konuşmuş ile cümle
konuşmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Ê-sai nói điều đó, khi thấy sự vinh hiển của Ngài và nói về Ngài.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Estas coisas disse Isaías, porque viu a sua glória, e dele falou.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Estas cosas dijo Isaías porque vio su gloria y habló acerca de él
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Ezeket mondá Ésaiás, a mikor látá az õ dicsõségét; és beszéle õ felõle.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Isaia a spus aceste lucruri cînd a văzut slava Lui, şi a vorbit despre El.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Jesaja schreef hier over Jezus, want hij had Zijn schitterende heerlijkheid gezien.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.이사야가 이렇게 말한 것은 주의 영광을 보고 주를 가리켜 말한 것이라
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Questo disse Isaia quando vide la sua gloria e parlò di lui
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Solches sagte Jesaja, da er seine Herrlichkeit sah und redete von ihm.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Tämän Esaias sanoi, kun hän näki hänen kirkkautensa ja puhui hänestä.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.To je rekel Izaija, ko je videl slavo njegovo in je govoril o njem.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.To povedal Izaiáš, keď videl jeho slávu a hovoril o ňom.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.To pověděl Izaiáš, když viděl slávu jeho a mluvil o něm.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.To powiedział Izajasz, gdy widział chwałę jego, i mówił o nim.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Yesaya berkata begitu sebab ia sudah melihat kebesaran Yesus, dan berbicara mengenai-Nya
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Ταυτα ειπεν ο Ησαιας, οτε ειδε την δοξαν αυτου και ελαλησε περι αυτου.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Исус му отговори: Ако съм продумал нещо зло, покажи злото; но ако добро, защо ме биеш?
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Се промовив Ісаїя, як видїв славу Його й глаголав про Него.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Сие сказал Исаия, когда видел славу Его и говорил о Нем.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.כזאת דבר ישעיהו בראותו את תפארתו וינבא עליו׃
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.قال اشعياء هذا حين رأى مجده وتكلم عنه.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.以 賽 亞 因 為 看 見 他 的 榮 耀 、 就 指 著 他 說 這 話
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.以 賽亞 因 為看見 他 的 榮耀 、 就 指著 他 說這話
Bunu daha önce konuşmuştuk분열중이 아닐 때 염색체는 모두 풀려있는 염색질(chromatin)로 존재합니다
Bunu daha önce konuşmuştuk実際は、染色質の状態だったね
Bunu söylediği zaman, tüylerim diken diken oldu, çünkü arkasında Moab Dağları'na tepeden bakarak konuşmuştu.Comprenez que lorsqu'il a dit ça, j'ai eu la chair de poule, parce qu'il dit ça en face des montagnes de Moab.
Bunu söylediği zaman, tüylerim diken diken oldu, çünkü arkasında Moab Dağları'na tepeden bakarak konuşmuştu.그 아이가 말했던 것을 기억할 때마다 전율을 느낍니다. 그 아이가 그 말을 한 곳은 여기 이 사진의 모압산이었기 때문입니다.
Bunu söylediği zaman, tüylerim diken diken oldu, çünkü arkasında Moab Dağları'na tepeden bakarak konuşmuştu.Tôi vẫn nhớ, lúc ấy, Tôi thấy nổi da gà, cậu ấy không biết rằng dãy núi Moab phía sau
Bunu söylediği zaman, tüylerim diken diken oldu, çünkü arkasında Moab Dağları'na tepeden bakarak konuşmuştu.עכשיו זיכרו מתי הוא אמר את זה, יש לי עור ברווז, בגלל שהוא אמר את זה כשהשקפנו על הרי מואב כאן ברקע.
Bunu söylediği zaman, tüylerim diken diken oldu, çünkü arkasında Moab Dağları'na tepeden bakarak konuşmuştu.وانا اذكر عندما قال هذا الكلام شعرت بقشعريرة في جسدي .. لانه كان يتحدث في بقعة تطل على جبال موآب
Bunu söylediği zaman, tüylerim diken diken oldu, çünkü arkasında Moab Dağları'na tepeden bakarak konuşmuştu.今でも鳥肌が立ちます 彼はこの彼方にあるモアブ山脈を見ながらその話をしたからです そこは ヨシュアが下って
Cambridge hakkında konuşmuşken teknik ilerlemeler konusuyla yola devam edelim.Da wir über Cambridge reden,
Cambridge hakkında konuşmuşken teknik ilerlemeler konusuyla yola devam edelim.Skoro już mówimy o Cambridge, przejdźmy do rozwoju technicznego.
