konuşmaya ile cümle
konuşmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Benimle o şekilde konuşmaya nasıl cüret edersin!How dare you speak to me that way!
Tom konuşmaya başladığında kaç yaşındaydı.How old was Tom when he started talking?
Tom Mary ile konuşmaya çalıştı.Tom tried to talk to Mary.
Tom benimle konuşmaya başladı.Tom started talking to me.
Tom hemen konuşmaya devam etti.Tom just kept right on talking.
Tom az önce benimle konuşmaya başladı.Tom just started talking to me.
Fadıl daha sonraki bir tarihte o konuda konuşmaya söz verdi.Fadil promised to talk about that at a later date.
O konuda Tom'la konuşmaya çalışabilirim.I might try to talk to Tom about that.
Konuşmaya devam ettim.I kept talking.
o konuda konuşmaya hazırım.I'm prepared to talk about it.
Fadıl ve Leyla evlilik konuşmaya başladılar.Fadil and Layla began talking marriage.
Fadıl konuşmaya istekli değil.Fadil is not willing to talk.
Seninle daha fazla konuşmayacağım.I won't talk to you anymore.
Seninle bundan sonra konuşmayacağım.I won't talk to you anymore.
Tom Mary ile konuşmaya çalıştı, ancak yapamadı.Tom tried to speak to Mary, but he couldn't.
Tanımadığım insanlarla konuşmaya alışkınım.I'm used to talking to people I don't know.
Tom gibi konuşmaya başlıyorsun.You're beginning to sound like Tom.
Ben yabancılarla konuşmaya alışkınım.I'm used to talking to foreigners.
Yabancılarla konuşmaya alışkınım.I'm used to talking to strangers.
Çocuklarla konuşmaya alışkınım.I'm used to talking to children.
Tom'la konuşmaya çalışmalısın.You should try to talk with Tom.
Sen özür dileyinceye kadar seninle konuşmayacağım.I won't speak to you until you apologize.
Seninle konuşmayacağım.I won't talk to you.
Onunla konuşmaya başladım.I started talking to her.
Onlarla konuşmaya başladım.I started talking to them.
Tom artık Mary ile konuşmayacağını söylüyor.Tom says he won't talk to Mary anymore.
Leyla, Sami ile konuşmaya son vermedi.Layla didn't stop talking to Sami.
Sen hiç Tom'la konuşmayacak mısın?Aren't you ever going to talk to Tom?
Tom Mary ile konuşmaya başladı.Tom started talking to Mary.
Tom'la konuşmaya başladım.I started talking to Tom.
Tom'la konuşmaya gitmeyecek misin?Aren't you going to go talk to Tom?
Tom'la konuşmayacak mısın?Aren't you going to talk to Tom?
Tom'la konuşmaya gidecek misin?Are you going to go talk to Tom?
Leyla o konuda konuşmaya devam etmek istiyordu.Layla wanted to keep talking about it.
Leyla onunla konuşmaya başladı.Layla started to talk to him.
Sami, Mısır'dan gelen bu kızla konuşmaya başladı.Sami started talking to this girl from Egypt.
Sami konuşmayacak.Sami is not going to talk.
Tom, ailemizde Fransızca konuşmayan tek kişidir.Tom is the only one in our family who doesn't speak French.
Biz birlikte Fransızca konuşmaya karar verdik.We decided to speak together in French.
Tom bunun hakkında konuşmaya hazır değil.Tom isn't ready to talk about it.
Tom muhtemelen Mary ile Fransızca konuşmayacak.Tom won't likely speak French to Mary.
Tom Fransızca konuşmaya devam etti.Tom went on speaking French.
Tom şimdi konuşmaya başlıyor.Tom is starting to talk now.
Tom Mary'nin Fransızca konuşmayacağını düşünüyor.Tom thinks Mary won't speak French.
Konuşmaya hazır değildim.I wasn't ready to talk.
Tom ve ben konuşmaya başladık.Tom and I started talking.
Konuşmaya hazırım.I'm willing to talk.
Tom'un Mary ile konuşup konuşmayacağını merak ediyorum.I wonder if Tom will talk to Mary.
Tom ile Fransızca konuşmaya çalıştım.I tried to talk to Tom in French.
Tom'un konuşmayacağını biliyordum.I knew Tom wasn't going to talk.
Tom bugün onun hakkında Mary ile konuşmaya çalışacak.Tom will try to talk to Mary about that today.
Tom ve Mary birbirleriyle tekrar konuşmaya başladılar.Tom and Mary have started talking to each other again.
Tom ve Mary aynı zamanda konuşmaya başladılar.Tom and Mary both started speaking at the same time.
Tom seninle konuşmayacakTom isn't going to talk to you.
Artık Tom hakkında konuşmayalım.Let's not talk about Tom anymore.
Kendimi konuşmaya zorlanmış hissettim.I felt compelled to speak.
Tom, Mary'den John'la konuşmaya gitmesini rica etti.Tom asked Mary to go talk to John.
Almanca konuşmaya yönelik tüm girişimler mükemmeldir.All attempts to speak German are excellent.
Konuşmaya değmez.It's not worth talking about.
Sami, Leyla ile konuşmaya devam etti.Sami continued to talk to Layla.
İlgili Sayfalar