.
Aarseth'in onun hakkında konuştuğunu hatırlıyorum, bana onun espri anlayışı olmadığını söylemişti.Recuerdo que Aarseth estaba hablando de él y le dijo que no tenía ningún sentido del humor.
Ledger sadece Ennis'in nasıl hareket ettiğini, konuştuğunu ve dinlediğini bilmiyor.Ledger no solo sabe cómo actúa, habla y escucha Ennis; sabe cómo respira.
Öğlen Polanski'yle telefonda konuştu.Esa tarde, Polanski la llamó por teléfono.
Papiamento veya Papiamentu 359.000 kişinin konuştuğu bir Creole dilidir.El papiamento, papiamen o papiamentu es una lengua criolla hablada por 359.000 personas.
Dennis ertesi gün ona gece yaşanan olayı sorduğunda Kristi konuştuğu kişinin Toby olduğunu söyler.Cuando Dennis le pregunta a Kristi, al día siguiente, le dice que es Toby.
Ayrıca DJ Whoo Kid, MTV'ye konuştu ve albümdeki şarkılardan bazılarını duyduğunu ifade etti.En una entrevista con MTV, DJ Whoo Kid, afirmó que escuchó algunas canciones del álbum.
Bunun ardından kundaktaki İsa konuştu ve şu cümleleri söyledi: "Şüphesiz, ben Allah'ın bir kuluyum.Sobre los desnudos, dijo: «Siempre los he hecho súper relajada.
Tesislerimiz hayırlı uğurlu olsun" diye konuştu.Deseábamos dar lo mejor de nosotros”.
Ertesi sabah, şehirde herkesin onları konuştuğunu öğrenirler.A la mañana siguiente, se enteran de que la noticia se ha extendido a través de la ciudad.
Dil, bugün de hala yöre halkının konuştuğu Aymará'dır.Es por eso que aun hablan su propio idioma el aymara.
Muamba, ilk konuştuğunda oğlunun nerede olduğunu sordu.Es entonces cuando recibe una llamada de Hammond, quien le pregunta por el paradero de su hijo.
Demet hanıma inşallah uğurlu gelirim" diye konuştu.«La conejita Miffy le dice adiós a su creador».
Ayrıca programın Japonya'da yayınlanan bölümlerinde Japonca konuştuğu da olmuştur.También se habla en japonés en la versión japonesa.
Eğer etrafta dolanıp herkese seninle konuştuğumu söylemezsen çok memnun olurum.Realmente preferiría que no fueras por ahí contándole a la gente que hablo contigo.
2010 yılında yapılan bir araştırmaya göre yaklaşık 39,500 kişinin bu dili konuştuğu belirtilmiştir.En 2010, 3 956 personas en la Delegación reportaron hablar alguna lengua indígena.
Çocuklarım için konuştum.Hice todo por los niños!
Konuşturulmayan, susturulan haller, olaylar kekemeleştiriyor insanları..."«Certeza, Incertidumbres y Cosas a Dilucidar.».
Ama o River biraz önce konuştuğu River değildir.El principal es el río Pas, que lo cruza.
Tom ya da Jerry filmlerde fazla konuşturulmamıştır.No actuó demasiado en el cine en lengua alemana.
Şahitler, yapmamaları söylendiği halinde halde olayla ilgili konuştular.A los supervivientes se les ordenó no hablar sobre lo ocurrido.
Böylece hem komik hem de dramatik unsurlar ekleyebilecektik" diye konuştu.Lo que él ha sabido captar a la vez trágico y deslumbrante».
10 ay boyunca yürüdüm ve konuştum.Hace 10 días que estamos caminando.
Konuştukları dilin bir Hint-Avrupa dili olmadığı bilinmektedir.Se cree que no hablaban una lengua indoeuropea.
Gazeteler her gün onun hakkında yazdı ve tüm dünya onun hakkında konuştu.Escribían esto todos los días y averiguaban cuánto viajaban por ese día.
Bu konuyu oturup konuştuk ve insanlar bu fikri çok sevdi." dedi.No sé cómo pasó, pero a la gente le encantó».
