konuşmuş ile cümle

konuşmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Böylece, yüz görünümü hakkında bolca konuşmuş olduk.Falámos bastante de aparência facial.
Böylece, yüz görünümü hakkında bolca konuşmuş olduk.우리는 얼굴 외관에 대해서 많은 이야기를 했습니다.
Böylece, yüz görünümü hakkında bolca konuşmuş olduk.Mluvili jsme dost o vzhledu obličeje.
Böylece, yüz görünümü hakkında bolca konuşmuş olduk.Nên khi chúng ta nói nhiều về hình thức khuôn mặt.
Böylece, yüz görünümü hakkında bolca konuşmuş olduk.Nous avons donc beaucoup parlé de l'apparence du visage.
Böylece, yüz görünümü hakkında bolca konuşmuş olduk.Vi har pratat en hel del om utseende.
Böylece, yüz görünümü hakkında bolca konuşmuş olduk.We hebben veel gesproken over voorkomen.
Böylece, yüz görünümü hakkında bolca konuşmuş olduk.Wir haben viel über Gesichter gesprochen.
Böylece, yüz görünümü hakkında bolca konuşmuş olduk.Zatem sporo powiedzieliśmy o wyglądzie twarzy.
Böylece, yüz görünümü hakkında bolca konuşmuş olduk.И така, вече говорихме доста за облика на лицето.
Böylece, yüz görünümü hakkında bolca konuşmuş olduk.Мы много говорили с вами о внешности.
Böylece, yüz görünümü hakkında bolca konuşmuş olduk.אז דיברנו הרבה על מראה הפנים.
Böylece, yüz görünümü hakkında bolca konuşmuş olduk.حسنا تحدثنا كثيرا عن مظهر الوجه.
Böylece, yüz görünümü hakkında bolca konuşmuş olduk.ここで皆さんに私達が
Bu dangalak bütün Celine Dion şovum boyunca konuşmuştu.Ce plouc a causé pendant tout mon hommage à Céline Dion
Bu dangalak bütün Celine Dion şovum boyunca konuşmuştu.Diese dofe Schlampe hat durch meine ganze Celine Dion Akt geredet
Bu dangalak bütün Celine Dion şovum boyunca konuşmuştu.Quel burino ha parlato per tutto il mio show- tributo a Celine Dion.
Bu dangalak bütün Celine Dion şovum boyunca konuşmuştu.Αυτός ο ενοχλητικός τύπος μιλούσε συνέχεια κατα την διάρκεια του αφιερώματός μου στη Σελίν Ντιόν.
Bu dangalak bütün Celine Dion şovum boyunca konuşmuştu.Он постоянно болтал, когда я пела песню Селин Дион.
Bu dangalak bütün Celine Dion şovum boyunca konuşmuştu.セリーヌ・ディオン?あんたの十八番ね!大好きよ
Bu konuyu daha önce konuşmuştuk! Beni hafife alma dedim sana!Đừng tưởng tôi dễ dãi nhé!
Bu konuyu daha önce konuşmuştuk!Hemos hablado de esto antes!
Bu konuyu daha önce konuşmuştuk!Kam greste gospod Park?
Bu konuyu daha önce konuşmuştuk!Kami berbicara tentang hal ini sebelumnya!
Bu konuyu daha önce konuşmuştuk!Kami berbicara tentang hal ini sebelumnya!
Bu konuyu daha önce konuşmuştuk!OK...
Bu konuyu daha önce konuşmuştuk!On en a déjà !
Bu konuyu daha önce konuşmuştuk!Už jsme o tom jednou mluvili!
Bu konuyu daha önce konuşmuştuk!Vi pratade om det här förut!
Bu konuyu daha önce konuşmuştuk!We spraken eerder over!
Bu konuyu daha önce konuşmuştuk!¡Ya hablamos de esto!
Bu konuyu daha önce konuşmuştuk!Вече говорихме за това!
Bu konuyu daha önce konuşmuştuk!Мы говорили об этом только что!
Bundan dört yıl kadar önce burada tasarım ve mutluluğun ilişkileri hakkında konuşmuştum.저는 4년전에 여기에서 디자인과 행복의 관계를 이야기 했습니다.
Bundan dört yıl kadar önce burada tasarım ve mutluluğun ilişkileri hakkında konuşmuştum.Am fost aici cu circa patru ani in urma, am vorbit despre relatia dintre design si fericire.
Bundan dört yıl kadar önce burada tasarım ve mutluluğun ilişkileri hakkında konuşmuştum.Blisko 4 lata temu mówiłem tu o związku między projektem a szczęściem.
