konuşmaya ile cümle

konuşmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'la konuşmayacağım.I'm not going to talk to Tom.
Tom'la bir daha asla konuşmayacağım.I'll never talk to Tom again.
Tom'la konuşmaya gideceğim.I'm going to go talk to Tom.
Onlar bile benimle konuşmayacak.They won't even talk to me.
Tom'la konuşmaya gitsem iyi olur.I'd better go talk to Tom.
Tom'la konuşmaya çalıştım.I tried to talk to Tom.
Tom seninle konuşmayacak.Tom won't talk to you.
Tom'la konuşmaya gittim.I went to talk to Tom.
Tom ile konuşmaya gittim.I went to talk to Tom.
Tom, konuşmaya başladı.Tom started to talk.
Ben konuşmaya hazırım.I'm ready to talk.
Konuşmaya ekleyecek hiçbir şeyim yok.I have nothing to add to the conversation.
Tom ve Mary her ikisi de odaya girer girmez konuşmaya başladılar.Tom and Mary started talking as soon as they both entered the room.
Tom Mary'nin yanında oturdu ve onlar birbirleriyle konuşmaya başladı.Tom sat down next to Mary and they began talking to each other.
Tom ve Mary aynı anda konuşmaya başladı.Tom and Mary started talking at the same time.
Tom telefonu açtı ve konuşmaya başladı.Tom picked up the phone and started talking.
Hem Tom hem de Mary her ikisi de hemen konuşmaya çalıştılar.Tom and Mary both tried to talk at once.
Artık Tom bile Mary ile konuşmayacak.Tom won't even talk to Mary anymore.
Tom bile benimle konuşmayacak.Tom won't even talk to me.
Sorun herkesin Tom'la konuşmayacak kadar çok kormuş olduğu.The problem is everybody's too afraid to speak to Tom.
Geceleyin telefonda yüksek sesle konuşmaya son verebilir misin?Can you stop talking loudly on the phone at night?
Öğretmen konuşmaya başladığı an uykuya daldı.She fell asleep the moment the teacher started talking.
Tom tezgahtarla Fransızca konuşmaya çalıştı.Tom tried to speak French to the saleslady.
Konuşmaya özgür müsün?Are you at liberty to talk?
Tom konuşmaya başlamadan önce Mary duyamayacak kadar uzaklaşıncaya kadar bekledi.Tom waited until Mary was out of earshot before he started talking.
Tom herkesin önünde konuşmaya alışkındır.Tom is used to speaking in public.
Onunla konuşmaya çalıştım.I've tried to talk to her.
Seninle konuşmaya çalışıyordum.I was trying to talk to you.
O çok konuşmayan bir adam ama her zaman sözünü tutar.He's a man who doesn't speak much but always keeps his promises.
Tom bir espri ile konuşmaya başladı.Tom began his speech with a joke.
Tom dün öğleden sonra benimle konuşmaya geldi.Tom came to talk to me yesterday afternoon.
Benimle neden konuşmayacaksın, Tom?Why won't you talk to me, Tom?
Babanla konuşmaya geldim, seninle değil.I came to talk with your father, not with you.
Tom'la konuşmaya gitmeliyiz.We should go talk to Tom.
Tom bizimle Fransızca konuşmaya çalıştı.Tom tried to talk to us in French.
Onunla yalnız konuşmaya ihtiyacım var.I need to talk to him alone.
Toplum içinde konuşmaya korkuyorum.I'm afraid of speaking in public.
"Bir şeye ihtiyacın var mı?" "Evet, seninle konuşmaya ihtiyacım var.""Do you need something?" "Yes, I need to talk to you."
Neden ilk önce konuşmaya başlamıyorsun?Why don't you start talking first?
Tom'la konuşmaya git.Go talk to Tom.
Seninle tekrar Fransızca konuşmayacağım.I will not speak French with you again.
Şimdi seninle bunun hakkında konuşmayacağım.I'm not going to talk to you about this right now.
Belki de Tom'u Mary'le konuşmaya ikna edebilirim.Maybe I can convince Tom to talk to Mary.
Tom burada Fransızca konuşmayan tek kişi.Tom is the only one here who doesn't speak French.
İnsanlarla konuşmaya devam etti.He kept talking to people.
Çocukluğu hakkında konuşmaya gelince Tom çok ağzı sıkıdır.Tom is very secretive when it comes to talking about his childhood.
Tom Mary hakkında konuşmaya devam etti.Tom kept talking about Mary.
Benimle konuşmaya gel.Come talk to me.
Sadece Tom'la konuşmaya git.Just go talk to Tom.
Daha fazla konuşmayacağım.I'm all done talking.
Tom'la konuşmaya gideyim.Let me go talk to Tom.
Şimdi konuşmaya çalışma.Don't try to talk now.
Senin ve benim konuşmaya ihtiyacımız var.You and I need to talk.
Neden Tom'la konuşmaya gitmiyorsun?Why not go talk to Tom?
Tom'la konuşmaya gitmem gerekir mi?Should I go talk to Tom?
Alışveriş konuşmayalım, tamam mı?Let's not talk shop, OK?
Sen benimle neden konuşmayacaksın?Why won't you talk to me?
Neden Tom bizimle konuşmayacak?Why won't Tom talk to us?
Tom hakkında konuşmayalım.Let's not talk about Tom.
Tom onun hakkında konuşmayacak.Tom won't talk about that.
İlgili Sayfalar