konuşmaya ile cümle
konuşmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Fransızca konuşmayan bir Kanadalı tanıyor musun?Do you know any Canadians who can't speak French?
Tom ile konuşmaya gitmelisin.You must go talk to Tom.
Tom ile konuşmaya gitmen gerek.You need to go talk to Tom.
Buraya Tom ile konuşmaya geldim.I came here to talk with Tom.
Sami ve Leyla konuşmaya devam ettiler.Sami and Layla kept talking.
Sami benimle konuşmaya başladı.Sami started talking to me.
Şimdi bunun hakkında konuşmayalım.Let's not talk about this now.
Boğazımı temizledim ve konuşmaya başladım.I cleared my throat and started speaking.
Tom Mary ile konuşmaya çalıştı, ama Mary onunla konuşmak istemedi.Tom tried to talk to Mary, but she didn't want to talk to him.
Einstein'ın dört yaşına kadar konuşmaya başlamadığını duydum.I've heard that Einstein didn't start speaking until he was four.
Einstein'ın dört yaşına kadar konuşmaya başlamadığını duydum..I've heard Einstein didn't start speaking until he was four years old.
Sami çılgın komşusuyla konuşmaya gitti.Sami went to talk to his crazy neighbor.
Sami imamla konuşmaya gitti.Sami went to speak to the imam.
Sami ve Leyla bunun hakkında konuşmaya karar verdiler.Sami and Layla decided to talk about it.
Annesiyle Berberice konuşmaya başladı.He started talking to his mother in Berber.
Din hakkında konuşmayalım.Let's not talk about religion.
Tom'u bizimle konuşmaya kendini hazır hissedene kadar rahat bırakmalıyız.We should give Tom his space until he's ready to talk to us.
Tom, Mary ile konuşmaya çalıştı ama Mary onu görmezden geldi.Tom tried to talk to Mary, but she ignored him.
Yanni ve Skura, Berberice konuşmaya başladılar.Yanni and Skura started speaking Berber.
Bir daha çocuklarımın yanında küfürlü konuşmayacağın konusunda bana söz ver.Promise me that you won't swear around my children.
Bebeğimiz konuşmaya başladı.Our baby started to talk.
Onunla bir daha konuşmayacağıma yemin etmiştim.I swore never to speak to her again.
Sakin bir yerde, ofisimde konuşmaya ne dersin?Why don't we talk in my office where it's quiet?
Artık bu mevzuyu konuşmayalım.Let's not speak of this matter again.
Artık bu meseleyi konuşmayalım.Let's not speak of this matter again.
Artık bu konuyu konuşmayalım.Let's not speak of this matter again.
Artık bu mevzuyla ilgili konuşmayalım.Let's not speak of this matter again.
Bu mevzuyla ilgili tekrar konuşmayacağız.We won't speak of this matter again.
Bu meseleyle ilgili tekrar konuşmayacağız.We won't speak of this matter again.
Bu konuyla ilgili tekrar konuşmayacağız.We won't speak of this matter again.
Küfürlü konuşmaya devam ederseniz size ban atacağım.I will ban you if you keep talking dirty.
Felix arkadaşı ile konuşmaya devam etti.Felix resumed talking with his friend.
Tobias, İsabella'nın okulundaki insanlarla konuşmaya başladı.Tobias started talking to people at Isabella's school.
Woeser bu yasaktan sonra yazmaya ve konuşmaya devam edeceğini açıkladı.Woeser stated that she would continue writing and speaking.
The Jerusalem Post a göre, bazı liderler, konuşmaya tepki olarak üçüncü ayaklanmayı savundu.According to The Jerusalem Post, some leaders advocated a third intifada in response to the speech.
Daha sonra sorunlarla ve insan ilişkileriyle ilgili konuşmaya başlardık.And then we'd start talking about issues or problems or relationships with people.
Bart umutsuz bir şekilde yürür ve bilinçsizce, kendi kendine Fransızca konuşmaya başlar.Bart walks away, despairing over his own stupidity, then suddenly begins speaking French to himself.
Eva bu konu hakkında Sachs ile konuşmaya karar verir.Eva decides to ask Sachs about the matter.
Konuşmaya başlamadan önce her konuk kibarca o anda konuşmakta olan konuğun sözünün bitmesini bekler.Before speaking, each guest politely waits for the current speaker to finish.
Sonunda Doktor Vashta Nerada ile konuşmaya çalışır.The Doctor attempts to talk with the Vashta Nerada.
Buffy ve Dawn da konuşmaya başlarlar.Buffy and Dawn finally talk.
Spears onun yanına gider ve konuşmaya başlarlar.Spears walks over to him and they begin to talk.
Wolfram bu kitapla alakalı birçok konferansa ve konuşmaya katılmıştır.Wolff reportedly audiotaped some of the conversations mentioned in the book.
Sam Norman’la konuşmaya başlar, Lila eve doğru yönelir.While Sam distracts Norman, Lila sneaks into the house.
Kadınlar kendi aralarında konuşmaya başladılar.The women begin to quarrel with one another.
Ozan ise Armi'den bir şans daha istemek üzere konuşmaya gider ve Armi onu affeder.The genie then offers to grant Abu three wishes if he will let him out again.
Rahibeler kendi aralarında ne arzuları olduklarını konuşmaya başlarlar.In this verse the priests discuss what to do with them.
Artık konuşmayan, içine kapanık birisi olur.Those who have been silenced can now speak out.
Potansiyel ve papaz konuşmaya başlarlar.K. and the priest discuss the parable.
Franny işletildiğini sonradan fark etse de Zooey'le konuşmaya devam eder.Franny eventually discovers the ruse, but she and Zooey continue to talk.
Konuşmaya devam etmeden önce, hemen küçük bir tespit yapalım.Let's just run a quick diagnostic before I proceed with the rest of the talk.
Konuşmaya başlarken, sizlerden çocukken oyuncak küplerle oynadığınız günleri düşünmenizi istiyorum.I want to start out by asking you to think back to when you were a kid, playing with blocks.
Jun Pyo annenle konuşmaya gel.Junpyo Come talk with Mom.
Ve madem ki bu konu hakkında konuşmaya ve araştırmaya başladım,And since I started talking about this subject and researching this subject,
Camiyle, sinagogla, "Bizler birbirimizle konuşmaya başlamalıyız" diyorlar.With the mosque, with the synagogue, saying, "We must start to speak to one another."
NG kişilerle bu araştırmayla ilgili konuşmaya başladım.I started talking to the folks at NG about this work.
Gel gelelim, kısa bir süre sonra hasta uyanıp ailesi ve arkadaşlarıyla konuşmaya başlayacak.Yet in a short time, this patient would be awake and chatting with his family and friends.
Yarışmacılardan bazılarıyla konuşmaya başladım.And I started talking to a few of the competitors.
O adil bir genç adam olduğunu ve düşük garip birlikte konuşmaya kalktı seslendirdi.She was with a fair young man and they stood talking together in low strange voices.
"Anne baba ve onun hakkında konuşmaya hiç duymadım?""Never heard your father and mother talk about him?"
İlgili Sayfalar