Çocuklarımıza ne isim vereceğimizi konuşmuştuk.Abbiamo parlato di come chiamare i nostri figli
Çocuklarımıza ne isim vereceğimizi konuşmuştuk.Habíamos hablado sobre ponerle nombre a nuestros hijos
Çocuklarımıza ne isim vereceğimizi konuşmuştuk.Kami telah berbicara tentang penamaan anak-anak kita
Çocuklarımıza ne isim vereceğimizi konuşmuştuk.Olemme miettineet lastemme nimeämistä.
Çocuklarımıza ne isim vereceğimizi konuşmuştuk.Μιλήσαμε για τα ονάματα των παιδιών μας
Çocuklarımıza ne isim vereceğimizi konuşmuştuk.Говорихме как ще кръстим децата си.
Çünkü kinetik enerji hakkında uzunca konuşmuştuk.化学運動論は反応の速度の研究ということであり、 どれほど早く、どうやって化学反応がおこるかというものです。 さあ、もっと直感的に考えてみましょう、
Daha önce bununla ilgili konuşmuştuk.Een bissectrice is een lijn die een hoek in twee gelijke delen verdeelt.
Daha önce bununla ilgili konuşmuştuk.전에도 말했다시피
Daha önce bununla ilgili konuşmuştuk.وقد تحدثنا عن هذا من قبل
Daha önce terslik kavramını konuşmuştuk.Mieliście już styczność z pojęciem odwrotności wcześniej.
Daha önce terslik kavramını konuşmuştuk.Срещали сте идеята за обратна функция и преди.
Daha önce terslik kavramını konuşmuştuk.لقد استوعبت فكرة المعكوس سابقاً
Dört yıl önce Al Gore TED konferansında konuşmuştu ve iklim krizinden bahsetmişti.Al Gore berbicara di Konferensi TED yang saya hadiri empat tahun lalu dan membahas tentang krisis iklim.
Dört yıl önce Al Gore TED konferansında konuşmuştu ve iklim krizinden bahsetmişti.Al Gore cũng đã thuyết trình tại hội nghị của TED 4 năm về trước về khủng hoảng khí hậu
Dört yıl önce Al Gore TED konferansında konuşmuştu ve iklim krizinden bahsetmişti.Al Gore habló en la Conferencia TED donde hablé hace 4 años y habló sobre la crisis climática.
Dört yıl önce Al Gore TED konferansında konuşmuştu ve iklim krizinden bahsetmişti.Al Gore hovoril, na tej istej TED konferencii ako ja pred štyrmi rokmi, o klimatickej kríze.
Dört yıl önce Al Gore TED konferansında konuşmuştu ve iklim krizinden bahsetmişti.Al Gore ja minä puhuimme samassa tilaisuudessa neljä vuotta sitten.
Dört yıl önce Al Gore TED konferansında konuşmuştu ve iklim krizinden bahsetmişti.Al Gore je predaval na isti TED konferenci kot jaz pred štirimi leti in govoril o podnebni krizi.
Dört yıl önce Al Gore TED konferansında konuşmuştu ve iklim krizinden bahsetmişti.Al Gore parlait à la conférence TED où je parlais il y a quatre ans et parlait de la crise du climat.
Dört yıl önce Al Gore TED konferansında konuşmuştu ve iklim krizinden bahsetmişti.Al Gore participou na conferência TED em que falei há quatro anos e falou-nos da crise climática.
Dört yıl önce Al Gore TED konferansında konuşmuştu ve iklim krizinden bahsetmişti.Al Gore sprak op de TED conferentie waar ik vier jaar geleden ook sprak, en hij sprak over de klimaatcrisis.
Dört yıl önce Al Gore TED konferansında konuşmuştu ve iklim krizinden bahsetmişti.Al Gore także przemawiał na konferencji TED'a cztery lata temu i poruszył temat kryzysu klimatycznego.
Dört yıl önce Al Gore TED konferansında konuşmuştu ve iklim krizinden bahsetmişti.Al Gore talade på TED konferensen jag talade på för fyra år sen och pratade om klimatkrisen.
Dört yıl önce Al Gore TED konferansında konuşmuştu ve iklim krizinden bahsetmişti.Al Gore talte til den TED konference jeg talte ved for fire år siden og talte om klima krisen.
Dört yıl önce Al Gore TED konferansında konuşmuştu ve iklim krizinden bahsetmişti.Τέσσερα χρόνια πριν στο συνέδριο του TED, στο οποίο μίλησα κι εγώ, μίλησε ο Αλ Γκορ για την κλιματική κρίση.
Dört yıl önce Al Gore TED konferansında konuşmuştu ve iklim krizinden bahsetmişti.Ал Гор говори на ТЕД конференцията, на която аз говорих преди четири години и разказа за кризата в климата.