Ve 2 gün birlikte oldu, tanıştık ve uzun uzun konuştuk.Se quedó conmigo durante dos horas y aprendió todo.
Oaxaca Çontalcası = idioma chontal de Oaxaca, Meksika'da Tekistlatek Çontallarının konuştuğu dil.Idioma chontal de Oaxaca, hablado por los chontales de Oaxaca.
Algonkin dilleri (Algonqui-an), bu halkların konuştukları diller ailesi.Chinook: familia de lenguas hablada por estos pueblos.
Konuştukları dil Cekce veya Cek dili olarak adlandırılır.Aún se desconoce como se llamaban los hatti a sí mismos o a su lengua.
Konuştukları dile Ös adını verirler.Hablan el llamado dialecto arbëreshë.
"İnsanlar bana konuştuğun şey hakkında dikkatli ol, farklı şeylerden konuşma diyor.«Antes de hablar, piensa en qué te hace diferente».
Dağıstan’da, Lakların konuştuğu dil.Idiomas en los cuales estará disponible el Instalador.
Akıcı bir şekilde Fransızca konuştuğunu fark edince jandarmanın yanına geri döner ve ona her şeyi anlatır.Cuando ella le habla en francés, se vuelve loco y le besa todo el brazo.
Hürriyet. ^ "Ve Zuhal Olcay konuştu!".Preguntadle; edad tiene; puede hablar de sí mismo».
Fakat bu albüm her şeyi bu kadar ciddiye almakla ilgili değil" şeklinde konuştu.Tal vez no tomé esta pelea lo suficientemente en serio".
Herzog'a göre iki gün boyunca hiç durmadan konuştular ve birbirleri ile hikâyelerini paylaştılar.Fueron a cenar y hablaron mutuamente de su pasado.
Benimle konuştuğun sürece, iyi, fakat sen durur durmaz, ben acıkırım.Fino a che mi parli va bene, ma non appena ti fermi mi viene fame.
Güzel bir çocuk Kate'le konuştu.Un ragazzo simpatico ha parlato con Kate.
Tom Mary'nin ne hakkında konuştuğunu anlayamadı.Tom non riusciva a capire di cosa Mary stesse parlando.
Herkes o konu hakkında konuştu.Tutti ne parlarono.
Tom telefonda Mary ile konuştu.Tom parlò al telefono con Mary.
Az önce Tom'la biraz konuştum.Poco fa ho parlato un po' con Tom.
Babam, büyüdüğümde bir iş bulurken okulun ne kadar da önemli olacağı hakkında konuştu.Mio padre mi ha parlato di quanto sia importante la scuola per trovare un lavoro quando sarò grande.
Tom bana Fransızca konuştuğunu söyledi.Tom mi ha detto che parlava francese.
Tom trende yanında oturan kişiyle konuştu.Tom parlò con la persona che sedeva vicino a lui sul treno.
Tom İngilizce konuştuğundan daha iyi Fransızca konuşur.Tom parla meglio il francese dell'inglese.
Onunla kim konuştu?Chi ha parlato con lui?
Zaten Tom'la konuştuğunu düşündüm.Pensavo che avessi già parlato con Tom.
Tom'un ne hakkında konuştuğumuzu anladığından emin değilim.Non sono sicuro che Tom abbia capito di cosa stessimo parlando.
Herhangi biri onlarla konuştu mu?Qualcun altro ha parlato con loro?
Bunun hakkında onunla konuştun mu?Hai parlato di questo con lui?
Ben bu konuda onunla konuştum.Ho parlato con lui di questo argomento.
Tom ve Mary'nin ne hakkında konuştuklarını düşünüyorsun?Di cosa credi stiano parlando Tom e Mary?
Tom'un konuştuğu adamları tanıyor musun?Conosci gli uomini che stanno parlando con Tom?
Eğer etrafta dolanıp herkese seninle konuştuğumu söylemezsen çok memnun olurum.Io preferirei davvero che tu evitassi di andare in giro raccontando alla gente che ti ho parlato.
Ben hem konuştum, hem iş yaptım.Volevamo solo lavorare insieme, costruire qualcosa.