Bundan dört yıl kadar önce burada tasarım ve mutluluğun ilişkileri hakkında konuşmuştum.Bol som tu asi pred štyrmi rokmi a hovoril som o vzťahu dizajnu a šťastia.
Bundan dört yıl kadar önce burada tasarım ve mutluluğun ilişkileri hakkında konuşmuştum.Byl jsem tu asi před čtyřmi lety a mluvil o vztahu designu a štěstí.
Bundan dört yıl kadar önce burada tasarım ve mutluluğun ilişkileri hakkında konuşmuştum.Estive aqui há cerca de quatro anos a falar sobre a relação entre o "design" e a felicidade.
Bundan dört yıl kadar önce burada tasarım ve mutluluğun ilişkileri hakkında konuşmuştum.Estuve aqui hace dos años hablando acerca de la relación entre diseño y felicidad.
Bundan dört yıl kadar önce burada tasarım ve mutluluğun ilişkileri hakkında konuşmuştum.Ich war vor ungefähr vier Jahren hier und habe über die Beziehung von Design und Freude geredet.
Bundan dört yıl kadar önce burada tasarım ve mutluluğun ilişkileri hakkında konuşmuştum.Ik was hier ongeveer vier jaar geleden, en had het over de relatie tussen design en geluk.
Bundan dört yıl kadar önce burada tasarım ve mutluluğun ilişkileri hakkında konuşmuştum.Itt jártam kb. 4 évvel ezelőtt, és a design és a boldogság közötti kapcsolatról beszéltem.
Bundan dört yıl kadar önce burada tasarım ve mutluluğun ilişkileri hakkında konuşmuştum.J'étais ici il y a environ quatre ans, je parlais de la relation entre le design et la joie.
Bundan dört yıl kadar önce burada tasarım ve mutluluğun ilişkileri hakkında konuşmuştum.Saya berada di sini sekitar empat tahun lalu, berbicara tentang hubungan antara desain dan kebahagiaan.
Bundan dört yıl kadar önce burada tasarım ve mutluluğun ilişkileri hakkında konuşmuştum.Sono stato qui più o meno quattro anni fa, a parlare della relazione tra design e felicità.
Bundan dört yıl kadar önce burada tasarım ve mutluluğun ilişkileri hakkında konuşmuştum.Tôi đã từng ở đây bốn năm trước để nói về mối quan hệ giữa thiết kế và hạnh phúc.
Bundan dört yıl kadar önce burada tasarım ve mutluluğun ilişkileri hakkında konuşmuştum.Tu sem bil že pred štirimi leti, ko sem govoril o razmerju med oblikovanjem in srečo.
Bundan dört yıl kadar önce burada tasarım ve mutluluğun ilişkileri hakkında konuşmuştum.Τέσσερα χρόνια πριν, ήμουν πάλι εδώ μιλώντας για την σχέση του σχεδίου με την ευτυχία.
Bundan dört yıl kadar önce burada tasarım ve mutluluğun ilişkileri hakkında konuşmuştum.Бях тук преди около четири години, и говорих за връзката между дизайна и щастието.
Bundan dört yıl kadar önce burada tasarım ve mutluluğun ilişkileri hakkında konuşmuştum.Где-то четыре года тому назад я был здесь и говорил о связи между дизайном и счастьем.
Bundan dört yıl kadar önce burada tasarım ve mutluluğun ilişkileri hakkında konuşmuştum.Десь чотири роки тому я був тут і говорив про зв'язок між дизайном і щастям.
Bundan dört yıl kadar önce burada tasarım ve mutluluğun ilişkileri hakkında konuşmuştum.הייתי פה לפני ארבע שנים בערך, דיברתי על הקשר בין עיצוב ואושר.
Bundan dört yıl kadar önce burada tasarım ve mutluluğun ilişkileri hakkında konuşmuştum.كنت هنا منذ حوالي اربع سنوات , اتحدث عن علاقة فن التصميم بالسعادة.
Bundan dört yıl kadar önce burada tasarım ve mutluluğun ilişkileri hakkında konuşmuştum.デザインと幸福との関係について話していました 話の最後には「私がこれまでの人生で学んできたこと」というタイトルの下に一つのリストをお見せしました
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Detta kunde Esaias säga, eftersom han hade sett hans härlighet, när han talade med honom. --
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Dette sa Esaias fordi han så hans herlighet og talte om ham.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Dette sagde Esajas, fordi han så hans Herlighed og talte om ham.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Ésaïe dit ces choses, lorsqu`il vit sa gloire, et qu`il parla de lui.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Ê - sai nói điều đó , khi thấy sự vinh_hiển của Ngài và nói về Ngài .

İlgili Sayfalar